<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000</id><updated>2011-04-21T19:26:09.830-07:00</updated><category term='Ekonomi'/><category term='mytechsis'/><category term='Lig'/><category term='Fenerbahçe'/><category term='ödül'/><category term='Futbol'/><category term='Sohbet'/><category term='Atatürk'/><category term='SağLık'/><category term='Siyaset'/><category term='yarışması'/><category term='Usa'/><category term='Makale'/><category term='Turkiye Kupası'/><category term='seo'/><category term='yarışma'/><category term='Magazin'/><category term='Spor'/><category term='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><category term='Nihat Hatipoglu'/><category term='dini Sohbetler'/><category term='Trabzonspor'/><category term='Haber'/><category term='ödüllü'/><category term='otomobil'/><category term='Beşiktaş'/><category term='isLami SohbetLer'/><category term='Terör'/><category term='Gündem'/><category term='Galatasaray'/><category term='islamiyet'/><category term='iSLam Dünyası'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><subtitle type='html'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması", Mytechsis, Seo, Yarışma, otomobil</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>113</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-8377580622815834946</id><published>2008-11-13T06:57:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T07:04:06.968-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><title type='text'>Ergenekon Kendi Gözümden.. - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması",</title><content type='html'>WaLLa Bikere Şunu Diyim biLionuz GoogLe Amca Özqün iceriq istio Onun icin Kendim Yazim bikac Yazı Dedim bu googLe DeLLendircek Beni :D:D Mk Neyse BasLıyaLım Ergenekon waLLa bikere kimSe Ergenekon ne demek Tam oLarak biLmio.. Chp nin SöLedikLerine KatıLmamak mumkun deil Bu dönemde Daha ne oLdugunu Tam oLarak kimSenin bilmedigi bi oLayı Tartısıo millet. birde Başbuğ un O Meshur Espirisi EkLenince bu oLaya işLer cıkıLmaz bi haL Aldı ergenekon yani mafyamı Devrimmi ? Terör mü ? iyi bişeymi TartışıLır asLında Her kafadan bi ses cıkmaya basLadı Umarım yine bi şekilde Zaman aşımı cıkmaz :) Ama Hukukun  bu kadar İradesiz Ve geri oLduqunu Dusunmuyorum Sırf Akp Ve Tayyip Erdogan intikam aLmak istedi diye bunLarda YapıLmaz Yani Ama Sorarsanız Ne Diye bende biLmiom SacmaLadıqımın Farkındayım ama googLe bunu istio Napim eLim yoruLdu Yaz Yaz Mk :D neySe Arkadaslar Yeter HerhaLde Bu kadar Baska sacmaLıcak bişey qeLmio akLıma :D googLe Seni Sefiom Lem Ben :D mCxLar Size engLish heLLo..&lt;br /&gt;Vs Vs :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GoogLe Amcaaaa... :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-8377580622815834946?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8377580622815834946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8377580622815834946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/ergenekon-kendi-gzmden-mytechsis.html' title='Ergenekon Kendi Gözümden.. - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;,'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6347654001732216367</id><published>2008-11-13T03:47:00.002-08:00</published><updated>2008-11-13T03:48:45.345-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Ebu Katade - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Resûlullahın süvârilerinden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamber efendimizin develerini Medîne'de otlağa götürme vazîfesini, bir çobanla birlikte Peygamberimizin hizmetçisi Rebâh üzerine almıştı. Gâbe dağının yokuşuna vardıkları zaman, Gatafan ve Fezârîlerden kırk atlı baskın yaparak, Ebû Zer'in oğlunu şehîd ettiler ve develeri götürdüler. Sabahleyin durumu öğrenen Seleme bin Ekvâ, hemen Rebâh'ı Medîne'ye haber vermek için gönderdi. Kendisi de yüksekçe bir yerden yardım çağrısında bulundu ve gelecek yardım kuvvetini beklemeden, tek başına eşkıyânın ardına düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah yardımcın olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihâyet onlara yetişti. Vuruşmaya başladılar. Onlardan birçoğunu öldürdü. Ancak, eşkıyâ grubu develerin bir kısmını bırakarak, orada bulunan dağ geçidine doğru çekilip, kendilerini emniyete aldılar.Durumu haber alan İslâm süvârileri, Peygamber efendimizin yanında toplandılar. Bu sırada, Ebû Katâde başını yıkamakla meşguldü. O anda atı kişnemeye ve ayaklarını yere vurmaya başladı. Ebû Katâde başını yıkamayı bırakarak dedi ki:- Vallahi bu at, süvâri kokusu almıştır. Bu hazırlanmış savaşa işârettir.Hemen atına binerek Resûlullahın yanına gitti. Resûlullah efendimiz onu görür görmez buyurdu ki:- Yâ Ebâ Katâde! Hemen hareket et! Allah yardımcın olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebû Katâde, diğer süvârileri toplayarak müşriklere yetiştiler ve eşkıyâlara hücûm ettiler. Ancak Abdurrahman El-Fezârî, Muhriz bin Nadre'yi şehîd etti. Bunun üzerine Hz. Ebû Katâde bu azılı düşmana saldırarak, onu öldürdü.Bundan sonra müşrikleri takibe devam eden Hz. Ebû Katâde duraklamadan üzerlerine saldırdı. Reisleri olan Mes'ade'yi öldürdü. Bu adamı kendisinin öldürdüğünü belli etmek için de kaftanını çıkarıp, üzerine örttü. Ebû Katâde diyor ki:Sonra ilerledim. Mes'ade'nin yeğeninin üzerine yürüdüm. Kendisi on yedi kişilik bir süvâri müfrezesinin içinde belli oluyordu. Onu mızrakladım. Yanında bulunan süvâriler bozulup dağıldılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebû Katâde ölmedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberimizle birlikte gelen Sahâbîler, Ebû Katâde'nin, öldürdüğü Mes'ade'nin üzerine örttüğü kaftanını görünce tanıdılar ve dediler ki:- Ebû Katâde öldürülmüş. İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn.Peygamberimiz ise şöyle buyurdu:- Hayır, Ebû Katâde öldürülmemiştir. Bu ölen kimse, Ebû Katâde'nin öldürdüğü bir müşriktir. Ebû Katâde, onu, kendisinin öldürdüğü bilinsin diye kendi kaftanını onun üzerine örtmüştür. Allahü teâlâ, Ebû Katâde'yi rahmetiyle esirgesin. Beni Peygamberlikle şereflendiren Allaha yemîn ederim ki, Ebû Katâde şiir okuyarak müşriklerin ardına düşmüştür. Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer koşarak ölü üzerindeki örtüyü açtılar. Ölünün Mes'ade olduğunu gördüler.Ebû Katâde'nin müşriklerin reislerini öldürmesi netîcesinde, İslâm mücâhitleri müşrikleri bozguna uğrattılar.Develerin on tanesini kurtardılar. Ebû Katâde Peygamberimizin yanına. geldiğinde, Resûlullah efendimiz ona bakarak şöyle duâ etti:- Ey Allahım! Onun saçına ve derisine bereket ver. Onu zinde yaşat ve murâdına erdir.Daha sonra, Mes'ade'yi sen mi öldürdün? diye sordular. Ebû Katâde, Evet, yâ Resûlallah! dedi. Peygamber efendimiz onun yüzündeki yara izini gördü ve buyurdu ki:- Yanıma yaklaş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süvâri ve piyâdelerin en hayırlısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebû Katâde Resûlullahın yanına yaklaştı. Peygamberimiz onun yarasına mübârek ağız suyundan sürdü. Netîcede Ebû Katâde'nin hiçbir ağrısı ve sızısı kalmadı.Mücâhidler Medîne'ye dönerlerken, Peygamberimiz, Ebû Katâde'yi ve Seleme bin Ekvâ'yı şöyle takdir ve taltif etti:- Bugün süvârilerin en hayırlısı Ebû Katâde, piyâdelerin en hayırlısı da Seleme idi.Ebû Katâde birçok seriyyelere iştirâk etti. Bunların bir kısmında kumandan mevkiinde, bir kısmında süvâri olarak bulunmuştur. Hicretin sekizinci senesinde 15 kişilik bir keşif kuvvetinin başında Hadre tarafına gönderildi. Hadre havâlisinde Gatafan kabîlesi bulunuyordu. Bunlar zaman zaman Müslümanların bulunduğu yerlere baskınlar düzenler, yağma ederler ve Müslümanları rahatsız ederlerdi. Resûlullah efendimiz, Ebû Katâde'yi gönderirken şu tavsiyede bulundu:- Geceleri yürüyüp, gündüzleri gizleniniz! Dağınık düzenle, dört taraftan kuşatarak, Gatafanlara birden baskın yapınız! Kadınları ve çocukları öldürmeyiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebû Katâde, Resûlullahın emirlerine harfiyen uydu. Çok tedbirli hareket etti. Hadre'ye vardığında, mücâhidleri ikişer ikişer gruplara ayırdı. Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmelerini ve yasaklarından kaçınmalarını tavsiye etti ve devamla şunları söyledi:- Ölmedikçe kimse arkadaşından ayrılmayacak! Dönünce arkadaşı hakkında bana bilgi verecek! Arkadaşından sorulduğunda, Onun hakkında bilgim yok demeyecek! Ben tekbîr getirdiğim zaman, siz de tekbîr getireceksiniz! Kaçan düşmanı kovalamak için birlikten ayrılmayacaksınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ganîmetle döndü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebû Katâde bunları söyledikten sonra tekbîr getirerek Gatafanlılar üzerine hücûm ederek, onları muhâsara etti. Gatafanlıları çok sıkı bir şekilde baskı altına aldı. Sonunda Gatafanlılar mallarını bırakarak kaçtılar. Ebû Katâde elde ettiği ganîmetlerle geri döndü. Ganîmetlerin beşte biri Resûlullaha arz edildikten sonra, geri kalanı mücâhitler arasında dağıtıldı.Aynı senenin Ramazan ayı idi. Batnı Eham, Zi Merve taraflarında yine eşkıyâ meselesi vardı. Hz. Ebû Katâde bunun için gönderildi. Oralardaki eşkıyâyı temizleyerek emniyet ve huzûru temin etti. Bu hâdiselerin peşinden Mekke fethine ve Huneyn seferine katıldı.Ebû Katâde Tebük gazvesinde de bulundu. Bu seferde Resûl-i ekrem efendimizin yanıbaşında yürüyordu. Resûlullah efendimiz binekleri üzerinde idiler. Peygamber efendimiz bir ara Eshâb-ı kirâma:- Yarın su bulamazsanız, susuzluğa uğrayacaksınız, buyurarak ihtiyâtlı olmalarını hatırlattı. Bunun üzerine Eshâb-ı kirâm su aramaya çıktılar. Ebû Katâde ise Peygamberimizin yanından ayrılmadı. O susuzluğa tahammül eder, fakat Resûlullaha bir zarar gelmesine tahammül edemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahü teâlâ seni muhâfaza etsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullah efendimiz gece bir ara develerinin üzerinde uyudular. Bu sırada uyku hâliyle biraz eğilmişlerdi. Ebû Katâde gidip, Resûlullahın mübârek vücudunu kaldırıp doğrulttular.Biraz sonra, mübârek bedenleri tekrar eğilmiş, düşecek bir vaziyet almıştı. Hz. Ebû Katâde tekrar Resûlullahı kaldırdı. Bu defa Resûlullah efendimiz uyandılar. Resûlullah efendimiz Ebû Katâde'ye şöyle duâ buyurmuşlardı:- Yâ Ebâ Katâde! Sen Allahın Resûlünü muhafaza ile meşgul oldun, Allahü teâlâ da seni muhâfaza etsin! Bunun gibi Eshâb-ı kirâm, Resûlullahın etrafında pervane olmuşlar, onun her sözünü, her hareketini ve tavrını, kendilerinden sonrakilere titizlikle, emânet eder gibi aktarmışlardır.Ebû Katâde, İslâm kardeşliğini, yaşayışı ile bilfiil gösteren bir sahâbîdir.Bir gün bir cenâze getirildi. Peygamber efendimizden namazını kıldırması istendi. Fakat Resûlullah efendimiz, onun borcu olup olmadığını sordu. İki altın borcu olduğu söylenince, Peygamber efendimiz tekrar, borcu için karşılık bırakıp bırakmadığını sordu. Bir şey bırakmadığı bildirildi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz buyurdu ki;- Götürün, namazını siz kılınız! Orada bulunanlardan Ebû Katâde dedi ki:- Yâ Resûlallah! Onun borcunu ödemeyi ben üzerime alıyorum.- Bu iki altın borç, senin üzerine oldu mu ve meyyit borçtan kurtuldu mu?Ebû Katâde, Evet deyince, Resûlullah efendimiz cenâze namazını kıldırdı. Böylece Ebû Katâde, o zâtın Resûlullah tarafından cenâze namazının kılınmasına ve saâdete kavuşmasına vesîle oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözünü güzel eyle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uhud gazâsında Ebû Katâde'nin bir gözü çıkıp yanağı üzerine düştü. Resûlullaha getirdiler. Mübârek eli ile gözünü yerine koyup buyurdu ki:- Yâ Rabbî! Gözünü güzel eyle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine gözü, diğerinden güzel oldu. Ondan daha kuvvetli görürdü.Ebû Katâde'nin torunlarından biri, halîfe Ömer bin Abdülazîz'in yanına gelmişti. Ona, Sen kimsin dedi.Bir beyit okuyarak, Resûlullahın mübârek eli ile gözünü yerine koymuş olduğu zâtın torunu olduğunu bildirdi. Halîfe bu beyitleri işitince, kendisine ziyâdesiyle ikrâmda ve ihsânda bulundu.Ebû Katâde hazretleri, Vedâ Haccına Resûl-i ekremle birlikte gitti. Medîne'ye dönünce Resûl-i ekrem âhırete teşrif buyurdular. Resûl-i ekremden sonra Hulefâ-i Râşidîn devirlerini de gördü. Hz Ömer zamanında İran seferlerine katılarak, Fars bölgesi hâkimini öldürmüş ve onun üzerindeki zırh kendisine ganîmet olarak verilmiştir.Hz. Ali'nin devrinde bir ara Mekke vâliliği yapmış, sonra yerine Kusem İbni Abbâs tayin edilmiştir. Bundan sonra Hz. Ali'nin yanında kaldı, 658 senesinde Hâricîlerle yapılan Nehrevan muharebesine katılarak, Hz. Ali'nin piyâde kuvvetleri kumandanlığını yapmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullahın duâsını aldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ebû Katâde, iyiliği emredip, kötülükten alıkoymaya çok ehemmiyet verir, Resûl-i ekremin sünnet-i seniyyesine son derece riâyet ederdi. Onun gönlü Resûl-i ekremin sevgisiyle dolup taşardı. Hattâ Resûlullahın yüksek duâlarına da kavuşmuşlardı. Ebû Katâde 170 civârında hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir.Hadîs rivâyet ederken son derece dikkatli ve titiz hareket eder, ufak bir hatâ olmasından çok sakınırdı. Bu konuda Resûl-i ekremden şu hadîs-i şerîfi bildirmiştir:(Ey insanlar! Benden çok hadîs rivâyet etmekten sakınınız! Benden bir sözü nakleden, sadece hakkı ve doğruyu söylesin! Bana, söylemediğim bir sözü nisbet eden, söyledi diyen, kendine Cehennemden yer hazırlamış olur.) Ebû Katâde şöyle anlatır: Resûlullah efendimizin yanından bir cenâze geçirdiler. Resûlullah efendimiz buyurdu ki:- Rahata ermiş veya kendisinden kurtulunmuş. Eshâb-ı kirâm sordular:- Bu rahatlayan ve kendisinden kurtulunan ne demektir, yâ Resûlallah?- Mü'min bir kul dünyanın yorgunluğundan, meşakkatlerinden rahata erer. Günâhkâr kuldan ise, insanlar, melekler, ağaçlar ve hayvanlar kurtulup rahata erer.Ebû Katâde'nin bildirdiği bir hadîs-i şerîfte, (Biriniz din kardeşinin cenâze işlerini görürse, kefenini güzel yapsın! Çünkü onlar, kabirleri içinde birbirlerini ziyâret ederler) buyuruldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaşlara katıldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmi Hâris, künyesi Ebû Katâde, lakabı Fâris-i Resûlullah = Resûlullahın süvârisi'dir. Adının Nu'mân olduğu da rivâyet edilmiştir. Tahminen 602 yıllarında Medîne'de doğup 674 senesinde de Kûfe'de vefât etmiştir. Hazrec kabîlesindendir. Babası Rebi' bin Beldeme, annesi Kebşe binti Mazhâr'dır.Ebû Katâde Sülâfe binti Berrâ bin Ma'rur ile evli idi. Sülâfe de kadın Sahâbîlerden idi. Ebû Katâde'nin bu zevcesinden Abdullah, Ma'bed, Abdurrahman ve Sabit adlarında dört oğlu oldu.Ebû Katâde ikinci Akabe bî'atından sonra Müslüman oldu. Bedir savaşına katıldığı ihtilâflıdır. Bundan sonraki bütün savaşlara katıldı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6347654001732216367?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6347654001732216367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6347654001732216367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/ebu-katade-mytechsis-otomobil-dll-seo.html' title='Ebu Katade - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3585169181308201363</id><published>2008-11-13T03:47:00.001-08:00</published><updated>2008-11-13T03:47:53.549-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Sevban - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Resûlullahın hizmetçisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Sevbân aslen Yemenliydi. Esîr olarak satılıyordu. Peygamberimiz esâret parasını vererek onu satın aldı, sonra da serbest bırakarak hürriyetine kavuşturdu. Fakat Hz. Sevbân, engin şefkat deryâsı olan Resûl-i ekreme bir anda ısınmıştı. Ondan ayrılmak istemedi. Bunu farkeden Peygamberimiz, kendisine şu teklîfte bulundu:- İstersen ailenin yanına dön, onlarla yaşa; istersen bizimle, Ehl-i beytimizin arasında bulun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makâmını yükseltir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu, Hz. Sevbân'ın dört gözle beklediği bir teklîfti. Hiç düşünmeden, Kâinâtın efendisiyle beraber kalmayı kabûl etti.Hz. Sevbân, böylece Peygamber efendimizin ve ailesinin hizmetinde bulunmak şerefine erdi. Peygamberimizin husûsî hizmetkârlık vazîfesini de yürüttü. Akıllı, dirâyetli ve zekî bir insandı. Peygamberimizin her emrine koşar, her işini görür ve en mükemmel şekilde istediklerini yerine getirirdi.Bir gün Müslümanlar Resûlullahın hizmetçisi Sevbân'a bir hadîs-i şerîf nakletmesini ricâ ettiler: Hz. Sevbân dedi ki:Resûl-i ekrem efendimiz buyurdular ki: Bir Müslüman cenâb-ı Hakka bir secde ederse, cenâb-ı Hak onun makâmını bir derece yükseltir ve günâhlarını affeder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eshâb-ı Suffa'dan olan Hz. Sevbân, Resûl-i ekremden sonraki ilim, fazîlet ve fetvâ sahibi kimseler arasında sayılmaktadır. Geniş bir ders halkası ve talebeleri vardı. Hz. Sevbân, Resûl-i ekreme, hizmet ve ta'zîmde öyle bir derecede idi ki, Müslümanlar bunu kelimelerle izâh etmekte âciz kalırlardı.Resûl-i ekreme olan bu sevgi ve bağlılığından dolayı defalarca zarar görmüş, hattâ yaralanmıştı. Nitekim bir gün, bir Yahûdî gelerek, Resûl-i ekreme, Esselâmü aleyke yâ Muhammed! demişti. Orada bulunan Hz. Sevbân, Niçin, yâ Resûlallah, demedi diye Yahûdîyle dövüşmüş ve yaralanmıştı.Hz. Sevbân, Peygamberimizin ismini, yalnız başına söylemeyi günâh kabûl ederim derdi.Hz. Sevbân, Peygamber efendimizin söz ve emirlerini bütün gönlüyle, pür dikkat dinler ve bunlara titizlikle uyardı. Bir defa Resûl-i ekrem Sevbân'a;- Kimseden bir şey isteme ve suâl sorma! diye buyurmuşlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hidâyet kandilleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra, Hz. Sevbân, ömrünün sonuna kadar kimseden bir şey istememiş ve kimseden bir şey sormamıştır. Hattâ son zamanlarında, atına binmek veya atından inmek husûsunda kendisine yardım etmek isterler, fakat o reddederdi.Hz. Sevbân'ın bildirdiği bir hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:(İhlâs sahibi olanlara müjdeler olsun! Bunlar hidâyet kandilleridir. Onların üzerinden bütün karanlık fitneler kalkar.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Sevbân buyururdu ki:Bir Müslümana faydası dokunan veya bir Müslümanın zararını kaldıran yalan hariç, her yalan günâhtır.Hz. Sevbân, Resûlullahtan ayrı kalmaya hiçbir zaman dayanamayan bir Peygamber âşığıydı. Çeşitli hizmetler dolayısıyla ba'zan Resûlullahtan ayrı kaldığı olurdu. Bir gün perişan bir hâlde Resûl-i ekremin huzuruna geldi. Rengi uçmuş, vücudu zayıflamış, simâsında hüzün ve keder belirtileri noktalanmıştı. Onu bu vaziyette gören Peygamberimiz, hâlini sordu:- Neyin var, hasta mısın, ey Sevbân?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şeyim yoktur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Sevbân derdini şöyle anlattı: - Ne hastalığım, ne de ağrım var. Hiçbir şeyim yoktur, yâ Resûlallah! Biz huzuruna gelip gittikçe cemâline bakıyor, yanında oturuyor, sohbetinde bulunuyoruz. Ancak sizi görmediğim zamanlar muhabbetim artıyor, sana kavuşuncaya kadar kederden bunalıyorum. Sonra âhıreti hatırlıyorum ve orada sizi görememekten korkuyorum. Çünkü siz Cennette diğer Peygamberlerle beraber yüksek makâmlarda bulunacaksınız. Ben ise Cennete girsem bile senin derecenden aşağı makâmlarda bulunacağımdan dolayı, sizi orada görememekten endişe ediyorum.Bunun üzerine Nisâ sûresinin 69-70. âyet-i kerîmeleri nâzil oldu. Bunlarda meâlen buyuruldu ki:(Allahü teâlâ ve Peygamberlere itâat edenler, işte bunlar, Allahü teâlânın kendilerine ni'met verdiği Peygamberlerle, sıddîklarla, şehîdlerle ve iyi kimselerle beraberdir. Bunlarsa ne güzel birer arkadaştır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte itâatkârlara yapılan bu ihsân Allahü teâlâdandır. Her şeyi bilici olarak Allahü teâlâ kâfidir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu âyetleri duyan Hz. Sevbân sevincinden uçacak gibi oldu.Hz. Sevbân, çok sâdık, Peygamberimize candan bağlı, fazîlet yönünden örnek bir Sahâbî idi.Hz. Sevbân, Resûl-i ekremin her zaman yanında hazır bulunup, hizmet edenlerdendi. Bu bakımdan, Peygamber efendimizden pek çok istifâde etmiş ve ilim bakımından pek yüksek bir dereceye kavuşmuştur. Nitekim 124 veya 127 hadîs rivâyet etmişti. Çok hadîs-i şerîf ezberleyip neşredenler arasına girmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman bulunacaktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadîsleri iyi ezberlerdi. Ezberlediği hadîsleri yaymayı farz bilirdi. Halk, hadîs ilmindeki derecesini bildiklerinden, dâimâ ondan hadîs-i şerîf sorar öğrenirlerdi. Bildirdiği hadîslerin ba'zılarında buyuruldu ki:(Bir zaman gelecek, ümmetimden bir kısmı müşriklere katılacak. Onlar gibi putlara tapacak. Yalancılar çıkacak. Kendilerini Peygamber sanacaklar. Hâlbuki, ben Peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra Peygamber gelmiyecektir. Ümmetim arasında, doğru yolda olanlar, her zaman bulunacaktır. Onlara karşı olanlar, Allahın emri gelinceye kadar, onlara zarar yapamayacaktır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Biliniz ki en hayırlı ameliniz namazdır. Yalnız kâmil mü'min abdestli durur.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Kim Ramazandan sonra altı gün oruç tutarsa, bütün sene oruç tutmuş gibi olur. Kim bir iyilik yaparsa, ona, bunun on katı verilir.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3585169181308201363?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3585169181308201363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3585169181308201363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/sevban-mytechsis-otomobil-dll-seo.html' title='Sevban - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7766191089500791529</id><published>2008-11-13T03:46:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:47:08.476-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>MUS'AB BİN UMEYR - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>İslâmda ilk öğretmen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mus'ab bin Umeyr, hem annesi hem de babası tarafından Kureyş'in asîl ve zengin bir âilesine mensub idi. Zengin oldukları için gâyet râhat bir hayat sürüyordu. Orta boylu, güzel yüzlü, nâzik ve yumuşak huylu, son derece zekî idi. Güzel konuşurdu.Akl-ı selîm sâhibi olduğundan, putların bir fayda veya zarar veremiyeceğini bilir onlara tapılmasından nefret ederdi. Annesi tarafından en iyi şartlar altında refah ve bolluk içinde yetiştirilmişti.Güzel yüzlü ve zengin olduğundan Mekke halkı ona gıpta ile bakardı. Peygamber efendimiz bunun için "Mekke'de Mus'ab'dan daha zarîf, daha nârin, daha güzel kimse yok idi. Saçları kıvrım kıvrım idi." buyurmuşlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dîninden dönmedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu rahatlıklara rağmen kalbinde büyük bir boşluk hissediyordu Mus'ab bin Umeyr. Bu maksatla sevgili Peygamberimizin bir merkez olarak seçtiği, İslâmı anlattığı ve o zaman Mekke'de müslümanların toplandığı Erkam bin Ebi'l-Erkam'ın evine gitti. Resulullahı görür görmez Müslüman oldu.İslâmiyeti kabûl ettiği an hayatı da birdenbire değişti. Eski servet ve zenginliğin yerini fakirlik aldı.Âilesinin sevgili oğullarına yapmadığı eziyet kalmadı. Onu dîninden döndürmek için evlerindeki bir mahzene hapsederek günlerce aç ve susuz bıraktılar. Arabistan'ın yakıcı güneşi altında ağır ve tahammülü zor işkenceler yaptılar.Fakat Mus'ab bin Umeyr, bu ağır ve acımasız işkenceler karşısında sabır ve sebât göstererek aslâ İslâmiyetten dönmedi. Her seferinde bütün gücüyle haykırıyordu:- Allahtan başka tapılacak, ibâdet edilecek ilâh yoktur. Muhammed aleyhisselâm O'nun peygamberidir.İslâmiyet'i kabûl ettikten sonra Mekke'de sıkıntı ve işkencelere mâruz kalan Mus'ab bin Umeyr, Resûlullahın izniyle iki defa Habeşistan'a hicret etti. Bir müddet orada kalıp, her türlü sıkıntıya katlandı.Daha sonra dönüp, Peygamberimizin yanına geldi. Onun bu gelişini Hz. Ali şöyle anlatmıştır:Resûlullah ile oturuyorduk. Bu sırada Mus'ab bin Umeyr geldi. Üzerinde yamalı bir elbiseden başka giyeceği yoktu. Resûlullah onun bu hâlini görünce, mübârek gözleri yaşla doldu ve:- Kalbini Allahü teâlânın nûrlandırdığı şu kimseye bakın! Anne ve babası onu en iyi yiyecek ve içeceklerle besliyorlardı. Allah için bunların hepsini terk etti. Allah ve Resûlünün sevgisi, onu gördüğünüz hâle getirmiştir, buyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk öğretmen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci Akabe bî'atında Müslüman olan Medîneliler, Resûlullah efendimize:"Yâ Resûlallah! İçimizde, İslâmiyet açıklandı ve yayılmaya başladı. Halkı Allahın Kitâbına da'vet edecek, Kur'ân-ı kerîmi okuyacak, İslâm dînini anlatacak, İslâmın sünnet ve emirlerini aramızda ikâme edecek, yerleştirecek, namazlarımızda bize imâmlık yapacak bir kimse gönder" diye mektup yazdılar.Bunun üzerine Resûlullah efendimiz Mus'ab bin Umeyr'i, Medine'ye gönderdi ve ona:"Medînelilere Kur'ân-ı kerîm okumasını, İslâmiyetin emir ve yasaklarını öğretmesini, namazlarını kıldırmasını" emretti.Mus'ab bin Umeyr kısa zamanda Medîne'ye vardı. Orada kendisini büyük sevinçle karşıladılar. Es'ad bin Zürâre'nin evine yerleşti. Ev sâhibi Medîneli ilk Müslümanlardan idi. Orada insanlara dinlerini öğretmeye başladı.Mus'ab bin Umeyr'in büyük gayretleri ve hizmeteri netîcesinde İslâmiyet, Medîne'de sür'atle yayıldı. Öyle ki, İslâmiyet her eve girmiş, îmân etmeyen kalmamıştı.Mus'ab bin Umeyr, Medîne'de Es'ad bin Zürâre'nin evinde Kur'ân-ı kerîm öğretiyor ve İslâmiyet'i anlatıyordu. Onun bu hizmetiyle Medîne'de çok kimse Müslüman oldu. Medîne'de bulunan kabîle reîslerinden Sa'd bin Muâz, Üseyd bin Hudayr henüz Müslüman olmamışlardı. Bunların durumu çevreyi etkiliyor, İslâmiyet'in hızla yayılmasını engelliyordu.Bir gün Mus'ab bin Umeyr, bir bahçede, etrâfında bulunan Müslümanlara dîni anlatıyor, sohbet ediyordu. Bu sırada Evs kabîlesinin reîslerinden olan Üseyd, elinde mızrağı olduğu hâlde hiddetli bir şekilde gelip, şöyle konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözümüzü dinle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz bize niçin geldiniz, insanları aldatıyorsunuz? Hayâtınızdan olmak istemiyorsanız buradan derhâl ayrılın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun bu taşkın hâlini gören Mus'ab bin Umeyr;- Hele biraz otur! Sözümüzü dinle. Maksadımızı anla, beğenirsen kabûl edersin. Yoksa engel olursun, diyerek gâyet yumuşak ve nâzik bir şekilde karşılık verdi.Üseyd sâkineşip;- Doğru söyledin, dedi ve mızrağını yere saplayarak oturdu.Mus'ab bin Umeyr ona İslâmiyet'i anlattı ve Kur'ân-ı kerîm okudu. Kur'ân-ı kerîmin eşsiz belâgatı ve tatlı üslûbunu işiten Üseyd kendini tutamayıp;- Bu ne kadar güzel, ne kadar iyi bir sözdür. Bu dîne girmek için ne yapmalı, diye sordu.Güzel yüzlü, tatlı dilli öğretmen cevap verdi:- Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah demek kâfidir.Mus'ab bin Umeyr'in, bu sözü üzerine Kelime-i şehâdeti söyleyip Müslüman olan Üseyd, sevincinden yerinde duramadı ve:- Ben gidip arkadaşlarıma da anlatayım, diyerek ayrıldı.Evs kabîlesinin reîsi Sa'd bin Muâz'ın ve kabîlesinin yanına varınca, Müslüman olduğunu söyledi.Bunu gören Sa'd şaşırarak hiddetlendi ve Mus'ab bin Umeyr'in yanına koştu. Yanına varınca sert bir kızgın bir tavırla konuşmaya başladı.Mus'ab bir Umeyr, ona da gâyet yumuşak konuştu ve oturup biraz dinlemesini söyledi. Sa'd, bu nâzik konuşma karşısında yumuşayıp oturdu ve konuşulanları dinlemeye başladı.Mus'ab bin Umeyr, ona da İslâmiyet'i anlattı ve Kur'ân-ı kerîmden bir miktâr okudu. Kur'ân-ı kerîm okunurken Sa'd'ın yüzü birden bire değişiverdi. O da orada Müslüman oldu. Kendinde duyduğu üstün bir hâlin ve râhatlığın şevkiyle derhâl kavminin yanına gidip onlara şöyle dedi:- Ey kavmim beni nasıl biliyorsunuz?Sen bizim büyüğümüz ve üstünümüzsün.- Öyle ise Allah'a ve Resûlüne îmân etmelisiniz... Îmân etmedikçe sizin erkek ve kadınlarınızla konuşmak bana harâm olsun.Bunun üzerine kavmi hep birden İslâmiyeti kabûl etti. O gün kabîlesinden îmân etmedik kimse kalmadı. Mus'ab bin Umeyr'in büyük gayretleri ve hizmeteri netîcesinde İslâmiyet, Medîne'de sür'atle yayıldı. Öyle ki, İslâmiyet her eve girmiş, îmân etmeyen kalmamıştı.Ensâr-ı kirâm , Resûlullahdan izin alarak Sa'd bin Heyseme'nin evinde ilk defâ Cum'a namazını edâ ettiler. Medîne-i münevverede ilk kılınan Cum'a namazı bu oldu.Mus'ab bin Umeyr, Müslüman olan Medîneli müslümanlar ile ikinci Akabe bîatında bulundu. Bedr savaşında sancaktâr olup, büyük gayret ve kahramanlık gösterdi. Süveyd bin Harmale ile birlikte Abdüddâroğullarından Bedir savaşına katılan iki kişiden biri idi. Mus'ab, Uhud savaşına da katıldı. Yine sancağı o taşıyordu.Bu savaşta Peygamberimizin yanından ayrılmayarak saldıranlara karşı koyuyordu. İki zırh giyinmişti. Bu hâliyle Peygamberimize benziyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberimize benziyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşrik ordusundan İbn-i Kâmia adında biri Peygamberimize saldırırken, Mus'ab bin Umeyr onun karşısına çıktı. Bu müşrik, bir kılıç darbesiyle Mus'ab bin Umeyr'in sağ kolunu kesti. Mus'ab bunun üzerine sancağı derhâl sol eline aldı.Mus'ab o esnâda; "Muhammed (aleyhisselâm) ancak resûldür. Ondan evvel daha nice peygamberler gelip geçmiştir" meâlindeki Al-i İmrân sûresinin 144. âyet-i kerîmesini okuyordu. İkinci bir darbe ile sol kolu da kesilince, sancağı kesik kollarıyla tutup göğsüne bastırdı ve yine aynı âyet-i kerîmeyi okudu. Bu hâliyle kendini Peygamberimize siper yapan Mus'ab bin Umeyr'in üzerine hücum eden İbn-i Kâmia, vücûduna bir mızrak sapladı ve Mus'ab bin Umeyr yere yıkılıp şehîd oldu.Mus'ab bin Umeyr zırh giydiği zaman, Peygaberimize benzediği için müşrikler onu şehîd edince Peygamberimizi ödürdüklerini zannetmişlerdi.Hz. Mus'ab şehîd olunca; onun sûretinde bir melek, sancağı aldı. Mus'ab'ın şehîd düştüğünden Resûlullahın henüz haberi olmamıştı. "İleri ey Mus'ab ileri!" diye sesleniyordu. Bunun üzerine bayrağı elinde tutan melek, geri dönüp Resûlullah efendimize; "Ben Mus'ab değilim" diye cevap verince, Resûlullah sancağı elinde tutanın melek olduğunu anladı. Bundan sonra Peygamberimiz sancağı Hz. Ali'ye verdi.Resûlullah efendimiz, Mus'ab bin Umeyr'i şehîd olmuş görünce, başı ucuna dikilerek Ahzâb sûresinden:"Mü'minlerden öyle yiğitler vardır ki, onlar Allah'a verdikleri sözde sadâkat gösterdiler. Onlardan bâzıları şehîd oluncaya kadar çarpışacağına dâir yaptığı adağını yerine getirdi. Kimisi de şehîd olmayı bekliyor. Onlar verdikleri sözü aslâ değiştirmediler" meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu ve sonra şöyle buyurdu:- Allah'ın Resûlü de şâhittir ki, siz kıyâmet günü Allah'ın huzûrunda şehîd olarak haşrolunacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selâm vereceklerdir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra yanındakilere dönüp;- Bunları ziyâret ediniz. Kendilerine selâm veriniz. Allahü teâlâya yemîn ederim ki, kim bunlara bu dünyâda selâm verirse, kıyâmette bu aziz şehîdler kendilerine mukâbil selâm vereceklerdir, buyurdu.Daha sonra Mus'ab bin Umeyr'e kefen olarak bir şey bulunamamıştı. Mekke'nin en zengin iki ailesinden birinin çocuğu olan Mus'ab bin Umeyr'in örtünecek kefeni yoktu. Vücûdu kaftanı ile ve ayak tarafı da otlarla örtülmek sûretiyle defnedildi.Habbâb bin Eret der ki:Mus'ab bin Umeyr, Uhud'da şehid edilince, kendisini saracak kısa bir hırkadan başka bir şey bulunamadı. Hırkayı baş tarafına çektik, ayakları açıldı. Ayaklarına çektik, baş tarafı açıldı. Resûlullah bize:- Onu baş tarafına çekiniz! Ayaklarını otlarla kapatınız! buyurdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7766191089500791529?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7766191089500791529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7766191089500791529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/musab-bin-umeyr-mytechsis-otomobil-dll.html' title='MUS&apos;AB BİN UMEYR - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-326959257139375757</id><published>2008-11-13T03:45:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:46:11.688-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Sureka Bin Malik - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Eshâb-ı kirâmın süvârilerinden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamber efendimize, Peygamberliğinin bildirildiğinin 13. senesinde, Kureyş müşrikleri, Peygamber efendimizin vücudunu ortadan kaldırmak için kesin karar almışlardı. Bu hususta ısrarlı idiler. Bunun üzerine Allahü teâlâ, Habîbine hicret etmesi için izin verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beraber hicret edecekler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullah efendimiz Hz. Ebû Bekir'e, beraber hicret edeceklerini bildirince, Hz. Ebû Bekir'in gözlerinden sevinç yaşları aktı. Çünkü Kâinatin efendisiyle böyle bir yolculuk yapmak, herkese nasip olmazdı. Hz. Âişe vâlidemiz buyurmuştur ki:- O güne kadar, bir kimsenin, sevincinden dolayı bu derece ağladığına şâhit olmamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullah efendimiz ile Hz. Ebû Bekir hicret için yola çıktıktan sonra, müşrikler arzularını yerine getirmek için, Peygamberimizin hâne-i saadetlerine uğramışlardı. Fakat, Peygamberimizi evde bulamayınca, şaşkına döndüler. Derhal her tarafı aramaya başladılar. Ancak Mekke'de olmadığını anlayınca, dışarıda aramaya karar verdiler. Bunun için herşeylerini ortaya koydular.Peygamber efendimizle, Hz. Ebû Bekir'i öldürene veya esir edene çok miktarda mal, para vereceklerini vâdettiler. Miktarını da 100 deve olarak bildirdiler.Bu haber, Sürâka bin Mâlik'in bağlı olduğu Müdlicoğulları arasında da yayıldı. Sürâka bin Mâlik iyi iz takibi yapan birisiydi. Bu yüzden bu haberle yakından ilgilendi.Bir salı günü Sürâka bin Mâlik'in oturduğu bölge olan Kudeyd'de, Müdlicoğulları toplantıda bulunuyorlardı. Bu toplantıya Sürâka bin Mâlik de katılmıştı. O sırada Kureyş'in adamlarından biri gelip, Sürâka'ya dedi ki:- Ey Sürâka! Vallahi ben az önce, sâhile doğru giden üç kişilik bir yolcu kâfilesi gördüm. Onlar herhalde Muhammed ile arkadaşıdır.Sürâka, durumu anladı. Ancak, ortada çok fazla miktarda mükâfat vardı. Bunu kendisi elde etmek istiyordu. Onun için başkasının bundan haberdar olmasını istemiyordu. Bu yüzden, ortada önemli bir şey yokmuş gibi konuştu:- Hayır, o senin gördüğün kimseler, filân kişilerdir. Biraz önce geçmişlerdi. Onları biz de gördük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fal oklarına baktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürâka bin Mâlik biraz daha orada kaldı. Dikkat çekmeden evine geldi. Hizmetçisine, atını ve silâhını alıp vâdinin arkasında kendisini beklemesini söyledi. Kendisi de kargısını almış, ucunun parlaklığının, başkalarının dikkatlerini çekmesini önlemek için de, kargının ucunu aşağıya çevirmişti.Müşriklerin bâtıl bir âdetleri vardı. Bir işi yapmadan evvel, oklarla fala bakarlardı. Sürâka da yanına aldığı çantadan fal oklarını çıkardı. Peygamber efendimiz ile arkadaşına zarar verip veremeyeceğini, fal oklarından anlayacaktı.Sürâka oklarla fala baktığında, oklar, Hz. Muhammed ve arkadaşına zarar veremeyeceğini gösteriyordu. Sürâka'nın buna çok canı sıkıldı. Fakat bütün düşüncesi vadedilen yüz deveyi almaktı.Yüz deveyi almak askıyla yanan Sürâka, başka bir şeye aldırmadan atına bindi. Falının ters göstermesi bile, onu bu takibinden vazgeçiremedi. Atını koşturmaya başladı. Fakat Sürâka'nın atı tökezlenerek yere düştü ve kendisi de yuvarlandı. Acaba yanlış mı fala baktığını öğrenmek için, tekrar birkaç defa daha aynı işi yaptı.Netice hep aynı çıkıyordu. Muhammed ve arkadaşına zarar veremeyecekti. Buna rağmen, yine yoluna devamda ısrar etti. Aldığı bir haber üzerine Resûlullahın ve Hz. Ebû Bekir'in izlerini yine buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telâşa kapıldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayet Sürâka yaklaşmıştı. Artık onları iyice görebiliyordu. Hatta, o sırada Resûlullahın okuduğu Kur'an-ı kerimi dahî isitiyordu. Fakat Resûl-i ekrem efendimiz arkalarına hiç bakmıyorlardı.Hz. Ebû Bekir arkasına bakınca, Sürâka'yi görüp, telâşa kapılmıştı. Peygamber efendimiz ona, mağaradaki gibi buyurdu ki:- Üzülme, Allahü teâlâ bizimle beraberdir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürâka yanlarına iyice yaklaşınca, Hz. Ebû Bekir, ağlamaya başladı. Peygamber Efendimiz, ona niçin ağladığını sordu. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir şöyle cevap verdi:- Vallahi kendim için ağlamıyorum. Sana bir zarar gelirse diye ağlıyorum.Sürâka, Peygamber efendimize saldırabilecek kadar yaklaşmıştı ki, seslendi:- Yâ Muhammed! Seni, bugün benden kim koruyacak?Resûl-i Ekrem efendimiz de buyurdu ki:- Beni Cebbâr ve Kahhâr olan Allahü teâlâ korur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada Sürâka'nın atının iki ön ayakları, dizlerine kadar yere battı. Bundan kurtulup, tekrar saldırmaya teşebbüs edince, atının ayakları yine yere saplandı. Atını bu durumdan bir türlü kurtaramadı. Başka yapacağı hiçbir şey yoktu.Bunun üzerine çâresiz kalan Sürâka, âlemlere rahmet olarak gönderilen şefkat ve merhamet sahibi Resûlullaha yalvardı:- Yâ Muhammed! Bu işin, senin sebebinle olduğunu anladım. Duâ et de kurtulayım. Bundan sonra sana asla zarar vermem. Senin peşine düşenlere de senden hiç bahsetmeyeceğim.Bütün olgunlukları ve iyi ahlâkı kendisinde toplayan, üstün ahlâk ve yaratılış üzere olan Peygamber efendimiz, onun bu dileğini kabûl etti ve Allahü teâlâya şöyle duâ etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun atını kurtar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yâ Rabbî! Eğer o sözünde doğru ve samîmî ise, onun atını kurtar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahü teâlâ bu duâyı kabûl buyurdu. Sürâka bin Mâlik'in atı bir haylı çaba sarfettikten sonra ayağını çukurdan çıkarabilmişti. Bu sırada atın ayağının çıktığı yerden, ateş dumanı gibi birşey göğe doğru yükseliyordu. Bu manzarayı gören Sürâka hayretler içerisinde kaldı.Resûlullah efendimiz ile arkadaşları, Sürâka'nın atını kurtarmasını beklediler. Sürâka, bütün bu olup bitenleri dikkatle düşünüyordu. Anladı ki, Hz. Muhammed bu hâdiselerde dâima korunuyordu. Bütün bunları gördükten sonra Sürâka dedi ki:- Yâ Muhammed, ben Sürâka bin Mâlik'im, benden asla şüpheniz olmasın! Size söz veriyorum. Bundan sonra beğenmediğiniz hiçbir işi yapmayacağım.Bunları söyledikten sonra, Kureyş müşriklerinin, kendilerini yakalayanlara çok mükâfat vereceklerini ve yapmak istedikleri şeyleri tek tek haber verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetişmesine meydan verme!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sırada Sürâka, onlara yol azığı ve binek deve vermek istediyse de, Peygamberimiz kabûl etmedi ve buyurdu ki:- Ey Sürâka! Sen İslâm dînini kabûl etmedikçe, ben de senin deveni ve sığırını arzu etmem, istemem. Sen bizi gördüğünü gizli tut, hiç kimsenin bize yetişmesine meydan verme yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahü teâlâ dileyince herşey oluyordu. O'na hâlis bir şekilde güvenilip, rızâsı yolunda yürüyünce, akıllara durgunluk veren hâdiseler meydana geliyordu. Resûlullahı öldürüp, büyük mükâfatlara kavuşma hırsıyla, kükreyen bir aslan misâli yola çıkan Sürâka, şimdi munis, uysal, bir çocuk oluvermişti.Her şeye kâdir olan Allahü teâlâ, Habîbine zarar vermemesi için Sürâka'nın kalbini iyiliğe doğru çevirmişti. Elbette Allahü teâlâ, Habîbini yalnız bırakmayacaktı. Çünkü O, insanlara merhamet için, onların dünyada ve âhirette ebedî saadet ve mutluluğa kavuşması için gönderdiği Peygamberiydi.Peygamber efendimiz, ayrılmadan önce, Hz. Ebû Bekir'e, Sürâka'nın bir isteği olup olmadığını sormasını emir buyurdular. Hz. Ebû Bekir sorunca, Sürâka dedi ki:- Sizinle benim aramda emannâme olacak bir yazı verir misiniz?Peygamberimiz emannâmenin verilmesini emretti. Hz. Ebû Bekir, hicrette yanlarında bulunan Âmir bin Füheyre'ye bu emannâme'yi yazdırıp, Sürâka'ya verdi. O da alıp çantasına koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamber olduğunu anlardın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürâka bundan sonra izini takip ederek geri döndü. Karşılaştığı bu durumları yolda kimseye anlatmadı. Ebû Cehil, onun eli boş döndüğünü görünce, Müslüman olduğunu zannetti. Söylediği şiirlerle onu kötüleyip herkesin gözünden düşürmeye çalıştı.Sürâka şâir birisiydi. Onun için Ebû Cehil'e şiirle şöyle cevap verdi:- Ey Ebû Cehil! Ben Muhammed'e iyice yaklaşmış, saldırmak üzereyken, atımın ayakları birdenbire yere batıverdi. Sen eğer bu hâli görmüş olsaydın şüphesiz, Muhammed'in apaçık Peygamber olduğunu anlardın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-326959257139375757?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/326959257139375757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/326959257139375757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/sureka-bin-malik-mytechsis-otomobil-dll.html' title='Sureka Bin Malik - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-8067613900288508762</id><published>2008-11-13T03:43:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:44:44.481-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>AbduLLah Bin Abbas - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Tefsîr âlimlerinin şâhı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullah efendimiz Mekke'de iken, Abdullah ibni Abbâs'ın annesine buyurmuştu ki:- Senin bir oğlun olacak. Doğduğu zaman bana getir!Çocuğu getirdiklerinde, kulağına ezân ve ikâmet okuyup, ismini Abdullah koydular. Allahım! Onu dinde fakîh kıl ve kitabını ona öğret diyerek duâ ettiler. Sonra annesinin kucağına verip buyurdular ki:- Halîfelerin babasını al, götür! Abbâs bunu işitip, bu durumu Peygamber efendimize gelip sorunca, Evet, böyle söyledim. Bu çocuk halîfelerin babasıdır buyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsi onun soyundan oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abbâsî devletinin başına çok halîfeler geldi. Bunların hepsi, Abdullah bin Abbâs'ın soyundan oldu.Abdullah bin Abbâs, Resûlullahın duâsı bereketiyle, ilimde çok yüksek derecelere ulaştı. Daha küçük yaşta iken, Resûl-i ekrem efendimizin yanına giderdi. Teyzesi Meymûne binti Hâris Resûlullahın zevcesi idi. Bu sebeple pek çok defa Peygamberimizin evine gidip gelmiş, ba'zı geceler orada kalmıştır.Abdullah bin Abbâs, Resûlullahın abdest suyunu hazırlar, birlikte namaz kılarlardı. Abdest almayı, namaz kılmayı, Resûlullahtan görerek öğrendi. Devamlı hizmeti sebebiyle, Resûlullahın çok duâ ve iltifâtına kavuştu.Bir defasında Peygamber efendimiz, mübârek elini Abdullah bin Abbâs'ın başına koyarak şöyle duâ etti:- Yâ Rabbî! Bütün ilim ve hikmeti, bu başa ver! Onları te'vîl ve tefsîr edebilsin. Bir başka gün de mübârek elini göğsü üzerine koyup:- Allahım! İnsanoğluna ihsân ettiğin her ilim ve hikmet, bu güzel göğüste toplansın, buyurmuştur.Peygamberimiz, Medîne'ye hicret ettikten sonra, Abdullah bin Abbâs, âilesi ile birlikte hicretin sekizinci senesine kadar Mekke'de kaldı. Mekke'nin fethinden önce Medîne'ye hicret etti. Bu sıralarda henüz 11-12 yaşlarında bulunuyordu. Aklı, zekâsı, çabuk kavrayışı ile dikkati çekiyor ve seviliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En derin âlim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberimiz vefât ettiği sırada, İbni Abbâs onüç veya ondört yaşında bulunuyordu. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinin meclisinde bulundu. Hz. Ömer'in sohbetlerine ve ilim meclisine devam edip, onun, Peygamberimizden aldığı ilme, feyze ve ma'rifetlere kavuştu.Abdullah bin Abbâs, dört halîfe devrinde fetvâlar verdi. Hz. Osman devrinde yapılan Kuzey Afrika seferine katıldı. Bu seferde, İslâm ordusu adına kendisine elçilik vazîfesi verildi. Burada hükümdârlık eden Cercis ile görüştü. Cercis ve adamları onun aklını, zekâsını, fikrî kuvvetini ve ilmini görerek şaşırmışlardı. Hattâ onların, Bu, Arabların en derin âlimidir dedikleri bildirilmiştir.Dönüşlerinde Hz. Osman'ın emriyle, onun yerine hac emirliği yaptı. Bu vazîfeden döndüğü zaman, Hz. Osman şehîd edilmişti. Hz. Ali'nin halîfeliği sırasında, Basra vâliliğinde bulundu.Abdullah bin Abbâs, Eshâb-ı kirâm arasında, ilminin üstünlüğü ile tanınmıştır. Übey bin Ka'b onun hakkında buyurdu ki:- O, bu ümmetin âlimidir. Ona akıl ve anlayış verilmiştir. Resûlullah efendimiz, onun dinde fakîh olması için duâ etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahr-ül ilim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah bin Abbâs hazretleri, Muhâcir ve Ensâr-ı kirâmdan birçoklarıyla görüşür, onlara Resûlullahın gazâları ve inzâl olan sûreler hakkında suâller sorardı. İlminin çokluğu sebebiyle kendisine lakab olarak Bahr-ül ilim, ya'nî ilim deryâsı denildi.Çalışmaları, son derece muntazam ve belli bir plân dâhilinde idi. Hangi gün ne iş yapacağını önceden tesbit eder ve onlara aynen riâyet ederdi.Dört büyük halîfe ve diğer Eshâb-ı kirâmdan çok iltifât gördü. Bu iltifâtlar karşısında aslâ hâlini değiştirmedi. Tevâzudan hiç ayrılmadı. Çok methedildiği zaman; Bana bu ni'meti ihsân eden Allahü teâlâdır. Çünkü, Resûlullah efendimiz benim için duâ etti derdi.Abdullah bin Abbâs hazretleri, bilhassa Kur'ân-ı kerîmin tefsîri ve âyet-i kerîmelerin îzâhında yüksek bir ilme sahipti. Bu vasfından dolayı Tercümân-ül Kur'ân denilmiştir. Hz. Ömer, onu, ilim meclisinde bulundurur ve dâimâ ilme teşvîk ederdi. Yaşının küçüklüğüne rağmen İbni Abbâs'a hürmet eder, onunla istişârede bulunur, ilim ve irfânını takdîr ve tebrik ederdi.Abdullah bin Abbâs hazretleri, Hz. Ömer'in kendisini üstün tutup, meclisinde bulundurması hakkında şöyle demektedir:Hz. Ömer, beni, Eshâb-ı Bedir'in meclisinde bulundururdu. Onlardan ba'zıları Hz. Ömer'e, Niçin bu genci yanında bulunduruyorsun diye suâl ettiklerinde buyururdu ki:- Bu, sizin bildiklerinizden değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;âlimler meclisine gelirdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Talebesi Atâ bin Ebî Rebâh der ki:- İbni Abbâs'ın ilim meclisinden daha üstün ve daha faydalı bir meclis görmedim. âlimler, sâlihler, şâirler onun meclisine devam ederler, her biri ilme doymuş olarak huzûrundan ayrılırlardı.Abdullah bin Amr bin âs da, İbni Abbâs'ı methederek der ki:- Sünneti ve Kur'ân-ı kerîmdeki âyet-i kerîmelerin ihtivâ ettiği hükümlerin inceliklerini, en iyi bilenlerimizdendir.Abdullah bin Abbâs hazretleri, devrinin ilim, irfân ve fazîlet bakımından önde gelenlerindendi.İlimde canlı bir kütüphâne olup, bütün ilimleri kendisinde toplamış; tefsîr, hadîs, fıkıh, edebiyât ve sahâbenin ihtilâf ettiği konularda ve diğer ilim dallarında mütehassıs olmuştu.Kur'ân-ı kerîmle ilgili ilmini, isteyen ve soranlara öğretirdi. Kur'ân-ı kerîm âyetlerinin toplanmasında ve neşrinde büyük hizmeti olmuştur.Meşhûr velîlerden Şakîk, bir hac mevsiminde İbni Abbâs'ın bir hutbesini dinlemişti. İbni Abbâs, Nûr sûresinin tefsîrini yapmıştı. Şakîk buna hayrân olup dedi ki:- Bu tefsîrin kadri, kıymeti yüksektir. Eğer Mecûsîler, Rumlar bunu duysalardı, hepsi Müslüman olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tefsîr yazmadı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah bin Abbâs hazretlerinin, müstakil bir tefsîr kitabı yoktur. Fakat tefsîre dâir muhtelif rivâyetleri vardır. İslâm âlimleri, tefsîr kitaplarını onun rivâyetleriyle süslediler.Abdullah bin Abbâs hazretlerinin nakledilegelen rivâyetlerinden bir kısmını, Fîrûzâbâdî, Tenvîr-ül-Mikbâs min Tefsîr-i İbni Abbâs adlı bir kitapta toplamıştır. Onun tefsîre dâir rivâyetleri çeşitli yollarla nakledilmiştir.İbni Abbâs hazretlerinin verdiği fetvâlar, fıkıh ilminin en kuvvetli temellerindendir. Halîfe Me'mûn zamanında toplatılan fetvâları, yirmi cildi bulmakta idi. Kendisine havâle edilen mes'elelere gâyet açık ve isâbetli cevaplar vermesiyle meşhûr oldu. Bu sebeple müşkillerini sormak üzere kendisine çok sayıda gelen oluyordu. Suâl sormak için gelenlerin çok kalabalık olması sebebiyle, gelenleri ellişer kişilik gruplar hâlinde yanına alıp, suâllerine cevap verirdi.Talebelerinden Ebû Sâlih anlatır:İnsanlar mes'elelerini sormak için Abdullah bin Abbâs'ın evi önünde toplanmışlardı. Yol, insanla dolup taşmıştı. Kimsenin gelip geçmesi mümkün değildi. Huzûruna girip, kapı önündeki durumu haber verdim. Bana, su getirmemi söyledi. Getirdiğim su ile, abdest aldı ve buyurdu ki:- Şimdi çık ve dışardakilere söyle! Onlardan, Kur'ân-ı kerîm ve kırâat ilmine dâir soru sormak isteyenler gelsinler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarı çıkıp söyledim. O husûsta mes'elesi olanlar içeri girdiler. Ev doldu. Müşkillerini sordular ve cevaplarını fazlasıyla alıp dışarı çıktılar. Sonra tekrar buyurdu ki:- Şimdi Kur'ân-ı kerîmin tefsîr ve te'vîli husûsunda bilgi edinmek isteyenler gelsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyledim. İçeri girdiler. Onlar da evin odalarını doldurdular. Onların da suâllerini cevaplandırdı. Doymuş olarak çıktılar. Arkasından tekrar buyurdu:- Harâm, helâl ve fıkıhtan mes'elesi olanlar gelsinler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevaplarını aldılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haber verdim, onlar da içeri girdiler. Evde yine boş yer kalmadı.Gelenler de harâm, helâl ve fıkhî mevzûlarda çeşitli suâller sordular. Onlara da çok güzel cevaplar verdi.Gelenler dışarı çıktılar. Sonra tekrar buyurdu ki:- Ferâiz ya'nî mîrâs mes'elesine dâir suâlleri olanlar girsinler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar gelip evi doldurdular. Cevaplarını alıp çıktılar.Onlar çıktıktan sonra yine buyurdu:- Lügat ilminden ve edebiyattan sormak isteyenler girsinler.Onlar da gelip suâllerini sorup cevaplarını aldılar. Böylece, suâli olanların hepsi, cevaplarını teferruatlı bir şekilde aldılar.Bu duruma yakînen şâhit olduktan sonra anladım ki, Kureyş, Abdullah bin Abbâs hazretleri ile ne kadar iftihâr etse azdır. Hayatımda, kapısında böyle kalabalık insanların toplandığı bir başka kimse görmedim.İbni Abbâs hazretleri, hadîs ilminde bir deryâ idi. 2660 civârında hadîs-i şerîf rivâyet etti. Hadîs-i şerîfleri tedkîk ve araştırma ile öğrenirdi. Rivâyetleri Kütüb-i sitte denilen meşhûr altı hadîs kitabında yer almaktadır.Abdullah bin Abbâs hazretleri, ömrünün son günlerinde 7-8 gün hasta yattıktan sonra, 687 senesinde Tâif'te vefât etti. Cenâze namazını, Hz. Ali'nin oğlu Muhammed bin el-Hanefiyye kıldırdı ve buyurdu ki:- Bugün, bu ümmetin en âlimi vefât etti. Onun vefâtı Müslümanları çok üzdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözleri görmez olmuştu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah bin Abbâs hazretleri, uzun boylu, güzel beyaz yüzlü, iri vücutlu bir zât idi. Sakalını kına ile boyardı. Çok ağlaması sebebiyle, yanaklarında, gözyaşlarının bıraktığı izler görünürdü. Ömrünün sonuna doğru gözleri görmez olmuştu. Bunun için şu beyti söylemişti:Allah, gözlerimden görme nûrunu aldıysa, Dilimde ve kalbimde o nûr devam ediyor.Abdullah bin Abbâs hazretleri buyurdu ki: Dağlar dahî birbirine karşı azsa, azgın cezâsını bulacaktır. İçinde harâm olanın, ya'nî harâm yiyenin, namazını Allahü teâlâ kabûl etmez. Benim için gecenin az bir vaktini ilme ayırmak, bütün geceyi ibâdetle geçirmekten daha sevimlidir. İnsanlara hayrı öğretenler için, denizdeki balıklara varıncaya kadar her şey, Allahü teâlâdan magfiret diler. Resûlullah efendimiz misvâk kullanmak husûsunda bize öyle emirler verirdi ki, bu husûsta bir âyet geleceğini zannederdik. Her binânın bir temeli vardır. İslâm binâsının temeli de güzel ahlâktır. Zengine ikrâm edip, fakîre ihânet eden mel'ûndur. Kıyâmet günü Cennete ilk da'vet edilecek olanlar, her durumda Allahü teâlâya hamd edenlerdir. Ey çok günâh işleyen! Yaptığın işin şerli sonucu seni bekliyor, onun için kendinden emîn olma! Gülmektesin, ama başına neler geleceğini anlamıyorsun. Bu hâlin, günâhların en büyüğüdür. Bir hatâlı işte başarı kazanır, sevinirsin. Bu sevinmen, yaptığın hatâdan daha büyüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabır üç çeşittir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşleyeceğin yanlış bir işin fırsatını kaçırınca, üzülürsün. Hâlbuki bu, o hatâdan daha tehlikelidir. Sen hatâdasın. Allahü teâlâ, seni dâimâ görmektedir. Bu görüş, kalbini titretmez. Bu hâlin, yaptığın hatâdan daha fenâdır.Sabır üç çeşittir. Birincisi, farzların yapılmasında güçlüklere sabretmek. Bunun sevâbı üçyüz derecedir. İkincisi harâmlardan ve yasak edilen şeylerden sakınma husûsunda sabır. Bunun altıyüz derece sevâbı vardır. Üçüncüsü, musîbetin ilk geldiği anda gösterilen sabırdır. Bunun da fazîleti dokuzyüz derecedir. Talebesi Mücâhid bin Cebr, Abdullah bin Abbâs'ın şöyle buyurduğunu nakleder:Üzerine gerekmeyen ve sana faydası dokunmayan şeyler hakkında konuşma! Çünkü bu fuzûlî bir iştir, zararından da emîn değilsin.Yerini bulmadıkça lüzûmlu olan sözü de konuşma! Çok kere faydalı söz yerini bulmaz da kaybolur gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen de öyle yap!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sefîh ve ahmak kimselerle mücâdele etme! Çünkü sefîh, kalbinden sana buğzeder. Ahmak, âdî kimseler, dili ile sana eziyet ederler.Tanıdığın kimse yanından ayrıldığı zaman, onun ayrı bir yerde seni nasıl anmasını istersen, sen de onu öyle an!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen, affedilmeni istediğin husûslarda, onu da affet! Kardeşinin sana ne şekilde muâmele yapmasını istersen, sen de ona o şekilde muâmele et!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suçlu olarak yakalanıp da, ihsân ile mükâfât görenin ameli gibi amel et!Abdullah bin Abbâs bir dersinde şöyle buyurdu:- Besmeleyi okuyan, Allahü teâlâyı zikretmiş olur. Elhamdülillah diyen, şükretmiş olur. Allahü ekber diyen, Allahü teâlâyı ta'zîm etmiş, büyük bilmiş olur. Lâ ilâhe illallah diyen, Allahü teâlâyı tevhîd etmiş olur. Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh diyen, Allahü teâlâya teslîm olmuş olur. Onun için Cennette yüksek bir derece ve hazîneler vardır.Abdullah bin Abbâs hazretleri, farzlara çok önem verirdi. Nasîhat istiyenlere buyururdu ki:- İlk önce farzları yapmalıdır. Allahü teâlânın emirlerini yerine getir ve O'ndan yardım iste! Allahü teâlâ bir kulunda, düzgün niyet ve katındaki sevâba kavuşma arzûsu görünce, onun istemediği şeyleri ondan men eder.Allahü teâlâ, mü'min, fâcir, günâhkâr herkesin rızkını helâlden takdîr etmiştir. Helâl rızkı için sabrederse, Allahü teâlâ onu mutlaka gönderir. Sabırsızlık gösterip harâmdan bir şey yerse, helâl rızkından eksiltir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da seni gözetir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah bin Abbâs anlatır:Resûlullah efendimiz bana şöyle buyurdu:- Ey oğlum! Sana faydalı olacak ve Allahü teâlânın râzı olduğu birkaç şey öğreteyim mi?Sen Allahü teâlânın hakkını gözetirsen, O da seni gözetir. Genişlik vaktinde O'nu unutmazsan, sıkıntılı zamanında imdâdına yetişir.İnsanlar sana bir şey vermek için bir araya gelseler, o şeyi Allahü teâlâ takdîr etmedi ise vermeye güçleri yetmez. Bir şeyden seni men ettiklerinde, eğer Allahü teâlâ o şeyi takdîr etti ise, mâni olamazlar.Yaptığını Allah için yap! Nefsinin hoşuna gitmeyen şeylere sabretmekte, senin için çok hayır ve iyilikler vardır. Allahü teâlânın yardımı, sabırla birlikte gelir. Sıkıntıdan sonra rahatlık vardır.Abdullah bin Abbâs, kâinâtın yaratılışıyla ilgili olarak bir dersinde buyurdu ki:Resûlullah efendimiz buyurdu ki:İblîs, âdem aleyhisselâm yeryüzüne indirilince, Allahü teâlâya sordu:- Kullarına saâdet yolunu göstermek için, birçok kitap ve Peygamberler verdin. Kullarını azdırmak için, bana ne vereceksin?- Senin kitâbın, nefsi azdıran şiirler ve mûsikîdir. Peygamberlerin, kâhinler, falcılar, büyücülerdir. Aklı gideren, kalbleri karartan gıdaların da, Besmelesiz yenilen, içilen şeyler ve sarhoş eden içkilerdir. Nasîhatların, yalan; evin, oyun sahaları ve hamamlar; tuzakların, çıplak gezen kızlar; mescidlerin, fısk meclisleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ümmetine emret!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah bin Abbâs buyurdu ki:Allahü teâlâ îsâ aleyhisselâma buyurdu:- Yâ îsâ! Muhammed aleyhisselâma îmân et! Senin ümmetinden, Onun zamanına yetişecek olanların, Ona îmân etmeleri için de ümmetine emret! Muhammed aleyhisselâm olmasaydı, âdem Peygamberi yaratmazdım.Muhammed aleyhisselâm olmasaydı, Cenneti, Cehennemi yaratmazdım. Arşı su üzerinde yarattım. Hareket etti. Üzerine, Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah yazınca durdu. Bir gün Abdullah bin Abbâs hazretlerine sordular:- Beş vakit namazı emreden âyet-i kerîme, Kur'ân-ı kerîmin neresindedir?Cevâbında buyurdu ki:- Rûm sûresinin onyedinci ve onsekizinci âyetlerini oku! Bu iki âyet-i kerîmede meâlen buyuruldu ki:(Akşam ve sabah vakitlerinde, Allahı tesbîh edin! Göklerde ve yeryüzünde olanların yaptıkları ve ikindi ve öğle vakitlerinde yapılan hamdler, Allahü teâlâ içindir.) Akşam yapılan tesbîh, akşam ve yatsı namazlarıdır. Sabah yapılan tesbîh, sabah namazıdır. İkindi ve öğle vakitlerinde yapılan hamdler, ikindi ve öğle namazlarıdır.Bu âyet-i kerîmeler, beş vakit namazı emretmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabir azâbından kurtarır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah bin Abbâs anlatır:Birkaç Sahâbî yolculukta bir çadır kurduk. Burada kabir olduğunu bilmiyorduk. Birisinin Mülk sûresini başından sonuna kadar okuduğunu işittik. Medîne'ye gelince, bunu Resûlullaha arz ettik. Buyurdular ki:- Bu sûre, ölüyü kabirdeki azâbdan kurtarır.Abdullah bin Abbâs buyurdu ki:- Allahü teâlâ bütün emirleri için bir sınır koymuş, bu sınırı aşınca, özür saymıştır. Özür olanı affetmiştir. Yalnız, zikrediniz emri, böyle değildir.Bunun için bir sınır ve özür tanımamıştır. Hiçbir özür ile zikir terkedilmez. Çünkü O, Dururken, otururken ve yatarken de zikrediniz! Her yerde, her hâlde, dil ile ve kalb ile zikredin! Beni hiç unutmayın buyurdu.Bakara sûresinin yüzelliikinci âyetinde meâlen, Beni zikredin! Ben de sizi zikrederim! buyuruldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-8067613900288508762?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8067613900288508762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8067613900288508762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/abdullah-bin-abbas-mytechsis-otomobil.html' title='AbduLLah Bin Abbas - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-1875415570499441423</id><published>2008-11-13T03:42:00.002-08:00</published><updated>2008-11-13T03:43:30.862-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>AbduLLah Bin HanzaLa - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Meleklerin Yıkadığı Sahâbînın Oğlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah bin Hanzala hazretleri, Eshâb-i kirâmdan, şehâdeti ile meşhûrdur. Babası da, Eshâbdan olup, (Gasîl-ül-melâike) Meleklerin yıkadığı Sahâbî lakabıyla tanınmıştır. Annesi Cemile binti Abdullah'tır.Babası Hanzala, Uhud vak'ası gecesi evlenmiş, ertesi gün Uhud'da şehîd olmuştur. Hz. Abdullah, Peygamber efendimizin vefâtında yedi yaşında idi ve Peygamberimizi görüp, gönüllere şifâ olan sohbetine kavuşmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rü'yâda gördüm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Abdullah, 682 senesinde, Hara savaşında Zilhiccenin bitmesine üç gün kala, perşembe günü şehîd olmuştur.Önce sekiz oğlunu, birer birer savaş meydanına çıkarıp, hepsi şehîd olduktan sonra, kılıcının kınını kırarak askerlerin içine dalmış, şehîd oluncaya kadar mücâdele etmiştir.Abdullah bin Ebî Süfyân anlatır:"Ben babamı şöyle derken işittim: Abdullah bin Hanzala'yı şehîd edildikten sonra rü'yâda çok güzel bir şekilde gördüm. Kendisine sordum:- Ey Ebû Abdurrahmân, sen öldürülmedin mi?- Evet, fakat öldürülünce, Rabbim beni Cennetine koydu. Ben burada serbestçe dolaşıyor ve Cennet ni'metlerinden istifade ediyorum.- Ya senin eshâbın, arkadaşların? Onlara ne oldu?- Onlar benim sancağım etrafındadırlar. Ki, sen bunu görüyorsun.Aramızda olan bu konuşmalardan sonra, uykumdan uyandım. Gördüğüm rü'yânın Hz. Abdullah bin Hanzala için hayırlı olduğunu anladım."Süfyân bin Selim'in rivâyetine göre, Iblis, Hz. Abdullah bin Hanzala'ya göründü ve ona dedi ki:- Dinle sana birşey öğreteyim.Hz. Abdullah da cevap verdi:- Senden birşey öğrenmeye ihtiyacım yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baskasından birşey isteme!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeytan tekrar dedi ki:- Dinle de, istersen alır, istemezsen almazsın.Şeytan, sonra sözlerine şöyle devam etti:- Ey Hanzala'nın oğlu, Allahtan başkasından birşey isteme! Her istediğini Allahü teâlâdan iste! Kızdığında, nasıl bir hâl aldığına bir bak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen kızdığın zaman, ben sana hakim olurum.Abdullah bin Hanzala hazretleri, ziyâret için, arkadaşları ile beraber, Sa'd bin Ubâde hazretlerinin oğlunun evine gitmişti.Namaz vakti gelince ev sahibine, imâm olmasını teklif ettiler. O da misâfirlerden birinin imâm olmasını istedi. Hz. Abdullah şöyle rivâyette bulundu:- Resûlullah efendimiz, "Bir kimsenin kendi yatağında yatması, hayvanına binmesi ve evinde imâmlık etmesi evlâdır" buyurdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-1875415570499441423?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1875415570499441423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1875415570499441423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/abdullah-bin-hanzala-mytechsis-otomobil.html' title='AbduLLah Bin HanzaLa - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6056286789427482590</id><published>2008-11-13T03:42:00.001-08:00</published><updated>2008-11-13T03:42:52.334-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Sabit bin Kays - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Peygamber efendimizin hatîblerinden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;630 senesinde henüz Müslüman olmamış Benî Temim kabîlesinden 80-90 kişilik bir heyet, Peygamber efendimizin huzurlarına gelerek dediler ki:- İzin verirseniz, biz, sizinle övünme yarışı yapmak istiyoruz.Peygamber efendimiz de izin verince Utarid isminde bir hatib ayağa kalkarak konuştu:- Üzerimizde bol bol ihsânları bulunan yaratıcımıza hamdolsun ki, O buna lâyıktır. O bizi hükümdâr yapmış, pek çok mal ve servet vermiştir. Biz onlarla iyi işler yapıyoruz. O bizi, doğu halkının en güçlüsü, sayıca en kalabalığı, savaşa da en kolay, en çabuk hazırlananı kılmıştır. Halk içinde bizim gibi kim var? Halkın reisleri ve fazîletlileri biz değil miyiz? Bizim gibi fazîletlere sahip olabileniniz varsa çıksın da görelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hutbesine karşılık ver&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine Peygamber efendimiz, Hz. Sâbit bin Kays'a buyurdu:- Kalk! Şunun hutbesine karşılık ver! Sâbit bin Kays şöyle cevap verdi:- Hamd Allahü teâlâya mahsûstur. Ben O'na hamd ederim ve O'ndan yardım isterim. O'na îmân eder, O'na güvenirim. Ben, Allahtan başka ilâh olmadığına, O'nun bir olduğuna, eşi, ortağı ve benzeri bulunmadığına îmân ederim. Muhammed aleyhisselâmın O'nun kulu ve Resûlü olduğuna da şehâdet ederim.Göklerde ve yerlerde ne varsa hepsini yaratan, yaşatan O'dur. O'nun ilmi her şeyi içine almıştır. Gizli ve açık her şeyi bilir. Kâinâttaki her şey, O'nun lütfu ve ihsânıdır. Bizi hakim kılması da bu ihsânlarından biridir.Allahü teâlâ, mahlûklarının en hayırlısı ve en güzelini peygamber olarak gönderdi. O Peygamber ki, insanların en iyisi, en doğru sözlüsüdür. Soyu en asîl soydur. İ'tibârca en fazîletli olandır. O, insanların en cömerdi, en güzeli, en hayırlısıdır. O emîndir. Her bakımdan insanların en üstünüdür. Hiç bir kimse, hiç bir bakımdan O'nun üstünde değildir. O'nu yaratan böyle yaratmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Îmân etmekle şereflendirdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahü teâlâ O'na kitabını indirdi. O yüce Peygamber insanları Allahü teâlâya ve kendisine îmân etmeye da'vet etti. Biz O'nun bu da'vetini kabûl ettik. O'na tâbi olduk. Bu da'veti kabûl edenler, kavmimizin en hayırlıları oldular. Bundan sonra, bu da'vete karşı gelenlerle, bozuk yol tutanlarla Allah yolunda cihâd edeceğiz. Allaha ve Resûlüne îmân edenlerin canlarını ve mallarını koruyacağız.Allahü teâlâya hamdolsun ki bizleri, kendine ve Resûlüne îmân etmekle, Resûlünün yardımcıları olmakla ve dîninin yayılması için vâsıta olmakla şereflendirdi. Ben bunları söylüyorum. Allahü teâlâdan kendim ve bütün mü'minler için afv ve âfiyet dilerim.Sâbit bin Kays'ın bu konuşmasından daha sonra şiir yarışması yapıldı. Bunda da Hassân bin Sâbit'in galip gelmesi üzerine, Benî Temim'in reislerinden Akra bin Hâbis, Peygamber efendimiz için;- Bu zât muvaffak olmuştur. Vallahi, O'nun hatîbinin hitâbeti ve O'nun şairinin şiiri bizimkinden daha güzel, ses ve sedâları da bizimkinden daha gür ve daha tatlıdır. Bu zât, Allahü teâlâ tarafından korunuyor, destekleniyor, diyerek, Peygamber efendimize yaklaştı ve Kelime-i şehâdet getirip Müslüman oldu.Peygamber efendimiz, Medîne-i münevvere'ye teşrif ettikten sonra Medîneli Müslümanlardan söz aldı. Bu söz alma esnâsında hatîbliği ile meşhûr olan Hz. Sâbit bin Kays, son derece, fasih ve beliğ olarak dedi ki:- Biz kendimizi ve çocuklarımızı nelerden koruyorsak, sizi de onlardan koruyacağız. Buna karşılık bize neyi vaad ediyorsunuz?Peygamber efendimiz, bu samîmî karşılama ve suâle karşı tek kelime ile cevap verdiler:- Cenneti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada olan herkes bu cevaptan çok memnun olup, hepsi de, "Razıyız" dediler. Böylece kadın erkek bütün Medîneliler, Resûlullah efendimize bî'at ettiler, söz verdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyalık vaad etmediler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamber efendimiz burada olduğu gibi, hayatları boyunca hiç bir kimseye, dünyaya âit bir şey vaad etmediler. Kendisine tâbi olanlara, Allahü teâlânın rızâsını, Cenneti, iki cihân saâdetini müjdelediler. Zaten, Eshâb-ı kirâmın hepsi, Peygamber efendimize, bu güzel niyet ve maksatlarla tâbi oldular. Başka şeylere kıymet vermediler.632 senesinde Tuleyha isminde birisi, Peygamber olduğunu iddia etti. Halîfe Hz. Ebû Bekir, Hz. Hâlid bin Velid komutasında bir orduyu Tuleyha bin Huveylid'i yola getirmek üzere gönderdi. Bu ordunun bir kanadına Hz. Sâbit bin Kays kumandanlık yaptı.Tuleyha yola getirildikten sonra Hâlid bin Velid kumandasında, Müslüman ordusu Müseylemet-ül Kezzâb ile Yemame'de çarpıştı. Bu savaşta Müseyleme ve 20 bin mürted öldürüldü. Buna karşı iki bin İslâm askeri şehîd oldu. Hz. Sâbit bin Kays, Hz. Ebû Dücâne'nin de aralarında bulunduğu üçyüzaltmış Muhâcir ve o kadar da Ensâr şehîd oldu.Hz. Sâbit, şehîd düştüğünde üzerinde kıymetli bir zırh vardı. Bu zırh çalındı. Biri rü'yâsında Hz. Sâbit'i gördü. Hz. Sâbit, zırhının saklı olduğu yeri söyledi. Onu oradan almasını ve ihtiyacı olan birisine vermesini rica etti.Rü'yâyı gören zât, ertesi gün arkadaşlarıyla birlikte. Hz. Sâbit'in tarif ettiği yere gitti. Zırhı orada buldu. Ve bu şehîdin isteğini yerine getirdi.Hz. Sâbit bin Kays, şehîd olduğunda geriye Muhammed Abdullah, Yahya, Abdurrahman, Abdullah ve İsmail isimlerinde çocukları kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrâf etmeyiniz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Sâbit bin Kays, çok cömerd idi. Bir günde beşyüz ağacın hurmalarını toplayıp hepsini sadaka vererek evi için hurma bırakmadı. Bunun üzerine En'âm sûresi, 141. âyeti nâzil oldu. Burada meâlen:- Ekini hasat ettiğiniz zaman, fakirlerin hakkını verin ve isrâf etmeyin. Allahü teâlâ isrâf edenleri elbette sevmez, buyuruldu.Hz. Sâbit bin Kays; Peygamber efendimize karşı çok hürmetli idi. Peygamberimiz de onu sever, bu sevgisini zaman zaman bildirirlerdi. Hz. Sâbit bin Kays birgün hastalandı. Resûl-i ekrem efendimiz onu ziyâret ederek:- Ey Allahım, Sâbit bin Kays'ın hastalığına şifâ ver, diye duâ buyurdular.Bir gün, "Şüphesiz, Allahü teâlâ, kibirlenip gururlananları sevmez" meâlindeki Lokman sûresi 18. âyet-i kerîmesi nâzil olunca, Sâbit'in durumu değişti, evine kapanıp ağlamaya ve tevbe etmeye başladı. Çünkü, o âyet-i kerîme ile, kendisi gibi şık giyinenlerin kastedildiğini zannediyordu. Evinden dışarı çıkmıyor, gözyaşları içerisinde Rabbine tevbe ve ilticâ ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi giyineceksiniz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun bu durumunu Resûlullaha haber verdiler. Resûlullah efendimiz bir adam göndererek, niçin böyle yaptığını sordu. Hz. Sâbit şöyle cevap verdi:- Ben şık giyinmeyi severim.Resûl-i ekrem efendimiz, Hz. Sâbit'i rahatlatan şu cevabı verdi:- Sen âyet-i kerîmede sözü edilenlerden değilsin. İyi bir hayat sürüyorsun. Hayırlı bir şekilde öleceksin ve Allahü teâlâ seni Cennete sokacak.Hz. Sâbit'in elem gözyaşları, artık sevinç gözyaşlarına dönmüştü. Gurur ve kibir maksadıyla giyilmeyen güzel elbiselerin, dînimize aykırı bir yönü yoktu.Zâten Resûlullah efendimiz, Müslümanları temsil durumunda olanların çok düzgün ve temiz kıyâfetli olmaları gerektiğini zaman zaman ikâz ederdi. Bir yere gönderdiği elçilerine;- Öyle giyineceksiniz ki, gittiğiniz yerde parmakla gösterileceksiniz, buyururdu.Hz. Sâbit de zaman zaman müşriklere karşı Resûlullahın ve Ensârın hatipliğini yapardı. Bu cihetle de onun şık ve güzel giyinmesinde mahzûr bir tarafa, zarûret bile vardı.Hucurât sûresi nâzil olduğu zaman da, duygulu sahâbî Sâbit bin Kays'ı bir endişe almıştı. Âyet-i kerîmede meâlen şöyle buyuruluyordu:"Ey îmân edenler! Sesinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin; birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın, yoksa amelleriniz mahvolup gider de farkında bile olmazsınız." [Hucurât 2]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kastedilenlerden biri benim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu âyet-i kerîmeyi işiten Hz. Sâbit daha önce yaptığı gibi;- Bu âyette kastedilenlerden birisi de benim. Ben de Resûlullahın huzurunda yüksek sesle konuşuyorum ve amellerim boşa gidiyor, Cehennem ehlinden oldum, diyerek evine kapandı ve gözyaşları içerisinde Rabbine yalvarmaya başladı.Bunu işiten Resûlullah efendimiz yine birisini gönderip, niçin böyle yaptığını sordu. Hz. Sâbit Resûlullahın huzûrunda yüksek sesle konuştuğundan bahisle dedi ki:- Amelleri boşa giden kişilerden olmaktan korkuyorum.Bunun üzerine, Resûlullah şöyle buyurdu:- Hayır, korkma! Sen övünülecek bir hayat sürüyorsun. İleride de şehîd olacaksın ve Allahü teâlâ seni Cennetine sokacak.Hz. Sâbit'in yüksek sesle konuşması, Resûlullaha hürmetsizliğinden değil, onun hatipliğinden ileri geliyordu. Onun için, âyet-i kerîmede ikâz edilen kimselerden olamazdı. Ancak onun hassas kalbi, bundan endişe duyuyor, üzülüyordu. Resul-i ekremin sözleri onu yine ferahlatmıştı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6056286789427482590?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6056286789427482590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6056286789427482590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/sabit-bin-kays-mytechsis-otomobil-dll.html' title='Sabit bin Kays - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6886898635397532821</id><published>2008-11-13T03:41:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:42:02.124-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Ebu SeLeme - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Tek başına hicret eden sahâbî&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahü teâlânın emriyle sevgili Peygamberimiz, Müslümanlara Medîne'ye hicret için izin verdiler. Bunun üzerine birçok sahâbî hicret hazırlıklarına başladılar.Hz. Ebû Seleme de devesini getirip, hanımını bindirdi. Oğlunu, kucağına oturttu. Hayvanın yularını çekip, kaldırmaya çalışıyordu. O sırada ba'zı öfkeli adamlar gelerek, elindeki yuları aldılar.Hz. Ebû Seleme, ne olduğunu anlıyamadı. Adamlar, hanımına bağırıyorlardı:- İn deveden aşağı! Çabuk ol!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabîlemizin kızıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar, Mugîreoğulları olup hanımının akrabaları idiler. Bir yandan zorla kadıncağızı çekiyorlar, öbür yandan da kocasına:- Sen kendin, bizi dinlemedin! Putlarımızı bırakıp, Müslüman oldun. Şimdi de kabîlemizin kızını, kaçırmaya çalışıyorsun! Onu daha nerelere götüreceksin? Buna aslâ müsaade edemeyiz, diye çıkışıyorlardı.Tabii oğlu da, annesiyle birlikte deveden indirildi. Zâten O'nun elini sıkı sıkı tutuyordu. Mugîreoğulları, kalabalık idiler. O zorbalarla başa çıkmak mümkün değildi. Buna rağmen münâkaşa çok uzadı. Olayı işiten, Esedoğulları da oraya koştular. Bunlar da, Hz. Ebû Seleme'nin kabîlesinden idiler. Ne olduğunu sordular. Onların da çoğu, Müslüman değildi. Fakat buna rağmen direttiler:- Mâdem ki sizler, bizim akrabamızın hanımını bırakmıyorsunuz; biz de onun oğlunu size bırakmayız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anasının elinden kopmak istemiyen yavrucağızı, çekiştiriyorlardı. İtişme, kakışma arasında küçük çocuk ağlamaya başladı. Çünkü, kolu çıkmıştı. Bu kadar zorbalık sonunda; çocuğu Esedoğulları, Anasını da Mugîreoğulları alıp, uzaklaştılar. Hz. Ebû Seleme oracıkta, sâdece devesiyle kalakaldı.İlk Müslümanlar buna benzer eziyet, işkence ve felâketlere artık alışmışlardı. Olaylar karşısında, sabır ve metânet göstermeye çalışıyorlardı. Çünkü sevgili Peygamberimizin emirleri öyle idi.Ebû Seleme hazretleri de işte bu yüzden, Hicrete tek başına devam etmeye katlandı. Allah rızâsını kazanmak ümidiyle, yollara düştü. Gözyaşları arasında nihâyet Medîne'ye vardı. Mekke'de kalan hanımı ise her sabah, şehir dışındaki Ebtah mevkiine çıkıyordu. Orada, Medîne'den gelen yolcuları bekliyor ve kocasından haber almaya çalışıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç insanlık yok mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanında kimse olmadığı zamanlar, uzun uzun ağlıyordu. Zorla ayırdıkları oğlu ve eşi için gözyaşı döküyordu. Amcaoğullarından birisi, O'nu o vaziyette gördü. Perişân hâline acıdı. Doğruca, kendi kabîlesinin zorbalarına giderek bağırmaya başladı:- Bu zavallıya, daha ne kadar zulmedeceksiniz? Onu hem kocasından, hem oğlundan kopardınız. Sizde hiç insanlık yok mudur? Üstelik kendi akrabanıza işkence ediyorsunuz.Bu sözler üzerine, Zorbalar insâfa geldiler. Sonra da kederli kadıncağıza:- İstersen, gidip kocana kavuşabilirsin, dediler.O'nun Medîne'ye yollanacağını öğrenen, Esedoğulları da dayanamadılar. Getirip, oğlunu teslim ettiler.Allah ve Resûlullah yolunun yolcuları, ışıklı günlere doğru yürüyorlardı. Hz. Seleme'nin ana-babasının, duâları kabûl olmuştu. Uzun ayrılık ve hasretten sonra nihâyet, Kubâ'da hepsi birbirlerine kavuştular.Hicretten sonra mübârek Medîne'de, İslâmın ve Ebû Seleme ailesinin, güzel günleri başladı. Bütün Mü'minler İslâmiyeti yaymak için, canla-başla çalışıyorlardı. Bedir'de Mekkelilere karşı ilk zafer kazanıldı. Bu zaferi kazanan mücâhidlerden biri de, Hz. Ebû Seleme idi.Hz. Ebû Seleme sevgili Peygamberimizin yakın akrabası idi. Hz. Ebû Seleme'nin annesi, Peygamber efendimizin halaları idi. Ebû Seleme hazretleri, cihâd ve gazâ olmadığı zamanlar, daha çok ibâdet etmeye çalışıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevindirici söz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün Mescîd-i Nebevîden, sevinçle evine geldi. Kendisini karşılayan hanımına dedi ki:- Şimdi, Allahü teâlânın Resûlünden çok sevindirici bir söz duydum.Hanımı merakla sordu:- Hayırdır inşâallah! Ne duydunuz?- Peygamber efendimiz "Müslümanlar, herhangi bir belâya uğrar da; İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn dedikten sonra; yâ Râbbi! Bu uğradığım musîbetin ecrini ihsân eyle. Beni, ondan daha hayırlısına eriştir diye duâ ederse; cenâb-ı Hak, onun duâsını kabûl eder" buyurdular.Epeyce daha konuştular. Bir ara hanımı dedi ki:- Yâ Ebâ Seleme!.. Gel, seninle bir sözleşme yapalım.Kocası hayretle sordu:- Hayrola! Nasıl bir sözleşme istiyorsun?- İkimizden hangimiz önce ölürsek, geriye kalanımız; bir daha evlenmesin!. Buna, söz verebilir misin?Ebû Seleme biraz düşündü ve sordu:- Ey hanımcığım! Sen, beni dinler ve itâat eder misin?- Evet! Dinlerim ve itâat ederim.- Sen, sözümü dinle ve ben ölürsem, evlen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ebû Seleme böyle söyledikten sonra ellerini kaldırıp, o büyük îmânlı hanımına ve bütün Müslümanlara duâlar etti.Bedir'deki yenilginin ateşiyle yanan Kureyş müşrikleri, bütün hınçlarıyla Uhud'da saldırdılar. Medîne civârındaki Yahûdileri de kışkırtıyorlardı. O gazânın gerçek kahramanlarından birisi, yine Hz. Ebû Seleme idi. Olanca îmânı ve olanca gücüyle savaşıyordu. Asıl gâyesi şehîd olmaktı. Fakat sâdece kolundan, pâzusundan yaralandı. Yarası küçük olmasına rağmen, kan kaybediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşrikleri dağıttılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazâdan sonra bile, uzun zaman evinde yattı. Hanımı onu, güzelce tedâvi ediyordu. Bir ay sonra iyileşti, ayağa kalktı.İslâmın hudutları genişledikçe, düşmanları da çoğalıyordu. Kutn bölgesindeki ba'zı kabîle reisleri, hâlâ kibir ve azamet peşindeydiler. Orada başlıyan kışkırtma olayları üzerine Peygamber Efendimiz, bir ihtar hareketini uygun gördüler. Hz. Ebû Seleme ile ba'zı arkadaşlarını, bu iş için vazîfelendirdiler.Onlar da kısa zamanda, Kutn civârındaki âsî ve müşrikleri dağıttılar. Pek çok ganîmet alarak, Medîne'ye döndüler. Dönüşte, Hz. Ebû Seleme fenâlaştı. Çünkü Uhud'da aldığı yara yeniden açılmıştı. Bütün gayretlere rağmen, fazla kan kaybından vefât etti.Ümmü Seleme hatun, kocası Ebû Seleme'nin şehîd olması üzerine, "İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciun" dedikten sonra, duâ etti.Sonda doğruca sevgili Peygamberimizin huzûrlarına giderek dedi ki:- Yâ Resûlallah! Ebû Seleme vefât eyledi.Peygamber efendimiz kalktılar ve halalarının oğlunu görmeye gittiler. Mübârek elleriyle hâlâ açık bulunan gözlerini kapattılar ve buyurdular ki:- Hakikaten, rûh kabzolunurken göz; rûhun peşinden baka kalır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melekler âmin demektedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullah efendimiz o sırada ağlaşıp, sızlanan kadınlara ve diğer ev halkına da:- Sizler şimdi kendinize, hayırdan başka duâda bulunmayınız. Çünkü Melekler şu anda, duâlarınıza âmin demektedirler, îkazında bulundular. Daha sonra da şöyle duâda bulundular:- Ey Allahım! Ebû Seleme'yi rahmetine kavuştur! Doğru yola ermiş kulların arasında, derecesini yücelt! Geride kalanlardan O'na, iyi bir halef ihsân eyle! Bize ve O'na mağfiret kıl. O'nu kabirinde, ferahlandır ve nûrlandır.Hz. Ebû Seleme Medîne'de Bâki' Kabristanına defnolundu. Muhterem hanımı, her zaman olduğu gibi sabretti, duâlar etti. Onun yetîm kalan yavrularıyla, geçim derdini halletmeye çalıştı.4-5 ay kadar sonra Peygamberimiz, bir arkadaşlarını ona yolladılar. Gelen zât dedi ki:- Müjdeler olsun, ey Ümmü Seleme! Resûlullah efendimiz, Allahın emriyle seni nikâhlamak istiyorlar.Bu büyük müjdeye rağmen Hz. Ümmü Seleme, düşünceli görünüyordu. Az sonra, cevap olarak dedi ki:- Ey Resûlullahın elçisi! Hoş geldin, sefâlar getirdin! Yalnız şu husûsları, Efendimize arz etmelisin ki:1) Ben yaşlı ve kıskanç bir kadınım. Olabilir ki, aksi bir davranışta bulunurum da; o yüzden, Allahın gazâbına uğramaktan korkarım.2) Yetîm çocuklarım mevcuttur. Bir de onların bakımı, kendilerine yük olmaz mı?3) Nikâhımı yapacak velîlerim, yanımda değildirler.Elçi bunları, aynen sevgili Peygamberimize arz etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de yaşlıyız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç gün sonra iki cihânın Sultânı bizzat, teşrîf buyurdular. Çok heyecanlanan Hz. Ümmü Seleme'ye, tekliflerini Kendileri tekrarladılar. Ve buyurdular ki:- Biliyorsun ki, biz de yaşlıyız. Sonra senin, o kıskançlık hâlini gidermesi için, Allaha duâ ederiz. Çocuklarına gelince onlar, Bizim de çocuklarımızdır. Velîlerin arasında, bizim evlenmemizi istemiyen kimse çıkmaz.Ve Allahın emriyle, nikâhları kıyıldı. Böylece, Hz. Ebû Seleme'nin muhterem hanımına ettiği vasiyeti de, yerine getirilmiş oldu.Ebû Seleme'nin asıl adı, Abdullah; babası, Abdülesed; annesi, Abdülmuttalib'in kızı Berre idi. Gâyet iyi okuma-yazma bilir ve her isteyene öğretirdi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6886898635397532821?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6886898635397532821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6886898635397532821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/ebu-seleme-mytechsis-otomobil-dll-seo.html' title='Ebu SeLeme - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7633795152296627048</id><published>2008-11-13T03:40:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:41:11.424-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>SAFİYYE BİNTİ ABDÜLMUTTALİB - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Peygamberimizin halası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resulullah efendimizin halası olan Hz. Safiyye, oğlu Zübeyr ile birlikte müslüman oldu. Oğlu Zübeyr ile birlikte hicret etti. Peygamber efendimize eziyet eden, kardeşi Ebu Leheb'e dedi ki:- Ey kardeşim! Kardeşimin oğlunu ve Onun dinini yardımsız, hor, hakîr bırakmak, sana yakışır mı? Vallahi bugün yaşayan bilginler, Abdülmuttalib'in soyundan bir Peygamberin çıkacağını bildiriyorlar. İşte, o peygamber, budur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle söyleyerek Ebu Leheb'i de islâma davet etmiş, fakat o kabul etmemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaşların çoğuna iştirak etti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Safiyye'nin annesi Hâle ile Resul-i ekremin annesi Amine Hatun kardeş idiler. Bu suretle, Peygamberimiz ile, hem ana, hem de baba tarafindan çok yakın akraba olurlardı.Hz. Safiyye gazaların çoğuna iştirak etmişti. Gayet cesur idi. Uhud gazasına kati şöyle olmuştu: Resul-i ekrem efendimiz, Uhud savaşına gittikleri zaman, kadınlar da Hz. Hassan bin Sabit'in köşkünde bulunuyorlardı. Erkek olarak sadece Hassan vardı. O da yaşlı ve zayıf idi. Yahudîler bunu fırsat bilip saldırmak istiyorlardı. İçlerinden birisi köşkün dibine kadar sokulup, olup bitenleri dinlemek istedi. Hz. Safiyye bunu gördü ve bağırdı:- Hassan, şu yahudînin yanına in, onu öldür!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Hassan dedi ki:- Ben onunla savaşacak hâlde olsaydım, şimdi herhalde Resulullahın yanında olurdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Hassan, hastalık geçirdiginden kılıç sallayamıyordu. Hz. Safiyye bunun üzerine, bir çadır direğini kaptı ve aşağı indi. Yahudînin kaçmaması için kapıyı yavaş yavaş araladı. Birden çadır direğini yahudînin başına indirdi. Yahudî, yediği darbe sonucu bir daha kalkamadı ve öldü.Bundan sonra Safiyye eline bir kılıç alarak Uhud'un yolunu tuttu. Elindeki kılıcı ile önüne gelene saldırıyor, bir yandan da müslümanları harbe teşvik ederek, Siz nasıl insanlarsınız, Resulullahı bırakıp da nereye gideceksiniz diyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesedini görmesin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamber efendimiz onun vaziyetini görünce, oğlu Hz Zübeyr'i çağırdı ve buyurdu ki:- Annen Safiyye, kardeşi Hamza'nın cesedini görmesin. Çünkü cesedin durumu çok kötü idi. Kardeşinin cesedini böyle görse, herhalde aklını kaçırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Zübeyr de bu emir üzerine annesinin yanına sokularak dedi ki:- Anneciğim, Resulullah efendimiz senin geri çekilmeni buyuruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Nasıl? Geri mi dönecekmişim? Kardeşimin cesedinin nasıl olduğunu biliyorum. Bunun intikamını alacağım. Allahü teâlâ bilir ki, ben böyle yapılmasından hiç hoşlanmam. Fakat sabredeceğim. Ama bir gün bunların karşılığını da göreceğim.Hz. Zübeyr, durumu Resulullaha arz etti. Resulullah efendimiz de halasının metanetini duyunca, cesedin yanına gelmesine izin verdi. Cesedin parça parça olduğunu gördü. Kendisine hakim oldu. Yalnız İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn" dedi. Ellerini açıp duâ etti ve oradan ayrıldı.Hz. Safiyye Hendek gazvesinde de Hassan bin Sabit'in köşkünde, içeriyi dinlemek isteyen bir yahudîyi öldürmüştür.Böylece Hz. Safiyye, gerek Uhud'da, gerekse Hendek savaşında birer düşman öldürmesiyle, eshabın takdirine mazhar olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orduları idare edecektir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Safiyye, Hz. Ömer halife iken, 640 yılında, 73 yaşında iken vefat etti. Bakî kabristanında Mugire bin Sube'nin kabri yanına defnedildi.Hz. Safiyye disiplinli bir anneydi. Bazen oğlu Zübeyr'e sert davrandığı olurdu. Niçin böyle yapıyorsun diyenlere şöyle cevap vermişti:- Ben onun iyi yetişmesi için böyle yapıyorum. Çünkü o, ileride orduları idare edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten de Hz. Zübeyr büyük bir İslâm fedaisi oldu.Hz. Safiyye cahiliyye devrinde Hâris bin Harb ile evlenmişti. Hâris'ten bir oğlu oldu.Hâris öldükten sonra Hz. Zübeyr'in babası Avvam bin Hüveylid ile evlendi. Bundan da üç çocuğu oldu. Bunlar Hz. Zübeyr, Saib ve Abdülkâbe'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bizim ümidimizdin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Safiyye, cesaret ve secaati ile nesillere örnek olacak şekildeydi. Gayet fasih ve beliğ mersiyeler yazardı.Hz. Safiyye, Arap edebiyatında, şiir ve mersiye söylemekte çok ileri idi. Hamasî şiirleri de meşhurdu. Bir tanesinde şöyle demiştir:Benden Kureyş'e haber salın ve deyin ki: Ne hakla bize tahakküm etmeye kalkarsınız?Bizim büyüklüğümüz sizden eksik mi? Şunu iyi biliyorsunuz ki; bizim eski bir şerefimiz ve önce gelme hakkımız vardır.Bizim için zulüm ateşi yakılmamıştır. Verdiğimiz sözü bozduğumuzun alameti hiç belirtilmemiştir. Bütün hayır ve fazilet bizdedir. Babası Abdülmuttalib'in vefatında, Hz. Hamza'nın şehit edildiğinde ve Resul-i ekremin vefatlarında yazdıkları mersiyeler meşhurdur.Resullullah efendimizin vefatındaki mersiyesinde demiştir ki:Ya Resulallah! Sen bizim ümidimizdin,Sen bize hep iyilik edenimizdin.Sen, değildin hiç, haksızlık edenlerden,Sen, şefkat sahibi ve yol gösterenlerden.Ve dahî anlatılmayan ilim deryası,Bugün ağlayanların, senin içindir feryadı.Senin yoluna hep ecdadım feda olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malım, canım, bütün varlığım feda olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah! Şimdi aramızda sağ olsaydınız,Ne kadar mesrur olurduk kalsaydınız.Hak teâlânın hükmü bu, ya sabır diyoruz,Bilmem ki ne yapsak, hep figan ediyoruz.Allahın selamı, sana olsun ya Resulallah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adın Cennetine girip kalasın ya Resulallah!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7633795152296627048?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7633795152296627048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7633795152296627048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/safiyye-binti-abdlmuttalib-mytechsis.html' title='SAFİYYE BİNTİ ABDÜLMUTTALİB - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6149561052374947966</id><published>2008-11-13T03:38:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:39:34.435-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>HaLid Bin VeLid - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Allahın kıIıcı lâkabı ile tanınan kumandan Sahâbî&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hâlid bin Velid, Kureyş arasında süvâriliği ve askerliği ile tanınırdı. Bedir ve Uhud savaşlarında henüz Müslüman olmadığından düşman birliklerinden birinin kumandanıydı. Hudeybiye'de de düşman tarafında idi.Kardeşi Velid, Bedir'de esir edildi. Fidye karşılığında serbest bırakılıp, Mekke'ye dönünce, îmâna geldi ve tekrar Medîne'ye döndü. Oradan, Hz. Hâlid bin Velid'in Müslüman olması için, teşvik edici mektuplar gönderdi. Resûlullah efendimiz de teşvik edici sözler söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslâma meyli arttı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hâlid bin Velid, Peygamber efendimizin sözlerini haber alınca, İslâma meylı arttı. Peygamberimizin yanına gitmek için hazırlandı. Bu durumu kendisi şöyle anlatıyor:"Allahü teâlâ, benim hayrımı dilediği zaman, kalbime İslâmiyet sevgisini düşürdü. Beni, hayır ve şerri anlayacak hâle getirdi. Kendi kendime dedim ki:- Ben, Muhammed'e karşı her savaş yerinde bulundum. Bulunduğum savaş yerlerinden hiçbiri yoktur ki, dönerken, aykırı ve yanlış bir iş üzerinde bulunduğumu ve Muhammed'in, muhakkak gâlip geleceğini içimde sezmiş olmayayım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullah efendimiz, Hudeybiye'ye çıkıp geldiği zaman, ben de, müşrik süvârilerinin başında yola çıktım. Usfan'da, Resûlullah efendimizle Eshâbına yaklaşıp gözüktüm. Resûlullah efendimiz, bizden emîn bir sûrette Eshâbına öğle namazını kıldırıyordu. Üzerlerine, birden baskın yapmayı düşündükse de, gerçekleşmedi. Böyle olması da, hayırlı oldu.Resûlullah efendimiz, kalbimizden geçenleri sezmiş olmalı ki, ikindi namazını, Eshâbına korku namazı olarak kıldırdı. Bu, bana çok tesir etti. Kendi kendime, Bu zât, herhâlde, Allah tarafından korunuyordur dedim. Mekke'ye döndüğümde, çeşitli düşünceler içinde bocalıyordum.Ertesi sene, Resûlullah efendimiz umre için Mekke'ye gelip girince, Ondan gizlendim. Kendisinin Mekke'ye girişini görmedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstün tutardık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardeşim, Velid bin Velid de umre için gelip Mekke'ye girmişti. Beni arayıp bulamayınca, bana bir mektup yazmış ve mektubunda şöyle demişti:(Doğrusu, ben, senin İslâmiyetten böyle tedirgin olmak ve yüz çevirip gitmekteki görüşün kadar şaşılacak bir görüş görmedim! Hâlbuki, eğri yola gitmekten seni alıkoyacak bir aklın da var! Aklını kullansan ya! İslâmiyet gibi bir dîni, kim bilmez ve tanımaz olabilir?!Resûlullah efendimiz, seni, bana sordu. "Hâlid nerededir?" dedi. Ben de, "Allah, onu getirir" dedim. Resûlullah efendimiz bunun üzerine buyurdu ki:- Onun gibi bir adam, İslâmiyeti bilmez ve tanımaz olabilir mi? Keşke o, bütün savaş ve çabalarını Müslümanların yanında, müşriklere karşı gösterseydi, kendisi için ne kadar hayırlı olurdu! Biz, kendisini başkalarına tercih eder, üstün tutardık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey kardeşim! En elverişli, en yararlı yerlerde kaçırmış bulunduğun firsatlara acele yetiş!)Bana, kardeşimin bu mektubu gelince, gitmek için, acele ettim. İslâmiyete olan isteğim de arttı. Resûlullah efendimizin söyledikleri ise, beni çok sevindirdi, ferahlattı.Hâlid bin Velid söyle anlatır: Kardeşimin mektubu bana ulaşınca, Müslüman olma arzûsu bende çok kuvvetlendi. Gitmek için acele ediyordum. Resûlullahın söyledikleri beni çok sevindirmişti. O gece uyurken, rüyâmda sıkıntılı dar ve çöl gibi susuz yerlerden, yemyeşil geniş ve ferah bir yere çıkmıştım. Medîne'ye varınca, bu rüyâmı Hz. Ebû Bekir'e anlatıp, tâbirini ondan sormaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana kim arkadaş olabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Resûlullaha gitmek için hazırlanırken, Acaba oraya giderken bana kim arkadaş olabilir diye düşünüyordum. Safvân bin Ümeyye'ye rastladım. Vaziyeti ona anlattım. O teklifimi reddetti. Daha sonra Ikrime bin Ebû Cehil'e rastladım. O da aynı şekilde dâvetimi reddedince, evime gittim. Hayvanıma binip, Osman bin Talha'nın yanına gittim.Ona da aynı şekilde, Müslüman olmak üzere, Peygamberimize gideceğimi, kendisinin de gelmesini söyledim. Tereddütsüz kabul etti ve ertesi günü seher vakti beraberce yola çıktık. Hadde denilen yere vardığımızda, Amr bin Âs ile karşılaştık. O da Müslüman olmak için Medîne'ye gidiyordu.Hep beraber Medîne'ye vardık. Elbisenin en güzelini giyip, Resûlullah efendimizle görüşmeye hazırlandım. O sırada kardeşim Velid geldi ve dedi ki:- Acele et! Çünkü Peygamberimize sizin geldiğiniz haber verilmiş ve O da çok sevinmiştir. Şimdi sizi bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de acele ile O yüce Peygamberin huzuruna vardım. Gülümsüyordu. Selâm verip dedim ki:- Allahtan başka ilâh olmadığına ve senin de Allahın Peygamberi olduğuna sehâdet ediyorum.- Sana hidâyet veren, doğru yolu gösteren Allaha hamd olsun. Senin akıllı olduğunu biliyor, bunun, er veya geç seni selâmet ve hayra ulaştıracağını umuyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günahlarını bağışla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra günahlarımın affı için, Allahü teâlâya duâ etmesini istedim. Resûlullah efendimiz de buyurdu ki:- İslâmiyet, kendisinden önce işlenmiş olan günahları söküp atar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra da ellerini açarak duâ buyurdular:- Yâ Rabbî! Hâlid'in, kullarını, senin yolundan çevirmek için gösterdiği bütün çabalarından ileri gelen günahlarını bağışla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamber efendimiz, bana, kendi evinin yanında bir yer verdi. Beni savaşta hep süvâri birliklerinin başına kumandan tâyin etti. Daha sonra Mekke'de iken gördüğüm rüyâyı Hz. Ebû Bekir'e anlattım. O da buyurdu ki:- Görmüş olduğun o ferahlık yer, Allahü teâlânın, seni, müşriklikten İslâmiyete erdirmesidir.Hz. Hâlid bin Velid'in Müslüman olması, hicretin sekizinci yılında oldu. Müslüman olduktan sonra Medîne'de yerleşti.Hz. Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Mûte gazâsında bulundu. İslâm askeri Mûte'ye hareket ederken, Peygamber efendimiz buyurdu ki:- Cihâda çıkacak olan şu insanlara Hz. Zeyd bin Hârise'yi kumandan tâyin ettim. Eğer o şehîd olursa, yerine Ca'fer bin Ebî Tâlib geçsin. O da şehîd olursa, yerine Abdullah bin Revâha geçsin. Eğer o da şehid olursa, aranızda münâsip gördüğünüz birini seçip, ona tâbi olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birini kumandan seçin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mûte harbi başladı. Şiddetli çarpışma olurken; Hz. Zeyd bin Hârise, Hz. Ca'fer ve Hz. Abdullah bin Revâha sırasıyla şehîd oldular. Sonra sancak Hz. Sâbit bin Akrem'e verildi. O, sancağı bir yere dikip, mücâhidleri yanına çağırdı. Herkes toplanınca dedi ki:- Aranızdan birini kendinize kumandan olarak seçiniz ve ona tâbi olunuz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ona dediler ki:- Biz seni kumandan seçtik.Bunun üzerine, Ben bu işi yapamam dedi ve Hz. Hâlid bin Velid'e dönerek dedi ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yâ Hâlid! Senin savaş tecrüben, askerî bilgin, askeri heyecanlandırarak harekete geçirmen benden fazladır. Sancağı acele al! Savaş devam ederken bu işlerle oyalanmamız bizim aleyhimize oluyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece Hz. Hâlid bin Velid sancağı aldı. Akşam vakti yaklaşmış idi. Güneş batıncaya kadar pek müthiş çarpıştı. Onun bu mahâretine kâfirler bile şaşırdılar. Akşam oldu. Sabahleyin tekrar saldırılacaktı.Hz. Hâlid bin Velid, şaşılacak derecede askerî dehâya ve savaş tecrübelerine sahip bir kahramandı. Sabah olunca, İslâm askerinin düzenini değiştirdi. Sağ taraftakileri sol tarafa, sol taraftakileri sağ tarafa, ön taraftakileri arka tarafa ve arka taraftakileri ön tarafa aldı.Rum askerleri, daha önce tanımış oldukları kişilerle karşılaşmayınca, hepsi birden şaşırdılar. Demek ki, bunlara yardımcı kuvvetler gelmiş diyerek korkuya kapıldılar.Hz. Hâlid bin Velid'in kumandasındaki mücâhidler, Rum askerlerinin morallerinin bozulmasından istifade edip, hücûma geçtiler. Üç bin kişilik İslâm askeri, Heraklius'un yüzbin kişilik ordusunu bozguna uğrattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarının sırrı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkumandan Hz. Hâlid bin Velid'in elinde, o gün dokuz kılıç parçalandı. Rum askerinin çoğu kılıçtan geçirildi. Peygamber efendimiz, Hz. Hâlid bin Velid'in, bu fevkalâde başarısını haber aldığı zaman, onu Seyfullah = Allahın kılıcı lâkabı ile şereflendirdi.Hâlid bin Velîd hazretleri, başında sarığı arasında bir sakal-ı şerîf taşırdı. Bunu taşıdığı her muhârebede zafer kazanırdı.Bütün savaşlarda muzaffer olmasının sebebini sorduklarında, sarığını çıkarıp, içindeki mübârek sakal-ı şerîfi gösterir ve onun sayesinde zafer kazandığını söylerdi.Peygamber efendimiz Hz. Hâlid bin Velid'i Benî Huzeyme kabîlesini İslâma dâvet için gönderdi. Onlarla anlaşma yaptı. Hicretin onuncu senesinde, yine Hz. Hâlid bin Velid'i, Hâris bin Kâ'b oğullarına gönderdi. Peygamber efendimiz, ilk üç gün kılıç kullanılmamasını tenbih etmişti. Bunun için Hz. Hâlid bin Velid, tatlılıkla işi halletti ve onlar da İslâmı kabul ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allaha hamd ederim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Hâlid bin Velid, Hâris bin Kâ'b oğullarının İslâma gelmesi üzerine, Peygamber efendimize bir mektup gönderdi. Bu mektup şöyledir:"Bismillâhirrahmânirrahîm. Hâlid bin Velid tarafindan, Allahü teâlânın Resûlü Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma, Esselâmü aleyke yâ Resûlallah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya hamd ederim. Yâ Resûlallah, beni, Hâris bin Kâ'b Kabîlesine gönderdiniz. Onlarla üç gün savaşmamamı ve onları İslâma dâvet etmemi, Müslüman olurlarsa, aralarında kalmamı ve İslâmın esaslarını, Allahü teâlânın kitabını ve Resûlünün sünnetini öğretmemi, eğer Müslüman olmazlarsa savaşmamı emir buyurmuştunuz.Ben de, emr-i şerîfleriniz üzere hareket ederek, Hâris bin Kâ'b oğullarına üçgün nasîhat edip, İslâmı tebliğ ettim.Süvârilerim, Ey Benî Hârisler! Selâmete ermek isterseniz, Müslüman olunuz! diye onları İslâma dâvet ettiler. Onlar, hiç çarpışmadan Müslüman oldular. Ben de onlara, Allahü teâlânın emirlerini, Resûl aleyhisselâmın sünnet-i şerîflerini öğrettim.Yâ Resûlallah! Bundan sonra, nasıl hareket etmem gerektiği hakkında ikinci bir emr-i şerîfiniz gelinceye kadar burada bekleyeceğim. Esselâmü aleyke yâ Resûlallah.Peygamber efendimiz de, Hz. Hâlid bin Velid'in mektubuna şöyle cevap yazdırdılar:Bismillâhirrahmânirrahîm. Allahü teâlânın Resûlü Muhammed aleyhisselâmdan, Hâlid bin Velid'e, Esselâmü aleyke Yâ Hâlid! Allahü teâlâya hamd ederim. Benî Hâris bin Kâ'blıların kendileriyle çarpışmanıza ihtiyaç kalmadan Müslüman olup, Allahü teâlânın birliğine ve Muhammed'in, O'nun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ettiklerini ve hidâyete kavuştuklarını haber veren mektubunu elçiniz bana getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Âhiret azâbıyla korkut!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahü teâlânın ve Resûlünün emirlerine göre hareket ederlerse, onları âhiret nîmetleriyle müjdele! Eğer aykırı hareket ederlerse âhiret azâblarıyla korkut! Sonra buraya gel! Onların elçileri de seninle beraber gelsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vesselâmü aleyke ve rahmetullahi ve berekâtühü."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Hâlid bin Velid, Peygamber efendimizin vefâtlarından sonra, Hz. Ebû Bekir devrinde ortaya çıkan ve Peygamberlik iddiasında bulunan bâzı kimseler üzerine yürüdü. Bunlardan Tuleyha ve avânesini öldürdü ve Ayniye bin Husayn'i yakalayıp Medîne'ye getirdi.Yemâme'de Müseylemet-ül-Kezzab'in ordusunu dağıttı. Bu muharebede Müseyleme'nin ordusundan 20 bin kişi, Müseyleme de Hz. Vahşî tarafından öldürüldü. İslâm ordusundan 2000 asker şehîd oldu.Hâlid bin Velid, Peygamber efendimizin vefâtından sonra mürted olanlarla ve zekât vermek istemeyenlerle uğraştı.Hâlid bin Velid, Hz. Ebû Bekir tarafından, İslâmın yayılması için, Irak tarafina gönderildi. Muzar muharebesinde 30.000 İran askeriyle çarpıştı. Galip geldi. Çoğunu nehre döktü. İranlı kumandan Hürmüz'le müthiş çarpışmalar oldu.Hz. Hâlid bin Velid'in kumandanlarından Hz. Ka'ka bin Amr fevkalâde kahramanlıklar gösterdi ve kalın zincirlerle yapılmış istihkâmları kırdı. İran ordusuna karşı muzaffer oldular.Hz. Hâlid bin Velid, Kesker'de, İran'ın büyük bir ordusunu âni gece baskınıyla hezimete uğrattı. İran kumandanı, kederinden öldü. Hz. Hâlid bin Velid, Elis'te de İranlılarla yapılan savaşta, gösterdiği kahramanlıklarla askerini coşturdu. Bu savaşta da gâlip geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslâma dâvet ediyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hâlid bin Velid, Hîre üzerine yürüdü. Kaleyi kuşattı. Görüşmek üzere bir kimse istedi. Hîreliler dediler ki:- Öldürmezseniz göndeririz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Hâlid bin Velid öldürmeyeceklerini söyleyince, Abdülmesih bin Hayyam ile Hîre vâlisi, Hz. Hâlid'in huzuruna geldiler. Hz. Hâlid onlara dedi ki:- Sizi Allaha ve İslâma dâvet ediyorum. Eğer Müslüman olursanız, Müslümanlara âit olan haklara sâhip olursunuz ve Müslümanın yapacağı vazifeleri de yaparsınız. Bunu kabul etmezseniz, cizye verirsiniz. Bunu da kabul etmezseniz, sizin yaşamaya karşı olan hırsınızdan daha fazla şehîd olmaya karşı istekli olan bir orduyla geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları söylerken Abdülmesih'in elinde bir şişe görerek, şişedekinin ne olduğunu sordu. Abdülmesih söyle cevap verdi:- Yâ Hâlid! Bu zehirdir. Eğer sen, bizim arzûlarımıza uygun bir anlaşma yaparsan ne âlâ. Milletimin arzûlarına uygun olmayan bir anlaşma ile gitmektense, bu zehiri içerek hayatıma son vereceğim.Hâlid bin Velid, zehiri Abdülmesih'in elinden aldı ve Bismillâhillezî lâ yedurru ma'asmihi sey'ün fil'erdi velâ fissemâi ve hüves-semî'ul-alîm" diyerek sonuna kadar içti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6149561052374947966?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6149561052374947966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6149561052374947966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/halid-bin-velid-mytechsis-otomobil-dll.html' title='HaLid Bin VeLid - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4204764397796329382</id><published>2008-11-13T03:36:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:38:08.467-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Hz.ALi Ebi TaLib - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Allahın arslanı ve Resûlullahın dâmâdı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali Resûlullah efendimizin amcasının oğludur. Hâne-i saâdette büyüdü. 10-12 yaşlarında iken, birgün Resûlullah ile Hz. Hatice'nin beraber namaz kıldığını gördü. Namazdan sonra Resûlullaha sordu:- Bu nedir? - Bu Allahü teâlânın dînidir. Seni bu dîne da'vet ederim. Allahü teâlâ birdir, ortağı yoktur. Lat ve Uzza isimli putları terketmeni emrederim.- Önce babama bir danışayım.- İslâma gelmezsen, bu sırrı kimseye söyleme!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali ertesi sabah, Resûlullahın huzuruna gelerek dedi ki:- Yâ Resûlallah! Bana İslâmı bildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun için göremiyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece Müslüman oldu. Müslüman olanların üçüncüsü, çocuklardan ise birincisidir.Peygamberimiz, bazen kuşluk vaktinde, Mekke vâdilerine doğru çıkıp gider, Hz. Ali de, babası Ebû Tâlib'den, bütün akrabâlarından ve halktan gizli olarak Peygamberimizle birlikte gider, namazlarını oralarda kılarlar, akşamleyin de, dönerlerdi.Birgün, Hz. Ali'nin annesi Fâtıma hâtun, kocası Ebû Tâlib'e dedi ki:- Ali'nin, Muhammed'in yanına devam ettiğini görüyorum. Senin başına, Muhammed tarafından, oğlun hakkında, güç yetiremiyeceğin bir iş gelmesinden korkuyorum!- Demek, oğlumu bunun için göremiyorum?Hemen, Peygamberimizle Hz. Ali'nin ardına düştü. Onlara, Batn-ı Nahle vâdisinde, namaz kıldıkları sırada, rastladı. Peygamberimize sordu:- Ey kardeşimin oğlu! Edindiğini gördüğüm bu din, ne dînidir?- Ey Amca! Bu, Allahın dînidir. Allahın meleklerinin dînidir. Allahın peygamberlerinin dînidir. Babamız İbrâhim'in dînidir ki, Allahü teâlâ, beni, Peygamber olarak bununla, bütün kullara gönderdi.Ey Amca! Doğru yola çağıracağım kimselerden, buna, en çok sen lâyıksın! Bu yoldaki da'vetimi kabûl etmeye ve bana yardımcı olmaya, sen, herkesten daha lâyıksın! Peygamberimiz, amcasını, İslâmiyete, tevhîde, Allahın birliğine inanmaya ve putlara tapmaktan vazgeçmeye da'vet etti. Ebû Tâlib dedi ki:- Vallahi, yaptığınız veya söyledikleriniz şeylerde bir mahzûr yoktur. Ey kardeşimin oğlu! Ben, atalarımın dîninden ve ona bağlılıktan ayrılmaya güç yetiremiyeceğim. Fakat, sen, gönderildiğin şey üzerinde dur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben sağ oldukça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebû Tâlib şöyle devam etti:- Vallahi, ben sağ oldukça, yapmak istediğini tamamlayıncaya kadar, sana, hoşlanmıyacağın bir şey erişmeyecektir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali'ye de, hoşlanmayacağı bir şey söylemedi. Ona sordu:- Ey oğulcuğum! Üzerinde bulunduğun bu din, nedir?- Babacığım! Ben, Allaha, Allahın Resûlüne îmân ve onun, Allah tarafından getirdiklerini de, tasdîk ettim. O'na tâbi oldum!- O, seni, ancak, hayır ve iyiliğe da'vet eder. Sen, onun yolunu tutmakta devam et! Yavrum! Amcanın oğlunun da'vet ettiği şeye, senin de, istiyerek girmen, yaraşır.Sevgili Peygamberimiz Allahü teâlânın emriyle Mekke'den Medîne'ye hicret ederken Hz. Ali'ye kendi yatağında yatmasını, bıraktığı emânetleri sahiplerine vermesini söyliyerek buyurdu ki:- Bu gece yatağımda yat, uyu! Şu hırkamı da üzerine ört! Korkma, sana hiçbir zarar gelmez! Hz. Ali, Peygamber efendimizin emrettiği şekilde yattı. Habîbullahın yerine, hiç korkmadan, kendi nefsini fedâ etmeye hazırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada ne bekliyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hicret gecesi müşrikler, Resûlullah efendimizin saâdethânelerinin etrafını sarmışlardı. Peygamber efendimiz, evlerinden çıktılar. Yâsîn-i şerîf sûresinin başından on âyet-i kerîmeyi okudular ve bir avuç toprak alıp kâfirlerin başına saçtılar. Resûlullah efendimiz sıhhat ve selâmetle aralarından geçip, Hz. Ebû Bekir'in evine ulaştı. Müşriklerden hiçbiri onu görememişti.Bir müddet sonra müşriklerin yanına biri gelip sordu:- Burada ne bekliyorsunuz?- Evden çıkmasını bekliyoruz.- Yemîn ederim ki, Muhammed aranızdan geçip gitti, başınıza da toprak saçtı.Müşrikler, ellerini başlarına götürdüler. Hakîkaten, başlarında toprak buldular. Derhal kapıya hücum edip içeri girdiler.Hz. Ali'yi, Resûl aleyhisselâmın yatağında görünce, Resûl-i ekremin nerede olduğunu sordular. Hz. Ali cevap verdi:- Bilmem! Beni, onun muhâfazasına me'mur mu ettiniz?Bunun üzerine Hz. Ali'yi tartakladılar. Kâ'be'nin yanında bir müddet hapsettikten sonra bıraktılar. Hz. Ali, Resûlullah efendimizin Kâ'be-i şerîfte devamlı bulundukları makâma oturdu. Resûl-i ekremde kimin nesi var ise, gelsin alsın! diye nidâ ettirdi. Herkes gelip, nişânını söyleyerek emânetini aldı. Böylece emânetler sâhiplerine teslim edildi.Mekke-i mükerremede kalan Eshâb-ı güzîn, Hz. Ali'nin kanadı altına sığındılar. Resûlullahın saâdethâneleri Mekke'de olduğu müddetçe, Hz. Ali de orada kaldı. Allahın arslanı Hz. Ali, Kureyş kâfirlerinin toplandıkları yere giderek dedi ki:- İnşâallahü teâlâ yarın Medîne-i münevvereye gidiyorum. Bir diyeceğiniz var mı? Ben burada iken söyleyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihâyet Ali'de hicret etti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsi başlarını eğip, hiçbir şey söylemediler. Sabah olunca, Hz. Ali, Resûl-i ekrem efendimizin eşyâlarını toplayıp, Resûlullah efendimizin Ehl-i Beyti ve kendi akrabâları ile berâber yola koyuldu. Resûlullah efendimize, şişmiş olan ayaklarından kanlar akar vaziyette, Kubâ'da yetişti.Gündüzleri saklanıp, geceleri yaya olarak yürüdüğü bu yolculuğun sonunda, Peygamberimizin huzûruna gidemiyecek bir hâle gelmişti. Resûl-i ekrem efendimiz bunu haber alınca, bizzat kendisi teşrif etmiş, Hz. Ali'yi görünce hâline acımış, Onu kucaklamış, mübârek elleriyle nârin, nâzik ayaklarını okşamış, kendisine âfiyeti için duâ buyurmuştu. Bunun üzerine; (İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allahü teâlânın rızâsı için nefsini fedâ eder) [Bekara 207] meâlindeki âyet-i celîlesi nâzil oldu.Peygamber efendimiz, bir gece eve vardıklarında buyurdu ki:- Yâ âişe! Hiç yemeğin var mıdır? Sözleri biter bitmez kapı çalındı. Kapı açıldığında, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Ali'nin gelmiş olduğunu gördüler. Peygamber efendimiz sordu: - Bu vakitte gelmenizin sebebi nedir?- Yâ Resûlallah! Üç gündür birşey yemedik. Çok acıktık. Mübârek yüzünüzü görerek açlığımızı unutmak için geldik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasan ile Hüseyin de açtır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali ayrıca dedi ki:- Yâ Resûlallah! Hz. Fâtıma ile Hasan ve Hüseyin de üç gündür açlar.Peygamber efendimiz buyurdu ki:- Üç gündür ben de birşey yemedim. Sonra Hz. Ali dedi ki:- Yâ Resûlallah! Dün yoldan geçerken Mu'âz bin Cebel'in avlusundaki hurma ağacında, hurmalar gördüm.Peygamber efendimiz:- Kalkınız, Mu'âz'ın evine gidelim. Bizi hurma ile misâfir etsin, buyurdu.Resûlullah efendimiz ve üç büyük Eshâbı, Hz. Mu'âz'ın kapısına vardılar. Hz. Ebû Bekir:- Yâ Mu'âz devlet kuşu başına kondu. Allahın Resûlü evine teşrif etti, diye seslendi.Fakat, evde bu sesi kimse duymadı. Yalnız Mu'âz hazretlerinin küçük kızı duymuştu. Annesine, Hz. Ebû Bekir'in kapıya geldiğini söyledi. Annesi inanmadı ve dedi ki:- Kızım, bu vakitte Hz. Ebû Bekir'in kapımızda işi ne?Tekrar yattılar. Sonra Hz. Ömer ve Hz. Ali seslendi. Kız çocuğu tekrar annesine gitti ise de annesini inandıramadı. Yine yatıp uyudular. Daha sonra Peygamber efendimiz, Yâ Mu'âz! diye seslenince, kızcağız, bu sefer, babasına gidip seslendi:- Babacığım, ne duruyorsun, başımıza devlet kuşu kondu. Allahü teâlânın Resûlü ve üç Eshâbı kapıya gelmişler, seni çağırıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hurmalar hiç eksilmedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mu'âz hazretleri hemen kapıya koştu. Misâfirlerini içeri aldı. Peygamber efendimiz buyurdu ki:- Yâ Mu'âz! Üç gündür ben ve Eshâbım hiç yemek yememişiz. Dün Ali yoldan geçerken sizin avludaki hurma ağacında hurmalar görmüş. Geldik ki bizi hurma ile misâfir edesin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Mu'âz çok üzülerek cevap verdi:- Yâ Resûlallah! Bugün hurmaları toplayıp bir kısmını yedik, geri kalanını da fakîrlere dağıttık. Hiç hurmamız kalmadı.Bunun üzerine Peygamber efendimiz, evde gördüğü büyük bir sepeti Hz. Ali'ye vererek buyurdu:- Yâ Ali, bu sepeti eline al! Hurma ağacının yanına var! Benden selâm söyle, Resûlullah senden hurma istiyor diye söyle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali emredildiği şekilde gidip, Resûlullahın selâmını söyleyince, ağaç hurma ile doldu. Sepeti doldurup getirdi. Herkes yediği hâlde hurmalardan hiç eksilme olmadı.Muhtaç olduğu hâlinden belli olan fakîr biri, Hz. Ali'nin huzûruna gelip oturdu. Hz. Ali kendisine sordu:- Benden bir isteğin mi var?Adam utancından, söz ile cevap veremeyip işâret ile muhtaç olduğunu bildirdi. Hz. Ali yanında bulunan, giyecek ve yiyecekleri verdi.Muhtaç kimse çok sevindi, sonra da çok güzel bir beyit okudu. Okuduğu beyitten hoşlanan Hz. Ali, çocukları için ayırdığı üç altını da verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değeri yaptığıyla ölçülür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakîr, sevincinden ne yapacağını şaşırdı. Hz. Ali, Peygamber efendimizden işittiği şu hadîs-i şerîfi ona nakletti:(Herkesin değeri, söylediği güzel sözlere, yaptığı iyi işlere göre ölçülür.) Harbin birinde, Hz. Ali'nin ayağına bir ok saplandı. Ok, kemiğe girdiği için çıkarılamadı. Sonra doktor çağırdılar. Doktor dedi ki:- Bu oku çıkartabilirim. Fakat, çok ağrı yaptığı için tahammül edilemez. Onun için bayıltmam lâzım.Hz. Ali şöyle cevap verdi:- Bayıltmana lüzûm yok. Biraz bekleyin, namaz vakti girince namaza duracağım. O zaman ayağımdaki oku çıkartırsınız.Dediği gibi yaptılar. Namaza durunca ayağını yarıp oku çıkardılar, hiçbir şeyi hissetmedi.İşte büyüklerimiz böyle namaz kılarlardı.Hz. Ali buyurdu ki:- Müslümanlar, âhırete inanıyor. Kitapsız kâfirler, inkâr ediyor. Tekrar dirilmek olmasaydı, inanmıyanlar birşey kazanmaz, müslümanlar da, zarar etmezdi.Fakat, kâfirlerin dediği olmayınca, sonsuz azâb çekeceklerdir.Peygamber aleyhisselâm, birgün kızı Hz. Fâtıma'nın evine teşrif etmişti. Hz. Ali'yi evde bulamayınca kızına sordu:- Amcamın oğlu nerededir?- Babacığım, aramızda küçük birşey olmuştu da, dışarı çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali nerededir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûl-i ekrem efendimiz, Hz. Ali'yi aramaya çıktı. Yolda rastladığı Hz. Sehl'e sordu:- Ali nerededir, gördün mü? Hz. Sehl arayıp, mescidde olduğunu haber verdi.Resûlullah Hz. Ali'nin yanına geldi. Hz. Ali, toprağın üzerine yatmış, hırkası omuzundan düşmüş, vücudu toz-toprak içinde kalmıştı.Resûl-i ekrem bir taraftan toprakları silkeliyor, bir taraftan da:- Kum, yâ Ebâ Türâb! Ya'ni kalk, ey toprağın babası, diyordu.Fahr-i kâinat efendimiz, Hz. Ali ile birlikte evlerine gittiler.. Hz. Ali kendisine, Ebû Türâb denilmesinden çok hoşlanırdı.Çünkü bu lakâb, ona, Allah Resûlünün verdiği ma'nevî bir taltif idi.Bir gün Hz. Ali'nin annesi Fâtıma hâtun, Ebû Tâlib'e sordu:- Oğlun nerede?- Ne yapacaksın onu?- âzâdlı kadın kölem, Ecyad'da, onu, Muhammed'le birlikte namaz kılarken gördüğünü, bana haber verdi.Sonra da Ebû Tâlib'e, Sen, oğlunun dînini değiştirmesini uygun görüyor musun?! diye çıkışınca, Ebû Tâlib şu cevâbı verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstünlük sırası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sus! Amcasının oğluna arka ve yardımcı olmak, elbet, herkesten çok, ona düşer! Eğer, nefsim, Abdülmuttalib'in dînini bırakmak husûsunda bana boyun eğmiş olsaydı, ben de, muhakkak, Muhammed'e tâbi olurdum! Çünkü, o, halîmdir, emîndir, tâhirdir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cevap üzerine, Fâtıma hâtun da, sustu.Osman-ı Zinnûreyn'den sonra üstünlük sırası Hz. Ali'dedir. Hilâfeti, ümmetin icmâ'ı ile sâbittir. Resûlullah, kızı Hz. Fâtıma'yı ona nikâh etmiştir. Daha önceleri de putlara saygı göstermediği için, kerremallahü vecheh lakâbı verilmiştir. Allahın, kerîm, şerefli, mübârek kıldığı yüz, ma'nâsındadır.Hz. Ali buyurdu ki:Ben, Resûlullah efendimizden işittim, şöyle buyurdu:(Akıllı insana yaraşan; geçim husûslarının, âhıreti ilgilendiren hâllerin ve aîlevî mes'elelerin dışında, konuşmamaktır. Aklı başında olana yaraşan, hâline bakmak, dilini ve karnını faydasız şeylerden ve harâmdan korumaktır.) Hz. Ali bir kalabalığı eğlence içinde görüp, böyle eğlenip neş'elenmelerinin sebebini sorduğunda, onlar dediler ki:- Bugün bayramımızdır.Bunun üzerine Hazret-i Ali de buyurdu ki:- Günâh işlemediğimiz günler de bizim bayramımızdır.Hz. Ali buyurdu ki:- Amellerin en fazîletlisi, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmek ve günâh işliyeni sevmemektir. Kim ki iyiliği emrederse, mü'minin sırtını muhkemleştirmiş, sağlamlaştırmış olur. Kim de kötülüğü men eder ve ondan vazgeçirirse, münâfığın burnunu yere sürtmüş olur.Hz. Ali Hendek savaşında, bir düşman askerini altedip, yere yatırdı. Kılıcını çekti. Tam vuracağı zaman, düşman askeri Hz. Ali'nin yüzüne tükürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niçin öldürmedin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali kılıcını kınına koydu. Onunla savaşmaktan vazgeçti. Ölümünü bekleyen kimse, bu işten bir şey anlamadı. Hayretle kendisine sordu:- Kılıcını çekmiştin. Beni öldürmene hiçbir engel yokken neden vazgeçtin? Öfken birden yatıştı.Hz. Ali şöyle cevap verdi:- Ben kılıcımı Allah için vuruyordum. Ben Allahın arslanıyım. Nefsin esîri değilim. Sen, benim şahsıma karşı yaptığın hareketten sonra seni öldürseydim, nefsim için öldürmüş olabilirdim. Hâlbuki her yaptığımı Allah için yapmam lâzımdır.Hz. Ali, hayvanlarını kuyudan su çekerek sulayan bir bedevî ile anlaştı. Kuyudan çekeceği her kova su için, bedevîden bir avuç hurma alacaktı. Hz. Ali su çekmeye başladı. Son kovayı çekerken, kovanın ipi kopup, kova, derin kuyunun içine düştü.Bedevî, kızgınlıkla Hz. Ali'nin mübârek yüzüne bir tokat vurup ücreti olan hurmayı da verdi. Hz. Ali kovayı kuyudan çıkardı. Bedevîye verip oradan uzaklaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun dîni haktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedevî, Hz. Ali'nin, derin kuyudan kovayı çıkarmasına hayret edip, kendi kendine, Eğer onun dîni hak olmasaydı, bu derin kuyudan kovayı çıkaramazdı. Küstahlık yapan el bana lâzım değil diyerek elini kesip Hz. Ali'nin evine gitti.Hz. Ali kapıyı açıp Bedevîyi görünce, içeride bulunan Resûlullaha haber verdi. Peygamber efendimiz, Bedevîye, niçin böyle hatâ ettiğini sordu. Bedevî, ağlayarak yaptığı küstahlıktan özür dileyip îmâna geldi. Resûlullah, kesik eli yerine koyup duâ buyurdu. Hak teâlânın izni ile eli sapasağlam oldu.Hz. Ali, şehîd edileceği gün sabah namazına giderken yolda şu beyiti okuyordu:Ölüme hazır ol ki, ölüm elbet gecikmez,Ölüm gelince artık feryâd fayda vermez.Ramazan-ı şerîfin 17. Cum'a günü sabah namazına giderken, İbni Mülcem tarafından kılıçla alnına vurularak şehîd edildi. Kûfe'de, ya'nî Necef denilen yerde medfûndur. Diğer üç halîfe gibi Cennetle müjdelenenlerdendir.Hz. Ali'nin kızı ve aynı zamanda Hz. Ömer'in hanımı olan Ümmü Gülsüm, hâdiseyi duyunca dedi ki:- Babam da, kocam Ömer gibi sabah namazında suikaste uğradı.Hz. Ali, vefât etmek üzere iken buyurdu ki:- Yemînle söylüyorum ki, umduğuma kavuştum.Sonra Kelime-i şehâdet getirerek vefât etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altı nasîhat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamber efendimiz Hz. Ali'ye buyurdu ki:- Yâ Ali! Altıyüz bin koyun mu istersin, yahut altıyüz bin altın mı veya altıyüz bin nasîhat mı istersin? - Altıyüz bin nasîhat isterim.Peygamber aleyhisselâm buyurdu ki:- Şu altı nasîhata uyarsan, altıyüz bin nasîhata uymuş olursun.1. Herkes nâfilelerle meşgul olurken, sen farzları îfa et. Ya'nî farzlardaki rükünleri, vacibleri, sünnetleri, müstehabları îfa et!2. Herkes dünya ile meşgul olurken, sen Allahü teâlâyı hatırla! Ya'nî din ile meşgul ol, dîne uygun yaşa, dîne uygun kazan, dîne uygun harca!3. Herkes birbirinin ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarını ara! Kendi ayıplarınla meşgul ol!4. Herkes, dünyayı imar ederken, sen dînini imar et, zînetlendir!5. Herkes halka yaklaşmak için vâsıta ararken, halkın rızâsını gözetirken, sen Hakkın rızâsını gözet! Hakka yaklaştırıcı sebep ve vâsıtaları ara!6. Herkes çok amel işlerken, sen amelinin çok olmasına değil, ihlâslı olmasına dikkat et!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali, Hendek savaşında müşriklerin en azılıları ile savaştı. Savaşın iyice şiddetlendiği 22. gün, Amr bin Abdûd adlı müşriklerin en azılılarından biri, Hendek kenarlarına gelip meydana er istedi. Müslümanlardan kimse Amr'ın da'vetine cevap vermedi. Çünkü Resûlullahtan emir bekliyorlardı. Amr'ın meydan okuması yedi kere devam etti.Yedincide Resûlullah efendimiz, Hz. Ali'yi çağırıp huzûruna oturttu ve buyurdu ki:- Yâ Ali! Benim atıma bin, kılıcımı al, Amr bin Abdûd'un önüne yiğitçe, cesâretle var! Onun heybetinden, uzun boyundan endîşe etme! Ben, Hak teâlâdan sana yardım etmesi için, senin elinle Müslümanların, bunun şerrinden kurtulmaları için duâ ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avını gözetliyen arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali kılıcını kuşandı. Atına bindi. Avını gözetliyerek giden bir arslan gibi, Amr'ın önüne varıp dedi ki:- Yâ Amr! Duydum ki sen Kâ'be'nin karşısında ahdetmişsin ki, Kureyşten bir kişi senden iki şey istese, birini yaparmışsın.- Evet öyle söz verdim.- Biliyorsun ben Kureyş'tenim. Senden iki şey isteyeceğim. Hiç olmazsa birini kabûl et! Birinci isteğim, Allahın birliğini ve Muhammed aleyhisselâmın O'nun Resûlü olduğunu kabûl ve tasdîk etmendir.- Bunu kabûl etmiyorum, başka ne istiyorsun?- İkinci isteğim, bu iki kuvveti hâllerine bırakıp, Mekke-i mükerreme'ye gitmendir.- Bunu kabûl ettim, yalnız Ebû Bekir, Ömer ve Osman'ın başlarını keserim.- Ey ahmak! Benim başımı kesmeden onların başını nasıl kesersin?- Yâ Ali! Sen henüz gençsin, dünyanın tadını almamışsın, ben senin başını kesmek istemem.- Ben Allahü teâlânın yardımı ve Resûlünün duâsı ile senin başını kesmek isterim.Hz. Ali'nin bu sözü üzerine Amr, atından inip Hz. Ali'ye doğru yürüdü. Hz. Ali de atından indi. Birbirlerine hamle ettiler. Hz. Ali bir fırsatını bulup, Amr'ın uyluğunu, bir kılıç darbesiyle kopardı. Artık işi bitti, diyerek geriye dönmüş gelirken, Amr, kendi kopmuş bacağını Hz. Ali'ye fırlattı. Hz. Ali de hemen geri dönüp Amr'ı öldürdü.Resûlullah efendimiz tekbîr getirip buyurdu ki:- Ali'nin Amr bin Abdûd ile bir kere karşılaşması, ümmetimin kıyâmete kadar olan ibâdetinden hayırlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya aldatır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali'nin hikmetli sözleri çoktur. Bunlardan ba'zıları şunlardır:Affetmek fazîlettir. Kararlı olmak metâ'dır, sahip olunan maldır. Kararsız olmak ise zâyi olmaktır. Yalancılık hıyânettir. İnsâf rahatlık, şer küstahlıktır. Güleryüzlülük ihsândandır. Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler. Kanâat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Hased yıpratır, nefret çökertir.Akıllı kimse, günâhlarını tevbe ile örtendir. Cömert, kötülük yapana iyilikle karşılık verendir.âlim; sözü, işine uygun olandır. âlim ilme doymaz.Hz. Ali, Hayber kalesinin fethinde, kalenin kapısını koparıp, kalkan olarak kullanmıştır. Bu savaşta Hz. Ali'nin gözleri ağrıyordu. Resûlullah efendimiz onu çağırtarak gözlerine üfledi ve şifa bulması için Allahü teâlâya duâ etti. Hz. Ali'nin gözlerinde bir ağrı sızı kalmadı.Bu savaşta, yahudilerin meşhur pehlivanı Merhab:-Hayber halkı iyi bilir ki: ben, gelip çatan harplerin tutuştuğu, kızıştığı zamanlarda, tepeden tırnağa kadar silâhlanmış, cesaret ve kahramanlığı denenmiş Merhab'ımdır. Ben, kükreyerek geldikleri zaman aslanları bile kâh mızrakla, kâh kılıçla vurup yere sermişimdir, diyerek Müslümanlardan er diledi. Bunun üzerine Hz. Ali:-Ben oyum ki: anam bana Haydar, Arslan adını takmıştır! Ben, ormanların heybetli görünüşlü arslanı gibiyimdir. Sizi, geniş ölçüde ve çarçabuk tepeleyici bir er kişiyimdir, diye şiir söyleyerek Merhab'ın karşısına dikildi.Bu şiir Merhab'a o gece gördüğü rüyâyı hatırlattı. Rüyâsında kendisini bir arslanın parçaladığını görmüştü. Hz. Ali, Merhab'la karşı karşıya geldiğinde, Merhab'ın tepesine öyle bir kılıç indirdi ki, kılıç, Merhab'ın siperlendiği kalkanını ve demirden miğferini kesti. Başını, ikiye ayırdı. Merhab'ın başına inen kılıncın çıkardığı ses o kadar fazla idi ki, Hayber karargâhında bulunan Ümm-i Seleme:-Merhab'ın dişlerine kadar inen kılıcın sesini ben de işittim, demiştir.Hz. Ali, o gün yahudilerin en namlı kişilerinden sekizini öldürmüştür.Hayber gazâsından dönen Hz. Ali'ye Peygamber efendimiz:-Yâ Ali, eğer halk, îsâ'ya söylediklerini söylemiyecek olsalardı, senin hakkında çok sözler söylerdim. O zaman herkes, bereketlenmek için, ayağının tozunu alır, abdest suyunu şifâ için hastalarına verirlerdi. Seni şehid ederler. âhırette havzımın üzerinde halîfemsin. Cennete en önce sen girersin. Seni sevenler nurdan minberler üzerinde olur, buyurunca, Hz. Ali şükür secdesi yaptı.Hz. Ali bir müfreze gönderdiği vakit başına tâyin ettiği kimseye şöyle derdi:-Sana Allahtan korkmanı tavsiye ederim. O, hem dünyaya, hem de âhirete mâliktir. Vazîfene sarıl. Seni Allaha yaklaştıracak olana yapış. Çünkü dünyada yapıp da bıraktıklarını, yarın karşında hazır bulacaksın.Sakif'ten bir zat anlatır:Hz. Ali, beni vâli tâyin etti ve şehrin halkının yanında bana şöyle dedi:-Vergiyi tam olarak al! Bu işte sakın sende bir zaaf görmesinler.Daha sonra bana şöyle dedi:-O sözü onların yanında söylememin sebebi, onlar hîlekâr bir kavimdir. Onlara âit bir elbiseyi, yedikleri bir şeyi, taşıt olarak kullandıkları bir hayvanı alıp satma. Para yüzünden onları kırbaçlama ve ayakta da bekletme. Vergi olarak aldıklarından, onlara bir mal satma! Eğer bu sözlere muhâlefet edersen Allah benim yerime seni yakalar. Emre muhâlif bir hareketini duyarsam seni azlederim.Hz. Ali, İslamiyeti kabul ettikten sonra, bütün Mekke devrini teşkil eden on üç sene Peygamber efendimizin yanında, O'nun huzur ve hizmetlerinde bulundu. Peygamber efendimizin sevgi ve iltifatlarına kavuştu. Mekkeli müşriklerin bütün eza ve cefalarına katlanarak Peygamber efendimizin en yakın yardımcılarından oldu.Mescid-i Nebevi'nin inşaatında çok gayret gösterdi. Bedr, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazalarda bulundu ve fevkalade gayret ve kahramanlık gösterdi. Yalnız Uhud Gazasında on altı yerinden yara aldı. Pekçok gazada Resulallah sallallahü aleyhi ve sellem sancağı Hz. Ali'ye teslim etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vâhiy kâtipliği yaptı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali, Hudeybiye Antlaşmasında sulh şartlarının yazılmasında vazife aldı. Hayber Gazasında bulunup, büyük kahramanlıklar gösterdi. Bu savaşta, ağır bir demir kapıyı kalkan olarak kullanmıştır. Huneyn Gazasında da büyük kahramanlıklar gösteren Hz. Ali, Tebük Gazasında, Resulullah efendimiz tarafından vazifeli olarak Medine'de bırakıldığı için bulunamadı. Daha sonra Yemen Muharebesinde ordu kumandanı olarak vazifelendirildi. Mekke-i mükerreme feth edilince, Kabe'deki putları imha vazifesi ona verildi.Peygamber efendimiz vefat edince, o yıkayıp kefenledi. Bu son mübarek vazife, ona ve Hz. Abbas, Üsame bin Zeyd, Fadl ve Kusem'e nasib oldu. Definden sonra halife seçilen Ebu Bekr'e biat edip onun devlet işlerini yürütmede istişare ettiği zatlardan oldu ve kadılık (hakimlik) görevlerinde bulundu. Hz. Ömer'in halifeliğine de biat edip, halifenin danışmanı ve hakimliğini yaptı. Hz. Osman'ın da halifeliğine biat edip, hilafet işlerinde onun vezirliğini yaptı.Hz. Osman'ın şehit edilmesinden sonra 656 Zilhicce ayında halife oldu. Hz. Osman'ı şehit edenlerin cezalandırılmaları hususunda çıkan ictihad ayrılıklarından dolayı karşı karşıya gelen iki ordu arasında tam anlaşma olmuştu ki, Abdullah bin Sebe' ismindeki Yahudi, gece karanlığında grubu ile birlikte Basralıların üzerine saldırdı. Gece karanlığında kimse ne olduğunu anlayamadı. Üç gün savaş devam etti. Cemel (Deve) Vak'ası olarak bilinen bu hadisede Aişe-i Sıddika esir alınınca, Hz. Ali hürmet ve ikram edip kendi askerleri arasında bulunan kardeşi Muhammed bin Ebu Bekr ile Medine'ye gönderdi. Bir sene sonra Sıffin denilen yerde Hz. Muaviye'nin ordusu ile yüz günde doksan meydan muharebesi yaptı. Askerlerinden yirmi beş bin, karşı taraftan kırk beş bin kişi şehid oldu. Karşı taraftan gelen sulh teklifi ile antlaşma olunca, ordusundan yedi bin kişi ayrıldı. Bunlara harici denildi.660 senesinde Ramazan-ı şerif ayının on yedinci Cuma günü sabah namazına giderken İbn-i Mülcem adlı bir harici tarafından başına kılıçla vurularak şehit edildi. Kabirleri Necef denilen yerdedir.Halifeliği devrinde zuhur eden fesatçılarla mücadele ettiğinden, sükun ve huzur bulamamıştır. Hükumet idaresinde Hz. Ömer'in yolunu tutmuştur. Her işin emniyet ve istikamet dairesinde yapılmasına çalışır, halka şefkat gösterirdi. Her tarafta askeri birer merkez vücude getirmişti.Hakkında bir kaç ayet-i kerime nazil olup, pek çok hadis-i şerifle medhedildi. Ehl-i sünnetin gözbebeği, evliyanın reisi, kerametler hazinesidir. Adalet, ilim, cömertlik, merhamet ve diğer yüksek faziletleri kendisinde toplamıştır. Peygamber efendimiz Hz. Ali'ye cömertlerin sultanı manasına Sultan-ül-eshiya buyurmuşlardır.Buğday benizli, orta boylu, uzun gerdanlı, güler yüzlü, iri siyah gözlü, geniş göğüslü, iri yapılı ve sık sakallı görünüşe sahib olan Hz. Ali, ilim ve amel bakımından en yüksek derecede idi. Allah korkusundan devamlı ağlardı. Namaza durunca, alem alt-üst olsa, haberi olmazdı.Hz. Ali'nin Hz. Fatıma'dan Hasan, Hüseyin ve Muhsin adında 3 erkek, Zeyneb ve Ümmü Gülsüm adında iki kızı olmuştur. Hz. Fatıma'dan sonra evlendiği hanımlarından 15 erkek, 16 kız çocuğu olmuştur.Hz. Ali, fevkalade beliğ ve fasih konuşurdu. Peygamber efendimizden sonra, onun derecesinde beliğ hutbe okuyacak bir başkası yok idi. Arap lisanının ilk kaidelerini koyan odur. Bu sebeple Kur'an-ı kerimin lisanına herkesten çok aşina idi. Devamlı Peygamber efendimizin yanında bulunması ve onun feyizli nurlarına ilk kavuşanlardan olması sebebiyle Kur'an'ın hükümlerini en iyi bilen o idi. Tefsire dair birçok rivayetler bildirmiştir. Bilhassa ayetlerin iniş sebepleri konusunda birçok rivayetleri vardı. Bu konuda buyuruyor ki:-Sorunuz, bana ne sorarsanız, size cevabını veririm. Allahın kitabını bana sorunuz. Vallahi bir ayet yoktur ki, ben onun gecede mi, gündüzde mi, kırda mı, dağda mı nazil olduğunu bilmiyeyim. Bu sebeplerden dolayı, hakkında birçok rivayet olup, anlaşılması güç meselelerde, onun rivayeti tercih edilmiştir. Hacc-ı Ekber'in kurban bayramı olduğuna dair olan rivayeti gibi.Hz. Ali, Ehl-i beytten olması sebebiyle, Peygamber efendimizin sünnetine herkesten daha fazla vakıftı. Bu hususta herkesin müracaat kapısıydı. Bizzat Resulullah efendimizden duyarak yazdığı bir hadis sahifesi vardı. Bu sahife, Sahifetü Ali bin Ebi Talib adıyla 1986'da yayınlanmıştır. Kendisinden 586 hadis-i şerif bildirilmiştir. Bunlardan 20 tanesi hem Buhari'de, hem de Müslim'de bulunur. Bundan başka 9 hadis-i şerif Buhari'de, 15 hadis Müslim'de, tamamı da Ahmed bin Hanbel'in Müsned adlı kitabında vardır.Hz. Ali, Eshab-ı kiramın en büyük fıkıh alimlerindendi. Halledilemeyen mevzular ona havale edilirdi. Hatta Hz. Ömer buyurur ki:-Şayet Hz. Ali olmasaydı, Ömer helak olurdu.Fıkha dair bildirdiği hükümler, Mevsûatü Fıkhı Ali bin Ebi Talib adıyla yayınlanmıştır.Hz. Ali'nin hikmetli sözleri birçok kitaplarda toplanmıştır. Bunlardan Emsalü İmam Ali, Gurer-ül-Hikem ve Dürer-ül-Kilem adlı eserler basılmıştır. Bu kitaplardaki sözlerinde Hz. Ali buyuruyor ki:Affetmek fazîlettir. Kararlı olmak metâ'dır, sahip olunan maldır. Kararsız olmak ise zâyi olmaktır. Doğruluk emânet, yalancılık hıyânettir. İnsâf rahatlık, şer küstahlıktır. Emânete hıyânet etmemek, îmândandır, güler yüzlülük ihsândandır. Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler. Kanâat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaltır. Hased yıpratır, nefret çökertir.Akıllı kimse, günâhlarını tövbe ile örtendir. Cömert, kötülük yapana iyilikle karşılık verendir.İlim; güzel bir mîrâs, genel bir ni'mettir. İnsaf, ihtilâfı giderir, ülfeti getirir.Adâlet; îmânın başıdır, ihsânın birleştiği noktadır ve îmânın en yüksek mertebesidir.âlim; sözü, işine uygun olandır. âlim ilme doymaz.Hikmet; akıllıların bahçesi, ermişlerin mesîresidir, gezinti yeridir.Akıllı; şehvetten uzaklaşan, âhıreti dünya ile değişmeyendir. Akıllı, yalnız ihtiyâcı kadar ve delille konuşur, sâdece âhıretinin ıslâhı için çalışır. Akıllı, günâhlardan sakınır, ayıplardan uzak durur. Cömertlik günâhları siler, kalblere sevgi eker.Câhil; dayakla uslanmaz, nasîhatlerden payını almaz.İlim; insanı akla götürür, kim ilim öğrenirse akıllanır. İlim; rûhu ihyâ eder, diriltir. Aklı aydınlatır, cehâleti öldürür.Zulüm; ayakların kaymasına, ni'metin yok olmasına, milletlerin helâkine sebep olur.Gerçek mü'minin sevgisi, kızması, birşeyi alması, yapması ve terki, hep Allah için olur.Kâmil mü'min gizli şükür eder, belâya karşı sabır eder, ümîd hâlinde iken bile korkar.Akıllı kimse, ibâdetle, nefsin arzusuna karşı gelendir. Câhil kimse, günâh işleyerek nefsin arzusuna uyandır.Allaha kavuşmak, kötü insanlardan uzak durmakla olur.İhtiraslı kimse, bütünüyle dünyaya mâlik olsa bile yine fakîrdir.Doğruluk, İslâmın direği, îmânın desteğidir.Allahın azâbından korkmak, müttekîlerin, takvâ sahiplerinin nişânıdır.Dînin esâsı, emâneti yerine vermek, sözünde durmaktır.Hased eden dâimâ hastadır, cimri insan, dâimâ fakîrdir.Başa kakan, nefret ateşini körükler.Kanâatkâr olmak, boyun eğme zilletinden daha hayırlıdır.Olgunluk üç şeyde gereklidir: Musîbetlere sabır, isteklerde aşırıya kaçmamak ve istiyene vermektir.Yumuşaklık, durulmayı çabuk sağlar ve zor olan şeyleri kolaylaştırır.âlim, câhili hemen tanır, çünkü daha önce o da câhildi. Câhil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi.Akıl ve ilim, birbirinden ayrılmayan ve zıt olmayan iki kardeş gibidir.îmân ve hayâ, birbirinden kopmayan bir bütündür.îmân ve ilim, ikiz kardeş ve birbirinden ayrılmayan arkadaş gibidir.Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir. Her kim ki öfkesine hâkim olursa, onu söndürür ve her kim onu salıverirse, ilk yanan kendisi olur.Ahmaklık, dermânı bulunmayan bir dert, şifâsı olmayan bir hastalıktır.Allah için kardeş olanların sevgisi, sebebi dâim olduğu için devam eder. Dünya için kardeş olanların sevgisi, sebebi devam etmediği için, kısa sürer, bir an gelir son bulur.Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikir eder, baktığı vakit de ibret alır.Kendisi amel etmeksizin Allah yoluna çağıran kişi, oksuz yaya benzer.Sükût, sana vakar kazandırır ve seni özür dileme zahmetinden kurtarır.İhtiras, gâfillerin kalbinde şeytanların sultânıdır.Hasedcilerin en ehveni, hased ettiği kişinin elindeki ni'metlerin yok olmasını ister.İlim, insanı Allahın emrettiği şeylere götürür, zühd ise o şeylere erişilmesini kolaylaştırır.Korkaklık, ihtiras ve cimrilik, Allaha karşı kötü zannın bir araya getirdiği kötü arkadaşlardır.Mal, harcandığı kadar sâhibine ikrâmda bulunur. Kişinin yaptığı cimrilik kadar ona ihânet eder.Fakîh öyle biridir ki, insanları Allahın rahmetinden ümitsizliğe düşürmez ve onları Allahın rahmetinden yüz çevirtmez.Mal ve çocuklar, dünya hayâtının zînetidirler. Sâlih amel de, dünyadan âhırete götürülen mahsûldür.Allah için seven bir kardeş, en yakından daha yakın, anne ve babalardan daha merhametlidir.Amel eden câhil kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir. Bu yürüyüşü ona, ihtiyâcından uzaklaşmaktan başka birşey kazandırmaz.İnsan, sözü ile tartılır veya işi ile değerlendirilir. Seni zînet yönünden ağır getirecek şeyi söyle ve kıymetini artıracak şeyi yap.Yalancı, sözünde suçludur, isterse delîli kuvvetli ve ağzı lâf yapan biri olsun.İstişâre, danışma sana rahatlık, başkasına yorgunluktur.Dünya mü'minin hapishânesi, ölüm hediyesi, Cennet de varacağı yerdir.Dünya kâfirin Cenneti, ölüm korkulu rü'yâsı, Cehennem de varacağı son duraktır.Allaha tâatle uğraşmak en kârlı iş, doğru konuşan dil ise, en güzelidir.Gaddarlık, herkes için kötü bir şeydir. Şan, şeref sâhibi ve büyük zâtlar için daha çirkindir.Takvâ, dîni ıslâh, nefsi muhâfaza eder ve mürüvveti süsler.Akıllı; alçak dünyadan el çeken, Cennet-i a'lâya göz dikendir.Sabır en güzel huy, ilim en şerefli süs eşyasıdır.Kalblerin gafletine, gözlerin uyanık olması fayda vermez.Sıkıntıya düşmeden önce emniyet tedbirini alan kimse, ayağını sağlam yere basmış olur.Sabır, insanın başına gelene katlanması demektir. Onu kızdırana karşı da kendisine hâkim olmaktır.Korku kaderi değiştirmez, yalnız sevâbın yok olmasına sebep olur.İhtiras, rızkı artırmaz.Kârlı olan, dünyayı âhıretle değiştirendir.Cimri, dünyada kendi nefsine cömert davranmaz, bütün malını mîrâsçılara vermeye râzı olur.Mal, sâhibini dünyada yükseltir, âhırette alçaltır.Hased, bir dert ve hastalık olup, hased eden veya olunan helâk olmadıkça çâresi bulunmaz.Günâhlar birer dert olup, devâsı istigfârdır.Sabır iki kısımdır: Sevmediğin şeye sabretmek ve sevdiğin şeye sabretmek.Sabır, en güzel îmân kisvesi ve insanların en şerefli ahlâkıdır.Şek ,şüphe, yakîni bozar, îmânı yok eder.Mürüvvet; insanın, kendisini lekeleyecek şeylerden kaçınması ve güzellik kazandıracak şeylere yaklaşmasıdır.Cömertlik ve cesâret, şerefli maksatlar olup, Allahü teâlâ bunları sevdiği ve denediği kişilere ihsân eder.Sıkıntıya karşı sabır etmek, bolluk ânındaki âfiyetten daha efdaldir.Akıllı, iyiliklerini canlandıran, kötülüklerini öldürendir.Tûl-i emel, fazla yaşama arzusu, serâb gibidir, bunu gören su sanıp aldanır.İyiliği tamamlamak, yeniden başlamaktan daha hayırlıdır.Kendi nefsinden râzı olan, aldanmıştır. Ona güvenen, mağrûr ve yolunu şaşırmıştır.Gerçek dost, ayıbını görüp nasîhat eden, gıyâbında seni koruyan ve seni kendisine tercîh edendir.Ahmaklık; herşeyi fuzûliymiş gibi hiçe saymak ve câhil insanlarla arkadaşlık kurmaktır.Allah için dost olan, kişiye doğru yolu gösteren, fesattan uzaklaştıran ve ibâdetlerinde yardımcı olandır.İlim, maldan daha hayırlıdır. İlim seni, sen de malı korursun.Fazîlet; çok mal ve büyük işlerle değil, güzel kemâliyet ve hayırlı işlerle olur.İslâmiyet, teslimiyettir. Teslimiyet, yakîndir. Yakîn, tasdîktir. Tasdîk, ikrârdır. İkrâr, edâdır, yerine getirmektir. Edâ ise ameldir.Fazîlet, en iyi maldır. Cömertlik, en güzel mücevherdir. Akıl, en güzel zînettir. İlim, en şerefli meziyettir.Adâlet, halkın dirliği ve düzeni, idârecilerin süsü ve güzelliğidir.Akıllı kimse; dilini kötü söz ve gıybetten koruyan, mü'min; kalbini şek ve şüpheden temizleyendir.İyilikle emretmek, insanların en fazîletli amelleridir.İffet; nefsin koruyucusu ve kinlerden paklayıcıdır.Sabır iki kısımdır; belâya sabır iyi ve güzeldir. Bundan daha güzeli, harâmlara karşı sabırdır.Harâmlardan çekinmek, akıllıların şânı, şereflilerin tabiatındandır.Allah korkusundan dolayı göz yaşı dökmek, kalbi nûrlandırır. Tekrar günâh işlemekten insanı korur.Yaptığı günâh bir işle öğünmek, o günâhı yapmaktan daha kötüdür.ârifin, yüzü nûr ve tebessüm, kalbi korku ve hüzün doludur.Dünya; güzel, aldatıcı ve geçici bir serâb, çabuk yıkılan bir dayanaktır.Sevgi, kalblerin birbirine yakınlaşması ve rûhların ünsiyetidir.Yumuşaklık, öfke ateşini söndürür. Hiddet ise öfke ateşini körükler.Mü'min, baktığında ibret alır. Bir şey verilirse, şükür eder. Musîbet ve belâya uğrayacak olursa, sabır eder. Konuşacak olursa, Allahü teâlâyı hatırlatır.Akıl, mü'minin dostu; ilim, vezîri, sabır, askerlerinin komutanı ve amel ise silâhıdır.îmân ile amel, ikiz kardeş olup, birbirinden ayrılmazlar.Hased edenin sevgisi sözlerinde görülür. Kinini işlerinde gizler. Adı dost, fiili düşmancadır.Yumuşak başlı olanlar; en sabırlı, derhal affedici ve en güzel huylu olan kimselerdir.Allahü teâlâdan hayâ etmek, insanı Cehennem azâbından korur.Gaflet, insana gurûr getirir, helâke yaklaştırır.Mü'min, dünyaya ibret gözü ile bakar. İhtiyâcı için karnını doyurur. Dünyadan konuşulduğu vakit, nefret ve tenkid kulağı ile dinler.Fazîlet, gücü yettiğinde affetmektir.Hayâ ve cömertlik, ahlâkların en efdalidir.Kötü insan, hiç kimseye iyi zan beslemez. Çünkü o, herkesi kendisi gibi görür.Kâmil olan kimse, aklı, arzu ve isteklerine galip gelendir.Söz ilâç gibidir. Azı faydalı, çoğu zararlıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4204764397796329382?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4204764397796329382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4204764397796329382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/hzali-ebi-talib-mytechsis-otomobil-dll.html' title='Hz.ALi Ebi TaLib - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6563428759910655637</id><published>2008-11-13T03:35:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:36:23.719-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Hz. Osman - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Osman, Müslüman olmadan önce ticâretle uğraşırdı. Zengin bir tüccârdı. Cemiyette, sevilen, sayılan bir kimseydi. İ'tibârı yüksek idi. Hz. Ebû Bekir'in de arkadaşı, yakın dostu idi. Önemli işlerinde ona danışır, onun fikrini alırdı. Câhiliye devrinin pisliklerine bulaşmadı. Peygamber kızı olsa gerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman olmasını şöyle anlatır:Benim firâset sahibi olan bir teyzem vardı. Hastalandığında ziyâretine gitmiştim. Bana dedi ki:- Yâ Osman! Sen öyle biri ile evleneceksin ki, ne o senden önce bir erkek görmüş olacak, ne de sen ondan önce bir kadın görmüş olacaksın. Bu kız çok güzel olup, sâliha biridir. Ayrıca bu kız, Peygamber kızı olsa gerek.Ben teyzemin bu sözüne çok hayret ettim. Çünkü, peygamber olarak bildiğim kimse yoktu. Hiç ortada böyle bir şey yok iken, teyzem bunları nereden çıkartmıştı. Şunu da biliyordum ki, teyzem pek çok lâf etmezdi. Benim hayretler içinde kendisine baktığımı görünce konuşmasına şöyle devam etti:- Merak etme, O kimseye cenâb-ı Haktan vahiy gelmeye başladı. Sen O'nu bulmakta güçlük çekmiyeceksin!- Ey teyzem, hep sır olan şeyler söylüyorsun. Beni meraklandırıyorsun. Sözlerini biraz açarak beni meraktan kurtar.- Muhammed bin Abdullah'a peygamberliği bildirildi. Artık halkı hak dîne da'vete başladı. Çok zaman geçmez ki, sen O'nun dînine girer kurtulursun. O'nun dîni, bütün âlemi aydınlatacaktır.Bu mes'ele benim zihnimi çok meşgûl etmeye başladı. Her önemli mes'elede fikrini aldığım, Hz. Ebû Bekir'e koştum. Teyzemin söylediklerini kendisine aynen bildirdim. Bana dedi ki:- Teyzen doğru söylemiş. Yâ Osman, sen akıllı adamsın. Hiç görmiyen, işitmiyen, fayda veya zarar veremiyen şeye nasıl tapınılır? O nasıl ilâh olarak kabûl edilir?- Yâ Ebâ Bekir, doğru söylüyorsun. Ben de bu mantıksızlığın farkındayım. Fakat çâre bulamamıştım.- Merak etme, artık bize hak yolu gösteren zât geldi. Ben kendisinin peygamber olduğuna inandım, îmân ettim. Gel seni de huzûruna götüreyim, sen de îmân et!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cennete da'vet eder&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beraberce Resûlullahın huzûruna vardık. Bana buyurdu ki:- Yâ Osman, Hak teâlâ seni Cennete misâfirliğe da'vet eder. Sen de bu da'veti kabûl et! Ben bütün insanlara hidâyet rehberi olarak gönderildim.Resûlullahın, güleryüzle gâyet samîmî bir şekilde yaptığı bu da'vet üzerine, hemen büyük bir şevkle kelime-i şehâdet getirip, Müslüman oldum.Daha sonra Resûlullaha, Şam'a gittiğimde gördüğüm rü'yâyı anlattım. Rü'yâmda, Ey insanlar, uyanın! Ahmed Mekke'de zuhûr etti diye nidâ işitmiştim. Sonra da Mekke'ye gelince de, teyzem bana Resûlullah efendimizden haber vermişti.Hz. Osman, çok cömert idi. İyilik yapmayı, muhtaç kimselerin ihtiyaçlarını görmeyi çok severdi. Güzel hâllerinden dolayı, Resûlullah efendimiz kendisini çok severdi.Peygamber efendimiz, Eshâbının ileri gelenlerinden çoğunun bulunduğu bir toplantıda, sohbet buyururken: - Herkes dostunun yanına varsın, buyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen benim sevdiğimsin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes sevdiği arkadaşının yanına gitti. Peygamber efendimiz de, Hz. Osman'ı yanına alıp buyurdu ki:- Sen, dünyada ve âhırette benim sevdiğimsin.Hz. âişe anlatır:Resûlullah efendimiz, bir gün istirahat ediyordu. Bu sırada Hz. Ebû Bekir içeri girmek için izin istedi.İzin verilip içeri girdi. Resûlullah hiç hâlini değiştirmedi. Sonra, Hz. Ömer izin alıp içeri girdi. Yine hâlini değiştirmedi. Uzanmış vaziyette iken onlarla sohbet ettiler.Daha sonra, Hz. Osman kapıya gelip içeri girmek için izin istedi. Peygamber efendimiz oturdular. Hz. Osman'ı bu şekilde kabûl ettiler.Hepsi gittikten sonra sordum:- Babam Ebû Bekir ve Hz. Ömer içeri girdiklerinde hiç hâlinizi bozmadınız. Fakat Hz. Osman içeri girince, oturdunuz. Bunun sebebi nedir?- Meleklerin hayâ ettikleri bir kimseden ben nasıl hayâ etmem. İbni Mes'ûd hazretleri anlatır:Bir gün gazâda, Resûlullah ile beraberdim. Yiyecek bitti, asker sıkıntı içerisindeydi. Resûl-i ekrem bu hâle vâkıf olunca buyurdu ki:- Allahü teâlâ size, güneş batmadan rızık gönderecektir.Hz. Osman bu sözü işitince, Resûl-i ekremin her sözü muhakkak doğru çıkar diye düşünüp, yiyecek bulmaya çalıştı. Bu rızkın gelmesine sebep olmak ve Resûlullahı memnûn etmek istiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yerde dört deve yükü yiyecek buldu. Bunu yüksek fiyatla satın alıp, Resûlullahın huzûruna getirdi. Peygamber efendimiz Hz. Osman'a sordu:- Yâ Osman! Bunlar, nedir?- Osman'dan Allahü teâlânın Resûlüne hediyedir.Seyyid-i Kâinatın buyurdukları, gecikmeden yerine gelince, mü'minler sevindiler, münâfıklar mahzûn oldular. Server-i âlem hazretleri mübârek ellerini açıp, şöyle duâ ettiler:- Yâ Rabbî! Osman'a çok ecir ver.Hz. Osman muhtaç olanlara bol bol yemek yedirirdi. Fakat kendisi evde sirke ve zeytinyağı yerdi. Yola giderken, devesinin arkasına kölesini de alırdı. Peygamber efendimiz şöyle duâ buyurmuştur:- Yâ Rabbî! Osman'ın geçmiş ve gelecek gizli, âşikâr bütün günâhlarını affet.Müslümanlar, Medîne'ye hicret ettikleri zaman, su sıkıntısı vardı. Rûme kuyusundan başka içilecek su yoktu. Bu kuyu da bir Yahûdîye âit idi.Yahûdî, Müslümanları zor durumda bırakmak için, kuyudan her zaman su vermiyordu. Verdiği günlerde de çok yüksek fiyatla sattığı için herkes alamıyor, fakir Müslümanlar çok sıkıntı çekiyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenneti müjdeliyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamber efendimiz, bu durumu gördükçe üzülüyordu. Kuyuyu satın alıp, Müslümanlara sebil edecek kimsenin, Cennette karşılığını kat kat alacağını müjdeliyor, açıkça Cenneti va'dediyorlardı. Bu müjdeyi işiten Hz. Osman, hemen Yahûdînin yanına varıp, pazarlığa başladı.Yahûdî, Müslümanların mecbûren bu kuyuyu satın alacaklarını bildiği için, ödenmesi mümkün olmayan bir fiyat istedi. Bu duruma Hz. Osman çok üzüldü. Fakat ne yapıp yapıp bu kuyuyu satın alarak Resûlullahı memnun etmek istiyordu. Yahûdîye dedi ki:- Senin dediğin fiyatla bu kuyuyu ben satın alamam. Sana bir teklîfim var. Gel seninle beraber ortaklaşa bu kuyuyu işletelim. Böylece kuyu elinden çıkmamış olur. Kuyunun yarı hissesini bana sat. Birgün sen, birgün ben kuyuyu işletelim.Yahûdî, işin neticesinin nereye varacağını anlayamadı. Teklîf çok hoşuna gitti. On iki bin dirheme kuyunun yarı hissesini verdi. Kuyunun başında bir gün Yahûdî, diğer gün Hz. Osman durup, su veriyorlardı. Yahûdî yine yüksek fiyatla suyu satıyor, Hz. Osman ise bedava olarak veriyordu. Müslümanlar, sıra Hz. Osman'a geldiği vakit, o günün ihtiyaçlarını aldıkları gibi, ertesi günün ihtiyaçlarını da doldurup gidiyorlardı.Dolayısıyla ertesi gün Yahûdîye gelen olmuyordu.Yahûdî oyuna geldiğini anladı. Fakat iş işten geçmiş oldu. Sonra gelip, kuyunun diğer yarısını da aynı fiyatla Hz. Osman'a satmak istedi. Fakat Hz. Osman kabûl etmedi. Bir müddet sonra tekrar gelip, daha aşağı bir fiyat teklîf etti. Hz. Osman yine kabûl etmedi. Biliyordu ki, Yahûdî mecbûren bu kuyuyu satacaktı. Çünkü başka çâresi yoktu. Daha sonra Yahûdinin ısrârına dayanamıyarak, ucuz bir fiyatla diğer yarısını da satın aldı. Böylece kuyunun tamamı Müslümanların ihtiyaçları için sebil edildi. Peygamber efendimiz, bu habere çok sevinip Hz. Osman'a hayır duâ ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her adımına bir köle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Osman, her fırsatta, Peygamber efendimizi memnûn etmek, O'nun mübârek duâsına mazhâr olmak için fırsat kollardı.Bir gün Hz. Osman, Resûlullah efendimizi evine da'vet etti. Resûlullah buyurdu ki:- Yalnız beni mi da'vet ediyorsun? - Eshâb-ı kirâm da da'vetlidir.Peygamber efendimiz, Bilâl-i Habeşî hazretlerini, bütün Eshâbına haber vermesi için yolladı. Kendisi de Hz. Ali ile, Hz. Osman'ın evine doğru yürümeye başladı.Hz. Osman geriden, Peygamber efendimizin adımlarını sayıyordu. Resûlullah bunu fark edip, sebebini sorduğunda, şu cevâbı verdi:- Yâ Resûlallah! Her adımınıza bir köle azâd edeceğim.Da'vetten sonra da, saydığı adım kadar köle azâd etti.Hz. Ömer'den sonra üstünlük sırası, Hz. Osman-ı Zinnûreyn'e gelir. Bunun hilâfeti de ümmetin icmâ'ı ile sâbittir.Müslüman olduktan sonra, Peygamberimizin kızı Rukayye ile evlendi. Peygamberimizin kızları Rukayye ve Ümmü Gülsüm daha önce Ebû Leheb'in oğulları Utbe ve Uteybe ile nişanlanmışlardı. Peygamberimiz, insanları Müslüman olmaya da'vete başlayınca, Ebû Leheb düşmanlık etmeye başladı. Oğulları da düşmanlık edip, Resûlullahın kızlarını almaktan vazgeçtiler. Böylece Resûlullahı sıkıntıya düşürmek istediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osman'a verirdim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine vahiy gelerek Rukayye Hz. Osman'a nikâh edildi. Rukayye, Bedir savaşından sonra vefât edince, Peygamberimizin diğer kızı Ümmü Gülsüm de Hz. Osman'a nikâh edildi. Bu bakımdan ona, Peygamberimizin iki kızıyla evlenme ni'metine kavuşmuş olduğu için, iki nûr sahibi ma'nâsına Zinnûreyn denilmiştir.Resûlullah efendimiz, ona, birbiri ardınca, iki kızını vermiştir. İkinci kızı vefât edince;- Bir kızım daha olsaydı, onu da Osman'a verirdim, buyurmuştur.İkinci kızını verdiğinde, Hz. Osman'ı gâyet medhetmişti. Düğünden sonra kızı dedi ki:- Ey benim gözümün nûru babam! Hz. Osman'ı gâyet medheylediniz. Buyurduğunuz kadar değil.Bunun üzerine Resûlullah efendimiz kızına buyurdu ki:- Ey benim kızım! Osman'dan gökteki melekler hayâ ederler. Ey canım kızım, Osman'a çok saygı göster. Çünkü, Eshâbım arasında, ahlâkı bana en çok benzeyen odur. Başka bir zaman da:- Ben Allahü teâlânın huzûrunda, Osman'ın düşmanlarının hasmıyım, onlara karşıyım, buyurdu.Bir başka zaman da:- Bütün peygamberler, hayatlarında bir kimse ile iftihâr etmiştir. Ben de Osman bin Affân ile iftihar ederim, buyurdu.Resûlullah, Hz. Osman'a buğzeden bir kimsenin cenâze namazını kılmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakkında âyet nâzil oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslâmiyet yayılmaya başlayınca, her taraftan Müslümanlar çoğalıp Medîne'ye geliyordu. Peygamberimizin mescidi dar gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine Resûlullah efendimiz buyurdu ki:- Bizim mescidimizi bir zrâ genişleten Cennete gider. Hz. Osman dedi ki:- Yâ Resûlallah, malım mülküm sana fedâ olsun! Mescidi genişletme işini üzerime alıyorum.Mescidi 40 zrâ ya'nî 20 metre genişletti ve bütün masraflarını karşıladı. Bunun üzerine, Allahın mescidlerini ancak, Allaha, âhiret gününe inanan, namaz kılan, zekât veren ve yalnız Allahtan korkan kimseler ta'mîr eder. İşte hidâyet üzere bulunanlardan oldukları umulanlar bunlardır meâlindeki Tevbe sûresi 18. âyeti nâzil oldu.Hz. Osman, Peygamber efendimizin vahiy kâtiplerinden idi. Güzel yazar, güzel konuşurdu. Hitâbeti kuvvetli idi. Kur'ân-ı kerîmi çok okurdu. Ezberi çok ileri derecede idi. Namazda, bir rek'atte bütün Kur'ân-ı kerîmi okuyan dört kişiden biri de Hz. Osman'dır. Çok okuduğu için elinde iki mushaf eskimiştir. 12 sene hilâfet makâmında kalan Hz. Osman, çok cesûr idi. Hiçbir felâket karşısında sarsılmamıştı. Bunun için halîfeliği çok başarılı geçmiştir. Bilhassa halîfeliğinin ilk yılları, İslâm târihinin altın yılları olmuştur. Devrinde birçok yerler fethedilmiştir. Horasan, Hindistan, Mâverâünnehir, Kafkasya, Kıbrıs adası ve Kuzey Afrika'nın birçok yerleri, O'nun devrinde İslâm topraklarına katılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullah efendimiz haber verdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Osman, herkese lâyık olduğu vazîfeyi verirdi. Onun ta'yîn ettiği vâliler, askerlikte ve memleketleri fethetmekte, en seçme kimselerdi. İslâm memleketleri batıda İspanya'ya, doğuda, Kâbil ve Belh'e kadar genişledi.Birgün Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma, meydana gelecek fitneleri zikrediyordu. O sırada kendini örtmüş bir kişi geçiyordu. Server-i âlem buyurdu ki:- O fitne günü bu şahıs, hidâyet üzere olacaktır.Kalkıp o şahsa baktılar. Osman bin Affân idi.O şahsı Resûl-i ekreme göstererek dediler ki:- Yâ Resûlallah. Bu mudur?Resûlullah efendimiz buyurdu ki:- Evet.Yine aynı husûsta Hz. âişe-i Sıddîka'dan rivâyet edilen hadîs-i şerîfte buyurulmuştur ki:(Yâ Osman! Allahü teâlâ sana hilâfet denen bir gömlek giydirecek. Eğer münâfıklar onu soymak isterlerse, bana kavuşuncaya kadar sakın onu çıkarma!) Bu hadîs-i şerîf sebebiyle Hz. Osman, muhâsara edildiği zaman halîfelikten çekilmemiştir.Halîfeliği sırasında adâlet ile davranmaya çok dikkat ederdi. Birgün bir gencin kulağını çekti. Gencin kulağı acıyıp şöyle dedi:- Efendim, herkesin birbirinden hakkını alacağı kıyâmet gününü düşününüz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6563428759910655637?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6563428759910655637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6563428759910655637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/hz-osman-mytechsis-otomobil-dll-seo.html' title='Hz. Osman - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4038237146898171365</id><published>2008-11-13T03:34:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:35:38.128-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Hz. Omer - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Adâletin timsâli ikinci büyük halîfe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Hamza'nın Müslüman olması üzerine, Mekkeli müşriklerin telâş ve endîşeleri had safhaya varmıştı. Çünkü parmakla gösterilen kahramanlardan biri de Müslüman olmuş, Resûlullahın saflarında yer almıştı. Bu beklenmedik hâdise, müşrikleri, büsbütün çileden çıkardı. Hz. Ömer bu sırada daha Müslüman olmamıştı. Bir gün, Resûlullah efendimizi, gördüğü yerde öldürmek niyetiyle evinden çıktı. Sevgili Peygamberimizi Mescid-i Harâm'da namaz kılarken buldu ve namazın bitmesini isteyerek, dinlemeye başladı. Habîb-i ekrem efendimiz, El-Hâkka sûre-i şerîfini okuyordu.Kalbim meyletti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hattâboğlu Ömer, Peygamber efendimizin okuduklarını hayranlıkla dinliyordu. Ömründe böyle güzel sözler duymamıştı. Bunu kendisi, sonradan şöyle anlatır:Dinlediğim bu sözlerin belâgatına, düzgünlüğüne, derli topluluğuna hayrân olmuş, niçin geldiğimi unutmuştum. Bu hâdiseden sonra, kalbimde İslâma karşı bir istek hâsıl oldu.Bu hâdisenin, Hz. Ömer'in Müslüman olmasında mühim te'sîri olmuştur. Çünkü kalbini yumuşatmış, Müslüman olmasına zemin hazırlamıştır.Hz. Hamza'nın Müslüman olmasından üç gün sonra, Ebû Cehil, müşrikleri toplayıp dedi ki:- Ey Kureyş! Muhammed, putlarımıza dil uzattı. Bizden önce gelen atalarımızın Cehennemde azâb gördüklerini, bizim de oraya gideceğimizi söyledi! Onu öldürmekten başka çâre yoktur! Onu öldürecek kişiye, yüz kızıl deve ve sayısız altın vereceğim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anda Hattâboğlu Ömer'in kalbinden, İslâma olan istek kayboldu ve yerinden fırlayarak dedi ki:- Bu işi Hattâboğlundan başka yapacak yoktur.- Haydi Hattâboğlu! Görelim seni! Bu işi senden başka yapabilecek kimse yoktur.Hattâboğlu Ömer, kılıcını kuşanarak yola düştü. Giderken Nu'aym bin Abdullah'a rastladı.Yolda Nuaym bin Abdullah kendisine sordu:- Yâ Ömer, böyle şiddet ve hiddetle nereye gidiyorsun?- Milletin arasına nifâk sokan, kardeşi kardeşe düşüren bir kimseyi öldürmeye gidiyorum.- Yâ Ömer, güç bir işe gidiyorsun. Onun Eshâbı çevresinde pervane gibi dönmektedir. Ona birşey olmasın diye titremektedirler. Onun yanına yaklaşıp, zarar veremezsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakınlarınla uğraş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu söze çok hiddetlenen Hz. Ömer kılıcına sarıldı:- Yoksa sen de mi onlardansın? Önce senin işini bitireyim.Nuaym bin Abdullah cevap verdi:- Sen benimle uğraşacağına, kardeşin Fâtıma ile enişten Saîd'in yanına git! Onlar, çoktan Müslüman oldular. Sen önce kendi yakınların ile uğraş!- Hayır, onlar Müslüman olamazlar.- Bana inanmazsan, git evlerine, kendilerine sor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine Hz. Ömer, kardeşini merak edip, öfkeyle hemen evlerine gitti. O sıralarda Tâhâ sûresi yeni nâzil olmuş, eniştesi Saîd ile kızkardeşi Fâtıma bunu yazdırıp, Hz. Habbâb bin Eret adındaki sahâbîyi evlerine getirmiş, okuyorlardı.Hattâboğlu Ömer, kapıdan bunların sesini duydu. Kapıyı çok sert çaldı. Onu, kılıcı belinde kızgın görünce, yazıyı saklayıp, Hz. Habbâb'ı gizlediler. Sonra kapıyı açtılar. İçeri girince sordu:- Ne okuyordunuz?- Bir şey okumuyorduk.- Hayır, okuyordunuz. İşittiğim doğru imiş. Siz de O'nun sihrine aldanmışsınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niçin utanmazsın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Sa'îd'i yakasından tutup, yere attı. Kardeşi, efendisini kurtarayım derken, onun yüzüne de öfkeli bir tokat indirdi. Yüzünden kan akmaya başladığını görünce, kardeşine acıdı. Fâtıma'nın canı yanmış, kana boyanmış idi. Fakat îmân kuvveti, kendisini harekete getirip, Allahü teâlâya sığınarak dedi ki:- Yâ Ömer! Niçin Allahtan utanmaz, âyetler ve mu'cizeler ile gönderdiği Peygamberine inanmazsın? İşte ben ve zevcim, Müslüman olmakla şereflendik. Başımızı kessen de bundan dönmeyiz.Sonra Kelime-i şehâdeti okudu. Hattâboğlu Ömer, kızkardeşinin bu îmânı karşısında birden yumuşadı ve yere oturdu. Yumuşak sesle dedi ki:- Hele şu okuduğunuz kitabı çıkarın.- Sen temizlenmedikçe, onu sana vermem.Ömer bin Hattâb gusül abdesti aldı. Ondan sonra Fâtıma, âyet-i kerîme yazılı sahifeyi getirdi. Ömer bin Hattâb güzel okurdu. Tâhâ sûresini okumaya başladı. Kur'ân-ı kerîmin fesâhatı, belâgatı, ma'nâları ve üstünlükleri kalbini gitgide yumuşattı.(Göklerde ve yeryüzünde ve bunların arasında ve yedi kat toprağın altındaki şeyler hep O'nundur) [Tâhâ: 6] meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuyunca, derin derin düşünceye daldı. Dedi ki:- Yâ Fâtıma! Bu bitmez tükenmez varlıklar, hep sizin taptığınız Allahın mıdır?- Evet, öyle ya! Şüphe mi var?- Yâ Fâtıma! Bizim binbeşyüz kadar altından, gümüşten, tunçtan, taştan oymalı, süslü heykellerimiz var. Hiçbirinin, yeryüzünde bir şeyi yok.Şaşkınlığı büsbütün artmıştı. Biraz daha okudu.(Allahü teâlâdan başka ibâdet edilecek, tapılacak hak bir ilâh, bir ma'bûd yoktur. En güzel isimler O'nundur) [Tâhâ: 8] meâlindeki âyet-i kerîmeyi düşündü. Sonra dedi ki:- Hakîkaten, ne kadar doğru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömer ile kuvvetlendir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habbâb bu sözü işitince, gizlendiği yerden fırladı ve tekbîr getirdikten sonra müjdeyi verdi:- Müjde yâ Ömer! Resûlullah efendimiz Allahü teâlâya duâ ederek, Yâ Rabbî! Bu dîni, Ebû Cehil yahut Ömer ile kuvvetlendir, buyurdu. İşte bu devlet, bu saâdet sana nasîb oldu.Bu âyet-i kerîme ve bu duâ, Hattâboğlu Ömer'in kalbindeki düşmanlığı sildi, süpürdü. Hemen;- Resûlullah nerede? Beni, Resûlullaha götürür müsünüz? dedi. Zîrâ kalbi, Resûlullaha tutulmuştu.Ömer bin Hattâb'ın Resûlullahı görmek için yola çıktığı sırada, Resûl-i ekrem, Hz. Erkâm'ın evinde Eshâbına nasîhat veriyordu. Hattâboğlu Ömer'in geldiği, Erkâm'ın evinden görüldü. Kılıcı da yanında idi. Heybetli, kuvvetli olduğundan, Eshâb-ı kirâm, Resûlullahın etrafını sardı. Hz. Hamza dedi ki: - Ömer'den çekinecek ne var, iyilik ile geldi ise, hoş geldi. Yoksa o kılıcını çekmeden başını uçururum.Resûlullah efendimiz buyurdu ki:- Yol verin, içeri gelsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;îmâna gel yâ Ömer!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cebrâil aleyhisselâm, daha önce, Ömer bin Hattâb'ın îmân etmek için geldiğini ve yolda olduğunu haber vermişti. Resûlullah efendimiz, onu, tebessüm buyurarak karşıladı. Ömer bin Hattâb, Resûlullahın önünde diz çöktü. Resûlullah efendimiz, onu, kolundan tutup buyurdu ki:- îmâna gel, yâ Ömer!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da temiz kalb ile Kelime-i şehâdeti söyledi. Eshâb-ı kirâmın, sevinçten söyledikleri tekbîr sesleri göğe yükseldi.Hz. Ömer, Müslüman olduktan sonraki hâlini şöyle anlattı:Müslüman olduğum zaman, Eshâb-ı kirâm, müşriklerden gizlenir ve ibâdetlerini gizli yaparlardı. Bu duruma çok üzüldüm ve Resûlullaha suâl ettim:- Yâ Resûlallah! Biz hak üzere değil miyiz?- Evet. Allahü teâlâya yemîn ederim ki, ister ölü ister diri olunuz, muhakkak hak üzerindesiniz. - Yâ Resûlallah! Mâdem ki biz hak üzerinde, müşrikler de bâtıl yoldadırlar, o hâlde ne diye dînimizi gizliyoruz? Vallahi biz, dîn-i İslâmı, küfre karşı açıklamaya daha haklı ve daha lâyıkız. Allahü teâlânın dîni, Mekke'de, hiç şüphesiz üstün gelecektir. Kavmimiz bize karşı insaflı davranırlarsa ne âlâ, yok taşkınlık etmek isterlerse, kendileriyle çarpışırız.Yâ Resûlallah! Seni hak Peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya yemîn ederim ki, hiç çekinmeden ve korkmadan, oturup İslâmı anlatmadığım bir müşrik topluluğu kalmayacaktır. Artık ortaya çıkalım.Kabûl buyurulunca, iki saf hâlinde dışarı çıkıp, Harem-i şerîfe doğru yürüdük. Safların birinin başında Hamza, diğerinin başında da ben vardım. Sert adımlarla, toprağı un edercesine, Mescid-i harâma girdik. Kureyşli müşrikler, bir bana, bir Hz. Hamza'ya bakıyorlardı."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4038237146898171365?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4038237146898171365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4038237146898171365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/hz-omer-mytechsis-otomobil-dll-seo.html' title='Hz. Omer - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6674306746212850748</id><published>2008-11-13T03:27:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:34:46.603-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Resul'e Sevgi - - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Hanginiz öldürdü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlerin bu kararlı hâline gıpta ettim. Bu arada Ebû Cehil karşıdan geçiyordu. Gençlere dedim ki:- İşte aradığınız, şu karşıdan geçmekte olan kimsedir.Ebû Cehil'i gören gençler, Ebû Cehil'in askerlerinin çokluğuna bile bakmadan, kılıçlarını çektikleri gibi, üzerine atıldılar.Ebû Cehil'in askerleri hiç beklemedikleri böyle bir durum karşısında donakaldılar. Onların şaşkınlıkları geçmeden, gençler, Ebû Cehil'i öldürünceye kadar kılıç darbesine tuttular.Sonra dönüp Resûlullahın huzuruna geldiler. Ve hâdiseyi arz ettiler. Peygamber efendimiz çok memnûn olarak, gençlere sordu:- Bunu hanginiz öldürdü?İkisi de birden dediler ki:- Ben öldürdüm.Bunun üzerine, gençlerin kılıçlarını muâyene ettikten sonra;- İkiniz öldürmüşsünüz, buyurdu.Abdurrahman bin Avf hazretleri, Uhud savaşında yirmi yerinden yaralandı. 12 dişi kırıldı. Peygamber efendimiz, Medîne'de kendisini Saîd bin Rebii hazretleri ile kardeş yaptı. Kardeşi, malına ve servetine onu da ortak yapmak istediğinde şöyle dedi:- Aziz kardeşim, Allah sana ve çoluk çocuğuna bereket ihsân etsin, malını çoğaltsın! Sen bana çarşının yolunu göster, ben orada ticâret yapar ihtiyâçlarımı karşılarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu serveti nasıl kazandın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözü Peygamber efendimize bildirilince, çok sevindi. Kendisine hayır duâ etti. Bu duâdan sonra yaptığı ticâret sebebiyle kısa zamanda çok zengin oldu. Buyururdu ki:- Taşa uzansam, o taşın altında ya altına veya gümüşe rast gelirdim.Abdurrahman bin Avf hazretlerine sordular:- Bu büyük serveti nasıl kazandın?- Çok az kâra râzı oldum. Hiçbir müşteriyi boş çevirmedim.Abdurrahman bin Avf, Resûlullahın sağlığında Allah yolunda çok mal harcadı. Üç kere malının yarısını verdi. Birinci defa 4000 dirhem, ikincide 40.000 dirhem ve üçüncüde de 40.000 altın sadaka olarak Allah yolunda dağıttı.Uhud savaşı esirlerinden 30 tanesini azâd ettirdi ve her birine 1000 altın dağıttı. Tebük seferi için 500 at ve 500 yüklü deve verdi.Birgün buğday, un ve çeşitli zahire yüklü 700 devesi ile Medîne'ye girdiğinde, Hz. ^Aişe, Resûlullah efendimizin;- Abdurrahman bin Avf, Cennete emekliyerek girer, buyurduğunu bildirince, Abdurrahman bin Avf, develerin hepsini yükleriyle birlikte Allah yolunda dağıtacağını söz verip, onu şâhit tutmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resûlullaha imâm oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedir harbinde bulunup da sağ kalanların herbirine, kendi malından 400 dirhem altın para verilmesini vasiyet etti. Vasiyeti hemen yerine getirildi.Tebük harbi dönüşünde, Peygamber efendimiz gecikince, namaz geçmesin diye, Abdurrahman bin Avf hazretleri imâm yapıldı. İkinci rek'atte iken Peygamber efendimiz yetişip kendisine uydu. Namazdan sonra;- Bir peygamber sâlih bir kimsenin arkasında namaz kılmadıkça rûhu kabzolmaz, buyurdu.Abdurrahman bin Avf hazretleri nakleder:Bir gün Peygamber efendimiz yalnız olarak, yola çıktı. Ben de geriden tâkip ediyordum.Hurmalık bir yere vardı. Yere kapandı. Secde o kadar uzadı ki, kendi kendime, "Aman yâ Rabbî, acaba Resûlullaha birşey mi oldu?" diyerek büyük bir korku ile yanına yaklaştım ve oturdum.Resûlullah, secdeden başını kaldırıp sordu:- Sen kimsin?- Ben Abdurrahman'ım.- Bir şey mi oldu?- Hayır yâ Resûlallah, secdeniz o kadar uzadı ki, size bir hâl olmasından endişe ettim.- Yâ Abdurrahman! Cebrâil aleyhisselâm şunu müjdeledi: "Yâ Resûlallah, kim ki, sana salât ve selâm getirirse, Cenâb-ı Hakkın magfiret ve selâmına nâil olur." Ben de bu müjde sebebiyle şükür secdesinde bulundum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni ağlatan nedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdurrahman bin Avf hazretleri, Resûlullahın âhırete teşrîfinden sonra, Onunla geçirdiği günleri hatırlıyarak dâimâ ağlardı. Onun sohbetlerinden mahrûm olduktan sonra, kendisi için dünyanın hiçbir kıymeti kalmadığını söylerdi.Nevfel bin İyas hazretleri anlatır:Abdurrahman bin Avf hazretleri, bizi bir gün evine götürdü. Bize tepsi içinde leziz yemekler ikrâm etti. Yemeği önümüze koyunca, ağlamaya başladı. O ağlayınca biz de ağlamaya başladık. Fakat niçin ağladığımızı bilmiyorduk. Sordum:- Ey Abdurrahman, seni bu kadar ağlatan nedir?- Biz bu kadar ni'metler içerisindeyiz. Resûlullah vefât etti. Fakat kendisi ve ehli arpa ekmeğinden bile bir defa olsun doyasıya yemedi. Biz bu yediklerimizin şükrünü nasıl yapacağız? Bunun için ağlarım.Abdurrahman bin Avf, Hicretin 6. senesinde, Resûlullah efendimiz tarafından Kelb kabîlesini İslâma da'vet etmek için Dûmet-ül-Cendel'e gönderilen 700 kişilik orduya, kumandan tâyin edildi. Dûmet-ül-Cendel, Tebük şehrinin yakınında olup, büyük bir panayır ve ticâret merkezi idi.Resûlullah efendimiz, Abdurrahman bin Avf'ı yanına çağırıp buyurdu ki:- Hazırlan! Seni bugün veya yarın sabah inşâallah askerî birliğin başında göreceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolculuk elbisem üzerimdedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah namazını mescidde kıldıktan sonra, Peygamber efendimiz onun Dûmet-ül-Cendel'e hareket etmesini ve oranın halkını İslâmiyete da'vet etmesini emir buyurdu. Dûmet-ül-Cendel'e gidecek ordu, seher vakti Medîne dışındaki Cürüf denilen mevkîde toplandı. Peygamber efendimiz, Abdurrahman bin Avf'ın geride kaldığını görünce buyurdu ki:- Arkadaşlarından niçin geri kaldın? - Yâ Resûlallah! En son görüşmemin ve konuşmamın sizinle olmasını istedim. Yolculuk elbisem üzerimdedir.Abdurrahman bin Avf, başına, siyah pamuklu ve kalın bezden, gelişi güzel bir bez sarmıştı. Peygamber efendimiz, onun sarığını eliyle çözüp, sarığın ucunu iki omuzunun ortasından sarkıtarak bağladı ve, "Ey İbni Avf! İşte sarığını böyle sar" buyurdu. Daha sonra eline bir sancak vererek devam etti:- Ey İbni Avf! Allahü teâlânın adıyla, O'nun yolunda cihâd et ve Allahı inkâr edenlerle çarpış. Zulüm ve taşkınlık yapma. Allahın emri dâiresinde hareket et. Çocukları öldürme. Eğer o belde ahâlisi senin da'vetine icâbet ederlerse, o kabîlenin reîsinin kızıyla evlen.Abdurrahman bin Avf, emrine verilen 700 kişilik orduyla birlikte hareket ederek, Dûmet-ül-Cendel'e ulaştı. Kelb kabîlesini, tatlı bir üslûbla İslâma da'vet etti. Üç gün orada kaldıktan sonra, Kelb kabîlesinin reîsi Esbağ bin Amr ve kavminin büyük bir kısmı Müslüman olup, Hıristiyanlığı terkettiler. Bir kısmı da Hıristiyan olarak kalıp, cizye vermeye râzı oldular.Abdurrahman bin Avf, Müslüman olan Esbağ'ın kızı Tümadır ile evlendi. Onunla birlikte Medîne'ye geldi. Tümadır, Abdurrahman bin Avf'ın oğlu Ebû Seleme'nin annesidir. Ebû Seleme ise Medîne'nin yedi büyük fıkıh âlimlerinden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları koruyalım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ömer'in halîfeliği zamanında bir ticaret kervanı gelip, gece Medîne'nin dışında kondu. Yorgunluktan hemen uyudular. Halîfe Ömer, şehri dolaşırken bunları gördü. Abdurrahman bin Avf'ın evine gelip dedi ki:- Bu gece bir kervan gelmiş. Hepsi kâfirdir. Fakat bize yabancı olanların, yolcuların; bunları soymasından korkuyorum. Gel, bunları koruyalım.Sabaha kadar bekleyip, sabah namazında mescide gittiler. İçlerinden bir genç uyumamıştı. Arkalarından gitti. Soruşturup, kendilerine bekçilik eden şahsın halîfe Ömer olduğunu öğrendi. Gelip arkadaşlarına anlattı. Roma ve İran ordularını perişan eden, binlerce şehir almış olan, adâleti ile meşhur yüce halîfenin, bu merhamet ve şefkatini görerek, İslâmiyetin hak din olduğunu anladılar. Hepsi seve seve Müslüman oldu.Abdurrahman bin Avf hazretleri, fazîlet ve kemâl sâhibi bir insandı. Kalbi sadece, Allah korkusu, Resûlüne muhabbet, doğruluk, iffet, merhamet ve şefkat ile doluydu. Allah yolunda malını dağıtmaktan zevk alırdı.Eshâb-ı kirâmın en zenginlerinden olduğu hâlde, mala karşı en ufak bir sevgisi yoktu. Her zaman âhireti dünyaya tercîh ederdi. En büyük arzûsu, dînin emirlerine eksiksiz uyabilmekti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6674306746212850748?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6674306746212850748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6674306746212850748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/resule-sevgi-mytechsis-otomobil-dll-seo.html' title='Resul&apos;e Sevgi - - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6100214694404918223</id><published>2008-11-13T03:23:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:25:26.124-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Cennet ve Nimetleri 2 - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>&lt;object id="Player" classid="CLSID:22D6F312-B0F6-11D0-94AB-0080C74C7E95" codebase="http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701" standby="Loading Microsoft® Windows® Media Player components..." style="width:300px;height:44px;margin:0px 0px 0px 35px;position:relative;" type="application/x-oleobject" align="middle"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="FileName" value="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/05_Ruya1.mp3" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="AutoStart" value="1" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="ShowStatusBar" value="false" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="DefaultFrame" value="mainFrame" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-mplayer2" pluginspage = "http://www.microsoft.com/Windows/MediaPlayer/" src="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/07_CennetVeNimetleri2.mp3" align="middle" width="300" height="44" defaultframe="rightFrame" autostart="1" showstatusbar="false"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6100214694404918223?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6100214694404918223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6100214694404918223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/cennet-ve-nimetleri-2-mytechsis.html' title='Cennet ve Nimetleri 2 - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7192026488764365355</id><published>2008-11-13T03:21:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:23:46.794-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Cennet ve Nimetleri 1  - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>&lt;object id="Player" classid="CLSID:22D6F312-B0F6-11D0-94AB-0080C74C7E95" codebase="http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701" standby="Loading Microsoft® Windows® Media Player components..." style="width:300px;height:44px;margin:0px 0px 0px 35px;position:relative;" type="application/x-oleobject" align="middle"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="FileName" value="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/05_Ruya1.mp3" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="AutoStart" value="1" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="ShowStatusBar" value="false" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="DefaultFrame" value="mainFrame" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-mplayer2" pluginspage = "http://www.microsoft.com/Windows/MediaPlayer/" src="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/06_CennetVeNimetleri1.mp3" align="middle" width="300" height="44" defaultframe="rightFrame" autostart="1" showstatusbar="false"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7192026488764365355?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7192026488764365355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7192026488764365355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/cennet-ve-nimetleri-1-mytechsis.html' title='Cennet ve Nimetleri 1  - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-191048849437915510</id><published>2008-11-13T03:18:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:21:39.620-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Kabir Ruyası - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>&lt;object id="Player" classid="CLSID:22D6F312-B0F6-11D0-94AB-0080C74C7E95" codebase="http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701" standby="Loading Microsoft® Windows® Media Player components..." style="width:300px;height:44px;margin:0px 0px 0px 35px;position:relative;" type="application/x-oleobject" align="middle"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="FileName" value="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/05_Ruya1.mp3" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="AutoStart" value="1" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="ShowStatusBar" value="false" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="DefaultFrame" value="mainFrame" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-mplayer2" pluginspage = "http://www.microsoft.com/Windows/MediaPlayer/" src="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/05_Ruya1.mp3" align="middle" width="300" height="44" defaultframe="rightFrame" autostart="1" showstatusbar="false"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-191048849437915510?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/191048849437915510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/191048849437915510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/kabir-ruyas-mytechsis-otomobil-dll-seo.html' title='Kabir Ruyası - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-5270934581068414783</id><published>2008-11-13T03:16:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:18:48.392-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iSLam Dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Resulullah'in Kefenlenmesi ve Defni - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>&lt;object id="Player" classid="CLSID:22D6F312-B0F6-11D0-94AB-0080C74C7E95" codebase="http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701" standby="Loading Microsoft® Windows® Media Player components..." style="width:300px;height:44px;margin:0px 0px 0px 35px;position:relative;" type="application/x-oleobject" align="middle"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="FileName" value="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/03_MahserVeSefaat2.mp3" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="AutoStart" value="1" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="ShowStatusBar" value="false" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="DefaultFrame" value="mainFrame" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-mplayer2" pluginspage = "http://www.microsoft.com/Windows/MediaPlayer/" src="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/04_ResullallahinKefenlenmesiVeDefni.mp3" align="middle" width="300" height="44" defaultframe="rightFrame" autostart="1" showstatusbar="false"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-5270934581068414783?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5270934581068414783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5270934581068414783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/resulullahin-kefenlenmesi-ve-defni.html' title='Resulullah&apos;in Kefenlenmesi ve Defni - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-5993523920602673352</id><published>2008-11-13T03:13:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:16:47.463-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Mahşer ve Şefaat - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması",</title><content type='html'>&lt;object id="Player" classid="CLSID:22D6F312-B0F6-11D0-94AB-0080C74C7E95" codebase="http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701" standby="Loading Microsoft® Windows® Media Player components..." style="width:300px;height:44px;margin:0px 0px 0px 35px;position:relative;" type="application/x-oleobject" align="middle"&gt;&lt;br /&gt;             &lt;param name="FileName" value="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/03_MahserVeSefaat2.mp3" /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;param name="AutoStart" value="1" /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;param name="ShowStatusBar" value="false" /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;param name="DefaultFrame" value="mainFrame" /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;embed type="application/x-mplayer2" pluginspage = "http://www.microsoft.com/Windows/MediaPlayer/" src="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/03_MahserVeSefaat2.mp3" align="middle" width="300" height="44" defaultframe="rightFrame" autostart="1" showstatusbar="false"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;           &lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-5993523920602673352?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5993523920602673352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5993523920602673352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/maher-ve-efaat-mytechsis-otomobil-dll.html' title='Mahşer ve Şefaat - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;,'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3098984023769171774</id><published>2008-11-13T03:04:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T03:12:02.910-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Hatipoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isLami SohbetLer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini Sohbetler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islamiyet'/><title type='text'>Kabir ve Otesi 1 -"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>&lt;object id="Player" classid="CLSID:22D6F312-B0F6-11D0-94AB-0080C74C7E95" codebase="http://activex.microsoft.com/activex/controls/mplayer/en/nsmp2inf.cab#Version=5,1,52,701" standby="Loading Microsoft® Windows® Media Player components..." style="width:300px;height:44px;margin:0px 0px 0px 35px;position:relative;" type="application/x-oleobject" align="middle"&gt;&lt;br /&gt;             &lt;param name="FileName" value="http://www.nihathatipoglu.com/Documents/Sohbetler/09_KabirVeOtesi1.mp3" /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;param name="AutoStart" value="1" /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;param name="ShowStatusBar" value="false" /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;param name="DefaultFrame" value="mainFrame" /&gt;&lt;br /&gt;             &lt;embed type="application/x-mplayer2" pluginspage = "http://www.microsoft.com/Windows/MediaPlayer/" src="../Documents/Sohbetler/09_KabirVeOtesi1.mp3" align="middle" width="300" height="44" defaultframe="rightFrame" autostart="1" showstatusbar="false"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;           &lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3098984023769171774?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3098984023769171774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3098984023769171774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/kabir-ve-otesi-1-mytechsis-otomobil-dll.html' title='Kabir ve Otesi 1 -&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6188898376136561155</id><published>2008-11-13T02:49:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:53:53.538-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yarışma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><title type='text'>Sitedeki Son DurumLar. -"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması",</title><content type='html'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması", &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet ArkadasLar caLısmaLara HızLa Devam Ediyoruz. Site Yeni oLduqu icin asLında O Kadar GunceLLemeye qeRek yOk BeLki Ama GoogLe Suan Sadece Anasayfayı indexLedi. Ve Diger SayfaLara Yakında qeLecegini Dusunuyorum. Umarım YanıLmam :) iLk izLenim ÖnemLidir. 2 Dakkada girip indexLeyip cıkmaSını iStemioRum Az Bandwich Yesin BakaLım :) SonucLarı Hep Beraber qöRecez inSaLLah :) SabırSızLıkLa BekLıorum Siteyi Nere Atacagını GoogLenın iLk 3 DiyebiLirdim asLında Ama Domain Adında Ufak Tefek YanLıs SecimLer Yapmısım Ama Ümitsizde deiLim BekLiceZ Ve qöRecez "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması", Na KatıLan HerqeZe boL Şans.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adios.. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6188898376136561155?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6188898376136561155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6188898376136561155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/sitedeki-son-durumlar-mytechsis.html' title='Sitedeki Son DurumLar. -&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;,'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-1317278460600048871</id><published>2008-11-13T02:46:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:47:38.515-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Baykal'dan sonra Bahçeli de eleştirdi - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP grubunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİZCE NİYETLERİ MALUMDUR&lt;br /&gt;Bahçeli, grup konuşmasına 10 Kasım mesajıyla başladı. Ulu önder Atatürk'ün özel hayatının gündeme gelmesine sinirlenen Bahçeli, "Biz bir milleti kurtarmış bir kahramanın özel hayatı değil yaptıklarıyla anmak istiyoruz. Niyetleri bizce malumdur. Yıllardır cumhuriyetin değerlerinin aşındırılması ortadadır." dedi. Can Dündar'ın Mustafa'sını eleştiren Bahçeli, "Binlerce yıllık tarihimiz, hatasıyla sevabıyla zaferiyle bizim ceddimize aittir ve tamamı Türk varlığına emanettir. Biz hatalardan sonuç çıkarır, başarılarla gururlanır, tarihten aldığımız ders ile önümüze bakarız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD SEÇİMLERİ&lt;br /&gt;ABD'deki seçime de değinen Bahçeli, Obama'ya yapılan övgüleri abartılmış bulduğunu söyledi. "Amerika'da kökleri Afrika'ya uzanan bir senatör başkan seçilmiştir. ABD gözardı edilecek bir ülke değil ama.. Bu ülkedeki başkanlık seçimini kendi ülkesindeki gelişmelerin bile ötesinde öneme sahip gösterilmesi düşündürücüdür."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜLKEMİZ IRKÇI VE AYRIMCI DEĞİLDİR&lt;br /&gt;Bunların zorla ve cebren gerçekleştiğini düşünenler yüce Türk milletini tanımıyor demektir. Kenyalı bir çiftçinin başkanlığa kadar yükselmesini sıradışı görenlere her türlü mevkide gördüğümüz cumhuriyet çocuklarını hatırlatmak istiyorum. Ülkemizde her mevki ve makam herkese açıktır. Türkiye asla ırkçı ve ayrımcı değildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KIBRIS'TA ÇÖZÜM ZEMİNİ KAYMIŞTIR&lt;br /&gt;Ermenistanın soykırım yalanı ile ilgili attığı adımlar bizi tedirgin etmektedir. Irak bölünmenin eşiğinde. Terör örgütünün Barzani yönetiminin kontrolündeki bölgede yuvalanması Amerika-Türkiye ilişkilerini zehirliyor. Kıbrıs'ta çözüm zemini kaymıştır. Sorun AB'ye ihale edilmiştir. Yeni ABD yönetimin Kıbrıs konusunda izleyeceği politikalar ayrıca önem taşımaktadır. AKP'nin Kıbrıs politikası süreci zorlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE SORUNLARINA ANKARA'DAN BAKMALI&lt;br /&gt;Obama'nın Ermeni politikası endişe kaynağı.. Son çeyrek asırda güç dengeleri değişti. Zaman zaman bozulan güç dengelerini kontrolde tutan ülkelerin oluşması önemli. Kendini rakipsiz gören ve küresel gücü elinde tuttuğunu düşünme anlayışı hakim olmaya başlamıştır. Obama'nın Türkiye ile ilgili bakışı görülmeden Türkiye'nin ABD ile bağlayıcı ilişkiye girmemesi gerekmektedir. Yoksa Washington'da alınacak zorlama sonuçlardan fayda görlmeyecektir. Türkiye kendi sorunlarına Ankara'dan bakmalı. AKP ikili ilişkilerde başarısız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YİNE HÜKÜMETE YÜKLENDİ&lt;br /&gt;Kendi milletini yabancılar nezdinde küçük düşürme kaygısı yaşamadan yapılan taviz kar anlayış Türkiye’nin itibarını zedelemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak İngiliz kraliyet ailesinin eski bir mensubunun yaptığı gizli çekimleri bu teslimiyetçi tavrın son aşamasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada engelliler için yapılan eğitim ve bakım koşulları ile geçtiğimiz yıllardaki yanlışlarla sıradan bir Avrupalıda uyandırılmış olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yanlış anlayış bu olumsuz örneğe rağmen devam etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu pısırık anlayışın devamı halinde yaşanan rezaletler tüm hızıyla sürecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bizim bir iç meselemizdir. Yaşadığımız son gelişmelerde bizi teselli eden tek nokta, kadın ve aileden sorumlu bakanın gösterdiği devlet adamı duruşu olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın bakanın tavrına destek olduğumuzu belirtmek istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı duruşu kabinenin diğer üyelerinde de görmeyi bekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-1317278460600048871?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1317278460600048871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1317278460600048871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/baykaldan-sonra-baheli-de-eletirdi.html' title='Baykal&apos;dan sonra Bahçeli de eleştirdi - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-2198516751196847619</id><published>2008-11-13T02:45:00.001-08:00</published><updated>2008-11-13T02:45:57.013-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Kimse AKP'Yİ DAYILIK YAPSIN diye seçmedi - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>AKP DE DAYILIK YAPARSA &lt;br /&gt;Her şeyin nasıl başladığını hatırlayan var mı? &lt;br /&gt;Önce İstanbul’da başarılı hizmet, &lt;br /&gt;Ardından halkın teveccühü, &lt;br /&gt;Türkiye’nin yarı bütçesine sahip bir belediyeyi yönetmek, &lt;br /&gt;Edinilen tecrübe ile başbakanlığa soyunmak &lt;br /&gt;Ve başarı. &lt;br /&gt;Anahtar kelime “hizmet”. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, şimdi anahtar kelime ne? &lt;br /&gt;“ya sev ya terk et” mi? &lt;br /&gt;“pompalı tüfeğini de kap gel” mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki seçim yerel seçim &lt;br /&gt;Yani AKP’nin çıkış noktası &lt;br /&gt;Sözde uzmanlık alanı. &lt;br /&gt;Bu alanda alınacak darbeler, &lt;br /&gt;Genel seçimlere birkaç çarpanla birlikte yansır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse AKP’yi dayılık yapsın diye seçmedi &lt;br /&gt;Memleket 70 yıldır dayıdan geçilmiyor zaten &lt;br /&gt;İtler vadisi, çakallar ovası dolu ortalık &lt;br /&gt;Yenilerine lüzum yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş artistlikse &lt;br /&gt;Çankaya belediyesi nikâhlanan çiftlere bayrak ve “Çılgın Türkler” kitabı dağıtıyor &lt;br /&gt;Belediyeye bak &lt;br /&gt;Bana milliyetçilik öğretiyor &lt;br /&gt;Laiklik öğretiyor &lt;br /&gt;Sen önce şuraya yürünecek yol yap &lt;br /&gt;Ben nereye gideceğimi senden öğrenecek değilim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası &lt;br /&gt;Hizmet yarışına girecekseniz girin &lt;br /&gt;Girmeyecekseniz güle güle… &lt;br /&gt;Öyle büyük siyasi söylemlerle &lt;br /&gt;Hamasetle seçim kazanılsaydı &lt;br /&gt;CHP çoktan silmiş süpürmüştü ortalığı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-2198516751196847619?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2198516751196847619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2198516751196847619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/kimse-akpyi-dayilik-yapsin-diye-semedi.html' title='Kimse AKP&apos;Yİ DAYILIK YAPSIN diye seçmedi - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-50502849302230775</id><published>2008-11-13T02:43:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:45:02.128-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>İsviçre'den Lozan jesti - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Türkiye’yi ziyaret eden İsviçre Konfederasyonu Başkanı Pascal Couchepin ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün Çankaya Köşkü’nde ortak basın toplantısı düzenledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Couchepin, Gül’e bugün yapacağı sürprizi açıklamak istediğini belirterek, Türkiye’ye Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı tarihi masayı hediye etmek üzere getirdiğini açıkladı. Pascal Couchepin, bugün İsviçre-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 80’inci yıldönümü töreninde, bu masayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün şahsında Türkiye’ye vereceğini bildirdi. Bu arada törene, Türkiye adına Lozan Barış Antlaşması’na imza atan 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün ailesinin davet edildiği öğrenildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-50502849302230775?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/50502849302230775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/50502849302230775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/isvireden-lozan-jesti-mytechsis.html' title='İsviçre&apos;den Lozan jesti - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4016803169050314255</id><published>2008-11-13T02:42:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:43:54.276-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terör'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Sen nasıl 70 milyonun Başbakanı'sın - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, parti grubunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ATATÜRK PEYGAMBERLEŞTİRİLİYOR&lt;br /&gt;Konuşmasına 70. ölüm yıl dönümünde andığımız Mustafa Kemal'i anarak başladı. Bugün görüyoruz ki Mustafa Kemal bir tabuya dönüştürülerek yorumlanıyor. Atatürk, peygamberleştiriliyor. Eğer Mustafa Kemal peygamber olmak isteseydi, hilafeti kaldırmazdı. O medeni bir dünyayı seçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD SEÇİMLERİ&lt;br /&gt;Dünyanın her yerinde seçimlerde oluyor. Ama bu defa farklıydı. Dünya bir siyahi adamın ABD başkanı seçilebileceğini gördü. Demokrasinin erdemi işte bu. Bu sadece siyahilerin zaferi değil, beyazlarında zaferi.. Demokrasinin zaferi. Cumhuriyetçilerin adayı da şoven duygulardan sıyrılmış. Bir gün bile bu adam siyahi demedi. Seçimlerden sonra da çıktı, "Bu ABD'nin zaferidir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAŞBAKAN MALUM PARTİ DİYOR&lt;br /&gt;Şimdi de Türkiye'ye bakıyoruz. Türkiye'nin Başbakanı çıkıyor halk iradesiyle seçilmiş DTP'ye MALUM PARTİ bizlere MALUM KİŞİLER diyor. Sonra da çıkıp 70 milyonun Başbakanıyım diyebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAŞBAKAN HALKLA DALGA GEÇİYOR&lt;br /&gt;Kriz Bütün dünyayı sarsıyor. Türkiye'deki zamlarla da bu kendini gösteriyor. Doğalgaza, gübreye yakında da temel gıda maddelerine zam gelecek. Başbakan çıkıp açıklama yapıyor. Mecbur kaldık zam yaptık diye. Vatandaşa müjde veriyor. Martta doğalgazın fiyatı düşecek diyor. Halkla dalga geçiyor. Doğalgazın kullanılmadığı zaman mı indirim yapacaksınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEVLETİN PARASIYLA KÖMÜR DAĞITIYORLAR&lt;br /&gt;Bunların tek derdi kendini sağlama almak. Bölgede 70 Milyon ton kömür dağıtıldı. Başbakan ben vatandaşıma yardım ediyorum diyor. Kendi paranla mı ödüyorsun? Devletin parasıyla kendi iktidarını sağlamlaştırıyorsun. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir uygulama yok. Bütün bunlar yaşanan krizi örtbas etmeye yönelik söylemlerdir. AKP halkı canından bezdirmektedir. Türkiye'nin dışa bağımlılığını giderek arttırmaktadır. Bu tavrın sorumlusu AKP ve önceki hükümetlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP ÖNCE KENDİ EVİNİ TEMİZLE&lt;br /&gt;AKP'nin öncelikli hedefi yolsuzluklar olmalıdır. Ve AKP önce kendi evinin içinden başlamalıdır temizliğe. Ama Genel Başkan yardımcılarının görevden alındığı bir partiden bahsediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ&lt;br /&gt;AKP artık sıradan bir sistem partisine dönüşmüştür. Herkes olan biteni açık bir şekilde görüyor. AKP'nin şuanda içinde bulunduğu durum "takke düştü kel göründü" durumudur. Başbakan'ın herkesin Başbakanı olmasını arzulardık. Kapatma sürecinde dik durun dedik. Ama Başbakan yanlış politika uyguladı. Bizleri, aydınları dinlemedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEĞİŞTİRİN ANAYASAYI İNANALIM&lt;br /&gt;Başbakan'ın üst kimlik formülünü değerlendiren Türk, "Mevcut anayasada bir tanımlama varken sizin yaptığınız üst kimlik tanımının ne anlamı var? O zaman değiştirin Anayasayı biz de sizin samimiyettinize inanalım. Size dastek verelim." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümete yeniden çağrıda bulunuyoruz. Henüz geç kalınmış değil. Eğer hükümet samimiyse, sivil bir anayasayla tarihi bir demokratikleşme adımı atabiliriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4016803169050314255?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4016803169050314255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4016803169050314255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/sen-nasl-70-milyonun-babakansn.html' title='Sen nasıl 70 milyonun Başbakanı&apos;sın - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-2198240850377072558</id><published>2008-11-13T02:40:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:42:03.494-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>DTP'li belediyelere hesap sordu - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>AKP Genel Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis Grup Toplantısında partililere seslendi. Erdoğan konuşmasına; "AKP'yi kurulduğu günden sonra kısa sürede bu noktaya getiren milletimize, teşkilatlarımıza ve meilletvekillerimize teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Yolumuz AK ve aydınlık olsun" sözleri ile başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ELEŞTİRİLERİ DİKKATE ALDIK &lt;br /&gt;Hakaret dışındaki eleştirileri dikkate aldıklarını belirten Erdoğan, "Biz bütün eleştirileri not aldık. Gereken cevapları saygı ve hukuk çerçevesi içinde cevap verdik. Hakaret edenler karşısında hukuki yolları kullandık. Biz her zaman aynaya baktık" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB İLE İLİŞKİLER&lt;br /&gt;Erdoğan, AB ile ilişkiler konusunda hükümeti nrehavete kapıldığı şeklindeki eleştirilere cevap vererek, "Hükümet anamuhalefete, yavru muhalefete rağmen reformalarını sürdürüyor, sürdürecektir. 1959 yılında başlayan AB üyeliği sürecinde yapılamayan aşamayı, biz 6 yılda yaptık" dedi.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİZİM BİR HAYALİMİZ VAR&lt;br /&gt;Erdoğan, "Bizim bir hayalimiz var. Türkiye için hayalimiz var. Gelecek için hayalimiz var. Hayali olmayanlar bizi anlayamaz. Ana muhalefetin, yavru muhalefetin bugüne kadar ayağı yere basan bir önerisi oldu mu? Bu ülke sizin değil mi? Duydunuz mu böyle bir şey? Yok. Öyle bir dertleri de yok. Türkiye'nin tamamına hitap edecek sözleri de yok." diyerek muhalefeti eleştirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AK PARTİ'NİN 2 ÖZELLİĞİ VAR&lt;br /&gt;Erdoğan konuşmasında "AK Parti'nin iki özelliği var. Bunlardan birincisi birlik siyasetidir. Bölge, şehir , etnik, din , mezhep farklılıkları arasınd aayrım gözetmeyen bir siyasi harekettir. İkincisi ise; AK Parti Türkiye'de demokrasi, hukuk, ekonomi ve sosyal hayat konusunda değişimi esas alan yegane değişimci reform partisidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOCUKLAR ARTIK BENDEN PARA İSTEMİYOR&lt;br /&gt;"Doğu'ya, Güneydoğuya gittiğimde çocuklar artık bana gelip, "Tayyip amca, başbakanım, bana para ver' demiyorlar. 'Tayyip Amca bana laptop al' diyorlar. Bu, Türkiye'nin geldiği noktayı gösteriyor. Bu çocukların şansı, kendilerini dinleyen bir başbakanları olması. Biz, etnik, bölgesel ve dinsel milliyetçiliğe karşı durarak bunu başardık. Bunu üniversitenin de, muhalefetin de, medyanın da bunu doğru okuması gerek. Gazetede yazmışlar, "Erdoğan Erzurum'da beklediği kalabalığı bulamadı" diye. Sevsinler sizi! Siz bu yalanlarla Dadaş vatandaşlarımızı kandıramazsınız. Sabah erken saatte çekilmiş fotoğraflarla, bu yalanı yutturamazsınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'YA SEV YA TERKET' DEMEDİM SÖZÜN PATENTİ MHP'YE AİT&lt;br /&gt;Ben hiçbir zaman 'Ya sev ya terk et' demedim. Bu sözün patenti MHP'ye ait. Biz bu söyleme başından beri karşıyız. Biz başından beri, 'Tek dil, Tek devlet, Tek bayrak' dedik. Buna itiraz edecek olan var mı? Bu benim düşüncem. Buna karşı çıkan var mı? Varsa da biz bu sözün arakasındayız. Biz bu 70 milyonu böldürmeyeceğiz. Benim Kürt vatandaşlarım da bu tuzağa düşseydi, bugün bölücülük yapanlar o bölgede birinci parti olurdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRK BAYRAĞIYLA DOLAŞABİLİYOR MUSUN?&lt;br /&gt;Bugün ABD'deki seçimden örnek veriliyor. ABD yıllarca kölelikle mücadele etmiş. Sorunlar yaşamışlar. Ama orada yaşayan herkes, o ülkeye sahip çıkmış. Olimpiyatlarda şampiyon olan zenci sporcu, sırtında Amerikan Bayrağı ile zafer turu atıyor. Sen yapabiliyor musun bunu? Zaten bunu yapsan sorun kalmayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALDIĞINIZ PARALARI NE YAPIYORSUNUZ&lt;br /&gt;DTP'li belediyeleri eleştiren Erdoğan, "Hakkari'ye gidiyorum, sokak pislik içinde. Şemdinli'de hastane açıyoruz, hastaların yolu kesiliyor. Kim bunlar? O malum zihniyet. Bir de diyorlar ki; 'Kürt halkının temsilcisi biziz.' O zaman sen benim vatandaşımı pislik içinde yaşatamazsın kardeşim. Hiçbir belediye 'bize ayrımcılık yapılıyor, para verilmiyor' diyemez. Her belediye ne alıyorsa, onlar da alıyor. Peki nereye gidiyor bu paralar? Ben eminim ki, benim vatandaşım bunun hesabını da soracaktır.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KÜRTLERİ SEVMEK BÖLÜCÜLÜKSE BEN BÖLÜCÜYÜM&lt;br /&gt;Erdoğan, "Bize diyorlar ki; 'Başbakan bölücülük yapıyor.' Asla! Bizim tek davamız var o da din, dil, bölge ayrımı yapılmaksızın herkesin aynı hizmetten faydalanması. Ama Kürt vatandaşlarımızı sevdiğim için bana bölücü diyorlarsa varsınlar desinler. Biz bunu omuzumuza almışız zaten. Biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YATIRIMLAR SÜRECEK&lt;br /&gt;Ekonomik krizin en az kayıpla atlatılması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Başbakan Erdoğan, "Biz bu dönemde de yatırımlarımızı durdurmayacağız. Kriz tellallığı yapanlara rağmen yolumuza devam edeceğiz. TOKİ için koyduğumuz 500 bin konut hedefini de tamamlayacağız." dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UMARIZ OBAMA BARIŞÇI POLİTİKA İZLER  &lt;br /&gt;ABD'deki başkanlık seçimlerine de değinen Erdoğan, "Sayın Obama ABD tarihinin ilk siyah başkanı oldu. Umuyoruz ki dünya genelinde barışçı politikaları destekleyecektir. Bizim ABD ile olan ilişkilerimiz ve stratejik ortaklığımız, kişilere göre değişmez" şeklinde konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-2198240850377072558?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2198240850377072558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2198240850377072558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/dtpli-belediyelere-hesap-sordu.html' title='DTP&apos;li belediyelere hesap sordu - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7416775572744557493</id><published>2008-11-13T02:38:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:40:26.332-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>İzmir ve Diyarbakır seçmeni kararsız - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi, yakalaşan yerel seçimler öncesi 10 büyükşehirde mevcut adaylar ile potansiyel adaylara yönelik bir seçim anketi çalışması yaptı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma; 10 büyükşehirde toplam 79 noktada gerçekleştirildi. Anketlerin, yüzde 20’si kır özelliği taşıyan ilçe ve köy merkezlerinde yapıldı. &lt;br /&gt;Anket, 23 –30 Ekim 2008 tarihleri arasında toplam 13.033 denek ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankette en çarpıcı sonuç İzmir ve Diyabakır’da çıktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İZMİR VE DİYARBAKIR SEÇMENİ KARARSIZ&lt;br /&gt;İzmir’de ankete katılanların yüzde 33’ü ‘Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görmek istediğiniz potansiyel bir adayınız var mı? sorusuna ‘Fikrim yok’ cevabını verdi. Diyarbakır’da aynı soruya ‘Fikrim yok’ cevabını verenlerin oranı ise yüzde 21. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte 10 büyükşehirde yapılan anketin sonuçları…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7416775572744557493?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7416775572744557493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7416775572744557493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/izmir-ve-diyarbakr-semeni-kararsz.html' title='İzmir ve Diyarbakır seçmeni kararsız - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6621938689423831487</id><published>2008-11-13T02:36:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:38:20.674-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Akrabalar aday OLAMAZ - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Genel seçimlerde sadece vekil yakınlarına aday yasağı getiren AKP’nin, yerel seçimlerde ise yasağın kapsamını, milletvekili, belediye başkanı ile il ve ilçe başkanlarının birinci ve ikinci derece yakınlarını kapsayacak şekilde genişletmesi de dikkat çekti. AKP’nin kriterleri şöyle: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PARTİ ÜYESİ OLMASI GEREKMİYOR&lt;br /&gt;AKP Belediye Başkanı, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclis üyelerini "merkez yoklaması" yöntemiyle belirleyecek, tüm seçim çevrelerinde anket uygulaması da yapacak. Adaylarda parti üyesi olma koşulu aranmayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Partiden ihraç edilenler, hakkında işten el çektirme kararı verilen parti yöneticileri ile 2008 yılı kongresinde yönetime girenler adaylık başvurusu yapamayacaklar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;POZİTİF AYRIMCILIK YAPACAKLAR&lt;br /&gt;Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından 7 bin 500 YTL alınacak. Nüfusu 100 binden az olanlardan bin 500 YTL, 100 binin üzerinde olanlardan 3 bin YTL istenecek. Kadın adaylardan bu paralar üçte iki oranında istenirken, özürlülerden ise üçte bir oranında ücret alınacak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6621938689423831487?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6621938689423831487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6621938689423831487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/akrabalar-aday-olamaz-mytechsis.html' title='Akrabalar aday OLAMAZ - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6202172644195020794</id><published>2008-11-13T02:35:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:36:45.201-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Gökçek'in oğlu Erdoğan'la görüştü - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu TBMM’de bir süre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmi AKP’nin Çankaya Belediye Başkan adaylığı için geçen Gökçek, sabah saatlerinde TBMM’ye gelerek kulislerde Başbakan Erdoğan’ı beklemeye başladı. Erdoğan’ı meclise girişinde şeref kapısında karşılayan Gökçek, Erdoğan’ın eline kapandı. Gökçek, Erdoğan grup toplantısına girene kadar yanından ayrılmayarak bir süre sohbet etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6202172644195020794?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6202172644195020794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6202172644195020794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/gkekin-olu-erdoanla-grt-mytechsis.html' title='Gökçek&apos;in oğlu Erdoğan&apos;la görüştü - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-5458157627735893878</id><published>2008-11-13T02:34:00.002-08:00</published><updated>2008-11-13T02:35:36.570-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Baykal'dan Başbuğ'a ERGENEKON SİTEMİ  - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin Meclis Grup Toplantısında parti grubuna sesleniyor. Baykal konuşmasına ölümünün 70. yılında Mustafa Kemal Atatürk'ü anarak başladı. Baykal, "Yaşadığımız yüzyılda, bırakın Atatürk çapında dünyada bir lider çıkmasını, onunla mukayese edilecek bir lider bile yetişmemiştir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, "Biz Atatürk'ü ayrıca partimizin kurucu genel başkanı olduğu için ayrı bir severiz" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;YAPAMIYORSAN ÇEKİP GİDECEKSİN&lt;br /&gt;CHP lideri Deniz Baykal'ın Başbakan Erdoğan'a meydan okuduğu Grup konuşmasının tam metni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ATATÜRK SIRADANLAŞTIRILAMAZ&lt;br /&gt;Baykal, "Bugün Atatürk'ü sıradanlaştırmak için yoğun çabalar gösterildiğini görüyoruz. Ancak o, kurduğu eserle kişiliği ile sıradanlaştırılamaz bir lider olduğunu kanıtlamıştır. Bu büyük lidere bir kez saha saygılarımı ve şükranlarımı sunuyor, Allah'tan rahmet diliyorum. Anısını ve eserlerini yaşatacağız" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMERİKAN HALKI BÜYÜK BİR SINAV VERDİ&lt;br /&gt;ABD Başkanlık seçimlerinde ilk kez siyahi bir başkanın seçilmesinin çok öenmli olduğunu vurgulayan Baykal, "Böyle bir seçim yaptıklarından dolayı Amerikan halkını kutluyorum. Böyle bir tercihi yapmak, büyük bir demokrasi birikiminin göstergesidir.Umarım Sayın Obama da Amerikan halkının gösterdiği olgunluğu gösterir" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERGENEKON DAVASI&lt;br /&gt;CHP lideri Baykal, savunma aşamasına geçilen Ergenekon duruşması ile ilgili olarak "Maalesef bugüne kadar bu dava konusunda hukuki açıdan parlak bir sınav veremedik" dedi. Baykal, "Ben bu davanın başlangıcında kaygılarımı dile getirmiş ve olayın siyasileştirilmesinden duyduğum rahatsızlığı dile getirmiştim. Gelinen noktada ne kadar haklı olduğum bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yargılama konusunda büyük bir hukuk skandalı yaşandığı uluslararası çevrelerde de eleştirilmektedir" dedi.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAŞA'NIN ERGENEKON ŞAKASI&lt;br /&gt;Baykal, "Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek arasındaki 'Ergenekon şakası'na göndermede bulunarak; "Bu şakadan da anlaşılıyor ki, devletin zirvesi bu Ergenekon sürecini doğru şekilde teşhis etmiştir. Teşhis doğru fakat icraat yok. Bir buçuk yıldır süren bu süreçte, insanlar mağdur edilmektedir ancak bu konuda bir adım atılmamaktadır" diyerek Başbuğ'a sitemde bulundu.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE DIŞ BORCA MAHKUM EDİLDİ&lt;br /&gt;Ekonomik kriz konusuna da değinen Baykal, ekonomide büyümenin durduğunu belirterek "Hükümetin çok övündüğü ihracat rakamlarındaki artış durmuş, gerilemeye başlamıştır. Bu hükümetin yanlış ekonomik politikalarınn sonucudur. Türkiye dış borca mahkum bir ülke haline getirilmiştir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEN KİMSİN Kİ 'ÇEK GİT' DİYORSUN&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'ın 'Bu bayrağı kabul etmeyen başka yere gitsin' şeklindeki sözlerini eleştiren Baykal, "Sen kim oluyorsun da 'Çek git' diyorsun. Pompalı tüfekle ateş açan vatandaşı savunuyorsun. Başbakan son dönemlerde bu konularda içerden dışardan yanlış yönlendiriliyor" şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TELEKOM PEŞKEŞ ÇEKİLDİ&lt;br /&gt;CHP lideri Baykal, Telekom'un özelleştirilmesi ihalesini de eleştirerek, "Tarlanın taşıyla tarlanın kuşu vurulmuştur. Telekom'un yıllık karı ile yıllık taksidi ödeniyor. Halkın parasıyla halkın değeri Hariri ailesine peşkeş çekilmiştir" şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVAP VERMEM DEMEKLE OLMAZ&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'ın 'Artık Baykal'a cevap vermeyeceğim' şeklindeki sözlerini de eleştiren Baykal, "Sen cevap vermeyeceğim diyerek kurtulacağını sanıyor olabilirsin. Ama ben sormaya devam edeceğim. Bunları açıklamak zorundasın. Soru soruyorzu cevap vermiyor. Buyur o zaman ikimizin de dokunulmazlıklarını kaldıralım, kararı bağımsız mahkemeler versin" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-5458157627735893878?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5458157627735893878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5458157627735893878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/baykaldan-babua-ergenekon-sitemi.html' title='Baykal&apos;dan Başbuğ&apos;a ERGENEKON SİTEMİ  - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-8649049301461084775</id><published>2008-11-13T02:34:00.001-08:00</published><updated>2008-11-13T02:34:49.384-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>AKP grubunda gözler Fırat'ı aradı  - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Uzun bir aradan sonra toplanan AKP Grup toplantısında, gözler geçen hafta süpriz bir şekilde partideki görevinden istifa eden Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’ı aradı. AKP Genel Başkan Yardımcılığına atanan İçişleri eski Bakanı Abdülkadir Aksu ise tüm ısrarlara rağmen Fırat’ın oturduğu koltuğa oturmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP’nin Meclis’te grup toplantısı uzun bir aradan sonra Başbakan ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP’nin bugün yapılacak il başkanları toplantısı öncesi AKP Grup toplantısını izlemek üzere Meclis'e gelen il başkanı ve çok sayıda belediye başkanı grup salonunu doldurunca, milletvekilleri ayakta kaldı. Çok sayıda milletvekili Başbakan Erdoğan’ın grup konuşmasını ayakta dinlemek zorunda kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir aradan sonra çok sayıda türbanlı kadın seçmenler de grup toplantısını izleyenler arasında yerlerini aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÖZLER FIRAT’I ARADI, AKSU FIRAT’IN OTURDUĞU KOLTUĞA OTURMADI &lt;br /&gt;Gözler, gecen hafta süpriz bir şekilde, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek partideki görevlerinden istifa eden Dengir Mir Mehmet Fırat’ı aradı. Grup toplantısı öncesi milletvekilleri Fırat’ın istifasını değerlendirmek istemediler. Gazetecilerin bu konuda soruları yanıtsız kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırat’ın, yerine atanan İçişleri eski Bakanı Abdülkadir Aksu ise uzun bir süre tebrikleri kabul etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır grup salonunda hiç değişmeyen kuralını ise bugün Aksu bozdu. Grup salonunda Başbakan'ın solunda Genel Başkan Yardımcısı (eskiden Fırat), sağında ise grup başkanvekili otururdu. Bugün ise Aksu sağ tarafta oturmayı tercih etti. Milletvekilleri ''Sayın bakan sizin koltuğunuz sol taraf'' diye hatırlatmalarına rağmen Aksu yıllardır Fırat’ın oturduğu bölüme ısrarlara rağmen oturmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin de aynı hatırlatmayı yapmasına rağmen Aksu’nun Fırat’ın oturduğu koltuğa oturmaması gözlerden kaçmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOPBAŞ’DAN AYAK ÜSTÜ ANKET SORULARI İl Başkanları toplantısı öncesi Meclis’teki grup toplantısına katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Mart 2009’da yapılacak yerel seçimlerde yeniden aday olacağı mesajını verdi. Grup toplantısı başlamadan önce gazetecilerle sohbet eden Topbaş, Ankara’dan İstanbul’un nasıl göründüğünü, İstanbul’da kendisi döneminde yapılan icraatların nasıl yansıdığını, seçimlerde İstanbul’un nasıl çıkacağına ilişkin, AKP teşkilatlarının belediye başkan adaylarına sorduğu soruları yöneltti. Topbaş, yerel seçimlerde AKP’nin rakibi olmayacağını da ifade etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-8649049301461084775?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8649049301461084775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8649049301461084775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/akp-grubunda-gzler-frat-arad-mytechsis.html' title='AKP grubunda gözler Fırat&apos;ı aradı  - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6812484928725874875</id><published>2008-11-13T02:32:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:34:04.473-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Atatürk'ün önünde sap gibi duruyor - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>10 Kasım Atatük'ü Anma Törenlerinde devlet erkanının Anıtkabir'i ziyaret etti ve her yıl olduğu gibi mozoleye çelenk koyup saygı duruşunda bulundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yıllar Süleyman Demirel'in özel kalem müdürlüğünü yaptıı için 'Demirel'in Karakutusu' olarak anılan Cumhuriyet gazetesi yazarı Cüneyt Arcayürek, Başbakan Erdoğan'ın Anıtkabir'de Atatürk'ün huzurunda yaptığı saygı duruşunu “Atatürk’ün önünde sap gibi duruyor.” sözleriyle tanımladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ATATÜRK'ÜN ÖNÜNDE SAP GİBİ DURUYOR&lt;br /&gt;Aramızdan ayrılışının 70. yılında Anıtkabir’deki mozolede RTE: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Atatürk’ün önünde sap gibi duruyor.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün saygıyla ama dün: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RTE, Anıtkabir’de mozolenin önünde 15 yıl önceki unutulmaz söylemlerini, örneğin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna, Mustafa Kemal Atatürk’e, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 70 yıllık tarihine baktığımızda rejimin yüz akı ile çıktığını söyleyemeyiz” diye seslenişini acaba anımsıyor mu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mozole önündeki gözlerine, yüzüne bakıyorum; dünden koptuğuna işaret eden en ufak bir kıpırdanma yok; herhalde kafasının içinde “Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor. Yani bu millet istedikten sonra, tabii elden gidecek yahu!” diyen sesi çınlıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde hâlâ Atatürk’e “Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nu nelerin önünü tıkamak, nelerin önünü açmak için getirdin” diye soruyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de bugün de “Referansı İslam olan bir düşünceyi”, bir anlayışı temsil etmekte olduğunu anımsıyor olmalı; dün sap gibi dururken Atatürk’ün huzurunda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk’ün huzurunda sap gibi dururken dün, herhalde bir inancını tazeliyor; “Türkiye kendisine din olarak Kemalizmi almış, başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir” dediğini içinden geçiriyor olmalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da 1993’teki “Türkiye Cumhuriyeti 1923’ten bu yana sürekli gerileyiş içindedir.Türkiye’nin 70 yıllık tarihi boşa harcanmış bir zamandır” söylemini dün Anıtkabir’de sap gibi durup mozoleye bakarken düşünüyor mu acaba? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anıtkabir’de mozole önünde sap gibi dururken dün; nereden nereye geldim diye geçmişini ve bugünlerini kıyaslamıştır herhalde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HANGİ RTE'YE İNANACAĞIZ&lt;br /&gt;Dün Atatürk’ü, sadece laikliği değil, topyekûn Cumhuriyeti karalarken değişim-değiştim edebiyatıyla bugün: “İstiklal mücadelesinin önderi, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ölüm yıldönümünde anarken, hep birlikte O’nun fikir ve eserleri üzerinde yeniden düşünmeliyiz” diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün yobaz bir kafanın ürünü söylemlerini yakın yıllara kadar sürekli açıklayan RTE’ye mi, bugün Atatürk’ü aşmanın olanaksızlığını gören biri olarak son mesajında söylediklerine mi?.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi RTE’ye inanacağız? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEN HİÇ OPERAYA GİTTİN Mİ?&lt;br /&gt;“O’nun fikir ve eserleri üzerinde yeniden düşünmeliyiz” diyenin, iktidarda olsun olmasın, yıllardır izlediğimiz yaşam biçimine şöyle bir göz atınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk’ün çağdaş bir ulus yaratmak için giriştiği devrimlerle doğrudan bağlantılı sosyal yaşam ilkelerini ne ölçüde uyguluyor; sorunuz kendisine: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen RTE, Atatürk konusunda dün öyle bugün böylesin ama dünden bugüne gerçek inançlarında bir milimetre değişiklik olmadığını yaşam biçiminle kanıtlıyorsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen RTE; bir kez olsun, operaya gittin mi? Örneğin Carmen’i, Aida’yı, Rigoletto’yu, Sihirli Flüt’ü izledin mi? Hayır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen RTE; Fındıkkıran veya Kuğu Gölü balelerini, şöyle keyif alarak seyrettin mi? Hayır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vivaldi’yi, Beethoven’i, Mozart’ı, Brahms’ı, Chopin’i.. ünlü eserlerini bir konser salonunda dinledin hiç? Hayır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen RTE; Nâzım Hikmet’in, Orhan Veli’nin, Oktay Rifat’ın, Attilâ İlhan’ın şiirlerini okudun mu? Hayır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün olsun, tek bir gün Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası’nı izlemek için herhangi bir konser salonunun kapısından içeri girdin mi? Hayır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyetin sanat alanında çağdaş kazanımları Suna Kan’ın, İdil Biret’in ve son yıllarda parlayan Fazıl Say’ın konserlerine giderek bu değerleri alkışladın mı? Hayır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir resim sergisini açtın mı? Hayır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RTE ve çağdaşlık mı? Güldürmeyin insanı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"SAP GİBİ DURMAKLA OLMUYOR"&lt;br /&gt;Anıtkabir’de sap gibi durarak O’nun fikir ve düşüncelerine sahip çıkıyor izlenimi vermeye çalışmak.. rafta duran yalancı dolmayı yutturmaya benziyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“O’nun fikir ve eserleri üzerinde yeniden düşünebilmek” için önce O’nun çağdaşlığın kanıtları olan eserlerini bilmek, izlemek ve sindirmek gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anıtkabir’de sap gibi durmak yeterli ve inandırıcı olmuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6812484928725874875?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6812484928725874875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6812484928725874875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/atatrkn-nnde-sap-gibi-duruyor-mytechsis.html' title='Atatürk&apos;ün önünde sap gibi duruyor - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6165728330223390007</id><published>2008-11-13T02:31:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:32:52.181-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Yapamıyorsan çekip gideceksin - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Bu 10 Kasım'da Atatürk bir başka sahiplenildi bütün Türkiye'de. Bu onun eserine yönelen saldırının toplumumuz tarafından çok iyi kavranmış olduğunu gösteriyor'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün, Atatürk'ün ebediyete intikalinin 70. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Baykal, bunun bütün Türkiye'yi hem Atatürk hem de kendisi hakkında bir durum değerlendirmesi yapmaya yönelttiğini söyledi. Bir millet tarafından bu kadar büyük bir coşku ve içtenlikle sahiplenilen bir başka liderin daha olmadığını belirten Baykal, son yüzyılın pek çok lider yetiştirdiğini, ancak hiçbirinin Atatürk kadar büyük bir coşkuyla anılmadığını bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, ''Böyle büyük bir devlet adamını yetiştirdiğimiz için hepimiz iftihar ediyoruz'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Atatürk'ün aynı zamanda CHP'nin kurucu olduğunu anımsatan Baykal, şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bu nedenle O'nu bir başka severiz, bir başka anlarız, bir başka sahip çıkarız. Mustafa Kemal Atatürk dünya çapında bir büyük dönüşüm projesini, bir modernleşme projesini ortaya koymuştur. Ve bu modernleşme projesini çok büyük bir başarıyla uygulamıştır. Onun ortaya koyduğu ve uyguladığı modernleşme projesi gerçekten dünya çapında bir örnek olarak ortadadır. Türkiye'nin geçirdiği büyük tarihsel dönüşümün altında hiç kuşku yok Mustafa Kemal'ın misyonu, katkısı vardır.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Atatürk'ün sıradan bir devlet adamı olmadığına dikkati çeken CHP lideri Baykal, O'nun yepyeni bir toplum ve dünya görüşü tasavvur ederek, bunu başarıyla hayata geçirmiş bir lider olduğuna işaret etti. ''Biz, Atatürk'ü sıradanlaştırma girişimlerinin hiç bir şekilde başarıya ulaştırılamadığını görüyoruz'' diyen Baykal, Atatürk'ün her zamankinden daha büyük önem taşımaya devam ettiğini belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''ANISINI VE ESERİNİ YAŞATACAĞIZ''&lt;br /&gt;Deniz Baykal, Atatürk konusunda herkesin özgür bir anlayış içinde her türlü değerlendirmeyi yapabilecek noktada olduğunu ifade etti. Baykel, Atatürk'ün ne kadar incelenirse değeri o kadar ortaya çıkacak bir lider olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, ''Bu 10 Kasım'da Atatürk bir başka sahiplenildi bütün Türkiye'de. Bu onun eserine yönelen saldırının toplumumuz tarafından çok iyi kavranmış olduğunu gösteriyor. Bu en büyük güvencemizdir. Ben tekrar ülkemizin ve partimizin büyük kurucusuna ölüm yıl dönümünde içten saygılarımı bir kez daha ifade ediyorum. Allah'tan rahmet diliyorum. Anısını ve eserini yaşatacağız'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''AMERİKAN HALKINI KUTLAMAK LAZIM'' &lt;br /&gt;Konuşmasında, ABD'de yapılan seçimlere de değinen Baykal, Barack Obama'nın ABD Başkanı seçilmesinin pek çok bakımdan önemli bir olay olduğunu bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, yakın dönem Amerikan tarihi dikkate alındığında Amerikan halkının yaptığı tercihin öneminin daha iyi anlaşılacağını ifade etti. Baykal, toplumsal ırk çatışması yaşamış olan ve uzun süre siyah derili vatandaşlarına eşit insan hakkı tanımama inadını sürdürmüş olan bir toplumun bütün bunları aşmış olmasının takdirle karşılanması gereken bir olay olduğunu vurguladı. Baykal, ''Amerikan halkı bu seçimle gerçekten çok büyük bir demokrasi sınavı vermiştir'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz Baykal, ABD'nin bu seçimlerle çok ihtiyaç duyduğu olumlu izlenim verme şansını da yakaladığını savunarak, ''Gerçekten Amerikan halkını bu seçim nedeniyle kutlamak lazımdır. Bunu bende saygıyla selamlıyorum. Çok önemli bir karar olduğunu görüyorum. Böyle bir kararın alınmış olması gerçekten çok yüksek bir demokrasi bilincini gerektirmektedir'' diye konuştu. &lt;br /&gt;Obama'nın büyük bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu belirten Baykal, dünya barışı ve kardeşliğine katkı sunmasını beklediğini bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bu seçimle ABD halkı 2003 yılında Irak'a yapılan askeri müdahalenin yanlış olduğunu tespit etmiştir. Bu çok önemli bir karardır'' diyen Baykal, Partisinin başından bu yana bu müdahalenin yalnızca Türkiye için değil Amerika için de yanlış olduğuna inandığını ve bunu her ortamda dile getirdiğini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, ''Ama anlaşılıyor ki büyük devletler büyük hatalar da yapabiliyor'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, CHP'nin tutumunun ve itirazlarının Türkiye'nin bu yanlış hareketin daha büyük bir parçası haline gelmesine engel olduğunu da ileri sürerek, ''Türkiye CHP'nin öncü katkılarıyla bu askeri harekata çok ileri düzeyde karışma noktasında olmamıştır'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama'nın ekonomik kriz karşısındaki tavrına da değinen Baykal, krize yönelik önlemleri sadece bankalar ve büyük şirketlerle sınırlı tutmadığını, orta sınıfı da sahiplendiğini, bunun da doğru bir yaklaşım olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, ''Ekonomi sadece şirketler değildir, ekonomi insanlardır. İnsanları gözeten bir politikayla kriz bertaraf edilmelidir'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERGENEKON DURUŞMASI &lt;br /&gt;Baykal, partisinin TBMM Grubunda yaptığı konuşmada, Ergenekon davasında, sanıkların, hakim karşısında ifade verme noktasına gelindiğini, dünya hukuk standartları açısından bu davanın, iftihar edecekleri bir dava olmadığını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Kongresinde bir komisyonun, ''Ergenekon davasının uluslararası hukuk standartlarına uymadığı, kaygıyla izlendiğine'' yönelik açıklamasına işaret eden Baykal, yabancı çevreden böyle bir değerlendirme gelmesinin önemine değindi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, bu değerlendirmeyi, yakın ilişkide oldukları AB'nin değil, ABD'nin yaptığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bunun, AB çerçevesinde de ele alınmasını, bu konulara hassas AB yetkilileri tarafından da izlenilip, değerlendirilmesini beklerdik. Eski Jandarma Komutanı Şener Eruygur, ağır bir sağlık sorunuyla karşı karşıya. Bu davanın, daha şimdiden bir kurbanı haline dönüştüğünü, acı şekilde görüyoruz. Büyük üzüntü içindeyiz. Çağımızın bir büyük dramı, trajedisi bu davayla yaşanıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'e, bir askeri tatbikatta, yerdeki mermileri toplarken, 'Dikkatli ol Ergenekon'dan tutuklanabilirsin' esprisi yapılıyor. Devletin zirvesinde, Ergenekon konusunun çok doğru teşhis edildiğini memnuniyetle görüyoruz. Teşhis doğrudur ama tatbikat, 1,5 yıla aşkın süreden beri insanların, şereflerinin, haysiyetlerinin, ailelerinin, sağlıklarının ayaklar altına alındığı gerçeğidir. Bunu içimize sindirmek kolay değildir. Bir yandan şakasını yapacağız diğer yandan bu acı gerçek devam edecek, bu bizim ızdırabımızdır. Bu davadan dolayı ızdırap çekenlere, ailelerine dayanışma duygularımı, geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''BAŞKALARINI SUÇLAMADAN ÖNCE'' &lt;br /&gt;York Düşesi Sarah Ferguson'un, zihinsel engelliler merkezlerinde yaptığı gizli çekimi de değerlendiren Baykal, buradaki hayatların, kişilerin bilgisi ve izni olmadan teşhirinin kabul edilemeyeceğini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, bu çocukların, devlete emanet edildiğini dile getirerek, çocukların, dünyanın en medeni ülkelerindeki gibi tedavi edilmesinin, boyunlarının borcu olduğunu söyledi. Baykal, ''Bu konudaki eksikleri, zaafları, başkalarını suçlamadan önce, bizim kabul ederek, gereğini yerine getirme mecburiyetimiz vardır. Çocuk sevgisinin bu kadar yüksek olduğu bir toplumda, böyle bir tabloyu taşımamız, bize yapılan büyük haksızlıktır'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''YOLSUZLUK, CEZAEVİ ORADA...''&lt;br /&gt;Baykal, konuşmasında, ekonomideki gelişmelere de yer verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enflasyonun yükselmeye devam ettiğini, sanayi üretiminin düşmeye başladığını, büyümenin, 2004 öncesi tabloya geri döndüğünü belirten Baykal, bunların, izlenen yanlış ekonomik politikalar sonucu olduğunu savundu. Baykal, ''Bunun altında, 6,5 yılda dış borçla çarklarını çeviren bir ekonominin yerleşmesi gerçeği var. Türkiye dış borca mahkum hale geldi. AKP, iktidara geldiğinde 1,5 milyar dolar olan yıllık cari açık 51 milyar dolara çıktı'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, işadamlarının, ek işçi alması halinde işsizliğin çözüleceğini söylediğini belirten Baykal, işçi alınması bir yana, işçilerin çıkarıldığını, işyerlerinin kapandığını ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, Hükümetin, önlem arayışıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, önlem olarak doğalgaza yüzde 22,5 zam yapmayı ''akıl ettiğini'' savundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji politikaları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, BOTAŞ, doğalgaz ithalatının, Türkiye'nin en büyük yarası olduğunu vurgulayan Baykal, son dönemde BOTAŞ'ta 4 genel müdür değiştiğini, birinin cezaevinde bulunduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümetin, enerji politikasının iflas ettiğini ileri süren Baykal, ''Yolsuzluk, kötü yönetim, cezaevi orada'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''EKONOMİ POLİTİKASI KIRILMIŞ''&lt;br /&gt;Ortada çare ve çare arayışının olmadığını, iktidarın önünde yığınla çare bekleyen sorunların bulunduğuna işaret eden Baykal, ''iktidar; pirinç, fasulye, kömür dağıtarak, ekonomi politikasındaki başarısızlığını, önümüzdeki seçimde nasıl örtbas edebilir arayışında. Başka çare arayışı yok'' görüşünü dile getirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Büyük oy çoğunluğuyla iktidarda, tek başına, 6. yılı. Bunca yıl iş başında, kadrosunu kurmuş. Hala ne bu sıkıntı?'' diye soran Baykal, sözlerini, ''Politika başarısız. Ekonomi politikası kırılmış, sonuç vermemiştir. Sadece bu alanda değil, AKP, her alanda politika kırılmalarıyla karşı karşıya. AK parti içinde istifalar oluyor, tartışmalar yaşanıyor, Başbakan, kendi yandaşlarını, gazeteci yandaşlarını suçluyor. Ortaya koyduğu politika sonuç vermiyor. Ekonomideki durum, bunun yansıması'' diye tamamladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEN AYNAYA BAKINCA NE GÖRÜYORSUN?&lt;br /&gt;CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Aynaya baksınlar, kendilerini görsünler'' sözlerine yanıt verirken, ''Ben, gittim aynaya baktım. Gördüklerim, şanlı, şerefli Türkiye Cumhuriyetinin tarihi. Kendisi aynaya baktığı zaman ne görecek? Önce Hikmetyar'ın dizinin dibinden başlayacak ve oradan çıkacak Deniz Feneri'ne kadar gelecek. Sen de bir aynaya bak kendi halini görüver'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, hükümetin, terörle mücadele politikasını eleştirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye'de ''sıfır terör'' bulunduğunu ifade eden Baykal, şimdi terörün, aleniyet kazandığını söyledi. Baykal, şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Terör ayağını toprağa basmaya başladı. Başbakana 'buraya gelme' diye talimat verir noktaya gelmeye başladı. Kepenkleri kapattırmaya başladı. Kent yaşamını etkisine almaya başladı. Belediyeleri arkasına takmaya başladı. Bu tablo, çok acı bir tablo... Hala 'buna teslim olmadı' diye Başbakanı alkışlayacak mıyız? Bu tablonun ortaya çıkmasının sorumlusu, bizzat Başbakanın bugüne kadar izlediği politikadır.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'ın başından beri terörü kavrayamadığını, Diyarbakır'a giderek ''alt kimlik-üst kimlik'' şeklinde yanlış değerlendirmeler yaptığını anlatan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Terörü ve terörün arkasında duran çevreleri himaye etmeye başladı, onlarla ilişkiye geçmeye başladı. Onların gönlünü kazanarak, onlara umut vererek, onların himayesini alarak, onları yönetebileceğini zannetti. Halbuki terörün, devleti bölme temeli etrafında bir projesi var. Bunları yok sayarak, teröre göz kırparak, sırt sıvazlayarak, terörü yönlendireceğini düşündüğü çevrelerin gözüne girerek, umut vererek olayı kontrol edeceğini sandı. Olmadı.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''YAPAMAZSAN, SEN ÇEKİP GİDECEKSİN''&lt;br /&gt;Baykal, Erdoğan'ın şimdi de ''Şunu, şunu kabul etmiyorsan, çek git'' şeklinde başka bir yanlışa düştüğünü ileri sürerek, şöyle devam etti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Yok öyle şey. Hiçbir Türk vatandaşına, hiç kimsenin, hele bir başbakanın 'bu ülkeden çek git' demeye hakkı yoktur. Burada, bütün vatandaşlar, inançları, mezhepleri, etnik kökenleri, aşiretleri, kabileleri ne olursa olsun, hepimiz hep birlikte, tam bir eşitlik içinde, kardeşlik içinde yaşayacağız. Bu temel ilkedir. Kimsenin, kimseye çekip git demesi mümkün değil. Sen kim oluyorsun, nereden alıyorsun bu yetkiyi? Anayasada 'Başbakan, uygun görmediğine çek git' diye bir madde mi var? Kim verdi sana bu yetkiyi? Kimseye, 'çek git' demek kabul edilemez. Ama ortada elini silaha atanlar, terör yapanlar varsa, onları etkisizleştirmek de senin görevindir. Sen o görevini yapamayınca, bunalıp, ona buna 'çek git' diyemezsin. Kimse gitmeyecek. Sen görevini yapacaksın. Yapamazsan, sen çekip gideceksin. Başbakanın da bu görevi yapamadığı ortaya çıkmıştır.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;POMPALI TÜFEKLE SAVUNMA&lt;br /&gt;Erdoğan'ın, olaylar karşısında vatandaşların, ''pompalı tüfekle kendilerini savunmasını hak bilen bir anlayışı'' dile getirdiğini belirten Baykal, şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye'yi birbirine mi katacaksın? İçinden çıkılmaz bir hale mi getireceksiniz? Herkes, hakkını bizzat kendisi mi almaya çalışacak? Eğer her vatandaş, kendi güvenliğini kendisi sağlayacaksa, sana ne ihtiyaç var Başbakan? Orada sen ne işe yararsın? Devletin güvenlik güçleri, polisi, askeri niye var? Mahkemesi, savcısı niye var? İlla senin karşındaki insanları takip etmekle mi yükümlü onlar. Devleti savunmakla, vatandaşın hakkına ve hukukuna sahip çıkmakla yükümlü. Vatandaşı korumakla yükümlü.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''TÜRK TELEKOM, DAHA ÇOK KONUŞULACAK''&lt;br /&gt;Baykal, AK Parti'nin ''Yolsuzluklarla mücadele edeceğiz. Hortumları keseceğiz'' diye iktidara geldiğini, ancak bu mücadeleyi yapmadığını ileri sürdü. Başkasındakine de kendindeki yolsuzluğa da aynı şekilde karşı çıkılması gerektiğini, yoksa yolsuzluğun tutsak alacağını belirten Baykal, ''Bugün manzara bu hale gelmiştir'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Türk Telekom'a ilişkin iddiaları gündeme getirdiğini anımsatan Baykal, bazılarının, ''Konuşuldu, bitti'' diye düşündüğünü söyledi. Baykal, ''Hayır bitmedi. Asıl buzdağı, suyun altında duruyor. Bu Telekom, daha çok konuşulacak. Bu iktidar, döneminde konuşulacak, bu iktidar gittikten sonra konuşulacak. Asıl belki de o zaman konuşulacak. Çok büyük olay'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Telekom'u alanların, ''ihalenin yıllık taksit ödemelerinden fazla kar elde ettiklerine'' savunan Baykal, ''tarlanın taşıyla tarlanın kuşunu vurduklarını'' ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, Türk Telekom özelleştirildikten sonra Kurumlar Vergisinin indirildiğini belirterek, rakiplerin böyle bir indirimden haberi olup olmadığını sordu. Baykal, ''Bu, haberdar mıydı? Haberdar değil miydi? Bilemem. Bu kadar şaşkınlığın bilinçsizce yapılacağına, her nedense Kemal Kılıçdaroğlu'nun aklı basmıyor. O diyor ki bu kadar yanlışlık rastlantı olmaz. Derler ya bu kadar cehalet eğitimsiz olmaz diye. 'Bu kadar tezgah, tesadüf olmaz' diyor. O konuyu gündemde tutuyor. Bunun çok önemli sonuçlarının olacağı anlaşılıyor'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala'nın, Ojer Telekomünikasyon AŞ'yi temsil etmek üzere Türk Telekom'a denetim kurulu üyesi seçilmesine de değinen Baykal, ''Başbakanlık Müsteşarı, böyle bir şeyin içinde ne arıyor? diye sordu. Baykal, ''Bu şirketin ortakları gerçekten bize bildirilen ortaklar mı? Bu kurumlar vergisi farkı, diğer farklar, acaba bir hisseye dönüştü mü? Dönüşüyse, kim o hissenin sahibi? Kim, kim kardeşim?'' sorularını yöneltti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah-ATV'yi alan Katar'lı ortağın ''imtiyazlı ortak'' olduğunun ortaya çıktığını ileri süren Baykal, ''Bu ülkedeki demokratik bilinç, bu kadar büyük suistimallerin yapılması karşısında, hala sessiz kalmaya devam mı edecek?'' diye sordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''SORULARDAN MI KORKUYOR?'' &lt;br /&gt;''Deniz Baykal'a cevap vermeyeceğim'' diyen Başbakan Erdoğan'ın, böyle söyleyerek kendisinin soru sormayacağını sanıyorsa, yanıldığını ifade eden Baykal, ''Ben, milletin bana verdiği demokratik görevi yerine getirmek zorundayım. Sen cevap versen de vermesen de benim işim. Ben gördüklerimi söyleyeceğim. Başbakan, niye bunu söyleme ihtiyacı hissetti? 'Cevap vermeyeceğim' diyor, sorularıma karşı peşin tavır takınıyor. Bu sorulardan mı korkuyor?'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'a, televizyonda tartışma önerisini yenileyen Baykal, Erdoğan'ın buna gelmediğini anımsattı. Baykal, şöyle devam etti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Buna gelmiyorsan, ikimizin dokunulmazlığını kaldıralım, yargı bizden hesap sorsun. Ona da hayır. Peki sen dokunulmazlığını kaldırma, sadece benim dokunulmazlığımı kaldır, mahkemede hesap vereyim. Sen de alabiliyorsan, ibret al. Hayır, senin dokunulmazlığını da kaldırmam. Ne yaparsın?.. Ben, sana cevap vermem.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'ın, kendisine ''Anayasayı değiştir'' diyenlere, ''Ham meyve yenmez. Meyve olgunlaşsın öyle yeriz'' karşılığını verdiğini söyleyen Baykal, şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bu ne demek? Birisi, 'anayasayı değiştir' deyince, 'Ham meyve yenmez, olgunlaşsın öyle yeriz' diyor. Anayasanın yenmesi söz konusu. Olgunlaştıracaklar, öyle yiyecekler. Başbakan, bunu isteyenleri idare etmek için mi, gerçekten böyle düşündüğü için mi söylüyor? Muhtemelen gerçekten böyle düşünüyor. Bu anlayış, bizim bildiğimiz anlayış. Kim olgunlaştırılacak? Bu meyvenin pişmesi ne demek? Ne pişirilecek? Yargı mı hazırlanacak? Medya mı, iş dünyası mı hazırlanacak? Hazırlanan zaten yeterince hazırlanmadı mı? Yetmedi mi? Bu hazırlıkları yapacaksınız da nereye varacaksın? Söz konusu olan, dokunulmazlığın değiştirilmesi değil, yargı güvencesinin sağlanması değil, anayasanın laik karakterinin değiştirilmesi, anayasamızda azınlık yaratma imkanını sağlayacak gediklerin açılması... Bunun için anayasa değişikliği Türkiye'de yapılıyor. Başbakan, Türkiye'yi büyük sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır. Milletimizin, bunu yerel seçimlerde değerlendirmesi mutlak bir ihtiyaçtır.''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6165728330223390007?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6165728330223390007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6165728330223390007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/yapamyorsan-ekip-gideceksin-mytechsis.html' title='Yapamıyorsan çekip gideceksin - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4806546466693847304</id><published>2008-11-13T02:30:00.002-08:00</published><updated>2008-11-13T02:31:53.641-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>AKP nasıl oldu da YÜZDE 47 ALDI - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Eski TBMM Başkanı ve AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç, ''Bu iktidar yüzde 47 oyla 6.5 yıldır iktidarına devam ediyorsa bunun tek sebebi var, hep başımız dik, alnımız açık oldu'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Arınç, Rize'nin Ardeşen AK Parti İlçe Kongresinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de geçmişte halkın iki aile fotoğrafını yan yana getirdiğini ve ona göre tercihini yaptığını belirterek, birinde batakçıların, vurguncuların, yolsuzluk yapanların, diğerinde ise millete hizmet etmeyi en büyük görev bilen insanların bulunduğunu kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''BİR ZAMANLAR 'HÖT' DENİLDİĞİ ZAMAN BAZILARI KAÇTI''&lt;br /&gt;Bülent Arınç, bir zamanlar 'höt' denildiği zaman bazılarının kaçtığını, kaçarken de şapkasını alıp gittiklerini belirterek, ''Sordular ona şapkanı niye bırakmadın? Demiş ki 'e kendim kaçtım şapkamı da onlara mı bırakacaktım' Hötle zökle iktidarlar kaçar, yıkılırdı. Biz onun hötü, zökü ile hiçbir tarafa gitmedik. Dimdik durduk. Bu iktidar yüzde 47 oyla 6.5 yıldır iktidarına devam ediyorsa bunun tek sebebi var. Hep başımız dik, alnımız açık oldu. Millete verdiğimiz sözden sapmadık. Milletimizi sevdik, onu kucakladık'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ESKİDEN MUHTIRA OLUNCA TİR TİR TİTRERLERDİ&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde birinci turun akşamında CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne koştuğunu ve dilekçesini verdiğini anlatan Arınç, şöyle devam etti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Gece saat 11.30-12.00'lerde de bildiriler, muhtıralar yayınlanmaya başladı. Eskiden böyle bildiriler, muhtıralar olduğunda zangır zangır titrerlerdi, ödleri kopardı. Ben bu siyasetçileri çok yakından biliyorum. Arkasına bakmadan kaçanları biliyorum. 'Aman bildiri, eyvah saklanalım, ne derlerse yapalım.' O bildiri, muhtıralar ertesi gün hükümetin ağzından cevabını buldu. Hükümet dedi ki 'biz milletin hükümetiyiz, bu işler benim işim, sen benim işime karışamazsın, sen kendi işine bak, haddini bil.' Bu yüzden yüzde 47 oyun içinde ne var derseniz, 15 puanı bundandır. Siz başınızı dik tutarsanız, millet sizi sever. Milleti bırakıp kaçan sözünden dönenlerden hoşlanmıyor.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arınç, ordunun işinin yurt savunması, yurdun bağımsızlığının korunması olduğunu belirterek, sivil iradenin, hükümetlerin de ülkeyi yönettiklerini, parlamentonun siyasetçinin varlık yeri olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''BU KADAR SEÇMEN ÜLKESİNE İHANET Mİ EDİYOR?''&lt;br /&gt;Son genel seçimde sandık başına giden iki kişiden birinin AK Parti'ye oy verdiğine işaret eden Arınç, şöyle devam etti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bu kadar seçmen ülkesine ihanet mi ediyor, yanlış mı düşünüyor? Bu kadar adam yanlış düşünüyor da siz 10 kişi mi doğru düşünüyorsunuz? Bizi yanlış bulduğunuz için kapatmaya kalkacaksınız. Buna karşı durduk. Başsavcı mahkemeye 400 suç ve delil sundu. Bu suçlamalar nereden, gazetelerden. Gazete kupürleri ile Türkiye'nin iktidar partisini suçlamak doğru bir hareket mi? Çok şükür Anayasa Mahkemesi bu yanlışlığın önüne geçti, '400 suçlamanın 370'inin hiç birisini kabul etmiyorum' dedi. Geri kalan 30'u ile de bu partinin laikliğe aykırı eylemler ile suçlanmayacağına karar verdi. Para cezası ile bu işi bitirdi.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de kendilerinin özgürlükten, hürriyetten yana olduklarını, ayrımcılık yapılmasına karşı olduklarını anlatan Arınç, ''Herkesin inancına, giysisine her zaman saygı duyarız. Attığımız bu kadar adımdan sonra hala direnmeye çalışan statüko gidecek, yerine özgürlükler gelecek. Bunun en önemli işaretlerinden biri ABD Başkanlığına 60 yıl önce otobüslere binemeyen, iş yerlerine alınmayan birisinin seçilmesidir. Orası ABD, burası Türkiye, ne alaka? Eh vardır bir yerden bir alakası'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı seçiminde TBMM'ye gelmeyen ANAVATAN'ı ve DP'yi de eleştirerek, ''Son genel seçimde DP yüzde 5 bile alamadı. ANAVATAN seçime bile giremedi. Erkan Mumcu geçenlerde de siyasete veda etti. Herkese ibret olsun, milletin dediğini yapacaksın'' şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DTP'Lİ BAŞKANI ZİYARET ETTİM&lt;br /&gt;Arınç, kendisinin gittiği her yerde belediye başkanlarını hangi partiden olursa olsun ziyaret ettiğini vurgulayarak, ''Hatta Tunceli'ye gittiğimde DTP'li belediye başkanını da ziyaret ettim. Sonuçta halk onu beğenmiş, oyunu vermişse bize ona saygı duymak düşer'' dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4806546466693847304?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4806546466693847304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4806546466693847304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/akp-nasl-oldu-da-yzde-47-aldi-mytechsis.html' title='AKP nasıl oldu da YÜZDE 47 ALDI - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7860505051775118014</id><published>2008-11-13T02:30:00.001-08:00</published><updated>2008-11-13T02:30:52.777-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Babacan bu kez ÖZGÜRLÜK VAR dedi - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'de herkesin vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahip olduğunu bsöyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babacan, CHP İstanbul Milletvekili Necla Arat'ın soru önergesini yanıtladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDE BASKI VAR' NE ANLAMA GELİYOR&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanı Babacan, Arat'ın, ''Avrupa Parlamentosu'nda yaptığınız konuşmada, (Türkiye'de yalnız azınlıklar üzerinde değil, Müslüman çoğunluk üzerinde de baskı var) demişsiniz. Ülkenin Dışişleri Bakanı olarak, TBMM'de bu baskıların ne olduğunu kanıt ve belgeleri ile açıklar mısınız?'' şeklindeki sorusuna, şu yanıtı verdi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Sorunuzda bana atfen işaret ettiğiniz ifadeler, benim ifadelerimle tam olarak örtüşmemektedir. Bununla birlikte, dini inanç özgürlüğü başta Anayasa olmak üzere, kanunlarımızın güvencesi altındadır. Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Ülkemizde, özellikle 2000'li yılların başından itibaren yoğun şekilde devam eden reform süreci, din özgürlüğü kapsamı altındaki çalışmaları da içermektedir.''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7860505051775118014?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7860505051775118014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7860505051775118014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/babacan-bu-kez-zgrlk-var-dedi-mytechsis.html' title='Babacan bu kez ÖZGÜRLÜK VAR dedi - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3456807202411087943</id><published>2008-11-13T02:29:00.001-08:00</published><updated>2008-11-13T02:29:57.816-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Usa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>Erdoğan'dan Obama'ya TAVSİYELER - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>New York Times Gazetesi’ne konuşan Başbakan Erdoğan, ABD’nin yeni başkanı seçilen Obama’ya tavsiyelerde bulundu. Erdoğan, "Dik dur ama kavga etme" diye seslendiği Obama’ya, İran ile ABD arasında arabuluculuk yapmayı da önerdi. İran ile ABD arasındaki gerilimi endişeyle izlediklerini kaydeden Erdoğan’ın yeni başkana son tavsiyesi de, "Savaşlar, bu dönemde asla çözüm değil" oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Tayyip Erdoğan, G-20 Zirvesine katılmak üzere ABD’ye gitmeden önce, New York Times’in Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise ile bir söyleşi yaptı. New York Times’a, Ocak ayında göreve başlayacak yeni ABD Yönetimi ile İran arasında Türkiye’nin arabuluculuk yapmak istediğini söyleyen Erdoğan, Obama’nın başkan seçilmesinin ABD-İran ilişkilerinde bir değişiklik için fırsat oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad’ın Obama’ya gönderdiği kutlama mektubunu da, ’yararlanması gereken bir adım’ olarak nitelendirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama, dünya için şans&lt;br /&gt;Bu konuda, "Çok yararlı olabileceğimize inanıyorum" diyen Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki ilişkileri büyük kaygı ile izliyoruz. Bu tür sorunların masada çözümlenmesini bekliyoruz. Savaşlar, bu dönemde asla çözüm olmaz" diye konuştu. Erdoğan, Obama’nın seçilmesinin, ABD’nin dünyanın güvenini ve kaybettiği imajı yeniden kazanması için bir şans oluşturduğunu da belirtti. ABD’nin 21. yüzyılın başında bazı değerleri çok net ilan ettiğini ancak ilerleme sağlanmadığı gibi geri gidildiğini de söyleyen Erdoğan, "Bu değerlerin uygulamaya konulması benim için çok önemlidir" dedi. Bu arada, Erdoğan, Obama’ya da "Dik dur ama kavga etme" tavsiyesinde bulundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye benzersiz ama..&lt;br /&gt;New York Times da, Türkiye’nin, Washington ile Tahran arasındaki görüşmeleri kolaylaştırmak için benzersiz bir konumda olduğuna dikkat çekti. Gazete, NATO üyesi Türkiye’nin geçen ay BM Güvenlik Konseyi’nin geçici üyeliğine seçildiğini anımsatarak, müslüman Türkiye’nin Ortadoğu’daki komşuları ile ilişkileri geliştirdiğini ve geçen Mayıs ayında yıllardan sonra İsrail ile Suriye’yi bir araya getirdiğini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran ile derin ayrılık var &lt;br /&gt;Buna karşın Batılı bir yetkilinin, Türkiye’nin, Washington ile Tahran arasında tarafsız bir moderatör görevinde başarılı olmasına ilişkin kuşkularını dile getirdiğini belirten gazete, "Türkiye’nin İran ile karmaşık bir ilişkisi bulunuyor. Sayın Erdoğan’ın hükümetinin İslami tonuna karşın, Türkiye anayasal olarak laik ve İran ile derin ideoloji ayrılıklarına sahip" ifadesini kullandı. Batılı yetkilinin, Türkiye için, "Batı ile İran arasında arabuluculuk yapmanın gerçekten riskli olduğunu biliyorlar" sözlerini de aktaran gazete, yeni Amerikan yönetiminde, dış politikada geniş değişiklikler yapacağını söyleyen seçilmiş bir başkanın bulunmasının fırsatlar çıkarabileceği yorumunu yaptı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşman kazanmaya karşıyız &lt;br /&gt;New York Times’a, AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana, Türkiye’nin, en az altı Ortadoğu ülkesi liderini geçen yaz Türkiye’de ağırladığını hatırlatan Başbakan’ın Dış Politika Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu ise, komşu ülkelerin artık Türkiye’nin dış ticaretinin yüzde 30’unu oluşturduğuna dikkat çekti. Bu arada, gazete, Erdoğan’ın "Dış politikada ilkemiz şudur: Düşman kazanmaya karşıyız" ifadesini de aktardı. (Hürriyet)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3456807202411087943?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3456807202411087943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3456807202411087943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/erdoandan-obamaya-tavsiyeler-mytechsis.html' title='Erdoğan&apos;dan Obama&apos;ya TAVSİYELER - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3952317991459458213</id><published>2008-11-13T02:27:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:28:57.079-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terör'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>ÖCALAN DA EV HAPSİ YATSIN - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Son üç haftadır doğu ve güneydoğu bölgesinin birçok ilinde neredeyse toplumsal infiale yol açan, bir çok kişinin tutuklanmasına, yaralanmasına ve bir vatandaşımızın ölümüne yol açan “Abdullah Öcalan’a fiziksel şiddet uygulandığı ve hakaretlere maruz kaldığı” iddiaları araştırılmış mıdır?“ diye sordu. &lt;br /&gt;BAŞBAKAN'A ÖCALAN SORUSU&lt;br /&gt;DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Meclis Başkanlığı’na sunduğu 7 sayfalık soru önergesinde, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın durumuna ilişkin şu görüşünü dile getirdi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İlgili ve ilgisiz herkesin hakkında bir fikre sahip olduğu, her sözü ve kendisi hakkında her sözün önemsendiği, ismi etrafında farklı duyarlılık ve hassasiyetlerin en yoğun haliyle yaşandığı, bilimsel tezlere konu olmak kadar küresel düzeyde siyaset stratejileri ve planlamaların merkezine alınan objektif analiz ve değerlendirme kapasitesine sahip her kişi ve kurum tarafından Kürt siyasetinde ve rolü, misyonu ve önemi kabul edilen, giderek bir kişi olmaktan öte toplumsal bir kimlik, simge ve bir olgu olarak değerlendirilen ve algılanan Abdullah Öcalan’ın tutulduğu İmralı cezaevinin özel statüden çıkarılarak ulusal ve evrensel hukuk normlarıyla yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.” görüşünü dile getirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞIR TECRİT KOŞULLARINDA TUTULUYOR İDDİASI&lt;br /&gt;Öcalan’ın "1999 16 Şubat’ından bu yana İmralı’da tek kişilik Kapalı Cezaevinde ağır tecrit koşullarında tutulduğunu" savunan Tuğluk, şunları söyledi: &lt;br /&gt;“Abdullah Öcalan’a yönelik uygulamalar, ulusal ve uluslar arası hukuk normlarının ihlali olmanın da ötesinde tamamen siyasi, fiili, keyfi ve cezalandırmaya dönük uygulamalar olarak her açıdan ciddi bir boyuta vardırılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYKIRI KOŞULLAR ALTINDA&lt;br /&gt;En başta temel hukuk prensiplerini oluşturan eşitlik ilkesine, ayrımcılık yasağına, avukatın hukuki yardımından yararlanma hakkı dahil kötü muamele yasağına rağmen tutuklu ve hükümlü hakları standartlarına aykırı koşullar altında tutulmakta olan A. Öcalan’a yönelik en son ‘öldürme’ tehdidi de içeren fiziksel taciz ve hakaretlerle de bulunulduğu hem kendisi, hem avukatları tarafından iddia edilmiştir. Nitekim başta Diyarbakır olmak üzere Türkiye’nin bir çok yerinde bu vahim hukuksuzluğa yönelik son 20 gündür kitlesel tepki ve eylemsellikler geliştirilmiş ve olaylar halen yer yer sürmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kürt sorununun çözümünde ‘önemli ve etkili bir aktör’ olduğu neredeyse siyasetle ilgili her kesim tarafından dile getirilen Abdullah Öcalan’a yönelik olumsuz her tutum ve davranışın toplumsal ve siyasal alana yansıdığı, çatışma ve gerginliklere neden olduğu bilinmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin tarafından ‘Türkiye’nin en rahat hükümlüsü’ olarak gösterilse de, gerçeğin böyle olmadığı her kişi ve kurum tarafından bilinmektedir. Durumun bu şekilde yansıtılmış olması basit politik bir manipülasyondan başka bir şey değildir.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TELEFONLA BİLE KONUŞAMIYOR&lt;br /&gt;Tuğluk, Öcalan’ın 9 yıldır İmralı Cezaevinde sosyal ve duygusal tecrit altında tek başına tutulduğunu, sosyal ilişki kurma olanaklarının asgari düzeyde dahi bulunmadığını, Türkiye’deki tüm cezaevleri ve mahkumlara tanınan 10 dakikalık telefonla konuşma hakkının bugüne kadar kendisine tanınmadığını, ulusal yayın yapan radyo ve televizyondan istifade etmesine izin verilmediğini, günlük, haftalık ve aylık gazete ile dergilerden yararlanma hakkının sınırlı olduğunu, havalandırma süresinin genel uygulamadan farklı olarak günde bir saatle sınırlandırıldığını, tüm cezaevlerinde uygulanan ailesi dışında 3 kişiyle görüşme hakkı uygulamasını İmralı’da gerekçe gösterilmeksizin uygulanmadığını da savundu. Tuğluk şu iddialarını da dile getirdi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Aile ve avukat görüşmeleri sık sık ‘hava muhalefeti’ ve ‘koster arızası’ gerekçesiyle engellenmektedir. Zaten haftada bir gün ve bir saatle sınırlı olan avukat görüşmeleri ile 15 günde bir yarım saatle sınırlandırılan aile görüşmeleri bu vesileyle aylarca yapılamayabilmektedir. Yurtdışından gelen avukatları da ya görüştürülmemekte ya da ciddi sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Öcalan’ın açık aile görüş hakkı da yoktur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapalı ortamda ve telefonla kardeşleriyle görüşmektedir. Kürtçe konuşmaları da yasaklanmıştır. Öcalan’ın aile bireyleri de, yetkililerin kendilerine ‘Kürtçe konuşmak yasak, konuşursanız görüşmeyi keseriz’ diye baskı uyguladıklarını, bu nedenle anadilleriyle konuşamadıklarını, Türkçe konuşmak durumunda kaldıklarından tam olarak anlaşamadıklarını belirtmektedirler. Ayrıca, İmralı Cezaevi’nde yine diğer cezaevlerinden farklı olarak, kantin ve revir olanaklarından yoksun bırakılmaktadır.“ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EV HAPSİ KONUSUNDA ÇALIŞMANIZ VAR MI&lt;br /&gt;Tuğluk Başbakan Erdoğan’a şu soruları yöneltti: &lt;br /&gt;“Son üç haftadır doğu ve güneydoğu bölgesinin birçok il'inde neredeyse toplumsal infiale yol açan, bir çok kişinin tutuklanmasına, yaralanmasına ve bir vatandaşımızın ölümüne yol açan ‘Abdullah Öcalan’a fiziksel şiddet uygulandığı ve hakaretlere maruz kaldığı’ iddiaları araştırılmış mıdır? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar ciddi ve vahim bir iddia hangi düzeyde incelenmiş, inceleme sırasında Abdullah Öcalan da dinlenmiş midir? 24 saat kamerayla denetlenen odasındaki kayıtlara bakılmış mıdır? Eğer bir inceleme başlatılmış ve sonuçlandırılmış ise, kamuoyuyla en azından avukatlarıyla ya da kendisiyle neden sonuçları paylaşılmamaktadır? Her tutuklu ve hükümlünün sahip olduğu ve yasalarda belirtilen haklara Abdullah Öcalan neden sahip değildir? Yasalarla verilmiş olan haklardan men edilmiş olması siyasi, keyfi ve (söz konusu kişi Abdullah Öcalan olmasından dolayı) cezalandırıcı bir tavır değil midir? Söz konusu tavır ve tecridin hukuk devletiyle bağdaşır bir yanı var mıdır? Ulusal ve uluslar arası hukuka aykırı bir şekilde uygulanan ağır tecrit ve giderek arttırılan baskının (kamuoyunca pek inandırıcı bulunmayan “güvenlik” dışında) hukuki gerekçesi ve dayanağı nedir? Fiziki şiddet ve hakaret iddiasını araştırmak üzere TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’ndan bir heyetin İmralı’ya gönderilmesi için hükümetinizin bir hazırlığı, talimatı ya da girişimi var mıdır, olacak mıdır? İmralı sistemiyle kendi hukukunu ve yasalarını uygulamamak kadar kişiye özel hukuk uygulamasıyla ciddiyeti ve saygınlığını tartışmalı hale getiren bir devlet olmaktan çıkıp hukuk, adalet ve demokrasiyle yönetilen saygın bir devlet olmak ve toplumsal barışa katkı sunmak adına hükümetinizin ve size bağlı olan Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezinin bu konuda (cezaevi koşullarıyla ilgili) iyileştirici bir planlaması var mıdır? Aydın ve yazarların Kürt sorununa çözümüne hizmet edeceği anlayışıyla Abdullah Öcalan için önerdiği ‘ev hapsi’ konusunda hükümetinizin bir çalışması var mıdır?” (ANKA)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3952317991459458213?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3952317991459458213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3952317991459458213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/calan-da-ev-hapsi-yatsin-mytechsis.html' title='ÖCALAN DA EV HAPSİ YATSIN - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7798045948973262105</id><published>2008-11-13T02:26:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:27:51.565-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>İşte MHP'nin Ankara adayı - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>ANKARA'nın Beypazarı İlçesi'nin MHP'li Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın, MHP'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na adaylığı kesinleşti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEYPAZARI'NDAN ANKARA'YA&lt;br /&gt;Daha önceki açıklamalarında Beypazarı'ndan aday olmayacağını açıklayan Yavaş, MHP'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylığının kesinleştiğini belirtti. Ankara'nın tarihi ve turistik ilçesi Beypazarı'nda iki dönemdir başkanlık görevini başarıyla sürdürdüğünü belirten Mansur Yavaş, başarılı çalışmalara imza atıp, ilçeyi bir turizm kenti haline getirdiğini söyledi. Yaptığı çalışmalar sonucu İpek Yolu üzerindeki birçok medeniyette ev sahipliği yapmış bir Anadolu kasabasını yeniden ortaya çıkardıklarını ifade eden Beypazarı Belediye Başkanı MHP'li Yavaş, tarihi bir ilçeye yeniden hayat verdiklerini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HEDEF BÜYÜKŞEHİR&lt;br /&gt;Daha önce belirtitği gibi Beypazarı Belediye Başkanlığı'na bir daha aday olmayacağını yineleyen Başkan Yavaş, MHP'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ise adaylığının kesinleştiğini söyledi. Yavaş, "Bu nedenle artık çalışmalara Ankara'da devem edeceğim. Hedefimiz Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı. Beypazarı'nda yaptığı örnek çalışmalarımı Ankara'da da sürdüreceğime inanıyorum" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7798045948973262105?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7798045948973262105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7798045948973262105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/ite-mhpnin-ankara-aday-mytechsis.html' title='İşte MHP&apos;nin Ankara adayı - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-2306108667700436338</id><published>2008-11-13T02:25:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:26:20.864-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terör'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>PKK'yı bitirmek için 20 BİN GÖNÜLLÜ yeter - "MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması"</title><content type='html'>Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, ilk genel seçimlerde TBMM'ye gireceklerini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pamukoğlu, partisinin Aydın İl Başkanlığı hizmet binasının açılışının ardından düzenlediği basın toplantısında, partilerinin 2 ay önce kurulmasına rağmen, örgütlenmesini 44 ilde tamamladığını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLK GENEL SEÇİMDE MECLİS'TEYİZ&lt;br /&gt;Büyük kongrelerini ocak ayında yapacaklarını, ancak yasal süre nedeniyle yerel seçimlere katılamayacaklarını belirten Pamukoğlu, ''Partimize, 7 Ekim-7 Kasım tarihlerinde 22 bin kişi üye olmak için müracaat etti. İlk genel seçimde TBMM'ye gireceğiz. Bu konuda sorun yok, kesin Meclisteyiz'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BANA 15-20 BİN GÖNÜLLÜ YETER&lt;br /&gt;Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Pamukoğlu, daha önce yaptığı konuşmalarda terörü 365 günde bitireceği sözünün hatırlatılması üzerine, 15-20 bin gönüllü asker ile bunu başaracağını savundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB BOŞ BİR HAYAL&lt;br /&gt;Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye için boş bir hayal olduğunu ileri süren Osman Pamukoğlu, şöyle konuştu. ''AB kendi içinde bile tam olarak mutabakata varabilmiş değil. Ama bunu uzatmanın gereği yok. Bizim AB ile ilgili siyasal hiçbir bağımız olmayacak. Biz, Avrupalılarla sadece pazarları, istihdamı, ürünü konuşuruz. Ya satacağımız ya da alacağımız ürünleri. Bize hiç kimse, hiçbir şey dayatamaz. Böyle bir hayat kabul edilemez. Bu da bağımsızlığı kaybetmenin başka bir yoludur. '' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HİÇ ŞEHİT GÖRMEYENLER DE TERÖR UZMANI OLDU&lt;br /&gt;Son dönemde artan terörle birlikte ortaya bol miktarda terör uzmanı ve terör stratejistinin çıktığını, bunlarla birlikte de yeni bir sektörün doğduğunu iddia eden Pamukoğlu, ''Herkes terör uzmanı ve stratejisti oldu. Görüyorsunuz onları. Herkes konuşuyor. Diyarbakır-Sivas hattının doğusuna geçmeyen, hayatında bir kere şehit görmeyenler konuşuyor'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OBAMA'NIN ABD BAŞKANI SEÇİLMESİ &lt;br /&gt;Osman Pamukoğlu, bir gazetecinin ABD'de yapılan seçimlerde Barack Obama'nın başkan seçilmesiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de ABD'nin değişeceği yönünde iyimser bir hava esmesiyle ilgili sorusu üzerine, şunları kaydetti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''ABD'nin devlet politikasını, siyahı, beyazı, moru, kırmızıyı getir, hiç birisi değiştiremez. Aynen yürüyecek her şey. Dünya siyaset tarihini bilmeyen ve Amerikan devlet politikalarını bilmeyen, Amerikanın arkasında başka hangi güçlerin olduğunu bilmeyen, en hafif tabirle aymazlara ait düşünceler bunlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika, Irak'a getirdiği 70 küsur petrol şirketini söküp, oradan mı taşıyacak? Afganistan'dan mı vazgeçecek? Kafkaslar'dan ve Balkanlar'dan mı vazgeçecek?'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pamukoğlu, basın toplantısının ardından il yönetimiyle bir toplantı yaptı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-2306108667700436338?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2306108667700436338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2306108667700436338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/pkky-bitirmek-iin-20-bin-gnll-yeter.html' title='PKK&apos;yı bitirmek için 20 BİN GÖNÜLLÜ yeter - &quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-5650271430667587180</id><published>2008-11-13T02:23:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:24:59.308-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terör'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Baykal'dan hükümete TERÖR eleştirisi</title><content type='html'>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''iktidarın terör sorununu kavramadığını ve büyük yanlışlıklar yaptığını'' savunarak, ''Bölgedeki insanın terörle bütünleşmiş olduğunu kabul etmeye kimsenin hakkı yok. Kimseyi teröristlere teslim etme hakkımız yoktur. Teröristle mücadele kararlılıkla götürülür ama bölgeye de içtenlikle sahip çıkılır'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanal D'nin ana haber bülteninde soruları cevaplandıran Baykal, dünyadaki ekonomik krizin Türkiye'ye yansımalarıyla ilgili bir soru üzerine, Türkiye'deki ekonomik krizin işleyiş tarzının Batı'daki krizin işleyiş tarzından çok farklı olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişmekte olan, yükselen piyasa ekonomilerine krizin yansıdığını, Türkiye'nin de bunların arasında olduğunu belirten Baykal, turizm, tekstil, otomotiv, inşaat sektörlerinde çok ciddi üretim daralmaları yaşandığını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun daha da yaygınlaşacağının anlaşıldığını ifade eden Baykal, şunları kaydetti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Türkiye'de krizin, bizim mali dengemizi ciddi şekilde sarsmakta olduğu, maliyetleri artırmakta olduğu açıkça görülüyor. Şu ana kadar bütün dünya harekete geçip önlem paketleri hazırladığı halde, Amerika'da, Avrupa'da, Çin'de çok kapsamlı önlem paketleri hazırlandığı halde bizde böyle bir arayış yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki şöyle bir anlayış var Hükümet'te; toplumu ayağa kaldırıp, ilgili çevreleri göreve çağırıp, iş adamlarını, onların ilgili kuruluşlarını, ekonominin önde gelen insanlarını, bürokrasiyi harekete geçirip, hep birlikte sendikalar falan 'önlem arayalım' derse, bu, ekonomi politikasının iflas ettiğini kabul etmesi anlamına gelecek gibi bir duygu içinde. O nedenle de inkar etmeyi tercih ediyor. İnkarla bir yere varmak mümkün değil. Türkiye, ciddi şekilde kriz tehdidine maruzdur ve bir an önce ciddi önlem almak lazım.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''KRİZİN TÜKETİM AYAĞI DA VAR''&lt;br /&gt;Krizin doğru tespit edilmesi ve doğru politikalarla yaklaşılması gerektiğini ifade eden Baykal, karşı karşıya kalınan krizin hem üretim hem de tüketim yönü bulunduğunu belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir takım büyük fabrikaların dünyada bankaların iflas etmesi ve sıkıntıya girmesi sebebiyle finansman olanaklarını kıstıklarını ve üretim yapamaz hale geldiklerini anlatan Baykal, Türkiye'de de otomotiv ve tekstil sektörünün ciddi bir daralma içine girdiğini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sektörleri üretim yapar hale getirme ihtiyacı olduğunu ifade eden Baykal, ''Bu, Türkiye'deki finans sisteminin, kredi imkanlarının KOBİ'lere yönelik olarak, üretim yapan fabrikalara yönelik olarak arttırılması zorunluluğunu ortaya koyuyor. Ama sadece böyle bir yaklaşımla bu krizin çözülmesi mümkün değil, çünkü krizin bir de tüketim ayağı var'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların cebindeki parayı harcayamaz hale geldiğini savunan Baykal, şunları kaydetti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Onları para harcar, talep üretir, ekonomiyi aşağıdan yukarıya doğru çarkları çevirir hale getirmek lazım. Bunun yolu, sosyal demokrat reçetedir ve bütün dünya şimdi oraya gidiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın Bush bir reçete hazırladı. Esas itibarıyla bankaları, sigorta şirketlerini kurtarmaya yönelik bir reçete hazırladı. Demokrat Parti yöneticileri 'Olmaz' dediler. 'Sadece bu olmaz. Onu yap anladık da. Sen vatandaşı, orta halli, dar gelirli insanları da piyasaya girebilecek, talep yaratacak, alışveriş yapacak noktaya getirmek zorundasın. Bu olmazsa olmaz' dediler. O yönde değişiklik önerileri getirdiler.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı şekilde İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın katkısıyla AB'nin kriz paketinin de sosyal bir nitelik kazandığını belirten Baykal, ''Vatandaşın alışveriş yapmasını mümkün kılacak desteği katkıyı vermek lazım'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda CHP'nin ciddi bir hazırlığı olduğunu ifade eden Baykal, ''memurların ve emeklilerin ücretlerine ciddi zam yapılması, işçi çıkarmayacak işletmelerde işçinin cebine girecek parayı artırmak üzere devletin prim ve vergi yükünden vazgeçmesi, ÖTV ve KDV'yi doğal gaz ve elektrikten kaldırmak, çiftçiye ve esnafa sıfır faizli kredi verilmesi'' gerektiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IMF ile anlaşma yapılması gerekip gerekmediği yönündeki bir soruya Baykal, ''IMF ile anlaşmayı bunlar çok geciktirdiler, ekonomiyi bu noktaya getirdikten sonra yapacak birşeyleri yok. Şimdi de bunlar bu arayışa girdiler, ama ne yazık ki geç kaldılar. Geç kaldıkları için IMF'nin maliyeti daha da arttı. Bu geldiğimiz noktada artık uluslararası dayanışma şarttır'' karşılığını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası sistemin güvenini kazanmak gerektiğini vurgulayan Baykal, ''Çok ciddi bir sorunla karşı karşıyayız, bir an önce Türkiye'nin bir atılım yapması lazım'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALEVİLERİN TALEPLERİ&lt;br /&gt;Alevilerce dile getirilen taleplerle ilgili soru üzerine Baykal, ''Maalesef Alevi toplumunu da bölmek için onları birbirine düşürmek için sistemli bir çaba, iktidar tarafından himaye ediliyor'' görüşünü savundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir demokratik toplumda, toplumun her kesiminin taleplerini, ihtiyaçlarını, önerilerini anlayışla karşılamak, değerlendirmek gerektiğini ifade eden Baykal, ''Onu bir peşin fikirle 'uç fikir' diye bir kenara itmenin bir anlamı yok. Arkasında onların yüzbinlerce insan var. Yüzbinlerce insanın talebini, kim ne hakla, uç fikir diye bir kenara atabilir. Bunları saygıyla karşılamak lazımdır'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal sözlerini şöyle sürdürdü: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Sonra da bunların karşısına başka bazı Alevileri çıkarmak, bu tehlikeli oyun, bu çok sağlıksız, çok yanlış. Bu tuzağa hiç kimsenin düşmemesi gerektiğine inanıyorum. Herkesi dikkatli olmaya çağırıyorum. Bu konuyu Türkiye, iktidarın bu sorumsuz davranışıyla çığırından çıkarmaya izin vermemelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün, bir süre önce bir açılım yaptı iktidar, bir Alevi açılımı yaptı, seçimlere giderken. Ne oldu? Yani niçin onu yaptınız? Hangi somut sonucu aldınız? Taahhütlerinizin hangisini gerçekleştirdiniz? Ne adım attınız? Yani tamamen göstermelik, aldatmacaya yönelik, seçime endekslenmiş bir program. Olmayınca insanlar kendileri çıkıyor bir takım talepler yapıyor. Kulak vereceksin. Kabul edilir, edilmez. Eğer başkaları kabul etmiyorsa onları da çağıracaksın. Onlarla birlikte tartıştıracaksın. Sevgiye ihtiyaç var. Dostluğa, iyi niyetli kucaklamaya ihtiyaç var.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜNEYDOĞUDAKİ PROTESTOLAR&lt;br /&gt;Son günlerde güneydoğuda yaşanan olayların çok ön plana çıktığının ve Başbakan'ın üslubunun sertleştiğinin belirtilmesi ve bu konudaki görüşünün sorulması üzerine Baykal, Türkiye'de bugün terör konusunun nitelik değiştirmeye başladığını ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, ''Terör güvenlik güçlerine ya da masum vatandaşlara yönelik bir tehdit konumundaydı. Vuruluyordu, öldürülüyordu, mayın patlıyordu. Şimdi olay değişti, şimdi bir coğrafya üzerinde yer yer hegemonya tesis etme, egemenlik kurma çabasına doğru girdi. Bu tablo bir meydan okuma şeklinde kendisini gösteriyor. Başbakan'a 'buraya gelme' gibi talimatlar söylüyor. Bunların söylenebilmiş olması beni yüreğimden yaralıyor'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de 2002'de AK Parti iktidarına ''sıfır terör'' teslim edildiğini söyleyen Baykal, şunları kaydetti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''6 yıl sonra geldiğimiz noktada Türkiye çok ciddi tehlikeye, tehdide maruz kaldı. Bunun arkasında yanlış bir terör politikası var. Bu iktidar, başından beri terör sorununu kavramadı. Bu konuda büyük yanlışlıklar yaptı. Terörü onunla uzlaşarak idare edebileceğini sandı. Teröre yön verdiğini düşündüğü çevrelere şirin gözükerek, onların onayını alarak, onların desteğini kazanmaya çalışarak onları idare edebileceğini zannetti. Mümkün değil. Bunların bir siyasi projesi var. Bir iddiası var, ne yaptıklarını biliyorlar, gayet hesaplı.'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terörle bölgedeki insanı ayırmak gerektiğini belirten Baykal, ''Bölgedeki insanın terörle bütünleşmiş olduğunu kabul etmeye kimsenin hakkı yok. Yok böyle bir şey. Şimdi Başbakan bu hatayı yaptı. Terör çığırından çıktı. Bugün meydan okumaya başlıyor. 'Çek git' diyor. Bunu bir başbakanın söylemeye ne hakkı var. Hangimiz hangimize 'çek git' diyebiliriz. Ne hakla diyebiliriz. Anayasa ortada, hukuk ortada. Bir başbakanın herhangi bir vatandaşa 'çek git' demeye hakkı var mı?'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terörle etkili bir mücadelenin ihmal edildiğini savunan Baykal, gelinen noktada halkı ve toplumu tedirgin edecek açıklamalar yapıldığını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykal, ''Halk bizim halkımızdır. Hiç kimseyi ayrı düşünmeye kimsenin hakkı yoktur. Kimseyi teröristlere teslim etme hakkımız yoktur. Teröristle mücadele kararlılıkla götürülür, ama bölgeye de içtenlikle sahip çıkılır'' diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-5650271430667587180?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5650271430667587180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5650271430667587180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_13.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Baykal&apos;dan hükümete TERÖR eleştirisi'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-2352366345599430849</id><published>2008-11-13T02:21:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T02:23:48.946-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terör'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - AKP'li vekilden POMPALI savunması</title><content type='html'>DEVLETE KARŞI SUÇ İŞLEYEN VURULUR!&lt;br /&gt;Adalet Bakanlığı’nın bütçesinin tartışıldığı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na “dur-vur” tartışması damgasını vurdu. DTP Milletvekili Hasip Kaplan’ın “Polis ‘dur’ diyor, durmayanı vuruyor” sözlerine AKP Yozgat Milletvekili Abdülkadir Akgül, “Devlete karşı suç işleyenler varsa elbette vurulacaktır” yanıtını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;POLİS 'DUR' DİYOR DURMAYANI VURUYOR&lt;br /&gt;Kaplan, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun yapılan değişiklikle “dur-vur yasası” haline geldiğini savunarak, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e bakanlığın bu konuda bir çalışma yapıp yapmadığını sordu. &lt;br /&gt;Kaplan, “Dur-vur yasası uygulanıyor. Polis ‘dur’ diyor, durmayanı vuruyor. Bu kişi sağır bile olabilir. PKK’lıların cenazeleri teşhis edilmesine rağmen ailelerine verilmiyor” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEVETE KARŞI GELENİ VURMAKTAN HOŞLANIRIM&lt;br /&gt;Araya giren Akgül de en demokratik ülkelerde bile devletin kendine karşı suç işleyenleri vurduğunu öne sürerken, “Ben vurmaktan hoşlanan bir adam değilim, ama devletim ve milletime karşı gelenleri elbette vurmaktan hoşlanacağım. İnsan olanlar var, insanlık suçu işleyenler var. ’Dur-vur’ yasasına göre, devlete karşı suç işleyenler varsa elbette vurulacaktır. Türkiye’de adalet herkese fazlasıyla uygulanıyor zaten” yanıtını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"DONUP KALDIM"&lt;br /&gt;Kaplan, “Asıl adalet AKP’ye fazla uygulanıyor” diye tepki gösterirken, CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, “Donup kaldım. O zaman mahkemeler, savcılar ne yapacak? Herkes elinde bir silah ‘ranger’ gibi dolaşacak mı? İnanamıyorum” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"O POMPALI HEPİMİZİ VURUR"&lt;br /&gt;DSP İzmir Milletvekili Harun Öztürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın göstericilere pompalı tüfekle karşılık veren vatandaşı savunmasını “Kendi adaletinizi sağlayın’ demek, sistemi inkâr anlamına gelir. Pompalıdan çıkan kurşunun hepimizi vuracağını unutmamak gerekir” sözleriyle eleştirdi. &lt;br /&gt;Kaplan da Şahin’e bu sözlerle ilgili olarak savcıların soruşturma açıp açmadığını sordu. Kaplan’ın Erdoğan’ın “Ya sev ya terk et” dediğini söylemesi üzerine, AKP’den “O konuyu açıkladı” tepkisi geldi. Kaplan da AKP’lilere, “Açıklasa da böyle dedi. Özür dilemek başka, söyledikleri başka” yanıtını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"VATANINI SEVDİRMEK DE DEVLETİN GÖREVİ"&lt;br /&gt;MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da, “Bu sloganı reddediyoruz. Vatanını sevmeyen yok mu? Var elbette. Ama onlara vatanımızı sevdirmek de, teröristi cezalandırmak da devletin görevi” diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-2352366345599430849?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2352366345599430849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2352366345599430849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-akpli.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - AKP&apos;li vekilden POMPALI savunması'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3429103360064372334</id><published>2008-11-12T04:02:00.001-08:00</published><updated>2008-11-12T04:12:14.516-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması", SıraLamadaki Son Durum :)</title><content type='html'>HoLLa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet ArkadasLar Dun actıgım Yarısma bLoqu Yine Dun İndexLendi bu kadar HızLı indexLenmesini Bende BekLemiyodum Acıkcası Ama bikac hiLe iLe oLdu :) Bu Yarışmada HiLeLerin Serbest oLması Yarışmaya Ayrı bi Zevk Katacak Diye Dusunuyorum Ben. Sonucta ÖnemLi oLan SıraLama DeiL Yarışmak Ve Keyif aLmak :) YaLan WaLLa Keyif aLmak icin kimSe Yarısmaz :D:D NeySe Umarım Hakeden Kazanır DiyeLim Herkeze boL Şans..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" ;&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;                       Harun Ay :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3429103360064372334?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/3429103360064372334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=3429103360064372334&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3429103360064372334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3429103360064372334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_2735.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot;, SıraLamadaki Son Durum :)'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7090300142009572787</id><published>2008-11-12T04:00:00.002-08:00</published><updated>2008-11-12T04:02:06.924-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Usa'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Should blacks avoid the military?</title><content type='html'>My father was career Army. He rose to the rank of Seargeant before being honorably discharged a year before he died. He served our country in Korea. He spent time at a number of posts including the War College in Carlisle Barracks, Pa., Fort Knox, Ky.. Munich and Kaiserslatern, Germany and Fort Hood, Tex.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;But on his dying bed, he told me not to join the military. He was too weak to ex[lain why and I didn't ask. I didn't question my father. I had no reason to do so. He was a good man who was never too caught up in the strict regimen of Army life.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I never was in the military. The draft ended when I was in high school. But I was reminded of my father's death bed wish for me when I was watching Boyz in the Hood last week. Laurence Fishburn played Furious Styles (my father movie character name), the father of Tre, played by Cuba Gooding Jr. Tre tells his friend Ricky (Morris Chestnut) that his father said the Army is no place for a black man. Ricjy is thinking of joining the military rather than go to college.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I knew my parents wanted me to go to college and I always wanted to go there. But I never thought of the military because of my father's words. I still wonder what exactly he meant.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I don't know of anything that builds discpline in young man than the military. I am aware that racism exists everywhere but the Army was a place here integration occurred, allowing people of other races to interact with one another.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I think a younger generation of black men could have used that kind of discipline in their lives. No I am not a war monger. I despise the wars. I wish no families had to experience the tension of their son or daughter having to fight in Iraq or Afghanistan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nonetheless, I respect and appreciate then keep us safe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;What are you thoughts on Veterna's Day? How do you think {resident-Elect Barack Obama will handle the wars? Is exiting Iraq with dignity important to you? Should blacks avoid the military?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I just don't want any more troops to give up their lives. No one wins in war. So do something nice for a vet today or for a veteran's family. It will make you feel good, too.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Holla!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7090300142009572787?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7090300142009572787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7090300142009572787&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7090300142009572787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7090300142009572787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_8825.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Should blacks avoid the military?'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7535353448267973255</id><published>2008-11-12T04:00:00.001-08:00</published><updated>2008-11-12T04:00:46.266-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Usa'/><title type='text'>Will White People Riot?</title><content type='html'>Oct. 20, 2008--"Would black people riot if Sen. Barack Obama didn't win the election?" That was the question a white man in Memphis recently asked a racial reconciliation group with which I am involved. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;After five years of being a columnist for the daily paper in Memphis, I wasn't surprised by the absurdity of his query. Many whites still labor under the illusion that black folk act en masse and that if you ask the right one, you can get the official position of some 40 million people. If a few of us get angry, that logic allows, it must surely result in a riot. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Riot because we didn't get our way? Please. Black people have more than their share of experience with disappointment and dashed dreams. (See: King, Martin Luther; Evers, Medgar; Chaney, James.) Matter of fact, I'd go so far as to say we're experts in making the best out of a losing hand. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The reply to the curious white gentleman: "No! There is no reason to believe black people will riot if Obama does not win."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;But soon after getting this man's e-mail, I started to wonder if he was on to something, if he had noticed what I had: a seething, barely constrained, ugly anger and frustration that makes good riot fuel. The kind of anger that prompts people to shout "Kill him!" and "Off with his head!" at rallies. The kind of hatefulness that would prompt a man to bring a stuffed monkey with an "Obama" sticker on the toy's head to a campaign event.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;That kind of group-fueled nastiness must surely beg the question: Will white people riot if Obama wins?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7535353448267973255?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7535353448267973255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7535353448267973255&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7535353448267973255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7535353448267973255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/will-white-people-riot.html' title='Will White People Riot?'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-529648477595608447</id><published>2008-11-12T03:58:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T04:00:00.095-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Usa'/><title type='text'>In a New Administration, Some Brand-New Jobs?</title><content type='html'>The intense competition among Democrats for top jobs in the incoming Obama administration assumes there are a fixed number of posts worth having. But it's looking likely that some extremely choice, even consequential, positions are going to be created by the new administration. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;For example, plans are underway to establish a White House Office of Urban Policy to better coordinate federal efforts to help cities nationwide, said Valerie Jarrett, co-chairman of the Obama transition team. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"He's going to have a White House chief of urban policy," Jarrett told the Trotter Group, an organization of black columnists. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;She declined to divulge names of potential choices for the post. "I'm sure there are plenty of candidates. It's a great job," Jarrett said. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Despite the many national problems the new administration will face, she continued, Barack Obama remains committed to earlier pledges to establish such an office. "Because he began as a community organizer on the South Side of Chicago, he understands [that] the local level is really where you can impact change and that local government can play a vital role as we try to jump-start our economy," she said. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meanwhile, there's chatter that, if the administration decides to create the position of environmental czar, former Environmental Protection Agency chief Carol Browner would be a logical choice. So would former energy czar Bill Richardson, though he is said to prefer the State Department. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Send those résumés. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;An Uncomfortable State of Affairs&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Speaking of secretary of state, it's looking increasingly like Sen. John Kerry (D-Mass.) may get the nod for that post, a possibility that is driving some Senate Democrats to distraction. No, not that they oppose Kerry. Not at all. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The problem is that the chairman of the Senate Committee on Foreign Relations, Sen. Joe Biden (D-Del.), has picked up a new job. The second-ranking Democrat, Sen. Christopher Dodd (Conn.), has announced that he's staying on as head of the Senate Committee on Banking, Housing and Urban Affairs, what with all the troubles in the industry these days. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Well, no problem, Kerry can take . . . oh, wait. So he's going to the State Department? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;That means, yes indeed, next in line to chair the committee is Sen. Russ Feingold (Wis.), who tends to approach foreign policy and related matters from, let's say, a leftward direction. Feingold was the only senator to vote against the Patriot Act and is the leading advocate of cutting and running out of Iraq. That means the Obama administration, in addition to getting smacked around from the right on foreign policy matters, could find itself hammered from the left as well.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-529648477595608447?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/529648477595608447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=529648477595608447&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/529648477595608447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/529648477595608447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/in-new-administration-some-brand-new.html' title='In a New Administration, Some Brand-New Jobs?'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7845690531578919277</id><published>2008-11-12T02:41:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:42:29.252-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Sistemi bozmuyor</title><content type='html'>Trabzonspor´un Beşiktaş maçına Hacettepe 11´i ile başlamasına kesin gözüyle bakılıyor.&lt;br /&gt;Önceki gün oynadığı Hacettepe müsabakasında sistem değişikliğine giden ve “Beşiktaş maçının taktiğini deniyor” yorumlarına yol açan Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal’ın kupada aynı 11’i koruması bekleniyor. Özellikle tek forvet ve onu arkadan destekleyen kalabalık hücum hattı konusunda kararlı görünen Bordo-Mavililer’in hocasını düşündüren tek nokta Yattara’nın formsuzluğu. Bugünkü taktik antrenmanda oyuncularının performansını yakından izleyecek olan deneyimli hoca, Colman, Selçuk ve İsaac’in oyuna katılımlarından ise çok memnun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7845690531578919277?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7845690531578919277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7845690531578919277&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7845690531578919277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7845690531578919277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_7317.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Sistemi bozmuyor'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7245276236452963376</id><published>2008-11-12T02:40:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:41:26.797-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Kupa kadroları</title><content type='html'>Trabzon´da Ersun Yanal tekrar çift forvete dönerken, Beşiktaş´ta Mustafa Denizli, son maçtan 6 farklı oyuncuyla sahaya çıktı.&lt;br /&gt;İki takım da, kupaya özel kadrolarla sahaya çıktı. Hacettepe maçında takımını tek forvetle sahaya süren Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, dün yeniden Gökhan-Umut’a dönerken, İsaac’ı yedek soyundurdu. Tayfun, gıda zehirlenmesi nedeniyle kadroya alınmadı. Beşiktaş’ta ise sakatlıkları nedeniyle Trabzon’a götürülmeyen Cisse, Delgado ve  Sivok’un yanısıra, teknik direktör Mustafa Denizli, kaleci Rüştü, Nobre ve Holosko’yu  ilk 11’e almadı. Onların yerine Hakan, Gökhan Zan, Seriç, Uğur İnceman, Bobo ve Serdar Özkan görev yaptı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7245276236452963376?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7245276236452963376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7245276236452963376&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7245276236452963376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7245276236452963376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-kupa.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Kupa kadroları'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-8361598864407239074</id><published>2008-11-12T02:39:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:40:40.114-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Yanal'ın yüzü gülmüyor</title><content type='html'>Trabzonspor'un hocası Ersun Yanal´ın büyük maçlardaki başarısızlığı devam ediyor.&lt;br /&gt;Trabzonspor’un başında çıktığı 7 büyük karşılaşmada sadece 1 galibiyeti bulunan Ersun Yanal, dün de sahadan üzgün ayrıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağır yara aldılar&lt;br /&gt;Trabzonspor'un bu sezon ligdeki zirve yürüyüşünde büyük pay sahibi olan Ersun Yanal’ın büyük maçlardaki başarısızlığı devam ediyor. Karşılaşma öncesinde, Bordo-Mavili takımın başında oynadığı 7 derbi müsabakasında sadece 1 galibiyeti bulunan Yanal, dün takımından çok şey bekliyordu. Ancak Avni Aker Stadı’nda kazanan Beşiktaş oldu, Yanal’ın öğrencileri Türkiye Kupası macerasında ağır yara aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraftara teşekkür&lt;br /&gt;90 dakika bitiminde düzenlediği basın toplantısında, “Kupada artık işimiz çok zor, ancak imkansız değil” diyen Ersun Yanal, şöyle konuştu: Birçok pozisyona girdik ancak atamadık. Ligimizde her takım, her takımı yenebilir. Kupada bir üst tura çıkmamız bizim elimizde değil. Artık 6 puanı alıp, rakiplerimize bakacağız. Yenilgiye rağmen taraftarlarımızın bizi tribüne davet edip, alkışlaması çok güzeldi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-8361598864407239074?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/8361598864407239074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=8361598864407239074&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8361598864407239074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8361598864407239074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_8209.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Yanal&apos;ın yüzü gülmüyor'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7591906302729261581</id><published>2008-11-12T02:38:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:39:00.922-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - 'Kadromuza çok güveniyoruz'</title><content type='html'>Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu, kupa beklentilerini açıkladı...&lt;br /&gt;Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu, kupa beklentilerini açıkladı... Sezon başında her iki kulvarda da iddialı bir şekilde yürüyebilecek bir kadro kurduklarını söyleyen Trabzonspor’un idarecisi, “Bu sezon Avrupa yolculuğumuz yok; sadece lig ve kupaya konsantreyiz. İlk maçımızda hesapta olmayan bir yenilgi aldık. Şimdi hem onu telafi etmek hem de büyük maç morali kazanmak için  sahaya çıkacağız.  Kadromuzun bu sıkışık sürece rağmen üst düzey  performans sergileyeceğinden eminim” dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7591906302729261581?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7591906302729261581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7591906302729261581&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7591906302729261581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7591906302729261581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_9425.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - &apos;Kadromuza çok güveniyoruz&apos;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-2406185267496023228</id><published>2008-11-12T02:37:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:38:15.334-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Colman'a yine özel görevler</title><content type='html'>Cumartesi günü Hacettepe ile karşı karşıya gelen Trabzonspor, iki günlük süreçte maça en iyi şekilde hazırlanmanın yollarını aradı.&lt;br /&gt;Cumartesi günü Hacettepe ile karşı karşıya gelen Trabzonspor, iki günlük süreçte maça en iyi şekilde hazırlanmanın yollarını aradı. Bordo-Mavililer’de Tolga Zengin’in dışında eksik oyuncu bulunmazken Karadeniz temsilcisi için en büyük avantaj şüphesiz takımdaki moralin tavan yapmış olması. Teknik direktör Ersun Yanal’ın Hacettepe 11’ini bozmaması beklenirken, sahaya yine tek forvet olarak Gökhan’ın  çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. Yanal’ın performansı giderek yükselen Colman’a yine özel görevler vereceği öğrenildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-2406185267496023228?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/2406185267496023228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=2406185267496023228&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2406185267496023228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2406185267496023228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_4041.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Colman&apos;a yine özel görevler'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4681112512874309702</id><published>2008-11-12T02:36:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:37:21.594-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Ve Avni Aker yıkıldı</title><content type='html'>Beşiktaş maçında Trabzonspor için tek üzücü nokta mağlubiyet değildi...&lt;br /&gt;Ligde de deviremedi&lt;br /&gt;Trabzonspor Türkiye Kupası 2. grup maçından puansız ayrılıp bu alandaki beklentileri karşılayamazken, iç sahadaki yenilmezlik serisini de koruyamadı. Dün geceki Beşiktaş müsabakasına kadar Avni Aker’de oynadığı 6 karşılaşmada 4 galibiyet 2 beraberlik elde eden Bordo-Mavililer, Kara Kartal’ın son dakikadaki golüyle adeta yıkıldı. Trabzonspor, ligdeki müsabakada da Beşiktaş ile iç sahada berabere kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkışlar taraftara&lt;br /&gt;Avni Aker’de dün geceki atmosfer ise tek kelimeyle harikaydı. Geçen sezonlara oranla müthiş bir bütünlük yaşayan Trabzonlular, hafta içi olmasına rağmen Beşiktaş maçına büyük ilgi gösterdiler. Stadın neredeyse tamamını dolduran sporseverler 90 dakika boyunca susmadılar. 61’de ise yine bilindik şovlarını tekrarlayan Bordo-Mavililer’in bu desteği galibiyete yetmedi ama futbolcuları alkışlayarak soyunma odasına uğurladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4681112512874309702?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/4681112512874309702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=4681112512874309702&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4681112512874309702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4681112512874309702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-ve.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Ve Avni Aker yıkıldı'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-2307894223481966445</id><published>2008-11-12T02:35:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:36:16.589-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Liderim hayırdır!</title><content type='html'>Ligde tahtını bırakmayan Trabzonspor´un yüzü kupada gülmüyor.&lt;br /&gt;‘Fırtına’ ara verdi&lt;br /&gt;Sezona büyük umutlarla giren ve Avrupa Kupaları’na katılamayacağı için hem Süper Lig’de hem de Türkiye Kupası’nda mutlu sona ulaşmayı hedefleyen Trabzonspor, bir kulvarda daha havlu attı... Süper Lig’de yoluna emin adımlarla devam eden, birçok dev rakibini geride bırakarak liderliğini sürdüren Bordo-Mavililer, aynı başarıyı Türkiye Kupası’nda ise tekrarlayamıyor. Süper Lig’in zirvesindeki ‘Fırtına’ önce Gaziantepspor’a, ardından da Beşiktaş’a mağlup olarak umut tüketti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligde de takıldılar&lt;br /&gt;Trabzonspor'un Türkiye Kupası’ndaki başarısızlığı taraftarların ve “İki kulvarda da mücadele edecek bir kadromuz var, yani kupada da en az lig kadar iddialıyız” diyen yönetimin keyfini kaçırdı. Şimdi sadece Süper Lig hedefine sarılan Trabzonspor, uzun maratonu en azından Avrupa potasında tamamlamanın yollarını arayacak. Bu arada dikkat çeken bir başka nokta ise Trabzonspor’un kupada yenildiği Gaziantepspor ve Beşiktaş’a ligde de 2’şer puan kaybetmesi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-2307894223481966445?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/2307894223481966445/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=2307894223481966445&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2307894223481966445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2307894223481966445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_6913.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Liderim hayırdır!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-193709909108563126</id><published>2008-11-12T02:34:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:35:13.292-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Fenerbahçe günlüğü</title><content type='html'>EURO 2008´de İspanya Milli Takımı´nı Avrupa Şampiyonu yapan Fenerbahçe Teknik Direktörü Aragones, verdiği sözü tutup, 600 kilometre yürüyecek.&lt;br /&gt;Aragones’in uzun yürüyüşü!&lt;br /&gt;EURO 2008’de İspanya Milli Takımı’nı Avrupa Şampiyonu yapan Fenerbahçe Teknik Direktörü Aragones, verdiği sözü tutup, 600 kilometre yürüyecek. Şampiyona öncesi, “Şampiyon olursak, 600 kilometrelik yolu yürüyeceğim” diyen tecrübeli hoca, bu sözünü unutmadığını kaydederek, “Şampiyona bittikten kısa bir süre sonra İstanbul’a geldim ve şu anda Fenerbahçe’de yoğun bir programım var. Ancak devre arasında bu sözümü yerine getirip, 600 kilometreyi yürüyeceğim” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç biletleri satışa sunuldu&lt;br /&gt;Şükrü Saracoğlu Stadı’nda cumartesi günü Fenerbahçe ile Ankaraspor arasında oynanacak maçın biletleri satışa çıkarıldı. Biletix tarafından satılan biletlerin fiyatları; Telsim ve Migros tribünleri 44, Fenerium üst H-I bloklar 88, Fenerium sarı tribün 110, üst E blok 132, alt G blok 143, alt B-F bloklar 195 ve alt C-E bloklar 215 YTL olarak belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damir Mrsic baba oldu&lt;br /&gt;Fenerbahçe Ülkerspor’un Kaptanı Demir Mrsic’in bir kızı oldu. Oyak Renault ile oynanan maçın son saniyesinde attığı sayılarla takımını galibiyete ulaştıran tecrübeli basketbolcu, bu zorlu karşılaşmanın hemen ardından baba olmanın mutluluğunu yaşadı. Kadıköy Acıbadem Hastanesi’nde 3 kilo 300 gram ve 52 santim olarak dünyaya gelen minik yavruya Azra adı verildi. Mrsic’i kutlar, minik yavruya uzun ömürler dileriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UEFA yetkilileri Saracoğlu’nda&lt;br /&gt;20 Mayıs 2009’da Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanacak UEFA Kupası Final maçı öncesi UEFA ve TEAM yetkililerinden ikinci ziyaret. İlki eylül ayı sonunda yapılan ziyaretin ardından geçen 1.5 aylık sürede yapılan çalışmaların geldiği son durumu değerlendirmek üzere İstanbul’a gelen UEFA ve TEAM yetkilileri, 3 gün  boyunca incelemelerde bulunacak. 2 Aralık’ta ise Süreyya Opera Binası’nda “Finale İlk Adım” toplantısı yapılacak ve Türk futbolseverler için bilet satışına başlanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derbi hasarı 15 bin YTL&lt;br /&gt;Derbide, Galatasaray taraftarının bulunduğu bölümde 15 bin YTL’lik hasar oluştuğu belirlendi. Futbol Federasyonu temsilcisinin de katılımıyla yapılan çalışmada, 150 plastik seyirci koltuğu,  9 lavabo sifonu, 6 lavabo aynası, 4 musluk,   3 rezervuar, 5 adet PVC,   20 metrekare alçıpan duvar,  800 metrekare duvar (badana-boya), 2 adet büfe arabasında hasar oluştuğu belirlendi ve tutanak federasyona gönderildi. Bu hasarın parası, Galatasaray Kulübü’nden tahsil edilecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-193709909108563126?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/193709909108563126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=193709909108563126&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/193709909108563126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/193709909108563126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_4954.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Fenerbahçe günlüğü'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-2640128514075375455</id><published>2008-11-12T02:32:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:33:07.348-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Görev Emre'nin</title><content type='html'>Kaptan, Ankaraspor maçında da takımındaki yerini alamayacak. Derbide sakatlanan İspanyol golcü de zor. Aragones, Emre´yi 11´e hazırlıyor&lt;br /&gt;Alex yok, Güiza zor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoğun tedavi&lt;br /&gt;Derbiden farklı galibiyetle ayrılıp çıkışa geçen ve bunu devam ettirmek isteyen Fenerbahçe’de Ankaraspor sınavı öncesi teknik direktör Aragones’i sıkıntı bastı. Çünkü Arsenal ve Galatasaray maçlarında forma giyemeyen Kaptan Alex’in yoğun tedaviye rağmen henüz tam anlamıyla iyileşmediği ve hafta sonunda da forma giyemeyeceği belirlendi. Derbide aldığı darbenin ardından sağ kasık bölgesinde ağrı oluşan Güiza’nın çekilen MR’ında 1. derecede kas zorlanması belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semih forvete&lt;br /&gt;Kulüp doktoru Piyer Arzuman, hemen tedavisine başlanan İspanyol golcüyü, Ankaraspor maçına yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi. Ancak Güiza’nın da bu önemli sınavda forma giymesi zor görünüyor. Başarılı bir oyun çıkaran Galatasaray maçı kadrosunu fazla bozmak istemeyen teknik direktör Aragones’in, Güiza’nın yerine Semih’i forvete çekeceği, onun yerine de Emre Belözoğlu’na görev vereceği öğrenildi. Emre, derbide ikinci yarıya oyuna girmiş ve başarılı olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Yeni bir sayfa’&lt;br /&gt;Eski takımına karşı forma giydiği kısa süredeki istekli ve hırslı oyunuyla dikkat çeken Emre, her şeye yeniden başladığını söyledi. Yeni bir sayfa açtığını ifade eden yıldız oyuncu, “Bundan sonra her şey daha güzel olacak. Fenerbahçe için elimden gelen ne varsa, fazlasını yapacağımdan kimsenin kuşkusu olmasın” dedi. Bu arada dünü dinlenerek geçiren Sarı-Lacivertliler, Ankaraspor maçı hazırlıklarına bugün yapacakları çift antrenmanla başlayacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-2640128514075375455?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/2640128514075375455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=2640128514075375455&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2640128514075375455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2640128514075375455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-grev.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Görev Emre&apos;nin'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-1710675372314774612</id><published>2008-11-12T02:31:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:32:18.269-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Ankaraspor biletleri satışta</title><content type='html'>Turkcell Süper Lig´in 11. haftasında, 15 Kasım Cumartesi günü Fenerbahçe ile Ankaraspor arasında yapılacak maçın biletleri satışa çıktı.&lt;br /&gt;Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda yapılacak maçın Biletix’ten satılan biletlerinin, tribünlere göre fiyatları şöyle:&lt;br /&gt;Telsim ve Migros kale arkaları: 44 YTL&lt;br /&gt;Fenerium üst H-I Blok: 88 YTL&lt;br /&gt;Fenerium sarı tribün: 110 YTL&lt;br /&gt;Fenerium üst E Blok: 132 YTL&lt;br /&gt;Fenerium Alt G Blok: 143 YTL&lt;br /&gt;Fenerium Alt B-F Blok: 195 YTL&lt;br /&gt;Fenerium Alt C-E Blok: 215 YTL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-1710675372314774612?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/1710675372314774612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=1710675372314774612&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1710675372314774612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1710675372314774612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_3547.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Ankaraspor biletleri satışta'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7548406306875104483</id><published>2008-11-12T02:30:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:31:15.103-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Hücuuum!</title><content type='html'>Fenerbahçe, Galatasaray´ı farklı yenmekle kalmadı, kasasını da doldurdu. Derbi sonrası Feneriumlar´da 680 bin YTL´lik tam 8 bin forma satışı oldu&lt;br /&gt;Çok büyük kazanç&lt;br /&gt;Feneriumlar'ı faaliyete geçirdikten sonra adeta patlama yapan ve ürün satışında hiçbir kulübü yanına yaklaştırmayan Fenerbahçe, derbiden de büyük kazançla çıktı. Pazar akşamı Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanan Galatasaray derbisine yoğun ilgi gösteren taraftarlar, stadı hınca hınç doldurmuş ve takımlarına büyük destek vermişti. Ancak bu destek, sadece saha içinde takımla bütün olmakla kalmadı, kulübün kasasına önemli bir paranın girmesini de sağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk anda 3 bin&lt;br /&gt;Çünkü takımlarını desteklemek üzere stada akın eden taraftarların 3 bini, önce Fenerium’a uğramış ve tanesi 85 lira olan formalardan satın alarak, sırtına geçirmişti. 4-1 kazanılan derbi sonrası ise formalara akında tam bir patlama yaşandı. Coşan Sarı-Lacivertliler, Feneriumlar’a akın etmişti. Maç günü 3 bin olan forma satışı, iki gün içinde 8 bini buldu. Yani derbiyi kazanarak, 3 puanı hanesine yazdıran Fenerbahçe, kasasına da 680 bin YTL koydu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7548406306875104483?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7548406306875104483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7548406306875104483&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7548406306875104483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7548406306875104483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_7692.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Hücuuum!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4925440367094026221</id><published>2008-11-12T02:29:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:30:13.455-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Porto biletleri satışta...</title><content type='html'>Avrupa Şampiyonlar Ligi´nde Fenerbahçe ile Portekiz´in Porto takımları arasında 25 Kasım Salı günü Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı´nda yapılacak (G) Grubu 5. hafta maçı öncesi biletlerin genel satışı başladı.&lt;br /&gt;Sarı-lacivertli kulübün genel kurul üyeleri ve Fenerbahçe Taraftar Kart sahipleri için daha önce satışa çıkarılan biletler, genel satış için bu sabahtan itibaren Biletix gişelerinden satışa sunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe-Porto maçı bilet fiyatları tribünlere göre şöyle:&lt;br /&gt;Telsim ve Migros: 66 YTL&lt;br /&gt;Fenerium Üst H-I: 132 YTL&lt;br /&gt;Fenerium Alt B-F Blok: 255 YTL&lt;br /&gt;Fenerium Alt C-E Blok: 305 YTL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4925440367094026221?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/4925440367094026221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=4925440367094026221&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4925440367094026221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4925440367094026221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-porto.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Porto biletleri satışta...'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4491518747066362567</id><published>2008-11-12T02:27:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:29:06.809-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Fener'den Cim Bom'a yanıt</title><content type='html'>Fenerbahçe Kulübü, geçen hafta sonundaki derbi maçta iki kulüp yöneticileri arasında yaşananlarla ilgili GalatasarayKulübü´nün açıklamalarına yanıt verirken, "İki kişi arasında yaşanan münferit bir olay" diye nitelendirdiği durumun, sarı-kırmızılı kulüp yönetimi tarafından abartıldığını bildirdi.&lt;br /&gt;Fenerbahçe Kulübü’nün internet sitesinden yapılan açıklamada, derbi maç sırasında yönetim kurulu locasında yaşananlara değinilerek, "Galatasaray yönetiminin, konuya ilişkin abartılı, yakışıksız ve Galatasaray camiasının ağırlığına yakışmayan bir açıklama yaparak olayı büyütüp şahsileştirmesi, bizleri üzmüştür. İki kişi arasında yaşanan ve tamamen yanlış anlaşılmadan kaynaklanan münferit bir olayın bu şekilde basına malzeme yapılması ve olaysız, heyecan dolu geçen bir derbiye gölge düşürülmeye çalışılması yakışık almamıştır" denildi.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;Maç sırasında Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Mahmut Uslu’nun, yardımcı hakemin verdiği bir karara gösterdiği tepkiyi, skor 2-1 olduktan sonra Galatasaraylı yönetici Haldun Üstünel’in üzerine aldığı ve kendisine söylenmemiş bu sözleri bahane ederek, hem Fenerbahçe yönetimini suçladığı, hem de gereksiz yere gündem yaratmaya çalıştığı dile getirilen açıklamada şöyle denildi: "Devre arasında, gerginliği yatıştırmak adına başkanımız konuya müdahil olup, tarafları yatıştırmaya çalışmasına rağmen, Sayın Üstünel yakışıksız bir üslupla tartışmayı sürdürmüştür. Bu olayı farklı ve eksik biçimde medyaya yansıtması, üstelik de bunu bir karalama malzemesi olarak kullanmaya çalışması ise endişe vericidir. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı, bugün Avrupa’nın en modern statlarından biri, ülkemizin de en güzide futbol arenasıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi, stadımıza gelen gerek taraftarlarımız, gerekse rakip takım yönetici ve taraftarlarının rahat, modern ve medeni bir ortamda müsabakaları  izleyebilmeleri adına her türlü önlemi almaktadır. Öyle ki bu noktada yönetimimizin aldığı kararlar bazen kendi taraftarımız ile bizi karşı karşıya getirse bile bu konuda kesinlikle kimseye taviz verilmemektedir. Bu çabaların bir parçası olarak yönetimimiz, ülkemizde küfür ve kötü tezahürata karşı da en dirençli ve sağlam mücadeleyi vermektedir. Bu çabaların sonucunda gelinen nokta, rakiplerimiz ve tüm spor kamuoyunun takdirinden kaçmamaktadır.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;Son oynadığımız Galatasaray mücadelesinde, maç öncesinde ve sonrasında sahaya inen Galatasaray yöneticilerine taraftarımızın en ufak bir küfür ya da kötü tezahüratta bulunmaması, rahatsız edici hiç bir tavır sergilememesi, Galatasaraylı yöneticileri de memnun etmiş ve bu konuda yönetim kurulu üyelerimize memnuniyetlerini iletmişlerdir. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak benzer  bir ortamı başta Ali Sami Yen olmak üzere her stadyumda görmek en büyük dileğimizdir. Tüm spor kulübü yönetimlerinin de artık bu konuda çaba sarf etmesi gerekliliği ortadadır.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;Hafta sonu oynadığımız maçta protokol tribününde yaşanan münferit bir olayın bu derece yanlış bir biçimde gündeme getirilmesi, sorumlu yönetici anlayışına da kesinlikle uymamaktadır. Türk sporunun ve futbolunun dünyada söz sahibi bir mertebeye ulaşabilmesi için yöneticilerin tutumlarının yanı sıra saha içindeki sporcuların da kural dışı hareket etmeyen, hakemleri kandırmaya yönelik hareketlerden kaçınan, etik ve fair-play ruhuna uygun davranan ve en önemlisi seyircileri tahrik etmeyen tutumlar içerisinde olması gerekliliği ortadadır.Mükemmele yakın bir derbi karşılaşmasının, münferit bir olayla gölgelenmemesi en büyük arzumuzdur.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;Bu noktada, pazar günü stadımızda misafirimiz olarak maçı izleyen ve başta, yaşanan gerginliği önleme konusunda yoğun çaba gösteren Galatasaray Kulübü eski yöneticisi Abdürrahim Albayrak, Sayın Adnan Sezgin ve bir yöneticiye yakışan şekilde her an sağduyulu davranan diğer tüm Galatasaray Yönetim Kurulu üyelerine, sağduyularından dolayı teşekkür ediyoruz."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4491518747066362567?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/4491518747066362567/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=4491518747066362567&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4491518747066362567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4491518747066362567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_2445.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Fener&apos;den Cim Bom&apos;a yanıt'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4960822355448061344</id><published>2008-11-12T02:26:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:27:44.943-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Fenerbahçe Kadıköy'de Galatasaray'ı neden hep yeniyor?</title><content type='html'>22 Aralık 1999´dan bu yana Şükrü Saracoğlu Stadı´nda oynanan tüm lig maçlarını onlar kazandı. 9 yılda 9 galibiyet alan 9 isme sorduk: Bu işin sırrı nedir?&lt;br /&gt;1-WERNER LORANT&lt;br /&gt;Bana bu derbinin önemini imza atar atmaz söylemişlerdi. Sanki Fenerbahçe camiasında bu maç şampiyonluktan daha önemliydi. Bu yüzden futbolcular anormal derecede hırslı çıkıyor bu maçlara. Benim dönemimde de fazla ayrıntıya girmezdik karşılaşma öncesi. Herkes ne yapması gerektiğini zaten biliyordu.    6-0, kariyerimdeki en önemli galibiyetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-CHRİSTOPH DAUM&lt;br /&gt;Bu derbilerdeki en önemli özellik, iki takımın aralarındaki inanılması güç rekabet. Başka bir önemli nokta ise, bu kritik sınav öncesi, iki takımın daha önce aldığı sonuçların hiç önemli olmayışı. Yani Fenerbahçe formsuz, Galatasaray çok formda; bu sonuca hiç yansımıyor. Fenerbahçeli oyuncuların bu maç öncesi korkunç derecede motive olduklarına şahit oldum. Camia kenetlenip maçı beklerdi. Galatasaray galibiyeti, sıradan  2 maçı kazanmaktan daha önemliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-ELVİR BALİÇ&lt;br /&gt;Transferimin bittiği gün, Galatasaray derbisini beklemeye başlamıştım. Çünkü bir Fenerbahçeli futbolcu için, kariyerindeki en önemli an, Galatasaray derbisi demişlerdi. Tüm yakınlarım, dostlarım bana bunu söyledi. Beklediğim o gün geldiğinde, söylenenlerin ne kadar gerçek olduğunu gördüm. O hava, o atmosfer, o ortam bambaşka.. Ve o ortamdan bir rakip olarak mutlu çıkmak çok zor, hatta imkânsız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-PİERRE VAN HOOİJDONK&lt;br /&gt;Bu derbilerde benim en çok keyif aldığım nokta, futbolcunun üzerinde kurulan baskı. Derbi öncesi o kadar çok konuşuluyor ki; insanlar başka bir şey düşünmüyor. Zaten bu da doğal olarak oyunculara yansıyor. Hiç özel hazırlanmadık Galatasaray maçlarına. Muhteşem seyircinin desteğiyle zaten her şey lehimizde gelişiyordu. Diğer maçlarda yüzde 50 performans göstermeyen oyuncuların bu maçlarda seviyelerinin çok üstüne çıkması nasıl açıklanabilir ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-YUSUF ŞİMŞEK&lt;br /&gt;Fenerbahçe’nin yine galip gelmesi çok normal, çünkü yıllardır süregelen bir gelenek var. Sebebi bana göre bu! Fenerbahçeliler en kötü hallerinde bile daha farklı bakıyor derbiye. Galatasaraylılar, Fenerbahçeliler için çok ayrı bir rakiptir her zaman. Gazozuna bile olsa bu maçlar çok önemli. Stattaki atmosfer, kuşkusuz bizler için büyük avantajdı o dönemde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-FATİH AKYEL&lt;br /&gt;Fenerbahçe’de oynarken hiç bir takım arkadaşım bu maçlara özel hazırlanmazdı. Buna gerek de yoktu, çünkü herkes bu kritik maçın kazanılması gerektiğini iyi biliyordu. Herkesin aklında sadece bir şey vardı: Bu maçı kazan, gerisi çok da önemli değil. Önemli olan Galatasaray’ı o statta yenmek. Stadın atmosferi zaten Galatasaraylı oyuncuları bunaltıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-KEMAL ASLAN&lt;br /&gt;Fenerbahçe’nin galip gelmesine hiç şaşırmadım. Aslında bu geleneğin neden 9 yıldır değişmediğini Fenerbahçeliler’den daha çok Galatasaraylı futbolcuların bilmesi gerekir. Bu soruyu onlar yanıtlayabilir. Çünkü onlara sanki bir şeyler oluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-VOLKAN DEMİREL&lt;br /&gt;Fenerbahçe formasının hakkını yine verdiğimizi düşünüyorum. Maçtan önce Galatasaray taraftarları        “9 olur” demişler. İşte bu bizi inanılmaz hırslandırıyor.   Az kalsın 9 Kasım’da biz 9 golü buluyorduk. Galatasaray maçları bizler için bayram havasında geçiyor. Tüm Fenerbahçeliler’in bayramını kutluyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-SELÇUK ŞAHİN&lt;br /&gt;Geldiğimden bu yana Saracoğlu’nda oynadığımız tüm maçları kazandık. Bazı insanlar inanmıyor ama, yeneceğimizden emindik. Şahsen ben, son derece rahattım. Kazanacağımızı biliyordum. Ligdeki ilk Galatasaray golüm oldu. Hayatımdaki en güzel gol oldu. Takım olarak bariz biçimde üstündük. Böyle de sürecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4960822355448061344?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/4960822355448061344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=4960822355448061344&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4960822355448061344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4960822355448061344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_7699.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Fenerbahçe Kadıköy&apos;de Galatasaray&apos;ı neden hep yeniyor?'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-5425422355145878368</id><published>2008-11-12T02:24:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:26:02.804-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - 'Abartılı ve yakışıksız'</title><content type='html'>Fenerbahçe Yönetimi, Galatasaray yöneticisi Haldun Üstünel´i bir bildiriyle kınadı.&lt;br /&gt;‘Yanlış anlaşılma’&lt;br /&gt;Derbide Mahmut Uslu ile Haldun Üstünel arasında yaşanan kavganın yankıları sürerken, Fenerbahçe Yönetimi dün bir bildiri yayınladı. Bildiride, şu görüşlere yer verildi: “Galatasaray Yönetimi’nin, abartılı, yakışıksız ve Galatasaray camiasının ağırlığına yakışmayan bir açıklamayla, olayı büyütüp şahsileştirmesi bizleri üzmüştür. İki kişi arasında yaşanan ve yanlış anlaşılmadan kaynaklanan olayın basına malzeme yapılması ve derbiye gölge düşürülmeye çalışılması, yakışık almamıştır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Teşekkür ediyoruz’&lt;br /&gt;“Devre arasında Başkanımız, konuya müdahil olup, tarafları yatıştırmaya çalışmasına rağmen, sayın Üstünel yakışıksız bir üslupla tartışmayı sürdürmüştür. Bu olayı, medyaya farklı yansıtıp, karalama malzemesi yapması endişe vericidir... Stadımızda misafir olarak maçı izleyen ve başta, gerginliği önlemek için çaba gösteren Galatasaray eski yöneticisi Abdürrahim Albayrak, Sayın Adnan Sezgin ve sağduyulu davranın diğer tüm Galatasaray Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür ediyoruz.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-5425422355145878368?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/5425422355145878368/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=5425422355145878368&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5425422355145878368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5425422355145878368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_2185.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - &apos;Abartılı ve yakışıksız&apos;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3959360443581870469</id><published>2008-11-12T02:23:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:24:13.655-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Harry Kewell tekrar sahaya</title><content type='html'>Kewell, yarınki Kayserispor maçında ilk 11´de görev yapacak.&lt;br /&gt;Benfica’ya sakatlığı nedeniyle götürülmeyen, Fenerbahçe derbisinde ise ikinci yarıda sahaya sürülen Harry Kewell, yarınki Kayserispor maçında ilk 11’de görev yapacak. Teknik direktör Michael Skibbe’nin, artık herhangi bir sakatlığı olmaması durumunda Avustralyalı yıldızı her maçta oynatmayı düşündüğü öğrenildi. Kewell da, üzücü bir mağlubiyet aldıklarını, ancak ligin devam ettiğini belirterek, “Şimdi pişman olma değil, taraftara kendimizi affettirme zamanıdır” dedi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3959360443581870469?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/3959360443581870469/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=3959360443581870469&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3959360443581870469'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3959360443581870469'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-harry.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Harry Kewell tekrar sahaya'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-1221668801334190703</id><published>2008-11-12T02:22:00.001-08:00</published><updated>2008-11-12T02:23:03.309-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Topal pahalıya patladı!</title><content type='html'>Geçen sezona Linderoth´un yedeği olarak başlayan Mehmet Topal şimdi mumla aranıyor.&lt;br /&gt;Nereden nereye...&lt;br /&gt;Kopenhag'dan transfer edilen Linderoth’un gelişiyle geçen sezona İsveçli’nin yedeği olarak başlayan Mehmet Topal, takım arkadaşının sakatlanmasıyla kadroya girmiş ve çok başarılı bir dönem geçirmişti. A Milli Takım’a kadar yükselen ve EURO 2008’de Ay-Yıldızlı ekibimizi sırtlayan genç oyuncu, bugünlerde Galatasaray’da mumla aranıyor. Topal’ın sakatlığı nedeniyle takımdan ayrı kaldığı sürede Aslan tam 3 yenilgi birden alırken, kalesinde de 10 gol gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce 45 dakika...&lt;br /&gt;Yokluğu pahalıya patlayan Mehmet Topal, sakatlığını tamamen atlatmış durumda. Teknik direktör Skibbe’nin yarınki Kayserispor maçında bir devre de olsa genç orta saha oyuncusuna görev vereceği, İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşısında ise ilk 11’de sahaya süreceği öğrenildi. Edu’nun darbesiyle elmacık kemiği kırılan ve 3 hafta sahalardan uzak kalacak olan Servet’in yerine stoper hattına Meira geçecek, Topal da Portekizli futbolcunun boşluğunu dolduracak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-1221668801334190703?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/1221668801334190703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=1221668801334190703&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1221668801334190703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1221668801334190703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-topal.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Topal pahalıya patladı!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-8586079976199485346</id><published>2008-11-12T02:21:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:22:05.661-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Lincoln: Böyle olsun istemezdim</title><content type='html'>Sambacı yıldız, "Fenerbahçe karşısında sonucun böyle olmasını istemezdik” diye konuştu.&lt;br /&gt;Brezilyalı yıldız Cassio Lincoln, Fenerbahçe karşısında Galatasaray’ın yıllardır süren makus talihini değiştirmeye kararlı olarak sahaya çıktıklarını belirterek, “Sonucun böyle olmasını istemezdik” diye konuştu. Ligdeki puan kayıplarını telafi edebilmek için önlerinde uzun bir süre olduğunu kaydeden Sambacı, “3 kulvarda da yolumuza devam ediyoruz. Önemli olan bu zaten. Taraftarlarımıza hak ettikleri kupaları getireceğimizden hiç kimse şüphe duymasın” diye görüş bildirdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-8586079976199485346?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/8586079976199485346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=8586079976199485346&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8586079976199485346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8586079976199485346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_7283.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Lincoln: Böyle olsun istemezdim'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3317037449284308989</id><published>2008-11-12T02:20:00.001-08:00</published><updated>2008-11-12T02:20:54.642-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Barış'ın dönüşü Başkent'e kaldı</title><content type='html'>Barış Özbek´in, 23 Kasım´daki Ankaraspor deplasmanında sahalara döneceği öğrenildi.&lt;br /&gt;Sağ ayak tarak kemiğindeki kırık nedeniyle uzun süredir takımdan ayrı kalan ve geçirdiği operasyon sonrası rehabilitasyon sürecinin tamamlanmasını bekleyen Barış Özbek’in, 23 Kasım’daki Ankaraspor deplasmanında sahalara döneceği öğrenildi. Orta sahadaki eksikliği fazlasıyla hissedilen ve oyunun her iki yönünü de başarıyla yerine getirmesi sebebiyle, takım arkadaşları arasında bir adım önde olan genç oyuncu, teknik direktör Skibbe’nin görev vermesi halinde, Ankaraspor karşısında yer alabilecek. Barış, formasını çok özlediğini ve bir an  önce takıma dönmek istediğini söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3317037449284308989?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/3317037449284308989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=3317037449284308989&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3317037449284308989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3317037449284308989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-barn.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Barış&apos;ın dönüşü Başkent&apos;e kaldı'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4401874788238160092</id><published>2008-11-12T02:19:00.001-08:00</published><updated>2008-11-12T02:20:02.797-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - 'Uslu' durmadı!</title><content type='html'>Galatasaray Yönetimi, Uslu´yu hedef alarak, “Soyadı ile müsemma olmayan Uslu´yu kınadığımızı tüm spor camiasına duyururuz” dedi.&lt;br /&gt;Şeref Tribünü karışmıştı&lt;br /&gt;Türkiye'de önce FANATİK okurlarının haberdar olduğu Mahmut Uslu&amp;Haldun Üstünel gerginliği tırmanıyor... Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde Şükrü Saracoğlu Stadı’nın Şeref Tribünü’nde gelişen olaylarda, takımı 2-1 öne geçtikten sonra Sarı-Lacivertli kulübün Asbaşkanı Mahmut Uslu’nun, Sarı-Kırmızılı idarecileri hedef alarak, “Nasıl g....k ama” diye bağırması, Haldun Üstünel’in, “Terbiyesizlik yapma, otur yerine” cevabıyla karşılanmış ve gerilim giderek artmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Onu evinden aldırırım’&lt;br /&gt;İkili arasında yaşananların maç boyunca devam ettiği ve sonrasında Haldun Üstünel’in tribünden ayrılırken, Mahmut Uslu için, “Anama avradıma küfür ediyor, ben onu evinden aldırmasını bilirim” dediği, buna duyan Aziz Yıldırım’ın da, “Sen nasıl konuşuyorsun, asıl ben seni evinden aldırtırım” diye çıkıştığı iddia edildi. Araya giren Başkan Adnan Polat’ın tarafları sakinleştirdiği, Galatasaraylı yöneticilerin Mahmut Uslu’ya dava açmayı düşündükleri dile getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Küfürlü saldırıda bulundu’&lt;br /&gt;Yönetici Haldun Üstünel, Fenerbahçe karşısında aldıkları yenilgiden çok, taraftarı hayal kırıklığına uğrattıkları için üzüldüğünü belirtirken, Mahmut Uslu konusuyla ilgili Yönetim Kurulu’ndan şu açıklama geldi: “Sorumsuzca davranıp küfürlü saldırıda bulunarak yasalara aykırı hareket eden, Fenerbahçe camiasına ve sportmenliğine yakıştıramadığımız davranışları nedeniyle, soyadıyla müsemma olmayan USLU’yu kınadığımızı tüm spor camiasına duyururuz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Uludağ depremi!&lt;br /&gt;Yönetimin canını sıkan tek konu Kadıköy’de yaşananlar değil. Uludağ’da Özhan Canaydın’ın verdiği yemekte yaşananların yankısı da kulüpte deprem etkisi yarattı. Bunlardan biri, Canaydın’ın göğsüne başını yaslayan Fatih Altaylı’nın, “Galatasaray bu hale de mi gelecekti?” diye ağlaması ve diğer liselilerin de gözyaşlarını tutamamasıydı! Ayrıca Canaydın’ın kulübü liselilerin yönetmesi gerektiği yönündeki ısrarlı sözleri de, Başkan Adnan Polat’ın moralini fena halde bozdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4401874788238160092?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/4401874788238160092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=4401874788238160092&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4401874788238160092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4401874788238160092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-uslu.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - &apos;Uslu&apos; durmadı!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-1853741985352178314</id><published>2008-11-12T02:18:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:19:05.695-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - 'Başımızı öne eğmeyiz'</title><content type='html'>Meira, “Fenerbahçe´ye yenildik diye havlu atacağımızı sananlar yanılıyor. Daha güçlü, daha inançlı şekilde dönüş yapacağız” diye konuştu.&lt;br /&gt;Taraftara mesaj...&lt;br /&gt;Sezon başında Stuttgart’tan transfer edilen, Cristiano Ronaldo’nun da forma giydiği Portekiz Milli Takımı’nın kaptanlığını yapan Fernando Meira, Fenerbahçe yenilgisi sonrası kahrolan Galatasaray taraftarının yüreğine su serpecek mesajlar gönderdi. “Fenerbahçe’ye yenildik diye yarışa havlu atacağımızı sananlar yanılıyor” ifadesini kullanan tecrübeli stoper, “Başımızı asla öne eğmeyiz. Birlik olup, daha güçlü, daha inançlı bir şekilde dönüş yapacağız” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Sadece 3 puandı’&lt;br /&gt;Önlerinde uzun bir maraton olduğuna dikkat çekip, hem Süper Lig’de hem Fortis Türkiye Kupası’nda hem de UEFA Kupası’nda yola devam ettiklerinin altını çizen Meira, sözlerini şöyle tamamladı: “Her büyük takımın böyle şanssız zamanları olur. Karamsarlığa kapılacak bir durum yok. Evet, Fenerbahçe maçı, bir gelenek açısından çok önemliydi. Derbiler böyledir. Ama kaybedilen sadece 3 puandı. Şimdi her alanda bunu telafi etmek için çalışacağız; taraftar arkamızda olsun.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-1853741985352178314?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/1853741985352178314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=1853741985352178314&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1853741985352178314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1853741985352178314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-bamz.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - &apos;Başımızı öne eğmeyiz&apos;'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3788289185180409547</id><published>2008-11-12T02:17:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:18:18.817-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Galatasaray'da durmak yasak!</title><content type='html'>Galatasaray, Kayserispor maçının çalışmalarına devam ediyor.&lt;br /&gt;Fenerbahçe mağlubiyetiyle moral kaybına uğrayan ve Kayserispor maçı hazırlıklarına bu havada başlayan Galatasaray, zorlu mücadele için çalışmalarına devam ediyor. Dün akşam saatlerinde Florya Metin Oktay Tesisleri’nde gerçekleştirilen basın ve taraftara kapalı idmanda, Kayserispor maçının taktik provasının yapıldığı öğrenildi. Skibbe’nin, antrenmanın ardından oyuncularını bir araya toplayarak yaklaşık 25 dakika süren bir toplantı düzenlediği ifade edilirken, Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin’in de idmanı yakından takip ettiği kaydedildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3788289185180409547?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/3788289185180409547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=3788289185180409547&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3788289185180409547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3788289185180409547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_12.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Galatasaray&apos;da durmak yasak!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6894309182320654890</id><published>2008-11-12T02:16:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:17:35.614-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Baros kayboldu!</title><content type='html'>Derbi sonrası olası bir krizin eşiğinden dönülmüş!&lt;br /&gt;Çek yıldız, takım otobüsü yerine Fenerli taraftarların arasına götürülmüş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış yönlendirme sonucu&lt;br /&gt;Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanan ve Fenerbahçe’nin üstünlüğüyle sonuçlanan derbi sonrası çok ilginç bir olayın yaşandığı ve krizin eşiğinden dönüldüğü ortaya çıktı. Mücadelenin ardından teknik direktör Skibbe dışında Galatasaray cephesinden kimse açıklama yapmazken, futbolcular doğrudan takım otobüsüne gitmişti. Ancak Saracoğlu’na ilk kez gelen Sarı-Kırmızılı oyunculardan Baros’un, yanlış yönlendirme sonucu Fenerbahçeli taraftarların arasında kaldığı belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ricardinho&amp;Aurelio kavgası&lt;br /&gt;Galatasaray için çalışan bir görevlinin yönlendirmesiyle taraftarların arasında kalan Baros, aynı kişi tarafından yine takım otobüsü yerine yanlışlıkla taraftar otoparkının bulunduğu alana götürüldü. Baros zor da olsa otobüsü bulurken, akıllara 2006-2007 sezonunda oynanan Türkiye Kupası maçında yanlışlıkla otoparka giren Ricardinho’nun, Aurelio ile birlikte birkaç Fenerbahçeli taraftarın saldırısına uğradığı o tatsız olay geldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6894309182320654890?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/6894309182320654890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=6894309182320654890&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6894309182320654890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6894309182320654890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-baros.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Baros kayboldu!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-2032718862894433193</id><published>2008-11-12T02:13:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:16:22.958-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Bu Akşam Hep Birlikte Ayhan Şahenk'teyiz!</title><content type='html'>Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, FIBA Eurocup dördüncü maçında ZKK Buducnost'u konuk ediyor. Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda bu akşam saat 20.00'de oynanacak karşılaşmanın biletleri, 5 YTL karşılığı Biletix'ten satışa çıktı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen satın almak için tıklayınız!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray, maç öncesi G Grubu'nda üç maçta üç galibiyetle lider durumda bulunuyor. Takımımız, Karadağ'daki ilk maçta ZKK Buducnost'u 89-53 mağlup etmişti. Galatasaray, dördüncü maçını da kazanması halinde gruptan çıkmayı garantileyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem bu önemli maçta takımımıza destek olmak, hem de Cumartesi günkü Fenerbahçe derbisinden önce kızlarımıza moral vermek için bu akşam tüm taraftarlarımızı Ayhan Şahenk Spor Salonu'na bekliyoruz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-2032718862894433193?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/2032718862894433193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=2032718862894433193&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2032718862894433193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/2032718862894433193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas-bu.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Bu Akşam Hep Birlikte Ayhan Şahenk&apos;teyiz!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6548904103533080214</id><published>2008-11-12T02:12:00.001-08:00</published><updated>2008-11-12T02:12:57.672-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Futbol Meslek Yüksek Okulu geliyor</title><content type='html'>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara'da bin 200 kişilik futbol okulu kuracağını söyledi.  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Havaalanı yolu üzerinde bulunan Sarayköy Ankaraspor Tesisleri içinde yer alacak okulda sadece ve sadece futbol eğitimi verileceğini belirten Gökçek, ''İddia ediyorum, Türkiye'nin futbolcusunun yüzde 50'si yüzde 60'ı buradan yetişecek. Burası tam bir futbol fabrikası olacak'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dönem daha seçilmesi durumunda Futbol Meslek Okulu'nun yanına 1200 kişilik de yurt yaptıracağını ifade eden Gökçek, şöyle dedi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Öğrenciler burada sabahları ders görecek ve öğleden sonra da futbol, futbol, futbol... Türkiye'de çocuğunu futbolcu yapmak isteyen kişiler zenginse parasıyla okutacak, fakirse burs vereceğiz. Böyle olunca kulübün sırtının yere gelmesi mümkün değil. Dışardan futbolcu almanın maliyeti biliniyor. Buradan yetişecek futbolcular sadece Ankaraspor'un değil Türk futbolunun da geleceğini oluşturacak.''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6548904103533080214?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/6548904103533080214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=6548904103533080214&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6548904103533080214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6548904103533080214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/futbol-meslek-yksek-okulu-geliyor.html' title='Futbol Meslek Yüksek Okulu geliyor'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3109432783735092290</id><published>2008-11-12T02:11:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:12:21.793-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Futbolda dopinge geçit yok</title><content type='html'>Futbolculara dopingde geçit yok. Geçen yıl dünya genelinde yapılan doping kontrollerinde en fazla numune futbolculardan alınmış.  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dünya Anti-Doping Ajansı'nın (WADA) resmi internet sitesinde yer alan istatistiklere göre, futbolculardan geçen yıl 28 bin 313 numune alınmış. WADA tarafından kabul gören ve dünyada sadece 33 adet bulunan doping kontrol merkezlerinden alınan bilgilerle oluşturulan istatistiklerde, atletizm 23 bin 305 numuneyle ikinci, beyzbol 16 bin 971 ile üçüncü sırada yer alıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllarda özellikle Fransa Bisiklet Turu'nda olmak üzere yaşanan doping skandallarıyla bir hayli yara alan bisiklet branşında, geçen yıl 16 bin 462 numune alınırken, yüzme 12 bin 550, halter 6 bin 620, güreş ise 3 bin 907 numuneyle başı çeken branşlar arasında bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alınan numunelerde yasaklı madde bulunma oranına bakıldığında, yüzde 4.09 ile körling başı çekiyor. Bisiklet branşı yüzde 3.91 ile ikinci olurken, boks ise yüzde 3.16 ile en fazla yasaklı madde kullanılan üçüncü branş olarak dikkati çekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halterde yasaklı madde kullanma oranı yüzde 3.02 iken, bu oran beyzbolda 2.69, basketbolda 2.47, futbolda ise 1.23'e kadar düşüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-EN ÇOK NUMUNE ALINAN MERKEZ LOS ANGELES- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WADA'ya bağlı çalışan ve dünyada sadece 33 adet bulunan merkezlerden biri olan ABD'nin Los Angeles kentindeki doping kontrol merkezi, geçen yıl tam 38 bin 350 tane numune almış. Los Angeles'ı, 15 bin 94 numune ile Kanada'nın Montreal kenti takip ederken, 13 bin 313 numuneyle Almanya'nın Köln kenti 3. sırada yer alıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de WADA tarafından kabul gören tek merkez olan Ankara'daki Türkiye Doping Kontrol Merkezi (TDKM) ise 2007 yılı boyunca 3 bin 430 numuneyi analiz etmiş. İtalya'nın başkenti Roma'da 10 bin 903, ABD'deki Salt Lake City'de 10 bin 439, Çin'in başkenti Pekin'de ise 10 bin 202 numuneye bakılmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-EN FAZLA KULLANILAN MADDE ANABOLİK STEREOİDLER- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WADA'nın 2007 istatistiklerine göre sporcuların en fazla rağbet ettikleri yasaklı maddelerin başında yüzde 47.9 ile ''Anabolik Steroidler'' geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyla ilgili AA muhabirinin görüştüğü Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Haydar Demirel, Anabolik Steroidlerin, kas kitlesini artırdığını ve kuvvette artışa yol açtığını söyledi. Demirel, bu maddelerin genellikle halterciler, kısa mesafe koşucuları, güreşçiler tarafından tercih edilebileceğini ayrıca uzun atlama, çekiç atma ve gülle atma gibi atletizm branşlarında da kullanılabileceğini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok tercih edilen yasaklı maddeler listesinin 2. sırasında yüzde 16.4 ile ''Stimulanlar'' bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydar Demirel, stimulanların birer uyarıcı olduğunu ve kişinin merkezi sinir sistemini uyardıklarını belirtti. Bu maddelerin yorgunluğu geciktirme ve enerji artırma gibi özellikleri olduğunu anlatan Demirel, stimulanların halter, boks, güreş ve atletizm branşlarında tercih edilebileceğini ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yasaklı maddeler arasında en çok tercih edilen 3. madde yüzde 11.9 ile ''Cannabionidler'' oldu. Bu maddelerin morfin ve esrar türevleri olduğunu, daha çok ağrı giderici özellikleri nedeniyle kullanıldığına dikkati çeken Demirel, ''Cannabionidler, stres, heyecan ve gerilimi yok etmek ya da azaltmak için kullanılırlar. Sporcu bu maddeleri yarışmanın getireceği gerilimden kurtulmak için alabilir. Bir çok spor branşında kullanılır'' dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3109432783735092290?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/3109432783735092290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=3109432783735092290&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3109432783735092290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3109432783735092290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/futbolda-dopinge-geit-yok.html' title='Futbolda dopinge geçit yok'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-9090558607718942415</id><published>2008-11-12T02:10:00.000-08:00</published><updated>2008-11-12T02:11:22.791-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkiye Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Trabzonspor son dakika gelen gol ile yıkıldı</title><content type='html'>Stat: Hüseyin Avni Aker &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakemler: Bünyamin Gezer xx, Neşet Merdin xx, Muhittin Gürses xx &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor: Sylva x, Serkan xxx, Egemen xxx, Song xxx, Cale x, Hüseyin x, Selçuk x (Dk. 87 Ceyhun ?) Colman xxx, Yattara xx (Dk. 77 Isaac ?), Umut x, Gökhan x &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş: Hakan xx, Gökhan xx, Seriç x (Dk. 46 Sertar Kurtuluş xx), Uğur xx (Dk. 80 Holosko ?), Bobo xxx, Tello xx, Ekrem xxx (Dk. 90 Aydın ?), İbrahim Üzülmez xx, Serdar Özkan xx, Zapotocny xxx, İbrahim Toraman xxx &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goller: Dk. 33 Bobo, Dk. 90 Zapotocny (Beşiktaş), Dk. 55 Egemen (Trabzonspor) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı Kartlar: Dk. 43 Egemen (Trabzonspor), Dk. 54 Zapotocny, Dk. 62 İbrahim Toraman, Dk. 68 Tello (Beşiktaş) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fortis Türkiye Kupası (A) Grubu'nda Beşiktaş, deplasmanda Trabzonspor'u 2-1 yendi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. dakikada Selçuk'un uzaktan sert şutunda yerden köşeye giden topa kaleci Hakan son anda müdahale etti, dönen topu defans taça attı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. dakikada Ekrem'in şutunda top farklı bir şekilde yandan auta gitti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. dakikada Trabzospor çok önemli bir fırsattan yararlanamadı. Yattara'nın pası ile defansın arkasına sarkan Umut kaleci ile karşı karyı kaldı. Kaleci Hakan açısını kapatınca Umut, top Cale'ye attı. Cale'nin aşırtma vurşunda top defanta kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. dakikada Gökhan'ın pasında Umut yine kaleci ile karşı karşıya kaldı, şutunda top kaleci Hakan'dan döndü. Beşiktaş defansı topu uzaklaştırdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. dakikada Serdar Özkan'ın sert ortasında kaleci Sylva topu iki hamlede kontrol etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. dakikada Uğur'un ceza sahası önünden yerden şutunda top kalecide kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27. dakikada Gökhan'ın sağdan ortasında Umut kafayı vurdu, top az farkla yandan auta gitti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29. dakikada Serdar'ın soldan ortasına arka direkta Tello vurdu, ceza sahası içerinde çaprazda top önüne düşen Bobo'nun vurunda meşin yuvarlak auta gitti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33. dakikada Uğur'un şutunda kaleci Sylva topu eliden kaçırdı, pozisyonu iyi takip eden Bobo yatarak dokundu ve top filelerle buluşu, 0-1. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35. dakikada Selçuk'un şutunda bu kez kaleci Hakan topu elinden kaçırdı, defans son anda topu uzaklaştırdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;41. dakikada Selçuk'un kullandığı serbest vuruşta yerden seken top doksana doğru giderken kaleci Hakan son anda kornere çeldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalan bölümlerde iki takımın çabası da başka gol getirmedi ve ilk yarı Beşiktaş'ın 1-0 üstünlüğü ile sona erdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;52. dakikada Trabzonspor savunma oyuncularından seken topu önünde bulan Ekram Dağ'ın sert şutunda, meşin yuvarlak kale direğinin sağından az farkla dışarıya çıktı. 55. dakikada sağ taraftan Serkan ve Yattara, serbest vuruşu paslaşarak kullandı. Yattara'nın uzak direğe ortaladığı top, Beşiktaş savunma oyuncularından dönerek atağa katılan Egemen'in önünde kaldı. Bu fubolcu, düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 1-1. 77. dakikada Serkan'ın ara pasında ceza alanı önünde topla buluşan Gökhan'ın sert şutunda, kaleci Hakan uzanarak topu kornere çelmeyi başardı. 90. dakikada sağ kanatta Tello'nun pasında topla buluşan Bobo, arka direğe ortaladı. Uzak köşede yükselen Zapotocny'nin kafa vuruşunda, top kaleci Sylva'nın sağından filelerle buluştu: 2-1. Karşılaşma, Beşiktaş'ın 2-1 üstünlüğüyle sona erdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-9090558607718942415?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/9090558607718942415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=9090558607718942415&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/9090558607718942415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/9090558607718942415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/trabzonspor-son-dakika-gelen-gol-ile.html' title='Trabzonspor son dakika gelen gol ile yıkıldı'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-8683984112190068106</id><published>2008-11-11T02:09:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T02:45:45.063-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sohbet'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Sohbet</title><content type='html'>inSanLarın GeneL oLarak birbiriLerini Tanımak Veya Tanışmak AmacLı Geyik MuhabbetLerinin gectigi Ortamdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-8683984112190068106?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/8683984112190068106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=8683984112190068106&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8683984112190068106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/8683984112190068106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/sohbet.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Sohbet'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3495137803718758269</id><published>2008-11-11T02:08:00.001-08:00</published><updated>2008-11-11T02:45:32.783-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Susurluk sanığı Ağar, 5 günlük rapor aldı</title><content type='html'>Susurluk Davası kapsamında bugüne kadar yargılanmayan Doğru Yol Partisi ve Demokrat Partisi eski Genel Başkanı Adalet ve İçişleri eski Bakanı ve Emniyet eski Genel Müdürü Mehmet Ağar, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmasına sağlık raporu sunarak katılmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar'ın  “Susurluk Davası” kapsamında yargılandığı dava ile ilgili görevsizlik kararı  vererek, dosyanın terör ve organize suçlara bakmakla görevli Ankara 11. Ağır Ceza  Mahkemesi'ne gönderilmesini kararlaştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağar'ın, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili “suç işlemek  amacıyla silahlı teşekkül oluşturmak” suçundan yargılanmasına başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Ağar'ın gelmediği duruşmaya avukatları  Abdullah Egeli ve Abdulkadir Toluç katıldı. Çoğunluğunu Çağdaş Hukukçular Derneği  üyelerinin oluşturduğu bir grup avukat da duruşmayı izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahkeme Heyeti Başkanı Hakkı Elvan, Ağar adına çıkarılan davetiyenin  tebliğ edildiğini, nüfus kaydının dosyaya gönderildiğini, ancak sabıka kaydının  gönderilmediğini belirtti. Elvan, Ağar'ın 5 gün raporlu olduğuna dair sağlık  raporunun da dosyaya sunulduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağar'ın avukatları ise müvekkillerinin sağlık sorunları nedeniyle  gelemediğini, gelecek duruşmada savunmasını yapacağını, ardından kendilerinin de  gerekli açıklamalarda bulunacaklarını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet Savcısı Ömer Gürsel Özgencil ise Ağar hakkında, 1993-1996  arasında, “suç işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek” suçlamasıyla  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında fezleke  hazırlandığını belirtti. Fezlekenin, o dönemde milletvekili olması nedeniyle  dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM'ye gönderildiğini kaydeden Özgencil,  Ağar'ın 22 Temmuz 2007'deki genel seçimlerde milletvekili seçilememesi nedeniyle  dosyanın 2 Kasım 2007'de İçişleri Bakanlığı tarafından Danıştay'a gönderildiğini  anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Danıştay 1. Dairesinin, 3 Ocak 2008'de verdiği karar gereğince, dosyanın  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yollandığını belirten Özgencil, Yargıtay 8.  Ceza Dairesi'nin 9 Temmuz 2008'de görevsizlik kararı verdiğini, ardından da  dosyanın Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edildiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanığa atılı suçun “cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak”  olduğuna işaret eden Özgencil, Türk Ceza Kanununun 220/1 ve 3. maddeleri uyarınca  yargılanacak Ağar'ın dosyasının, görevsizlik kararı verilerek, terör ve organize  suçlara bakmakla görevli Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini talep  etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağar'ın avukatları, Cumhuriyet Savcısının görüşüne ilişkin kararı  mahkemeye bıraktığını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahkeme Heyetinin baş başa yaptığı kısa bir değerlendirmenin ardından,  Başkan Elvan, dosyanın görevsizlik kararı verilerek, Ankara 11. Ağır Ceza  Mahkemesine gönderilmesinin kararlaştırıldığını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Ağar, 1993-1996 arasında, “cürüm işlemek için silahlı teşekkül  meydana getirmek, gıyabi tutuklu sanık Abdullah Çatlı'nın saklı bulunduğu yeri  bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek ve gizlenmesine yardım etmek,  yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz'e silah taşıma izin belgesi  vermek suretiyle görevi kötüye kullanmak, yasalara aykırı olarak Çatlı ve Öz'e  hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini sağlamak suretiyle görevi kötüye  kullanmak” suçlamalarıyla yargılanıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3495137803718758269?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/3495137803718758269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=3495137803718758269&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3495137803718758269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3495137803718758269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/susurluk-san-aar-5-gnlk-rapor-ald.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Susurluk sanığı Ağar, 5 günlük rapor aldı'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-794018774589313638</id><published>2008-11-11T02:07:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T02:45:13.331-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Beyin kanamalarının sırrını Türk doktor çözdü</title><content type='html'>Ölüm ve felçlere yol açan beyin damarlarındaki anevrizmaya yol açan 3 gen bulundu. Böylece anevrizma riskinin kan testiyle saptanabilmesinin ve yeni tedavilerin önü açıldı. Beyin kanamalarının sırrını çözmede dev bir adım kabul edilen bu araştırma, 15 yıl sürdü. Araştırmanın liderliğini Yale Üniversitesi Beyin Cerrahisi Damar Hastalıkları (Nörovasküler) Bilim Dalı Başkanı ve Beyin Genetiği Programı Direktörü Prof Dr. Murat Günel yaptı. Prof. Dr. Günel’in, Dr. Richard Lifton ile yaptığı araştırma, genetik alanında dünyanın en saygın tıp dergilerinden Nature Genetics’de yayınlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANEVRİZMALAR, beyin damarlarında oluşan baloncuk şeklindeki şişlikler olarak tanımlanıyor. Belli bir büyüklüğe gelince patlayıp beyin kanamasına ve felce yol açıyor. Dünya çapında her sene yaklaşık 500 bin kişinin beyin damarları bu nedenle kanıyor. Anevrizma oluşumunda hem çevresel hem de genetik nedenlerin rol oynadığı biliniyor. Özellikle sigara içmek ve yüksek tansiyon, en önemli risk faktörleri. Anevrizma ayrıca kadınlarda daha sık görülüyor. Ancak, yıllarca sürdürülen araştırmalara rağmen anevrizmaya neden olan genetik nedenler bu çalışma sonuçlanana kadar bilinmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anevrizmaların sırrını çözmek için başlatılan 5 milyon dolar bütçeli araştırmada, Finlandiya, Hollanda ve Japonya’dan toplanan 10 binin üzerinde kan örneğin ele alındı, bunlardan elde edilen genetik materyel (DNA) kullanıldı. Bunların 2 bin 200’ü anevrizma hastalarından, 8 bini de sağlıklı, anevrizması olmayan insanlardan toplandı. Anevrizmaya bağlı beyin kanamalarının en sık görüldüğü ülkelerden Finlandiya ve Japonya özellikle araştırmaya dahil edildi. İlk olarak Avrupalı hastaların DNA’larındaki 300 bin değişik bölgeye bakıldı. Sonuçta 4 bölgedeki değişikliklerin anevrizma riskini arttırdığı belirlendi. Bu 4 bölgeden 3’ünün Japon hastalarda da risk faktörü olduğu ortaya çıktı. Böylece dünyanın çok değişik toplumlarını etkileyen 3 gen bölgesi bulunmuş oldu. Araştırma, dünyanın çeşitli bölgelerinde sürdürüldü. Merkezi, Prof. Dr. Murat Günel’in bulunduğu Yale Üniversitesi’ydi. Ekipte üç Türk doktor daha var: Dr. Kaya Bilgüvar, Dr. Yaşar Bayrı ve Dr. Zülfikar Arlıer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genler, kan testi ile bulunabilecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anevrizma genlerinin bulunması sayesinde beyin kanamalarının sırrı çözülmeye başlandı. Bulunan her üç genin de damarlardaki bozukluğu tamir eden kök hücreleri etkilediği belirlendi. Bu genlerdeki bozukluklar, beyin damarlarının sertleşerek erken yaşlarda bile yaşlanmalarına yol açıyor. Erken yaşlanmaya bağlı olarak anevrizmalar ortaya çıkıyor. Zamanla patlayarak beyin kanamalarına ve felçlere sebep oluyor. Bundan sonra ilk adım olarak, anevrizma riski yüksek hastalar, bir kan testi ile belirlenebilecek. Bu genler sayesinde hastalığın biyolojisi anlaşılabilecek ve yeni tedaviler geliştirilebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Günel yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Bu araştırma sayesinde basit bir kan testiyle beyin kanaması olmadan, anevrizma oluşma riski yüksek olan hastalar tespit edilebilecek. Anevrizma riski açısından önemli olduğu belirlenen 3 genden 1’indeki bozukluklar hastalık riskini yaklaşık 1.5 kat artırıyor. Eğer bir kişide 3 genin 3’ü de bozuksa anevrizma, dolayısıyla felç riski yaklaşık 3 katına çıkıyor. Riski yüksek olan kişiler belirlenince, radyolojik tetkiklerle (MR anjiyo, KT anjiyo) takip edilebilecek ve anevrizma oluşumu belirlenebilirse, anevrizma patlamadan cerrahi veya damar içi yöntemler kullanılarak tedavi edilebilecek. Bu testlerin en geç iki sene içinde genel kullanıma girmesi bekleniyor."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-794018774589313638?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/794018774589313638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=794018774589313638&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/794018774589313638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/794018774589313638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/beyin-kanamalarnn-srrn-trk-doktor-zd.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Beyin kanamalarının sırrını Türk doktor çözdü'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7567025013865094451</id><published>2008-11-11T02:06:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T02:45:03.244-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Son gazi de hayata veda etti</title><content type='html'>Çanakkale ve İstiklal savaşlarına katılmış son gazi emekli albay Mustafa Şekip Birgöl, İstanbul'da hayatanı kaybetti. 110 yaşındaki Birgöl, Eskişehirli Yakup Satar'ın geçen nisan ayında vefatının ardından hayatta kalan son gaziydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birgöl'ün yaşayan gaziler arasında olduğunu, 1. Ordu Komutanı iken Orgeneral İlker Başbuğ ortaya çıkarmıştı. Kayıtlardan ismini bulan Orgeneral Başbuğ, Birgöl'ün yaşadığını öğrendikten sonra İstanbul'daki evinde ziyarette bulunarak yanında 3,5 saat kalmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl, İstanbul Kozyatağı'ndaki evinin kapılarını, geçen yıl 12 yıllık ikinci eşi Ayşe Birgöl, kızı İpek ve damadı Bekir Artunç ile Anadolu Ajansına açmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık sorunları nedeniyle konuşmakta güçlük çeken Mustafa Şekip Birgöl'ü, damadı emekli elektrik mühendisi Bekir Artunç anlatmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üsküdar'da 1903 yılında doğan Birgöl'ün ailesinde de asker bulunduğunu belirten Artunç, Birgöl'ün tahsilini İstanbul'da yaptığını, genç yaşlarda şimdinin asteğmen rütbesinde savaşa katıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artunç, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;''Sonra Büyük Taarruza katılıyor. Orada savaşın bitimine kadar savaşıyor. Savaş sona erdiğinde, yani düşman İzmir'den denize döküldükten sonra kendi birliğine dönüyor, sonra muhtelif yerlerde askerliğine devam ediyor. Bu arada bazı isyanlar, çete savaşları, ayaklanmalar oluyor, onların bastırılmasında da görev alıyor. 1952 yılında da albay olarak emekli oluyor.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Anılarını kitap olarak yayınlamayı düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine Artunç, öyle bir çalışma yapmadıklarını ifade ederek, ''Çünkü bu konularda pek istekli değildi, anılarını anlatmazdı, anlatmayı da sevmezdi. Biz de pek bir şey bilmiyoruz, ama tabii ki birçok anısı var. Onların toparlanması gerekirdi, çok geç kaldık'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızı İpek Artunç da aynı soruyu, ''Anılarını yazamadık. İlker Paşa da 'Niye yazmadınız?' diye sordu, sitem etti bize. Atatürk ile ilgili anıları var'' diye yanıtladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ATATÜRK İLE ANILARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekir Artunç, Mustafa Şekip Birgöl'ün Atatürk ile bir anısını şöyle anlattı:&lt;br /&gt;''Atatürk, Mustafa Şekip Birgöl'ün birliğine teftişe gelmiş. Teftiş sonrasında birliği terk ederken, Atatürk'ün peşinden Foks adında bir köpek gidiyor. Atatürk, 'Bu kimin köpeği?' diye sormuş. Albay, selam verip, 'sizindir' demiş. Sonra Atatürk o köpeği alıp gitmiş.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birgöl'ün Atatürk ile bir arada bulunduğu dönemler de olduğunu, yüz yüze de görüştüklerini ifade eden Artunç, Birgöl'ün Atatürk'ü gayet iyi bildiğini ve tanıdığını anlatmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''ORGENERAL BAŞBUĞ, ÇOK İLGİLENDİ''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artunç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, 3 yıl önce 1. Ordu Komutanı olduğu dönemde, Birgöl'ün adresini tespit ettiğini ve görüşmek amacıyla aradığını belirterek, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bir gün Orgeneral Başbuğ telefon açtı, gelmek istedi. Biz de memnuniyetle kabul ettik, 'şeref verirsiniz' dedik. Maiyeti ile eli kolu dolu, bir sürü hediye ile geldi, ziyaret etti. 'Bir emriniz var mı komutanım?' diye sordu. Sonra da devamlı takip etti. Her yerde gazimizden bahsetti. Kendisine çok müteşekkiriz. Dün de bizzat arayıp, halini hatırını sordu. Çok ilgilendi.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YAŞLANMAKTAN GELEN SORUNLAR VARDI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Şekip Birgöl, 105 yaşındaydı. Birkaç senedir yürüyemiyordu, bir gözünün hiç görmüyordu ve kulakları da iyi işitmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında herhangi bir ağrısı, sızısı ve sağlık sorunu olmadığını belirten Artunç, Birgöl'ün yaşına göre hafızasının da gayet iyi olduğunu ifade ederek, ''Hepimizin telefon numaralarını ezbere biliyor'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk eşinin 20 yıl önce vefat ettiğini, kendisiyle, 12 yıldır evli olduğu Ayşe Hanım'ın ilgilendiğini belirten Artunç, ''Ayşe Hanım ona çok iyi bakıyor. Bizim de evimiz yakın, yalnız bırakmıyoruz, elimiz üzerlerinde'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EŞİNİN ELİNİ BIRAKMAMIŞTI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşme boyunca eşinin elini bırakmayan Ayşe Birgöl de ''Bir gününüz nasıl geçiyor?'' sorusu üzerine, ''Edi ile büdü duruyoruz işte. Ona çok iyi bakıyorum. Bir gazi ile birlikte olmak çok güzel bir duygu'' diye konuşmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızı İpek Artunç da Ayşe Hanım'ın babasına gayet iyi baktığını ifade ederek, ''İlker Bey de Ayşe Hanım'a, 'Paşaya iyi bak' demişti'' şeklinde konuşmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KURTULUŞ SAVAŞI'NDA BİR ASTEĞMEN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Üsküdar'da 1903 yılında doğan Mustafa Şekip Birgöl'ün babası ve dedesi de deniz subayıydı.&lt;br /&gt;İlkokulu Hasanpaşa, ortaokulu Bursa Işıklar Askeri Okulunda, liseyi Edirne Kuleli Askeri Lisesinde okuyan Mustafa Şekip Birgöl, daha sonra Harp Okuluna girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7 kuşaktan deniz subayı olan babası ve atalarının aksine Birgöl, 15. Fırka 45. Alay'dan Piyade Mülazım (Asteğmen) rütbesi ile Afyon Cephesinde Kurtuluş Savaşı'na katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük Taarruz'da bulunan Mustafa Şekip Birgöl, 9 Ekim 1922'de düşmanın İzmir'e dökülmesinin ardından Samsun'daki kıtasına döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birgöl, 1928 yılına kadar Samsun'da görev yaptıktan sonra Sarıkamış, Bayburt ve Muğla'da görevdeyken, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra çıkan bazı ayaklanmaların bastırılmasında fiilen görev aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale Eğitim Alayı, Ezine Dağ Tugayı ve Gelibolu 4. Tümen'de görev yapan Birgöl, 13 Eylül 1952 yılında Albay rütbesinde iken emekli olarak ordudan ayrıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Şekip Birgöl, TBMM'ce kabul edilen İstiklal Madalyası Kanunu gereğince kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emekli Albay Birgöl, emekli subay ve İstiklal Madalyası sahiplerine verilen maaştan faydalanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Şekip Birgöl'ün 20 yıl önce vefat eden ilk eşi Pakize Birgöl'den Tamay, İnci ve İpek adında 3 kızı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birgöl'ün kızları Tamay Gökçetin ve İnci Tokel geçtiğimiz yıllarda vefat etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Şekip Birgöl'ün biri kız, ikisi erkek üç torunu ve bir de torununun çocuğu bulunuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birgöl, 14 Kasım Cuma günü selimiye camisi'nde öğle vakti düzenlenecek cenaze töreninin ardından, Karacaahmet Mezarlığı'nda defnedilecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7567025013865094451?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7567025013865094451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7567025013865094451&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7567025013865094451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7567025013865094451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/son-gazi-de-hayata-veda-etti.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Son gazi de hayata veda etti'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-1104807218599017574</id><published>2008-11-11T02:05:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T02:44:48.519-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Karım beni 4 erkekle aldattı</title><content type='html'>Metrocity’nin ortağı işadamı Onur Ağım, boşanma karşılığında 1 milyar dolarlık servetinin yarısını isteyen eşi Burcu Ağım’ın kendisini 3’ü yabancı 4 erkekle aldattığını öne sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Levent’teki Metrocity’nin ortağı Onur Ağım ile eşi Burcu Ağım arasındaki boşanma davasında şok bir gelişme yaşandı. Onur Ağım, eşi tarafından 4 erkekle aldatıldığını öne sürüp, telefon kayıtları ve fotoğrafları içeren bir takım belgeleri mahkemeye delil olarak sundu. Şikayet dilekçesinde Ağım’ın avukatı şu iddialara yer verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burcu’nun bilgisayarında elde edilen e-maillerde Adana’da daha öğrencilik yıllarında sevgilisi olduğu anlaşılan Oğuzhan F. ile ilişkisini evliyken de sürdürdüğü, bu kişiye gönderdiği e-mailde açıkça ortaya çıkmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005 şubatında yeni bir ilişkiye başlamıştır. Bu kişi Karl Heinz K.dır. Ona gönderdiği e-maillerde eski sevgilisiyle ilişkisini bitirmek istediğini belirtmiştir. Maillerde eski sevgilinin bu karara çok sinirlendiği görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 Mayıs 2005 tarihli bir e-mailde Burcu Ağım “bay hiç kimse” diye söz ederek kocasına nasıl bir gözle baktığını da ortaya koymuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 Mart 2005 tarihinde bay K.’ya yollanan e mailde, K.’nın o gün İstanbul’dan Almanya’ya gittiği, bir gün önce ise çiftin birlikte olduğu, o tarihte çekilen resimlerdeki “olağan fiziksel temastan” öte yakın duruş ve yüz ifadeleriyle ortaya çıkmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bay K. tarafından yollanan 20 şubat tarihli bir başka e-mailde ise “Kedimin fotoğrafını sana yollamak istiyorum ama yollayamıyorum” demiştir. Burada kedi sözcüğünün ne anlama geldiğini araştırdık. Ancak açıklamayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burcu Ağım Bay K.’dan başka Hollanda’lı Edwin Maalderink ile de gece yarıları çok geç saatlerde konuşmuş ve mesajlaşmıştır. Evli ve çocuklu bir kadın olan davalının Edwin M. ile 3 Mayıs 2004’te 21:04’de başlayarak 4 Mayıs sabahı saat 07:44’e kadar süren yaklaşık 24 adet telefon, mesaj kayıtları normal bir davranış olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burcu Ağım’ın bilgisayar kayıtlarında Frank isimli bir Almanla da yakınlaşmış olduğu anlaşılmıştır. Frank en son Burcu’ya kalbinin sesini dinlemesini öğütlemiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davacı müvekkilin, davalının ortaya çıkan sadakatsizlik eylemleri, çeşitli erkeklerle çeşitli ve eş zamanlarda duyduğu ilgi, son erkek arkadaşının e- maillerde ve resimlerdeki içkili nahoş resimleri karşısında çocuğun velayetini talep etme hakkı vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burcu Ağım ise eşinin bu iddialarına avukatı Deniz Oral aracılığıyla mahkemeye şu dilekçeyle cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Müvekkil gayri meşru ilişkisi olduğu iddia olunan Karl Heinz K. ile As-Av’daki işleri nedeniyle tanışmış, iş görüşmeleri için yemek yemiştir. Müvekkil ile Karl Heinz K. arasında duygusal ya da fiziksel birliktelik yaşanmamıştır. Burcu Ağım’ın iş gereği görüştüğü şahıslarla münasebetini de sadakatsizlik olarak niteleyemeyiz. Burcu Ağım’ın toplumun elit bir kesiminin yaşadığı bir hayatın da içinde bulunduğunu hatırlatmak isteriz. Mutaassıp bir ailede evli kadının başka bir erkeğe sarılması yadırganırken, tarafların yaşantıları içinde bu durum normal karşılanmaktadır. Evli bir kadının başka erkekle samimi görünmesi, konuşurken fiziksel temasının bulunması gayet doğal karşılanmaktadır.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-1104807218599017574?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/1104807218599017574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=1104807218599017574&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1104807218599017574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1104807218599017574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/karm-beni-4-erkekle-aldatt.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Karım beni 4 erkekle aldattı'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-9125440700846435398</id><published>2008-11-11T02:04:00.002-08:00</published><updated>2008-11-11T02:44:37.254-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Baba Ocağı'nın yakışıklısı</title><content type='html'>"Baba Ocağı" dizisinin yakışıklı çapkın oyuncusu Selim Gülgören, müzik dünyasına ilk adımını attı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Star TV'de yayınlanan "Baba Ocağı" dizisinin yakışıklı çapkın oyuncusu Selim Gülgören, müzik dünyasına ilk adımını attı. &lt;br /&gt;Dizide Murat karakterini canlandıran genç şarkıcı, şarkı sözlerinin hepsini kendisinin yazdığı "İstanbul Bana Dar" adlı albümüne çok güveniyor. Seyhan Müzik'ten piyasaya çıkan albümünü müzikseverlerle buluşturmanın heyecanını yaşayan Gülgören, "İnsanlara yazmış olduğum söz ve bestelerden çok yaptığım düzenlemeleri duyurmak istedim. Bunun sayesinde Türk pop müzik piyasasında şarkıcılığımın yanı sıra iyi bir aranjör olmak için yola çıktığımı göstermeyi amaçladım. Dizi çekimlerinden ve diziye yapmış olduğum sound track şarkılar üzerinde çalıştığım için albümüme sadece beş şarkı ve üç remix yapabildim. Ama müzikseverlerle buluşmamı geciktirmek istemediğim için albümümü de hemen çıkardım" diyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-9125440700846435398?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/9125440700846435398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=9125440700846435398&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/9125440700846435398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/9125440700846435398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/baba-ocann-yakkls.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Baba Ocağı&apos;nın yakışıklısı'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3817328256265873339</id><published>2008-11-11T02:04:00.001-08:00</published><updated>2008-11-11T02:44:24.991-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Ne müziğe hevesim ne param tükendi</title><content type='html'>Feridun Düzağaç, kendisi hakkındaki iddialara cevap verdi ve ekledi " İstediğim işi yapıyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Binbir Gece"ye Özcan Hoca karakteriyle dahil olan şarkıcı Feridun Düzağaç, bu yüzden bazı hayranlarının parasının bittiğini ya da müziğe hevesinin tükendiğini düşündüklerini belirtti ve "Halbuki durum böyle değil. Oyunculuk uzun zamandır içimde kalan bir istekti, hiç değilse şimdi yapıyorum" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Feridun Düzağaç müzisyenliği kadar oyuncu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "Aşk Tutulması"nda küçük bir rolüm var ve filmin galasında da bu bana soruldu. "Oyuncuyum" demem gereksiz ama çok heyecanlandığım ve devam etmesini istediğim bir alan oyunculuk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Acaba oyunculuk müzisyen kimliğinizin önüne daha mı çok geçti?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dinleyiciler kafalarından yanlış bir düşünce geçiriyor. "Müziği bıraktı, heyecanı hevesi azaldı" diye... İkinci yanlış düşünce de parayla ilgili. Paraya ihtiyacım olduğu için oyunculuğa yöneldiğimi düşünüyorlar. Durum öyle değil. Oyunculuk beni besliyor. Uzun zamandır içimde kalan bir istekti, hiç değilse şimdi yapıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce "Gece 11.45" filminde rol aldınız... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "Gece 11.45" gişe için çekilmeyecek bir filmdi. Sonradan gişe filmi oldu. Neredeyse hepimiz setin sonunda öğrendik. Hatta "Çok iyi oluyor, bunu gişe filmi yapalım" denildi. Benim ilk ciddi oyunculuk deneyimimdi. 23 bin gibi bir gişesi oldu. Biz o sette saldırıya uğradık, ceset bulduk. Böyle daha bir çok aksilik oldu. Sonuçta kötü oldu. Acımasızca da eleştirildi. Gardımız düştü. Bende bir küskünlük yarattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizilerde oynamaya "evet" demeniz nasıl oldu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "Derman" dizisi için Hakan karakteri teklif edildiğinde bana ne getirir ne götürür, insanlar ne düşünür ne düşünmez diye çok düşündüm. Buna mecbur kalıyorsunuz. Şu anda verdiğim karardan dolayı pişman değilim, olacağımı da sanmıyorum. "Derman"ın hemen akabininde "Binbir Gece"den "Özcan Hoca" karakteri için teklif gelince sevindim açıkçası. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sırada sinema mı var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dizilerde görevim bittikten sonra ne olur ne olmaz bilmiyorum. Çünkü "Dizide oynadım, sinemaya da varım" demek değil bu. Orada sanki şarkıcı değilmişim de sadece oyunculuk yapıyormuşum gibi bir duruşun peşindeyim. İkisi birbirine karışınca çok doğru algılanmıyor Türkiye’de. Kimse heyecan ve hevesten bahsetmiyor sürekli karalama üzerinden gidiliyor. Çok önyargılı ve yanlış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEN AYNI ADAMIM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müziği boşluyorsunuz ve yükseleceğiniz alan oyunculukmuş gibi geliyor.... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dedim ya daha yolun başındayım. 18 yaşından bu yana aklımda olan bir şey bu. Müzikle uğraşmaya başlayınca araya uzun bir zaman girdi. Belki her şey yolunda gitmez ve bir daha kimse bir şey teklif etmez. Iskalanan nokta, bu rollerin bana teklif edildiği. Bunlar benim eş-dost-akraba ilişkileriyle kotardığım işler değil. "Binbir Gece" için 3 kez evet deyip, sonra "Ya yapamazsam" dedim. Çünkü ne denileceğini çok iyi biliyorum "Popüler oldu, dizi film çekti..."  Sanki dizi çekmek sadece para için yapılırmış, çok kötü bir şeymiş gibi yanlış bir algılama var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Binbir Gece"de yer almaya nasıl karar verdiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İlk başta dizinin popülaritesi ve oturmuş bir dizi olması nedeniyle tedirgin oldum. Ama ilk günden çok iyi karşılandım. Dizinin yapımcısının oyuncu orijinli olmayan insanlara karşı güvensiz olduğunu bildiğim için biraz kaygılanıyordum. Ondan yana da bir sorun olmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Şehrazat’a aşık olan Özcan Hoca oldunuz böylece...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Şehrazat ve Eda’nın üniversiteden tanıdıkları bir takım zaafları olan, mimar bir adam Özcan. n "Orijinal-Altyazılı" albümünden sonra yaşadığınız popülariteyi tekrar yaşamak istemediğinizi söylüyordunuz. Dizi demek popülarite demek. Burada bir çelişki var gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Türkiye’nin en popüler ve başarılı dizisinde yer alıyorum. Oyunculuk deneyimlerim çok izlenilmeyen kanallarda da devam edebilir. Ben hep aynı adamım. Beşiktaş maçlarını gider tribünden izlerim, kimse beni rahatsız etmez. Bu şöhreti nasıl yaşamak istediğinizle ilgili bir şey. Özellikle "Binbir Gece"den sonra gelen eleştirilerin dozunun artması ve içeriğinin boşalmasının nedeni de o. Konserde bile söylemek zorunda kaldım, kendi adıma doğrulara karar verecek yaşta bir adam olarak çok müsterihen devam ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık karanlık şarkılar yazan adam değilim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Uykusuza Masallar" albümünüzden sonra dinleyicilerinizin yüzü gülmeye başladı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Videolar çok başarılı oldu. Mayıs ayında hemen hemen her gün konser yapıyorduk. O arada vakitsizlikten konser videosu hazırladık. Ondan aldığımız geri dönüşler çok garipti. Yurtdışında çektiğimizi düşünenler oldu ki her zaman yaptığımız, sıradan bir üniversite konseriydi. Animasyon klibimiz için hálá insanlar teşekkür ediyor. Müzikal olarak da kendimi getirmek istediğim yerden bakarsam daha barışçıl dinleyicilerim var. Onlar her zaman, acı çeken, karanlık şarkılar yazan adamı istiyorlar. Ben de biraz daha tebessüm ettiren albümler olsun istiyorum. Bu değişim çabam biraz daha ilgi gördü. Onu söyleyebilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3817328256265873339?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/3817328256265873339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=3817328256265873339&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3817328256265873339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3817328256265873339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/ne-mzie-hevesim-ne-param-tkendi.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Ne müziğe hevesim ne param tükendi'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7691326774207571907</id><published>2008-11-11T02:03:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T02:44:15.334-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Diskoda müstehcen stand-up</title><content type='html'>Diskoda müstehcen stand-up&lt;br /&gt;Magazin&lt;br /&gt;Didem Sk., "İçinden Çıkamayacaksınız" şovunu çarşamba geceleri Discorium'da sahnelemeye başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gösterisinde genelde cinsel içerikli konulara değinen stand-up'çı Didem Sk., "İçinden Çıkamayacaksınız" şovunu çarşamba geceleri Discorium'da sahnelemeye başlıyor. &lt;br /&gt;Striptizciler eşliğinde sunacağı gösterisinde gizliliğe de büyük önem verdiklerini belirten Didem Sk. "Gelenler isimlerinin böyle bir gösteriyle anılmasından rahatsızlık duyabilir. O nedenle tüm programlar basına kapalı yapılacak, isimler dışarı verilmeyecek" &lt;br /&gt;dedi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7691326774207571907?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7691326774207571907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7691326774207571907&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7691326774207571907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7691326774207571907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/diskoda-mstehcen-stand-up.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Diskoda müstehcen stand-up'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6386091590500539539</id><published>2008-11-11T02:02:00.002-08:00</published><updated>2008-11-11T02:44:07.066-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - İnsan ablasına'karıcım' der mi</title><content type='html'>Mehmet Menek'in "Ben ona 'abla' derdim" sözlerine karşılık kendisine gönderdiği "Karıcım" yazılı telefon mesajlarını gösteren sanatçı, "Ben somut belgelerle konuşuyorum. Sözde Mehmet Menek'in ablasıymışım, insan ablasına 'karıcım' diye mesaj atar mı? Ablası kurban olsun ona!" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Ersoy, evli kafe sahibi Mehmet Menek ile arasında yaşananları, tüm kanıtları sunarak anlattı. Menek’in "Ben ona ’abla’ derdim" sözlerine karşılık kendisine gönderilmiş "karıcım" yazılı telefon mesajını gösteren sanatçı, "Ben somut belgelerle konuşuyorum. Sözde Mehmet Menek’in ablasıymışım, insan ablasına ’karıcım’ diye mesaj atar mı? Ablası kurban olsun ona!" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk sanat müziğinin ünlü sesi Bülent Ersoy’un 28 yaşındaki Mehmet Menek ile aşk yaşadığı iddiaları, ortalığı karıştırdı. Sonunda da bu aşk hikayesi tam anlamıyla arap saçına döndü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz haftalarda, Ersoy’un İzmir’de kafe işleten ve evli olan Mehmet Menek ile bir aydır aşk yaşadığı, Menek’in eşinden boşanacağı yönünde haberler gündeme gelmişti. Bu iddiayı ilk yalanlayan Mehmet Menek’in eşi Deniz Hanım oldu ve "Ben böyle bir şey bilmiyorum. Eğer bilsem kıyametleri koparır, kocamı da boşarım. Bülent Ersoy kocam ve benim üzerimden reklam yapıyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BÖYLE REKLAMA İHTİYACIM MI VAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü sanatçı da bu suçlama karşısında isyan etti. "Böyle bir konu üzerinden reklam yapmak kime ne artı getirir? Kaldı ki böyle bir reklama ihtiyacı olan bir star mıyım? Ben kendisiyle kısa süre flört ettim. Ama beyefendinin bağlılığı olduğu için, bu şartlarda beraber olamayacağımı belirtim. O da bir süre sonra kendi isteğiyle eşinden boşanmak istediğini söyleyip, avukatım Aydın Kurban’a vekalet verdi" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BÜLENT ABLA MESAJLARI DEĞİŞTİRDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ne olduysa Ersoy’un bu açıklamalarından sonra oldu. Menek bir basın toplantısı düzenleyip her şeyi anlatacağını açıkladı ve kendisine komplo düzenlediğini iddia etti: "Bana komplo düzenlendi. ’Abla’ dediğim Bülent Ersoy, eşimle sorun yaşadığım dönemde bana yardımcı oldu. Boşanma konusunda ısrar edince de bana avukatı Aydın Kurban’ı ayarladı. Ancak 10 gün önce eşime dönmeye karar verince olaylar patladı. Kendisine mesaj attığım doğru, ama attığım mesajlarla gösterdiği mesajların ilgisi yok. Bülent abla mesajları değiştirip kaydetmiş. Hem ben aşk yaşayacaksam niye onunla yaşayayım! Binlerce güzel kız var etrafta..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SON NOKTAYI BELGELER KOYACAK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gelişmeler yaşanırken, Bülent Ersoy bir süre sessiz kaldı. Ancak sonunda suskunluğunu bozdu ve Kelebek’e konuştu. Kendisine gelen mesajları, telefon numarasının Menek’e ait olduğunu gösteren belgelerle birlikte veren sanatçı, böylece tartışmalara son noktayı koydu. İşte Ersoy’un açıklaması:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ben bu yaşıma kadar sözlerle değil, özlerle hareket etmişimdir. Somut göstergeler burada... Gönderilen mesajları GSM operatörü müyüm de değiştirmeye gücüm olsun? Teknik olarak böyle bir şeyin olması mümken değil.. Doğru söz yemin istemez misali, gerçekler de fazla konuşmayı gerektirmez. Somut göstergeler her şeyin aynasıdır. Sayın Mehmet Menek, kendi mail adresinden avukatım sayın Aydın Kurban Beyefendi’ye, kendi öz iradesi ve duygularıyla mail atmış ve bu mail’de de görüldüğü üzere eşi Deniz Menek’in ’Cebindeki 600 doları, ev ve araba anahtarlarını bana teslim et, öyle çık bu kapıdan’ dediğini ifade etmiş. Sonra da gurur, şeref ve haysiyetli olduğunu, bunu yüce Allah’ın hiçbir kimseye yaşatmamasını temenni ederek, psikolojik sorunlar yaşadığını söylemiş. Bu maili yazan ben miyim?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peşimden Antalya’ya geldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Ersoy, 21 Ağustos’ta Antalya Talya otele gittiğini, Mehmet Menek’in de peşinden otele geldiğini, hem otele girişiyle hem de Menek’in 22 Ağustos’ta gönderdiği mesajlarla belgeledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE DENİZ MENEK’İN MESAJLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz Menek, eşi Mehmet Menek’in Bülent Ersoy’la bir ilişkisi olmadığını, Ersoy’un bir komplo düzenlediğini iddia etmişti. Ancak Ersoy, Deniz Menek’in bu iddialarına onun  mesajlarıyla yanıt verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Ersoy, Mehmet Menek’in eşi Deniz Menek’in "Bu olanlardan haberim yoktu" açıklamasıyla ilgili ise şunları söyledi: "Bu arada Mehmet Menek Bey’in eşi Deniz Menek Hanımefendi de ’Böyle bir olaydan haberdar değilim, zaten haberim olsaydı kıyameti koparır, kocamı boşardım’ diye basın açıklamasında bulunmuş. Bu hanımefendinin nasıl oluyor da haberi olmuyor ve haberi olmadığı konu hakkında benim telefonuma böyle bir mesaj çekebiliyor? Bunlar acz içinde, son çırpınışlarını sergileyen kişilerin yalan tezahürleridir."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6386091590500539539?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/6386091590500539539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=6386091590500539539&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6386091590500539539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6386091590500539539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/insan-ablasnakarcm-der-mi.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - İnsan ablasına&apos;karıcım&apos; der mi'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7446898629279022682</id><published>2008-11-11T02:02:00.001-08:00</published><updated>2008-11-11T02:43:56.254-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Eyvah aynı giyinmişiz</title><content type='html'>Konuk sanatçı Linet'in tesadüfen jüri üyesi Ebru Gündeş'le aynı elbiseyi giymesi, tüm ekibi şaşırttı.&lt;br /&gt;Elbise benzerliğini fark eden Gündeş kendini gülmekten alamazken, Linet ise düştüğü zor durumu belli etmemeye çalıştı. Hatta kemerinin arkasını önüne çevirerek durumu kurtarmak istedi, ama bu çaba da işe yaramadı. Linet'in, Ebru Gündeş'un geçen hafta Bostancı Gösteri Merkezi'nde verdiği konserde giydiği Alexander McQueen imzalı kıyafeti çok beğendiği, kendisine de aynısından diktirdiği, Gündeş'in aynı kıyafeti programda da giyeceğini ise tahmin edemediği öğrenildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7446898629279022682?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7446898629279022682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7446898629279022682&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7446898629279022682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7446898629279022682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/eyvah-ayn-giyinmiiz.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Eyvah aynı giyinmişiz'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-7350651027286404394</id><published>2008-11-11T01:59:00.002-08:00</published><updated>2008-11-11T02:43:43.063-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Ümit Özat'tan iyi haber geldi!</title><content type='html'>Ümit Özat'ın, dün sabah erken saatlerde kalp ritmindeki düzensizlik nedeniyle hastaneye kaldırıldığı ve burada, saat 20.00'ye kadar gözlem altında tutulduğu bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan tetkiklerden sonra, çok önemli bir bulguya rastlanmadığı belirtilirken, Ümit'in sıkıntısının, psikolojik faktörlere bağlı olabileceği ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ümit'e yakın kaynaklar, futbolcunun durumunun gayet iyi olduğunu, ancak olayın basına yansımasından ötürü üzüntü duyduğunu belirttiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncunun, futbola devam edip etmeyeceğinin ise henüz kesinlik kazanmadığı kaydedildi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-7350651027286404394?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/7350651027286404394/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=7350651027286404394&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7350651027286404394'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/7350651027286404394'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mit-zattan-iyi-haber-geldi.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Ümit Özat&apos;tan iyi haber geldi!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-3594951563927342523</id><published>2008-11-11T01:59:00.001-08:00</published><updated>2008-11-11T02:43:31.710-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Ankaragücü tesislerine saldırı!</title><content type='html'>Kulübün, gelecek sezon 100. yılını kutlayacak olmasından dolayı büyük beklentilere giren, ancak bu beklentilerin boşa çıkmasının ardından her maçta yönetime olan protestolarını dile getiren sarı-lacivertli taraftarlarla yönetim arasındaki gerilim her geçen gün doruğa ulaşıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alınan bilgiye göre, dün gece Cemal Aydın Spor Kompleksi'ne giren kimliği belirlenemeyen kişiler, başkanlık binasının camlarını taşlarla kırdılar. Bunun üzerine kulüpte bulunan yönetici Atilla Bedri'nin silahla havaya ateş açtığı ve saldırıda bulunan kişilerin kaçtığı öğrenildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fortis Türkiye Kupası maçında Bursaspor ile karşılaşacak Ankaragücü kafilesi sabah saatlerinde tesislerden ayrılırken, 9 sivil güvenlik görevlisinin tesisleri koruduğu öğrenildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta Bursaspor ile oynanan lig maçı dönüşü taraftarlarla Ankaragücü teknik yönetimi arasında Atatürk Havalimanı'nda yaşanan gerilimin ardından, teknik direktör Ünal Karaman'ın taraftara yönelik yaptığı sert açıklamalar, 2 taraf arasındaki gerilimi iyice arttırmıştı. Karaman'ın açıklamaları üzerine taraftarlar yeni teknik adamı da istemediklerini belirten açıklamalarda bulunmuşlardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-3594951563927342523?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/3594951563927342523/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=3594951563927342523&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3594951563927342523'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/3594951563927342523'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/ankaragc-tesislerine-saldr.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Ankaragücü tesislerine saldırı!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-6939046908305388090</id><published>2008-11-11T01:58:00.002-08:00</published><updated>2008-11-11T02:43:19.462-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Gençler'de Pektemek şoku!</title><content type='html'>Hafta sonunda lider Trabzonspor ile karşılaşacak olan Başkent ekibi, bu maçın ilk antrenmanında sakatlık şokuyla sarsıldı. Antrenman esnasında topa vurduktan sonra sakatlanan golcü oyuncu Pektemek'in sol ayak tarak kemiğinin kırıldığı öğrenildi. 20 yaşındaki golcü oyuncunun yaklaşık 2 ay sahalardan uzak kalacağı bildirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon başında Sakaryaspor'dan transfer edilen genç golcü, Gençlerbirliği'nde başarılı bir performans göstermiş ve Ümit Milli takımıma çağırılmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Konyaspor ile oynanan maçta omzu çıkan orta saha oyuncusu Koray Avcı da hafta sonundaki Trabzonspor karşılaşmasında büyük olasılıkla forma giyemeyecek&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-6939046908305388090?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/6939046908305388090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=6939046908305388090&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6939046908305388090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/6939046908305388090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/genlerde-pektemek-oku.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Gençler&apos;de Pektemek şoku!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-4916846689195848510</id><published>2008-11-11T01:58:00.001-08:00</published><updated>2008-11-11T02:43:07.906-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - Beşiktaş taraftarı Bursa maçında yok!</title><content type='html'>Bursa İl Spor Güvenlik Kurulu, Vali Yardımcısı Mehmet Yapıcı başkanlığında toplandı. Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı Sırrı Tuğ, basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından yaptığı açıklamada, kurulun Atatürk Stadı'ndaki maça konuk takım seyircilerinin alınmamasını oy çokluğu ile kabul ettiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuğ, kararın Bursa Valisi Şahabettin Harput'un onayına sunulacağını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçta yaklaşık 3 bin polis memurunun görev yapacağını da kaydeden Tuğ, ''Ancak Vali bey tarafından konuk takım seyircilerinin maça alınmasına yönelik bir karar çıkarsa bu sayı artırılabilir'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırrı Tuğ, ayrıca biletsiz çocukların da maça alınmayacağını, daha önceki maçlarda alınan güvenlik kararlarının bu karşılaşmada da geçerli olacağını sözlerine ekledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-4916846689195848510?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/4916846689195848510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=4916846689195848510&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4916846689195848510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/4916846689195848510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/beikta-taraftar-bursa-manda-yok.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - Beşiktaş taraftarı Bursa maçında yok!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-1598035519051305734</id><published>2008-11-11T01:56:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T02:42:50.364-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - 2 şut 6 puan!</title><content type='html'>Ankaraspor'un Senegalli futbolcusu Madiou Konate, ilginç istatistiğiyle dikkat çekiyor. Ankaraspor'un transfer döneminin son dakikalarında kadrosuna kattığı Senegalli futbolcu, takımının adeta kurtarıcısı oldu. Ankaraspor formasıyla bu sezon 2 şut çeken Konate, bu şutunda da golle tanıştı. Konate, Kayserispor ve Eskişehirspor maçlarının son dakikalarında oyuna girdi ve attığı gollerle berabere devam eden maçları Ankaraspor lehine çevirmeyi başardı. Konate, her iki maçta da 1 şut çekti ve çektiği şutlar ağlara gitti. Ankaraspor, bu gollerle hem 6 puan kazandı hem de Futbol Federasyonu'nun galibiyetlere verdiği primi almayı haketti. Ankaraspor, Konate'nin attığı gollerle kazandığı maçlar karşılığında, galibiyet başına 330 bin YTL'den toplam 660 bin YTL'yi kasasına koydu. Norveç 2. Ligi takımlarından Honefoss'dan transfer edilen Konate'nin bonservisiyle birlikte Ankaraspor'a tüm maliyetinin ise sadece 100 bin Dolar olduğu öğrenildi. Böylelikle Konate, Ankaraspor'a geleli kısa bir süre olmasına rağmen maliyetinin 4 katından fazlasını takımına kazandırmış oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konate, ayrıca Ankaraspor'un oynadığı 2 hazırlık maçında da oyuna sonradan girerek 2 gol atmıştı. 26 yaşındaki golcü oyuncu, sadece Fortis Türkiye Kupası'nda Galatasaray'a karşı oynanan maçta oyuna 86. dakikada girdi ve gol atamadı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-1598035519051305734?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/1598035519051305734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=1598035519051305734&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1598035519051305734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/1598035519051305734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/2-ut-6-puan.html' title='&quot;MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması&quot; - 2 şut 6 puan!'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-5325114051414913800</id><published>2008-11-11T01:21:00.000-08:00</published><updated>2008-11-11T01:24:04.637-08:00</updated><title type='text'>Mytechsis otomobil ödüllü seo yarışması</title><content type='html'>&lt;table style="BORDER-RIGHT: #c6c7ff 2px solid; BORDER-TOP: #c6c7ff 2px solid; BORDER-LEFT: #c6c7ff 2px solid; BORDER-BOTTOM: #c6c7ff 2px solid" cellspacing="0" cellpadding="0" width="560" bgcolor="white" border="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td align="middle" width="100%" bgcolor="white"&gt;&lt;br /&gt;&lt;script language="javascript" src="http://www.mytechsis.com/seoheader.js" type="text/javascript"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td align="middle" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mytechsis.com/"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object id="seo" codebase="http://fpdownload.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=" height="140" width="560" align="middle" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"&gt;&lt;param name="_cx" value="14817"&gt;&lt;param name="_cy" value="3704"&gt;&lt;param name="FlashVars" value=""&gt;&lt;param name="Movie" value="http://www.mytechsis.com/seo.swf"&gt;&lt;param name="Src" value="http://www.mytechsis.com/seo.swf"&gt;&lt;param name="WMode" value="Window"&gt;&lt;param name="Play" value="-1"&gt;&lt;param name="Loop" value="-1"&gt;&lt;param name="Quality" value="High"&gt;&lt;param name="SAlign" value=""&gt;&lt;param name="Menu" value="-1"&gt;&lt;param name="Base" value=""&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" value="sameDomain"&gt;&lt;param name="Scale" value="ShowAll"&gt;&lt;param name="DeviceFont" value="0"&gt;&lt;param name="EmbedMovie" value="0"&gt;&lt;param name="BGColor" value="FFFFFF"&gt;&lt;param name="SWRemote" value=""&gt;&lt;param name="MovieData" value=""&gt;&lt;param name="SeamlessTabbing" value="1"&gt;&lt;param name="Profile" value="0"&gt;&lt;param name="ProfileAddress" value=""&gt;&lt;param name="ProfilePort" value="0"&gt;&lt;param name="AllowNetworking" value="all"&gt;&lt;param name="AllowFullScreen" value="false"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.mytechsis.com/seo.swf" quality="high" bgcolor="#ffffff" width="560" height="140" name="seo" align="middle" allowscriptaccess="sameDomain" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td align="middle" width="100%" bgcolor="white"&gt;&lt;br /&gt;&lt;script language="javascript" src="http://www.mytechsis.com/seofooter.js" type="text/javascript"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td align="middle" width="100%" bgcolor="white"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a title="MyTechSis Bilişim ve Teknoloji Sistemleri" href="http://www.mytechsis.com/"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:9;color:blue;"&gt;MyTechSis Bilişim ve Teknoloji Sistemleri&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a title="AWBS Destek Platformu" href="http://www.awbsdestek.com/"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:9;color:blue;"&gt;AWBS Destek Platformu&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a title="Favori Forum" href="http://www.favoriforum.net/"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:9;color:blue;"&gt;Favori Forum&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;a title="BinBirHost" href="http://www.binbirhost.com/"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:9;color:blue;"&gt;BinBirHost&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;table style="COLOR: white" cellspacing="0" cellpadding="0" width="560" border="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td align="middle" width="186"&gt;&lt;a href="mailto:seo@mytechsis.com?subject=Link"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:9;color:blue;"&gt;Link Sponsoru Ol&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="middle" width="186"&gt;&lt;a href="mailto:seo@mytechsis.com?subject=Link"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:9;color:blue;"&gt;Link Sponsoru Ol&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="middle" width="186"&gt;&lt;a href="mailto:seo@mytechsis.com?subject=Link"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:9;color:blue;"&gt;Link Sponsoru Ol&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Evet ArkadaşLar Bugun itibariyLe Yarışmaya KatıLmış buLnuyorum BakaLım Zaman Ne Gösterecek Yarışmaya KatıLan ArkadaşLara BaşarıLar DiLerim :)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;En FazLa Bana Tabi bu Yarışmayı DüzenLeyen Mytechsise Tesekkuru Borc biLiyoruz Tabi Hadi HayırLı oLsun boL boL Şans Emi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1966736144104780000-5325114051414913800?l=mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/feeds/5325114051414913800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1966736144104780000&amp;postID=5325114051414913800&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5325114051414913800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1966736144104780000/posts/default/5325114051414913800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mytechsis-otomobilodulluseoyarismasi.blogspot.com/2008/11/mytechsis-otomobil-dll-seo-yarmas_11.html' title='Mytechsis otomobil ödüllü seo yarışması'/><author><name>Harun21</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1966736144104780000.post-49602139993161167</id><published>2008-11-11T01:14:00.002-08:00</published><updated>2008-11-11T02:42:35.606-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terör'/><title type='text'>"MyTechSis Otomobil Ödüllü Seo Yarışması" - 'Diyarbakır ZAFERİ felaket olabilir'</title><content type='html'>Mart 2009’da yapılacak yerel seçimler öncesi Doğu ve Güneydoğu’da yükselen gerilimi, AK Parti ile DTP arasındaki tartışmayı Kürt sorunu deyince akla gelen isimlerden Altan Tan ile konuştuk. Herkese farklı eleştirilerde bulunan Tan, özellikle ‘ağabey’ dediği Başbakan Erdoğan’a samimi uyarılarda bulundu. Daha önce “Kürtlerin Erdoğan’a kredisi çok” açıklamasında bulunan Tan, şimdi “Erdoğan’ın kredisi bitebilir” diyor. Tan, Erdoğan’ın Kürt sorununda 2002 yılındaki demokratikleşme taraftarı çizgisinden uzaklaşıp statükoya oynadığını söyledi. İslamcı kesimi de Kürtleri anlamamakla eleştiren Altan Tan, “Kürt sorununu dindar Kürtler değil, dindar Türkler çözer” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Röportajdan satır başlıkları:&lt;br /&gt;- Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi başkanlığına AK Parti’den aday olmak gibi bir beklentim yok.&lt;br /&gt;- Bugün itibariyle AK Parti hükümeti çözümün yanında değil çözümsüzlüğün olduğu yerde durmaktadır.&lt;br /&gt;- AK Parti, ‘ben DTP’yi yenersem PKK’yı yeneceğim, PKK’yı yenersem Kürt sorununu bitiririm’ diye planlıyor. Yanlış bir kurgu kuruyor.&lt;br /&gt;- Kürt sorununu çözme noktasında olumlu bir şekilde giden süreç bugün bulunduğumuz nokta itibariyle kesintiye uğramıştır.&lt;br /&gt;- Ve geriye dönme sinyalleri vermiştir.&lt;br /&gt;- Kürt sorunu şuan çözümsüzlüğe doğru gidiyor.&lt;br /&gt;- Türkiye’de Kürt sorununun Genelkurmay ile PKK arasında bir kavga olmaktan çıkarılması lazım.&lt;br /&gt;- DTP, PKK’nın ipoteğindedir. PKK’nın kurduğu bir partidir.&lt;br /&gt;- İslamcı kesim, Kürt sorununu çok basite indirgiyor. ‘Ben sana belediye hizmetleri vereyim sen de başörtünü çıkar veya ben sana belediye hizmetleri vereyim sen de Kürtçe konuşma’ diyebilir misiniz. Bu çok primitif, ilkel bir yaklaşımdır.&lt;br /&gt;- ‘Kürtler nankörlük yapıyor’ diyenlerde bir zekâ sorunu vardır.&lt;br /&gt;- Kürt sorununu çözecek olan dindar Kürtler değil dindar Türklerdir.&lt;br /&gt;- Ergenekon her yerdedir. Sadece PKK’nın içinde değil AK Parti’nin içinde de, dini grup ve cemaatlerin içinde de Ergenekon var.&lt;br /&gt;- AK Parti'nin Diyarbakır'da seçimi kazanması felaket olabilir&lt;br /&gt;Sizin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı için AK Parti’den adaylığınız konuşuluyordu. Taraf gazetesinde sitem dolu bir yazı yazdınız. Adaylık beklentiniz gerçekleşmediği için mi böyle bir yazı kaleme aldınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaylık beklentisi olan bir insan böyle konuşmaz ve böyle yazılar yazmaz. Adaylık beklentisi olanlar hükümetin hoşuna gidecek sözler söylerler. Ben siyaseti bilmeyen, neyi nerede konuşması gerektiğini hesaplamayan bir kişi de değilim.&lt;br /&gt;Biez şuan çözüm beklentisi içinde olan, Türkiye’nin nasıl bir değişim, dönüşüm yaşayacağını, İttihat ve Terakki’den beri gelen bir geleneğin nasıl değişeceğine kafa yoran insanlarız. Önümüzdeki seçimleri değil, önümüzdeki nesilleri düşünüyoruz. Bu önümüzdeki mahalli seçimler geçer gider, iki sene sonra bir daha yapılır. Seçimler bitmez.&lt;br /&gt;Dolayısıyla bu adaylıkla ilgili tartışmaları çok spekülatif ve basit buluyorum. Önce adaylığı değil, Kürt sorunundaki çözümü bulmak lazım.&lt;br /&gt;Peki bir adaylık teklifi olursa kabul eder misiniz?&lt;br /&gt;İşte anlatıyorum. Önce çözümü konuşmak lazım. Bu çözümler bir rayına oturursa ben o çözümün adayı da olurum yedeği de olurum. Yeni anayasayı gerçekleştireceklerin, Kürt sorununda çözüme gidenlerin adayı da olurum, aday gösterdiklerinin hizmetkârı da olurum.&lt;br /&gt;Ama çözümün hizmetkârı olurum çözümsüzlüğün değil. Çözümsüzlüğün karşısında olurum.&lt;br /&gt;AK PARTİ GENELKURMAY’IN YANINDA DURMAKTADIR&lt;br /&gt;AK Parti hükümeti çözümün yanında değil mi?&lt;br /&gt;Hayır. Bugün itibariyle AK Parti hükümeti çözümün yanında değil çözümsüzlüğün olduğu yerde durmaktadır. Yani resmi ideolojinin, statükonun reflekslerini vermektedir. Genelkurmay başkanı bugün iktidarın sınırlarını belirlemektedir. AK Parti Genelkurmayın yanında değil, Genelkurmay AK Parti hükümetinin yanında durmalıdır. Yani roller değişmiştir. Rollerin değişmesi lazım önce.&lt;br /&gt;KÜRT SORUNU ÇÖZÜMSÜZLÜĞE DOĞRU GİDİYOR&lt;br /&gt;Kürt sorunu en basit anlatımla nedir?&lt;br /&gt;Türkiye’de Kürtler var, bunların bir dili var. Kürtler kendi dillerini konuşmak istiyorlar, kendi dilleriyle eğitim almak istiyorlar. Kendi televizyonlarını söylemek istiyorlar, kendi şarkı türkülerini söylemek istiyorlar. Kendi gazete ve dergilerini çıkarmak istiyorlar. Kürt sorunu Kürde sen Kürtsün deme sorunudur.&lt;br /&gt;Şuan Kürtçe okul var mı, okullarda Kürtçe seçmeli ders var mı? Yok. Demek ki bir sorun var.&lt;br /&gt;Kürt sorununda son durum nedir?&lt;br /&gt;Kürt sorunu şuan çözümsüzlüğe doğru gidiyor. Türkiye’de Kürt sorununun Genelkurmay ile PKK arasında bir kavga olmaktan çıkarılması lazım. Şuan Kürt sorununu çözmek istemeyenler bu sorunu Genelkurmay ile PKK arasında sıkıştırmak istiyorlar. Kürt sorununu bu şekilde terörize etmek istiyorlar. Bunu şiddete boğmak istiyorlar ve çözümünü istemiyorlar.&lt;br /&gt;Kürt sorununu çözülmesi için önce bu sarmalın ve bu kumpasın dağıtılması lazım.&lt;br /&gt;AK PARTİ BELEDİYELERİ ALMAKLA KÜRT SORUNUN ÇÖZEMEZ&lt;br /&gt;AK Parti, DTP’li belediyeleri alarak Kürt sorununu çözer mi?&lt;br /&gt;Hayır. Bir kere AK Parti hükümetinin de bu yanlış duruşunu değiştirmesi lazım. AK Parti hükümeti çok basit düşünüyor: ‘Ben Diyarbakır belediye başkanlığını kazanırsam DTP’yi yenmiş olurum, DTP’yi yenmiş olursam PKK’yi yenmiş olurum. PKK’yı yenersem Kürt sorununu bitiririm’ diyor.&lt;br /&gt;Bu kesinlikle yanlış. Bir Karadeniz müteahhit hesabıdır bu. PKK’yı bitirirseniz bile Kürt sorunu bitmez. Kürt sorunu ayrıdır PKK ayrıdır.&lt;br /&gt;Terör ayrıdır, terörizm ayrıdır, teröristle mücadele ayrıdır. Bunların hepsinin birbiriyle bağlantıları vardır, ilintileri vardır, bunların hepsinin siyaset terminolojisindeki yerleri ayrıdır, çözümleri ayrı ayrıdır. Birbiriyle bağlantıları ve etkileşimleri olsa bile çözümleri ayrı ayrıdır.&lt;br /&gt;Onun için Kürt sorununu ayrı çözmek lazım. PKK’yı dağdan indirmek ve ovada siyaset yapmasının şartlarını ayrı oluşturmak lazım, teröre giden yolları kesilmeli. Teröristle ve terörizmle mücadele ayrı bir mücadele yapılmalı.&lt;br /&gt;Siz Kürt sorununu, PKK ile Genelkurmay arasına sıkıştırırsanız Kürt sorununu terörize etmiş olursunuz. Kürtlerin etnik taleplerini ortadan kaldırmış olursunuz. Ve sorunu çözümsüzlüğe mahkûm edersiniz.&lt;br /&gt;AK PARTİ’NİN Kİ FIRSATÇI MÜTEAHHİT MANTIĞIDIR&lt;br /&gt;AK Parti hükümeti nerede yanlış yapıyor?&lt;br /&gt;AK Parti başından beri derin bir mefkûreye sahip değil. AK Parti’nin kaptı kaçtı zihniyetinden kurtulması lazım. Yani bir parmak bal ağzına çalayım, 15 dakikada kaçıp gideyim demek çözüm değildir. Bu fırsatçı müteahhit mantığıdır.&lt;br /&gt;Mefkureden kast edilen nedir? Bugün bütün dünya değişiyor. Siyasette mefkure sahibi insanların önce bu dünyadaki değişimi takip etmeleri lazım. İster İslamcı olsun ister Kürt İslamcı olsun, ister milliyetçi olsun, ister sosyal demokrat olsun, önce bu gelişmeleri doğru okumak lazım. Dünyada ve bölgemizde neler oluyor? Türkiye bu denklemin neresinde? Türkiye bu denklemin içerisinde doğru bir yere oturmak için neler yapmalı?&lt;br /&gt;1923 yılındaki paradigma ki İttihat ve Terakki’nin devamıdır, 1908’den bu yana 100 yıldır devam ediyor. Bu paradigma, iflas etmiştir. Sayın Fikret Başkaya’nın yıllar önce yazdığı Paradigmanın İflası diye bir kitabı vardır. İşte o paradigma iflas etmiştir.&lt;br /&gt;Sizce ne yapmalı?&lt;br /&gt;Dünyanın yeni şartları içerisinde Türkiye’nin kendi tarihi kodlarıyla barışık bir paradigma inşa etmesi lazım. Bu yeni paradigmada bu çarpık laikçilik anlayışını değiştirmesi lazımdır. Çarpık tek ırk, tek millet çerçevesinde ifade edilen ulusalcı, ırkçı anlayışını değiştirmeli.&lt;br /&gt;Yeni bir paradigma, yeni bir anayasa, toplumun tüm kesimlerini kapsayacak yeni bir toplumsal sözleşme olmalıdır. Türkiye bunları yapamazsa ayağa kalkamaz.&lt;br /&gt;Bu bir vizyon ve misyondur. AK Parti bu vizyon ve misyona sahip olmalıdır. Buna sahip olamayan siyasette tasfiye olur. AK Parti ve sayın Başbakan önce kendi zihinlerindeki engelleri aşmak zorundadırlar.&lt;br /&gt;Altan bey son dönemde yükselen gerilimde ve Kürt sorununun çözümsüzlüğe itilmesinde DTP’nin suçu yok mudur?&lt;br /&gt;DTP tamamen yanlış yapıyor. DTP, PKK’nın ipoteğindedir. PKK ve statükonun, Kürt meselesi üzerinde militarist ve askeri bir vesayetin kurulmasını istemektedirler. DTP de, bu gerilime, bu vesayete hizmet etmektedir. DTP’nin ortaya koyduğu politika Türkiye’nin demokratikleşmesine değil, militaristleşmesine hizmet etmektedir.&lt;br /&gt;O eylemlere katılan insanlar kullanılıyor. Üzerinde durmamız gereken bu eylemleri tertipleyen toplum mühendisleridir.&lt;br /&gt;DTP=PKK mı?&lt;br /&gt;Ya bunu herkes söylüyor. DTP, PKK’nın kurduğu bir partidir. Bu çok açık ve net bir gerçek. DTP yetkilileri, ‘biz PKK tabanı üzerinde siyaset yapıyoruz’ diyorlar. Bunun en açık ifadesi budur.&lt;br /&gt;Burada AK Parti’ye düşen Kürt sorununu Genelkurmay ile PKK arasında kurtarıp, Kürt sorunu üzerinden topyekün toplumda bir demokratikleşme havası oluşturmasıdır. Bunu yapamıyor ve ya yapmıyor. Yoksa bugün şahinlerin ne yapmak istedikleri belli olmuştur.&lt;br /&gt;Bu yükselen gerilim kime yarar?&lt;br /&gt;Bu gerilim statükoya yarar. Halkın yararına işler yapmak lazım. Onun da çözümü yeni bir anayasa yapmaktır.&lt;br /&gt;İSLAMCILAR KÜRT SORUNUNU ÇOK BASİTE İNDİRGİYOR&lt;br /&gt;Güneydoğu’daki insanların sorunu hizmet almak mı yoksa Kürt sorunuyla ilgili haklar mı?&lt;br /&gt;İslamcı kesim meseleye böyle bakıyor. Kürt sorununu çok basite indirgiyor. ‘Diyarbakır belediyesi Konya belediyesi gibi olursa Kürt sorunu çözülür’ diyorlar. Siz bu insanlara aş mı iş mi diyorsunuz. Yoksa Kürtlük mü?&lt;br /&gt;Oysa bunların hepsi bir arada olabilir.&lt;br /&gt;Şimdi ‘ben sana belediye hizmetleri vereyim sen de başörtünü çıkar veya ben sana belediye hizmetleri vereyim sen de Kürtçe konuşma’ diyebilir misiniz. Bu çok primitif, ilkel bir yaklaşımdır.&lt;br /&gt;Bu insanlar hem aş ve iş istiyor hem inançlarını yaşamak istiyor hem de etnik kimliğini yaşamak istiyor. Bunları birbirinden ayıramazsınız.&lt;br /&gt;KÜRTLER NANKÖRLÜK YAPIYOR DİYENLER DE ZEKÂ SORUNU VARDIR&lt;br /&gt;Bir de ‘Kürtler birçok hak verildi, daha ne istiyorlar?” deyip, Kürtleri nankörlükle suçlayanlar var? Buna ne diyeceksiniz?&lt;br /&gt;‘Kürtler nankörlük yapıyor’ diyenlerde bir zeka sorunu vardır. İşte ‘size şu şu haklar verildi daha ne istiyorsunuz’ diyorlar. Bir kere bu işin daha fazlası olmaz. Hakları ne ise onlar verilmeli.&lt;br /&gt;Bu din meselesinde de böyle.&lt;br /&gt;İslamcı bazı Türklerin Kürt vatandaşlara söylediklerinin aynısını&lt;br /&gt;CHP Genel Başkanı Deniz Baykal dinini yaşamak isteyen insanlara, başörtüsü yasağı mağduru kızlara söylüyor. Deniz Baykal, ‘ya kardeşim camiler açık, Hacca gidiyorsunuz, orucunuzu tutuyorsunuz kimse size karışmıyor, ne istiyorsunuz’ diyor. Süleyman Demirel de bunu söylüyor.&lt;br /&gt;Şimdi neyin ne kadar hak olduğunu bir hukuka göre belirlersiniz.&lt;br /&gt;Eğer siz bir İslam hukukuna göre Kürtlerin haklarını belirliyorsanız daha alacakları çok şey var. Anadilde eğitim hakkı var, özel televizyonlarda yayın hakkı var, değiştirilen köy ve kasaba isimleri var, boşaltılan köylerin tekrar iadesi var, Kürdoloji enstitüleri kurulamıyor. Bir genel siyasi af olması meselesi var. Yani İslam hukukuna göre değerlendiriyorsanız daha Kürtlerin alacakları çok şey var. Liberal demokrasiye ve sosyal demokrasiye göre belirliyorsanız hala Kürtlerin alacakları var.&lt;br /&gt;İslamcıların da daha alacakları var.&lt;br /&gt;Bu haklar yeter diyenlere sen kimsin diye soruyorum. Türkiye’de birçok kesimini sistemden alacakları haklar var. Bu haklar tahsil edilene kadar mücadeleye devam.&lt;br /&gt;Bu bahsettiğiniz haklar verilirse PKK biter mi?&lt;br /&gt;PKK’nın bitmesi ayrı bir mücadele gerektiriyor. Ama PKK’nın eli zayıflayacaktır, Kürt halkına ben senin bu hakların için mücadele ediyorum diyemeyecektir. Şiddetin bahanesi de ortadan kalkacaktır. Ama buna rağmen birileri şiddete başvurursa toplum ona karşı durur.&lt;br /&gt;AK Parti, DTP’li belediyeleri neden istiyor?&lt;br /&gt;AK Parti, ‘ben DTP’yi yenersem PKK’yı yeneceğim, PKK’yı yenersem Kürt sorunun bitiririm’ diye planlıyor. Yanlış bir kurgu kuruyor. Ben olsam AK Parti’nin yerine önce Kürt sorununda yeni bir çözüm ortaya koyarım. Ve bunu yaparken belediyecilik hizmetleri konusunda da çözümlerimi sunarım bölge halkına. Sonra da halkın sevdiği bir insanı aday olarak gösteririm. Böyle olursa insanların büyük bir ekseriyeti AK Parti’ye oy verir.&lt;br /&gt;AK PARTİ’NİN ZAFERİ FELAKET OLABİLİR&lt;br /&gt;AK Parti Kürt meselesini çözmeden, tıpkı bir düşman kalesini fetheder mantığıyla ‘geldim, seni ezdim ve yendim, senin sırtını yere vurdum’ mantığıyla DTP'ye karşı seçimi kazansa bile o kazanma felaket olacaktır. Gerilimi ve çatışmayı daha da artıracaktır. Yüzde 55 oy aldı diyelim yüzde 45 oy vermeyenler kendini yenilmiş ve ezilmiş hissedecektir. Onun için bu mantıktan sıyrılması lazım. AK Parti'nin DTP'nin oyununa gelmemesi lazım, gerilimi düşüren taraf olması lazım. Bunu bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı gibi görmemek lazım. Bu kadar gerilimden sonra bana göre AK Parti Diyarbakır’da aday bile göstermemeli.&lt;br /&gt;AK Parti neden bu yanlışı yaptı?&lt;br /&gt;Konuyu anlamadıkları için. Fırsatçı bir müteahhit kafasında oldukları için. Kafaları basmadığı için. Anlamak istemedikleri için. Bu konuyu bilenlere danışmadıkları için.&lt;br /&gt;Size bir şey sordular mı?&lt;br /&gt;Hayır. Bana AK Parti resmi yetkililerinden hiç biri, bir şey sormadı.&lt;br /&gt;Siz daha önce AK Parti’ye destekliyordunuz? Ne oldu da bu noktaya geldiniz?&lt;br /&gt;Başbakanın 12 Ağustos 2005 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı konuşma tarihi bir konuşmadır, doğru bir konuşmadır. ‘Bu sorunun adı Kürt sorunudur, bu sorun benim sorunumdur’ demişti. Altına benim de imza atacağım bir konuşmaydı. Fakat bugün durduğu nokta o nokta değildir.&lt;br /&gt;Bizim eleştirdiğim nokta budur işte.&lt;br /&gt;Başbakan o noktadan tek bayrak, tek millet, istemeyen çekip gitsin noktasına neden geldi.&lt;br /&gt;Bizim ümidimiz AK Parti’yi çözüm noktasına getirmektir. Çünkü her zaman bir parti böyle bir çoğunlukla iktidar olamayabilir. AK Parti’nin elinde Kürt sorununu çözme gücü var. Bizim amacımız AK Partiye düşmanlık etmek değil. Yanlışlarını ve doğrularını söylemezseniz dostunuza zarar vermiş olursunuz.&lt;br /&gt;İşte İslam tarihinde çok meşhur hadisedir. Hz Ömer’in ‘yanlış yaparsam beni nasıl düzeltirsiniz’ sorusuna sahabeler ayağa kalkarak sen yanlış yaparsan ‘biz seni eğri kılıçlarımızla düzeltiriz’ demesi üzerine HZ Ömer Allah sizden razı olsun demiştir.&lt;br /&gt;Bizim AK Parti’den istediğimiz budur. Bu doğru söylediğimiz ve samimi şekilde yaptığımız ikazları ciddiye almasıdır. Yoksa yağ çekmek, yaltaklanma, dalkavukluk yapma, mevki, makam ve rant peşinde koşmanın nasıl olduğunu bilmeyen insanlar değiliz. Zaten sağlarına sollarına baksınlar yüzlerce insan var. Partimizde 75 Kürt milletvekili var diyor Sayın Başbakan ama şu gerilimli günlerde ortaya çıkan, bir söz söyleyen bir Kürt milletvekilini göremiyorum.&lt;br /&gt;KÜRT SORUNUN ÇÖZECEK OLAN DİNDAR KÜRTLER DEĞİL DİNDAR TÜRKLERDİR&lt;br /&gt;Bir kısım dindar Kürdün, Kürt sorununu çözmek için yeni bir hareket başlatacaklarından söz ediliyor.&lt;br /&gt;Kürt sorununu çözecek olan dindar Kürtler değil dindar Türklerdir. Dindar Türklerin bir hareket başlatması lazım. Dindar Türkler, bilinçaltlarındaki Türk-İslamcı milliyetçi düşünceyi tasfiye edecekler, ümmetçi bir noktaya gelecekler. Kürt sorununu da Alevilik sorununu da laikliçilik sorununu da onlar çözecekler.&lt;br /&gt;Müslüman Kürtler zaten bu işe destek verecekler. Onların başka bir şansı ve ya seçenekleri yok. Ama bu iş önce dindar Türklerin zihinlerini arındırmasında ve doğru bir noktada durmalarından geçiyor. Çözüm bu.&lt;br /&gt;AK Parti’nin iktidara gelmesiyle Kürt sorununu çözüm noktasında hiç mi olumlu gelişmeler olmadı?&lt;br /&gt;2002’den 2008’e kadar olan süreçte olumlu anlamda çok yol kat edilmiştir. Kürt sorunu kabul edilmiştir, sorunun çözülmesi noktasında tatmin olmazsa bile olumlu gelişmeler olmuştur. Birileri kabul etmese bile kanunlarda bazı değişiklikler yapılmıştır. Ancak itiraz şunadır. Olumlu bir şekilde giden bugün bulunduğumuz nokta itibariyle kesintiye uğramıştır.&lt;br /&gt;Ve geriye dönme sinyalleri vermiştir.&lt;br /&gt;Türkiye’de son yaşananlar ülkeyi militaristleştirmektedir. AK Parti kendisine muhtıra verenlere neden yakın duruyor.&lt;br /&gt;PKK ile Ergenekon arasında bir bağlantı var. Ama Ergenekon örgütünü kaldırsanız bile bu PKK’yı yok edeceğiniz anlamına gelmez. Ergenekon sadece PKK’da değil her yerdedir. AK Parti milletvekilliği yapan Turhan Çömez şuan Ergenekon zanlısı olarak aranmaktadır. Ergenekon her yerdedir. Sadece PKK’nın içinde değil AK Parti’nin içinde de, dini grup ve cemaatlerin içinde de Ergenekon var.&lt;br /&gt;Ergenekon’u kaldırmakla PKK’yı bitiremezsiniz.&lt;br /&gt;PKK’yı Ergenekon mu kurdu?&lt;br /&gt;Bunların bütün bilgileri Başbakan Erdoğan’da var. Bunları açıklasın. Kendi milletvekillerinden kaç korucu başı var bunları açıklasın. Bu korucu başları nereden, ne kadar para almışlar açıklasın. Şuan AK Parti’nin içinde kaç tane korucu başı var. Bunları açıklasınlar.&lt;br /&gt;ALTAN TAN K
